FoçaFoça - Yasam ve Kent Kültürü ISSN 1308-8483
     

  Anasayfa
  Yazarlar
  Gündem
  Spor
  Kültür Sanat
  Aşçı Fok'un Mutfağından
  Sinema
  Şiirler
  E-Kitaplar
  Yeni Yayınlar
  Gezi
  Mekan
  Söyleşiler
  Yaşam
  Foça
  Foça Görülecek Yerler
  Foça Balık Restoranları
  Rasgele Balıkçı
  Siren Kayalıkları
  Foça Hakkında
  Foça Tarihi
  Foça Harita / Ulaşım
  Fotoğraflar
  Otel Rezervasyon
  Rehber
  İlanlar
  Duyurular
  Serbest Kürsü
  Bilgi Yarışması
  E-Kart
  Mesaj Defteri
  Hakkımızda
  İletişim
FoçaFoça'da 21 kişi var.

"Foça"
Söz Müzik : Yıldırım Benzer
(Müzik Kontrol)

Site içi arama


Su hayattır
Boşa harcamayın!

Karaçamlar müzesi - Izmir / Foça Foça
        Yazarlar
yol öyküleri   

Işık Teoman    
  Yayın Tarihi: 10.10.2007    

  Paylaş
Google Bookmarks MySpace'de paylas



Karaçamlar müzesi

Denizli bölgesine yaptığımız gezilerin sayısını hatırlamıyorum bile. Gezilmesi, görülmesi ve kalınması gereken o kadar çok doğal güzellik var ki, saymakla, gidip-gelmekle bitmez. Ekim ayının ilk hafta sonu Denizli’nin Beyağaç ilçesine bir yolculuk yaptık.

Beyağaç ilçesi çam ormanlarının içinde kalmış, geçimini bu yönden sağlayan sevimli bir ilçe. Aydın otobanından çıktıktan sonra Denizli’ye sapmadan Tavas yolu üzerinden Beyağaç’a ulaşılıyor.

Beyağaç ilçesinde ramazan ayı nedeniyle sıkıntı yaşarız diye düşündük. Ancak kahvehanede bizi güler yüzlü vatandaşlar karşıladı. Çaylarımızı içtik. Sohbet ettik. Yöre hakkında bilgi aldık.

Her ne kadar internet ortamında her türlü bilgiyi almış olsak da yerel bilgiler her zaman sağlıklıdır. Beyağaç ilçesinde bize gitmemiz ve görmemiz gereken yerler hakkında bilgiler verdiler.

Bir de iyi bir uyarıda bulundular.

-Yakınlarınızı arayın. Cep telefonu ile görüşme yapamazsınız. Merak etmesinler.

Bu uyarı faydalı oldu. Topuklu Yaylası’na ulaştığımız andan Köyceğiz’e dönene kadar iletişim kesildi.


Topuklu Yaylası


Koruma altına alınmış

Denizli’nin Beyağaç ilçesi Çiçekbaba zirvesinde bin 130 yaşına kadar ulaşan ve günümüzde hala dimdik ayakta duran anıt karaçam ağaçları görenleri şaşkına çeviriyor. Bin yılı aşkın bir zamandır ayakta duran ve dünya üzerindeki nice olaylara tanıklık etmiş karaçam ağaçları Kültür Bakanlığı İzmir 2 No.lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 1. Derece Doğal ve Arkeolojik Sit alanı olarak ilan edilmiş ve bin 309 hektarlık bir bölge koruma altına alınmış. 1700 ve 2000 rakımlar arasında, Çiçekbaba zirvesinin kuzey yamaçlarında doğu-batı yönünde yayılan karaçamların ortalama yaşı ise 750 civarında. Yaşlı karaçam ağaçlarının oluşturduğu ormana ulaşmak bir hayli zor olsa da anıt ağaçlar ile kucaklaşmak ve onlara sarılmak tüm yorgunluğu unutturuyor. Beyağaç ilçesinden yaklaşık 27 kilometrelik bir yolculuğun ardından ulaşılan yaşlı karaçamlardan oluşan ormanlar, yolların asfaltlanması halinde bölgenin önemli turizm kaynakları arasında yer alabilecek.


Koruma altına alınan bölgede karaçamların yaşları 750 ile bin 130 arasında değişiyor


Şimdi biraz da geziyi anlatayım:
Bin 900 metrede Topuklu Yaylası


Beyağaç üzerinden 21 kilometre yol giderek, Topuklu Yaylası’na akşam saatlerinde ulaştık. Hava iyice kararmaya başlamadan önce çadırlarımızı ormanın hemen önüne, yeşil bir halıyı andıran çimlerin üzerine kurduk. Zaten Beyağaç Belediyesi bu alanı mesire yerine çevirmiş yaklaşık 800 bin YTL harcama yapmışlar. Güzel bir ortam yaratmışlar. Ama şimdi işletecek birilerini arıyorlar.

Masalar yerleştirmişler. Belki futbol kulüpleri kamp yapar diye çim saha yapmışlar. Tuvaletleri ve oturma bölümlerinin yanı sıra duşları bile var. Herhalde gerekli olduğunu düşünerek kadın ve erkekler için mesire alanına mescitler yapmışlar. Yürüyüş yolu, göletler, çeşmeler, oturma, konaklama yerleri; spor sahaları ve sosyal amaçlı tesislerin pek çoğu tamamlanmış.

Güneşin batmasıyla birlikte çadırlarımızı çevreleyen ağaçların koyu gölgesi kaldı, ardından karanlık sardı;milyarlarca yıldız yüzünü gösterdi ve hafif bir serinlik başladı: Üzerimize eşofmanlarımızı giymek zorunda kaldık. Çevresini taşlarla koruyarak kamp ateşimizi yaktık.

Odun ateşinde çay

Çevreyi kamp ateşi aydınlatmaya başladı. İsmet salatayı hazırladı, Aykut çalı çırpı topladı ben tavukları pişirdim Engin her zaman olduğu gibi bizi izledi. Ormandan gelip yaylaya inen buz gibi soğuk suların içine yatırdığımız kırmızı şarabı yudumladık. Bu arada şimdiye kadar gördüğümüz en büyük doğa olayını izledik. Büyük bir meteor atmosferi parçalayarak ve etrafına ışıklar saçarak gözden kayboldu, hepimiz büyülendik.

Sabahın serinliğinde hepimiz ayaktaydık. Güneş yüzünü göstermiş ama soğuk daha üzerimizdeki eşofmanları çıkarmamıza izin vermiyordu. Ateşimizi canlandırdık ve üzerine çaydanlığı yerleştirdik. Odun ateşinde pişen çaylarımızı yudumlarken her gezide soframıza konuk olan sucukları midemize indirdik. Çevreye yayılan sucuk kokularını duyan yavru köpekler çevremizi sardı. Tavada kalan sucukların yağına ekmek bandırıp dört köpeğin birden karınlarını doyurduk.

Sabah kahvaltısının ardından çevrede bol-bol fotoğraf çektik. Aykut Fırat 500’lük tele-objektifiyle yine kuşların peşindeydi. Çok uğraştı ama bir ağaçkakan fotoğrafı çekemedi. Kamuflaj elbisesi de bir işe yaramadı. Ama diğer fotoğrafları yine harikaydı. Topuklu Yaylası’nda öğlene kadar oyalandıktan sonra çadırlarımızı toplayarak 10 kilometre uzaklıktaki Kartal Gölü’nün yolunu tuttuk. Kötü bir yol ama gitmeye değer olduğunu ulaştığınızda daha iyi anlıyorsunuz.


Kartal Gölü bir krater gölü olan gölden yaz kış su eksik olmuyor


Kartal Gölü ürkütücü


Kartal Gölü, Çiçekbaba zirvesinden kuzeydoğu yönüne giden yaklaşık 1.5 kilometre uzunluğunda, 100 ile 300 metre genişliğe kadar ulaşan vadinin orta bölümlerinde yer alan buzul çağında oluşmuş bir krater gölü. Kartal Gölü, Engin Yavuz’un dediği gibi taş yapısıyla Mars gezegenine benziyor. Zirveden göle sürekli olarak su akıyor. Küresel ısınma pek etkilememiş bu bölgeyi. Koyunlarını otlatan Durali Eşmeli ile karşılaşıyoruz. O’na pide, helva ve şeker armağan ediyoruz. Bu hediyemiz Durali Amca’yı pek mutlu ediyor ve bize defalarca teşekkür ediyor.

Kartal Gölü’nün kapladığı alan yaklaşık 10 hektar, rakım ise 2 bin 300 metre bu alana ulaşınca nefes alıp vermekte zorlanıyoruz. Düşünün İzmir’de denize sıfır yaşıyoruz bir anda iki bin 300 katı bir yüksekliğe çıkıyoruz. Gölün çevresinde az sayıda anıt karaçam ağaçları kalmış. Bölgede yaşanların dediği gibi bu ağaçlar gölü bekleyen bekçiler gibi duruyor tepelerde. Yüksek ve kayalık olması nedeniyle bir zamanlar bu bölgede kartalların yaşadığı söyleniyor. Kartal Gölü ve çevresi biraz kirlenmiş. Sanırım gelip giden yerli ve yabancı turistler nasıl olsa gözden uzak diye düşünmüş olabilirler. Ellerindeki meşrubat kutularını çevreye atmışlar. Kötü bir görüntü sergiliyor ama kısa sürede temizlik yapılabilir.

Kartal Gölü’nün ve anıt karaçam ağaçlarının büyüleyici görüntüsünü geride bırakarak Köyceğiz Yolu’na döndük. Benim otomobilimde İsmet Orhan, Engin Yavuz’un otomobilinde ise Aykut Fırat.. İki araç çok kötü bir yolda tam 25 kilometre ilerlemek zorunda kaldık. Bir köylü vatandaşın “7-8 kilometresi çok bozuk ondan sonrası asfalt” sözüne kanarak girdiğimiz bu yolu ancak iki saatte aştık ve çok ama çok yorulduk. Ağla Yaylası’na indiğimizde bir kahvehaneye kendimizi attık ve çaylarımızı yudumlayarak yorgunluğumuzu unutmaya çalıştık.

Muğla istikametine giderken yolun solunda yer alan ve eşsiz güzellikleri içinde barındıran Akyaka beldesine rotamızı çevirdik. Yanında mayosunu getiren İsmet kendini sahilde mavi sulara bırakırken bize O’nu seyretmek düştü. Ardından deniz kenarındaki teknelerde balık ekmek satan Nur Abla’nın mekanına konuk olduk. Yarım ekmek arası mezgit balıklarını yedik. Azmak başında buz gibi akan suyun başında oynaşan kaz ve ördekleri izledik.

Fotoğraflarda ve anılarda kalacak olan güzellikleri geride bırakarak İzmir’e dönerken, hepimizde çok keyifli geçen iki günlük gezinin tatlı yorgunluğu vardı.


Duralı Amca, 75 yaşında. Ömrünün belki de 50 yılı koyun otlatmakla geçmiş. Ama o hayatından çok memnun



Beyağaç Belediyesi anıt ağaçların altına oturma grupları yapmış



Gölün çevresindeki tek tük kalan anıt ağaçlar bir bir bekçi gibi göle bakıyor



Bu anıt karaçam ağacı benden tam bin seksen yaş büyük



Yollar kötü ulaşmak zor ama anıt bir ağaca sarılmak çok farklı bir duygu yaratıyor insanda



Bölgeye yolların yapılmasıyla birlikte ilçenin turizm gelirine önemli bir katkı sağlanabilir


isikteoman@hotmail.com

Işık Teoman
isikteoman@hotmail.com




[ Arkadaşına gönder ]      [ Yazdırılabilir Sayfa ]   -    4785   


YORUMLAR

Bu yazı için henüz yorum yazılmamıştır.


Işık Teoman yazıları


  .:: Yazarlar
Hepsi Hikaye
Tarık Dursun K.   
Kör Nefis, Kör Gırtlak
  .:: Felsefe Yazilari
Büyük Ayı'nın Soluk Yıldızı   
Oğuz ÖZÜGÜL   
FREUD’UN GÖRÜŞLERİ ÜSTÜNE – I
  .:: Kitap Yazilari
Zuhal ÖZÜGÜL   
Jose Saramago ile “Memleket Meselelerine” Nasıl Gelinir?
Bedriye KORKANKORKMAZ   
RUHUNU VE DÜŞÜNCESİNİ ÖZGÜRLEŞTİREN, YAPTIKLARININ BÜYÜTTÜĞÜ İNSAN: ANDRÉ GİDE
  .:: Gezi Yazilari
yol öyküleri   
Işık Teoman   
Chios’uzonuza…
  .:: Sinema Yazilari
Güzin TÜMER   
İZLEDİKLERİM/ TEMMUZ 2010
Esin ÇAKIR   
BOŞ EV
  .:: Yazilar
Ahmet Zeki YEŞİL   
ORMANIN BİRİNDE
Delice   
Tülin DURSUN   
SAĞ TOPUK DAHA YÜKSEK OLSUN MUSTAFA AMCA
Siyaz'ın Yedinci Katı   
Nurdan Çakır TEZGİN   
GDO mevzuatında ipin ucu kaçmış!
Zuhal ÖZÜGÜL   
FOÇA KAZILARI
Ne Söylesem Bir Eksik   
Erol ÇINAR   
Cansız Beden
Maskeci   
Tuncay ARSLAN   
KIVIRCIK ALİ /ÇAĞRI
Serkan Hoca'nın Keyfi   
Doç.Dr.Serkan ODAMAN   
BABAMIN BEŞİKTAŞ’I
  .:: Mizah
Çenesuyu   
Ahmet Zeki YEŞİL   
EYLÜL’DE GEL SEVGİLİ
Zuhal ÖZÜGÜL   
ORUÇLUYUM, ORUÇLUYUZ…
Foça Belediye Meydaninda satilik tas ev

Bize Gelen Yayinlar
ELİMSENDE
şairin duası şairin dini
Üç Dilek
Ölüm Teğet Geçti
Platon'un Parmenides Diyalogunun Yorumu (141e - 142a)
Gönlümün Bir Parçası
Toplu Öyküler 2
Karanfilli Hikaye
Toplu Öyküler 1
Bir Gün Bir Issız Adaya Düşerseniz
Herodot'tan Malaparte'ye II. Cilt
Bir Gün Bir Issız Adaya Düşerseniz
Herodot'tan Malaparte'ye I. Cilt
Söz Sanatları
insanlarımdan dünya manzaraları
Aliağa: Cumhuriyet Dönemi
İran Gezi Rehberi
Çıplak Zebra
Hıristiyanlığın Özü
Sabun Adam
Beneksiz Mantar
Palyaço Kral
Küskün Koca Ağaç
Şarkıyla Sallanan Salıncak
Tarihi şiirlerle şiir tarihi
Tarık Dursun K.
Kutup
Sabah Olmasın
Feklavye
Dulevi
Benim Dedem Bir Tane
Bahriyeli Çocuk
Dünyanın Köftesi Değişik Ülkeler, Değişik Köfteler
Sokrates'ten Önce Felsefe
Varlık ve Öz
Sofistlerin Çürütmeleri Üzerine
Geleceğin Felsefesi
Geleceğin Aşk Dünyasından
Thomas More ve Ütopyası
Protreptikos (Felsefi Düşünmeye Çağrı) ve Evren Üstüne
Ethica: Etik Üzerine Dersler
OLMAYANA Dizeler
Isırgan Otlarım Hüzün Gülüm
Sesin Kabuğu
Aynı Düşün İçinde
Kıpırtı


Oztürk Pen


www.ascifok.com
www.mudanyamudanya.com
Reha-Necla Midilli Vakfi
focep
focep


4 DÜŞKIRAN
4 ÖLÜ DEĞİL YAŞAYAN
YENİ FOÇALILAR DERNEĞİ

4 YENİ FOÇA’DA DİNLENMEK
4 GÜN GELİR
4 SEVGİ HARMANI :YENİ FOÇA
4 BARIŞ FOÇA'DAN ESER...

Gökyüzünden Foça'nin video görüntüsü

Levent Oktay

   Hava Durumu   
IZMIR

  .:: Nöbetçi Eczane
FOÇA

4 Foça Eczanesi
8127867
Küçükdeniz Sahil Cad. No:9


YENIFOÇA

4 Yağmur Eczanesi
8146158
Eski Belediye Altı No:33/A

  .:: Anket
Gezilerinizde konaklama için tercih ettiginiz tesisler?
Pansiyonlar
Oteller
2-3 Yildizli Oteller
4-5 Yildizli Oteller
Butik Oteller
Apart Oteller
Tatil Köyleri

Sonuçlara bak




* Yazıların sorumluluğu yazarına aittir.
* FocaFoca'da yer alan yazı ve görsellerin, herhangi bir biçimde alınarak basılı ve/veya internet ortamında basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
* Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. focafoca.com harici linklerin sorumluluğunu almaz
* "Otel Arama" ve "Otel Rezervasyonu" hizmeti, Amsterdam / Hollanda merkezli Avrupa'nın lider online otel rezervasyonları şirketi booking.com tarafından sağlanmaktadır.

* Yasal Uyarı
    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)   


Tasarım ve Uygulama FocaFoca.com