Yoksula yardým etmek mi, yoksulluðu ortadan kaldýrmak mý? / Sedat YALÇIN
Sedat YALÇIN

Sedat YALÇIN

Yoksula yardým etmek mi, yoksulluðu ortadan kaldýrmak mý?



Yoksulluk kader olmamalýdýr.

Yeryuvarlaðýmýz cansýz ve canlý varlýklarýn bir bütünü halindedir. Dünyamýzý ayrýcalýklý kýlan da özellikle canlýlardýr. Tüm canlý varlýklar (mikroskobik büyüklükten, en iri boyutlu varlýklara kadar) yeryüzünde bir denge yaratmýþlar ve bu sayede binlerce yýldýr dünyamýzda yaþamýn devamýný mümkün kýlmýþlardýr. Ancak günümüzde dünyamýz tehlike iþaretlerini vermekten býkmýþ ve belki de son çýrpýnýþlarýný yapmaktadýr.

Canlý varlýklar besin zinciri ile yaþamlarýný sürdürmek zorundadýrlar. Ýnsanoðlu ise bu besin zincirini kýrmak suretiyle tüm doðanýn dengesini bozmuþ bulunmaktadýr. Aþýrý hýrsýný engellemeye gücü yetmemiþtir insanoðlunun. Doðada, yaþam, doðum ve ölüm dengesi üzerine kurulmuþtur. Ýnsanoðlu yaþam süresini uzatmýþ, ölümleri oldukça geciktirmeyi baþarmýþtýr. Gene týptaki geliþmeler çocuk ölümlerini en alt düzeye indirgemiþ; o da yetmezmiþ gibi tüp bebek gibi yöntemlerle çocuk sayýsýnýn artmasýný saðlamýþtýr. Doðanýn dengesine müdahale eden insanoðlu en büyük hatasýný yapmýþtýr. Dünyada her dakika 235, her gün 334.000 insan doðmaktadýr. Buna karþýlýk dakikada 93, günde 134.000 insan ölmektedir. Buna göre doðumlar ölümlerin iki mislidir. Doðumlarýn %74'ü az geliþmiþ ülkelerde meydana gelmektedir. Tüm dünyada insan sayýsýnýn çoðalmasý, kaynaklarýn hakkaniyetle paylaþýlmamasý sonucu, insanlarýn büyük bir kýsmý açlýk, sefalet, hastalýklar içerisinde acý çekmektedir.

Ýnsanoðlunun zihinsel bir deðiþime ihtiyacý vardýr. Sahip olma duygusunun köreltilmesi gerekmektedir. Kendimize objektif bir bakýþ açýsý ile bakarsak eðer, ne demek istediðim anlaþýlýr sanýrým. Örneklersek eðer; ihtiyacýmýzdan çok fazlasýný elimizde tutmak çabasý içerisindeyizdir. Ambarýmýzý doldururuz da doldururuz (ambar kelimesini sadece yiyecek açýsýndan almayýnýz). Tabii ki yeryüzünde her þey sýnýrlý ölçüdedir. Biz ambarýmýzý doldururken, büyük bir çoðunluk bomboþ bir ambarla karþý karþýya kalmaktadýr. O zaman ambarlarý týka basa dolu olanlar bu durumdan belli etmeseler de bir rahatsýzlýk hissederler. Kendi vicdanlarýný rahatlatmak adýna, bir fikir üretirler. Kýlýf ta hazýrdýr: Yoksullara yardým! Yoksullara yardým edince sistemin ayný þekilde devam edeceði fikri yatar zihinlerinin bir köþesinde. Zaten bir düþünürün dediði gibi “bize vermenin görüntüsü öðretilmiþtir, aslý deðil“. Yoksula yardým edilmesi fikir yerine, yoksulluðun ortadan kaldýrýlmasý fikri insanoðlunun en baþta aklýna gelmesi gereken bir husus olmalýydý. Ama eðer bu husus ana fikir olursa, ambarlarý týka basa dolu olanlarýn gücü yok olacaktýr. Bu nedenle tüm siyasý kurumlar ve dinler hep yoksula yardýmý savunmuþlardýr.

Ýnsanoðlu acýmasýzlýðýný burada da gösterir. Þöyle ki; gücü elinde bulunduran sýnýrlý sayýdaki insan, diðer insanlara hizmet adý altýnda, yardým adý altýnda bir iþlev üstlenmiþ durumdadýrlar. Aslýnda tüm hükümetler, tüm dinsel kurumlar insanlara hizmet adýna vardýrlar görüþünü savunurlar. Yoksula yardým edeceðine, yoksulluðu ortadan kaldýrmak daha önemli deðil midir? Ýnsanlar açlýða, sefalete mahkum edilmemiþ olsa bu kurumlarýn gücü bir anda yok olur. Bu nedenle tüm dünyada bu kurumlar açýkça ifade etmeseler de nüfusun artmasýný istemektedirler. Eðer nüfus artmaz ise, insan sayýsý çoðalmaz ise, hakça paylaþým söz konusu olursa, açlýk, sefalet ortadan kalkacaktýr. Bu durumda gerek hükümetler, gerekse dini kurumlar var olma nedenleri de ortadan kalkacaktýr.

Þimdi hemen beþ parmaðýn beþi de birbirine eþit deðildir diye itiraz edilecektir. Olanaklar kýsýtlý insan sayýsý fazla ise gayet tabidir ki yoksulluk asla ortadan kalkmayacaktýr. Akla sahip olmakla övünen insanoðlu bu konu ortaya atýlýnca, hemen aklýný kullanma fikrinden çark etmektedir ne yazýk ki. Dünyamýzýn besleyebileceði insan sayýsýnýn bir sýnýrý olmasý gerek. Bugünkü gibi milyonlarca insanýn yarý aç, yarý tok, sefalet içinde yaþamasý, insanlýk bakýmýndan acýnacak bir durumdur ve bir insanlýk ayýbýdýr. Bu tarz bir yaþam kesinlikle kabul edilmemelidir.

Bu nedenle nüfus artýþý ne pahasýna olursa olsun durdurulmalýdýr. Dünya nüfusu bugünkünün dörtte birine inmelidir. Üretim için teknoloji ve bilim sayesinde insan gücüne duyulan ihtiyaç en az seviyeye inmiþtir. Robot teknolojisi, otomasyon artýk baþlýca güçtür. Üretim fazlalaþýnca, nüfus ta az olunca, yoksulluk diye bir olgu ortaya çýkmayacaktýr. Nicelik sorunu halledilince, nitelik sorunu da kendiliðinden halledilecektir. Eðitim tüm insanlara ulaþabilecek, kültür seviyesi inanýlmaz derecede artacaktýr. Bir atasözümüzü burada deðiþtirerek de olsa belirtmeden geçemeyeceðim: Nerede çokluk, orada iyilik. Masanýn hem önünde hem de arkasýnda oturarak bu konuyu düþünmekte yarar var sanýrým.


Sedat YALÇIN

syalcin50@yahoo.com



21 Mayýs 2012 Pazartesi / 3026 okunma



"Sedat YALÇIN" bütün yazýlarý için týklayýn...