MARSYAS / Gürbüz SEZGÝN
Gürbüz SEZGÝN

Gürbüz SEZGÝN

MARSYAS



Hermes, Maia'nýn haylaz oðlu, Zeus'tan olma, bir maðarada doðduðunda,
Apollon'un sürülerini çalmaya gitmiþti doðruca.
Yolda, bir kaplumbaða esinlemiþti bir müzik aleti yapmaya.
Ýçini oyup elde ettiði lyra, ne acýlara malolacaktý Marsyas'a.
Haylaz tanrý güya, yakalanmamak için güneþ tanrý Apollon'a,
izlerini süpürüp hayvanlarýn, saklamýþtý onlarý bir aðýla, Arkadia'da.
Apollon baþvurunca Zeus'a, bir ceza versin diye yaramaz oðluna,
itiraf etmek zorunda kalmýþtý babasýna.
Hermes, bütün kurnazlýðýyla lyrasýný hediye edivermiþti telaþla Apollon'a.
Apollon da sürüleri baðýþladý ona.
Zira büyülenmiþti lyranýn sesinden ve daha neler vermezdi karþýlýðýnda.
Öte yanda, Anadolu'nun batý kýyýlarýnda, Frygya topraklarýnda,
bir kaval yapmýþtý Athena.
O kadar hoþ bir sesi vardý ama,
Olympos'a çýktýðýnda, dinletmek için öbür tanrý ve tanrýçalara,
uðradý hayal kýrýklýðýna.
Zira çalarken yüzü bir tuhaf hal alýnca,
tanrýlar baþladý alaya onunla.
Tanrýça, suyun aksinde seyredip kendini, doðrulayýnca,
fýrlatýp attý kavalý Frygya topraklarýna.
Arkasýnda bir lanet yaðdýrdý onu bulacak olana,
çarptýrýlsýn diye en büyük cezaya ve acýlara.
Bahtsýz Marsyas buldu kavalý,
nereden bilecekti baþýna ne bela aldýðýný!
Çýkardýðý naðmeler öylesine hoþtu ki, bütün nymphalar sarmýþtý etrafýný.
Kýsa zamanda ustalaþmýþtý.
Her melodi, kavaldan çýkardýðý, büyülerdi peri kýzlarýný.
Günler günleri, aylar aylarý kovaladý.
Ama bir gün þeytana uydu ve olanlar oldu.
Kalktý koskoca güneþ tanrý Apollon'a kafa tuttu.
Güya kavalý onun lyrasýndan daha güzel naðmeler çýkarýrdý.
Bu böbürlenme, bu sesleniþ ta Apollon'a kadar ulaþtý.
Geri durur mu Apollon, hemen onu bir yarýþa çaðýrdý.
Kim ki galip gelir, diðerine istediðini yapacaktý.
Çaðýrýp bütün tanrýlarý ve Midas'ý, Frygya kralý, bir jüri oluþturuldu.
Böylece yarýþma baþladý.
Önce Apollon konuþturdu lyrasýný, sonra Marsyas kavalýný.
Herkes mest olmuþtu.
Galiba baþtan belliydi jürinin oylarý.
Tanrýlar tanrýyý, Midas vatandaþýný kollamýþtý.
Oylama sonrasý, tam bir ölüm sessizliði kaplamýþtý ortalýðý.
Herkesin meraký, galip Apollon'un Marsyas'a ne yapacaðýydý,
Marsyas hangi cezaya çarptýrýlacaktý?
Kuþku götürmezdi tanrýnýn kýskançlýðý.
Bir de söylenir ki, yeniþememiþ iki yarýþmacý.
Bunun üzerine, tersinden çalmayý önermiþ akýllý tanrý.
Zira lyra, tersine çalýnabilen bir çalgýydý.
Oysa Marsyas, zavallý, tersinden çalamazdý kavalýný.
Her ne olursa olsun, sonunda Apollon galip sayýlacaktý
ve kesindi Marsyas'ýn cezasý.
Herkesin gözü önünde Apollon zavallýyý bir aðaca astý.
Zalim tanrý, elinde býçaðý, derisini yüzmeye baþladý, canlý canlý.
Bu garip cezaya tanrýlar bile þaþtý.
Midas, aðlamaklý, bu iðrenç manzaraya hiç bakamadý.
O da bekliyordu ceza sýrasýný.
Ýþini bitirdikten sonra acýmasýz tanrý, onun kulaklarýný uzatacaktý.
Koskoca kral Midas, eþek kulaklý, insan içine çýkamayacaktý.
Seyredenler arasýnda, güzelim nymphalar da vardý.
Kulaklarýnda Marsyas'ýn çýðlýklarý,
gözleri önünde tanrýnýn acýmasýzlýðý,
hep birden aðladý, aðladý, aðladý...
Gözyaþlarý sel gibi aktý, dere oldu ve Marsyas'ýn adýný aldý.
Marsyas çayý, çok sonralarý adýný Çine çayýna býrakacaktý.
Derler ki Apollon piþman olmuþ, utanmýþ yaptýðýndan ve kýrýp atmýþ lyrasýnýn tellerini.
Ama ne fayda, akýyor Çine çayý hala, duyurarak iniltilerini;
yayýyor etrafa Apollon'un zalimliðini;
öðretiyor tüm dünyaya bir tanrýnýn ne kadar adaletsiz olabileceðini.
Görebiliriz hala Hierapolis tiyatrosundaki kabartmalarda Marsyas'ýn çektiklerini;
ayrýca, Roma lahtinde, Louvre'da, bu yürekleri kabartan acýmasýzlýðýn büyük resmini.
Aydýn'dan yola çýkýp Muðla'ya giderken heyecan içinde,
kývrým kývrým yol kenarýnda akar Marsyas çayý, ince ince.
O vakit fark edersiniz topraðýn verimsizliðini hayretle,
bereketli topraklara raðmen çevresinde;
yanmýþ gibi görünen yuvarlak kayalarý birbiri üstünde.
Kulak verdiðinizde çaydan gelen sese, huþu içinde,
Marsyas gelir gözler önüne, iþkencede.
Acýmak gelmez içinizden bu talihsize,
sadece, iki çift gözyaþý dökersiniz siz de.
Bir de, arabanýzý kenara çekip dua edersiniz belki de,
Hiçbir talihsiz böyle bir ceza görmesin diye.


Gürbüz SEZGÝN

anteros59@hotmail.com



28 Kasým 2008 Cuma / 2583 okunma



"Gürbüz SEZGÝN" bütün yazýlarý için týklayýn...