Tülin DURSUN
Günce. Devam... (6-Mayýs)
............Aslýnda belki de yaþamla savaþým yeni baþlýyordu.Küçük kýzým, bir gün bana ilk erkek arkadaþýnýn elini nasýl tuttuðunu,o an nasýl heyecanlandýðýný anlatýrken; "Ýþte Þimdi deneyimleri kullanma zamanýdýr" dedim. Çocuðumun en güzel duygu ve heyecanýný benimle paylaþmasýndan duyduðum mutluluk kelimelerle anlatýlamazdý.
Onlarý büyütürken sergilediðim rol, bir zamanlar onlara ne kadar tutucu,ilkel ve katý geldiyse de, büyüdüklerinde her hangi bir anda çamaþýrlarýmýn arasýna, çalýþma odama veya çantama koyduklarý, mizah ve sevgi dolu içten gelerek kaleme aldýklarý mektup ve kartlar beni þýmartmaktan öte anneliðimin mükemmelliðini tattýrdý.
Çocuklarým ne kadar uçuk,kaçýk bir anne olduðumu söylediklerine, aslýnda onlarýn benimle ne kadar gurur duyduklarýný hissettim. Öyle ya; kimin annesi gece yarýsý kalkar, çocuklarýyla su savaþýna girerdi? Kimin annesi buzdolabýnýn üstüne saklanarak çocuklarýyla saklambaç oynardý? Kimin annesi milli formayý giyip, yalnýz baþýna maçlara giderdi? Kimin annesi elinde sebzelerle çocuklarý tarafýndan havuza atýlmayý göze alýrdý? Onlarla beraber çýkan en yeni yabancý topluluklarý onlar adýna, onlarý nanlamak için izler ve konser biletleri için sýraya girerdi?
Çaktýrmýyordum ama ben içimdeki çocuðu uyandýrýyordum.
Duygularým;
Beni dikkatle dinleyin! Daha sizden çektiklerim bitmedi. Siz bana terör karþýsýnda isyaný öðrettiniz.Siz bana depremlerde binlerce kiþinin bir anda yok oluþuyla yaþama boþ vermiþliði öðrettiniz. Siz bana bazý siyasetçilerin katýldýðýmýz yemekler ve geziler sýrasýnda maskelerinden sýyrýlýp, gerçek yüzlerini gösterdiniz. Nefreti duydum. Siz
bana insanlarýn acýmasýzlýðýný, iki yüzlülüðünü, para karþýsýnda yerlere kadar eðilip, iðrenç durumlara düþtüðünü, bazý insanlarýn güzelliðini, sabrýný, dostluðunu tattýrdýnýz.
Ýsyan, üzülmek, kýzgýnlýk, öfke, beceriksizlik, güçsüzlük, durgunluk, isteksizlik, küskünlük, bitkinlik, periþanlýk, yýlgýnlýk, þaþkýnlýk, yorgunluk, düþmanlýk, acizlik, bezginlik, güvensizlik
Sizler benim zavallý olumsuz duygularým!
Ya siz olumlu duygularým? Sizlerden de az mý çektim?
Yaratýcý, cesur, uyumlu, korkusuz, keyifli, sevinçli, þen ve coþkulu, huzurlu, kývançlý, mutlu, becerikli, akýllý, dinamik, güçlü, kararlý ve dirençli duygularým.
Unutmayýn! Sizi hep ben yönettim. Ben sizin kraliçenizim. Bana ister kendini beðenmiþ deyin, ister megalomaniklikle suçlayýn. Umurumda deðilsiniz. Ben sizler karþýsýnda böyle güçlü ve tutarlý olmasaydým, baþarýlý olamazdým. Sizlere kapýlsaydým, kim bilir nerelere sürüklenecektim?
Sevgli beynim,sevgili yüreðim;sizin kutsal birlikteliðinizden oluþan þansýmla övünüyor,sizlerle gurur duyuyorum.
Sevgili duygularým;sizi yönetmeme izin verdiðiniz için teþekkürler.
Ýnsanca duygularýmý yaþatan,beni ilahi duygularla besleyen ve beni bu dünyaya insan olarak getiren YÜCE''ye tavafýmýn her þaftýnda teþekkürler olsun.
Nasýl bebek beðendin mi?
Sana daha baþka öðütler de vereceðim ama,önce þu fetüs devrini bir tamamla bakalým.
Ne o bebek? Sen de mi duygularýný esir almak istiyorsun?
Bak bebeðim bu o kadar kolay deðil.Dedim ya bebek bununla
ilgili seninle bir kaç ay sonra konuþuruz.
Asýl önemli olan þimdi sana duyduðum tarifsiz duygular.O
duygularýn baþýnda sevgi var.
SENÝ SEVÝYORUM BEBEK....
ANNELER GÜNÜ
BEN ANNEMÝ ÖZLEDÝM
Özlenen, beklenen bebek!
Yine çürük tekneyim bugün. Zaman zaman her kadýnýn kendini güçsüz, yorgun hissettiði anlar var ya? Ýþte onlardan bir gün gibi. Ne kendime acýyorum, ne de kendimi acýndýrýyorum. Ama içim kapkara bugün. Neyse ki sen geleceksin. Kocaman dalgalarla kavgam ne zaman baþladý anýmsayamýyorum. Belki beþ yaþýnda,belki de annemi, adýna kara topraða vermek dedikleri,benim ise bereket ve huzur olarak gördüðüm son yolculuða uðurladýðým gün....
Olmuyor can bebek,anasýz olmuyor. Bence anneye özlem, ana rahminden ayrýldýðýn anda baþlýyor. Kolay deðil; dokuz ay þu kadar gün, sýcacýk bir yerde, baþka bir bedende, hiçbir dýþ etken veya travmaya maruz kalmadan korunman, beslenmen, sevgiyle ve de özlemle büyütülmen çok güzel.
Dünyayý selamladýðýn an, geriye dönüp bakmamak gerekiyormuþ meðer. Ýkiyüz seksen günde annene baðýmlý oluyorsun. Bu öyle bir baðýmlýlýk ki ne ilaca,ne yemeðe ne de aþka benziyor. Bu dokunuþla, sevgiyle, korunmayla ve gülen bir çift gözle ilgili...
Elli yaþýmý çoktan devirdim bebeðim. Üç çocuðum ve yolda olan torunum, yani sen varsýn. Ve bebeðim ben hep annemi istiyorum.
Ýçimdeki çocuk,uzak bir yerlerde,yalnýz baþýma yazarken annemle buluþmamý düþlüyor. Ona nasýl sarýlýrdým biliyorum.Evet bunu ancak ben bilirim. Onsuz geçen zamanýmý bir çýrpýda anlatýr, beni erken yaþta býraktýðý içinsitem ederdim.Ayrýca; "Bak anne bunlar benim çocuklarým, bu da gelecek torunun. Ben senin gibi olmayacaðým,çocuklarýmý annesizliðe terk etmeyeceðim. Yýlmayacaðým. "Derdim
Ben annemi çok özledim bebeðim.Ben onu hiç üzmedim, sende anneni üzme e mi?
Güzel, saðlýklý, sevgi dolu ailenle hep mutlu ol sen bebek...
Arkadaþ anneannen
DÜNYANIN BÜTÜN ANNELERÝNE DÜNYANIN EN GÜZEL ÇÝÇEKLERÝNDEN TARLALARCA, OVALARCA ORMANLARCA ARMAÐANIM OLSUN........
************************
14 MAYIS 2002
BEYAZ GELÝNLÝK SEVGÝYLE NAKIÞLANDI
Can Bebek!
Bugün anneanneciðinin sýnavý vardý.Belli bir tasarlama yapmadan, ayaða kalkarak arkadaþlarýmýza önce kendimizi tanýtacaðýz,iki dakika içinde yaþamýmýzda bizi etkileyen bir olay hakkýnda konuþacaktýk.
Evet bebeðim ben de konuþtum.Anlatayým mý?Dinle öyleyse...
Þimdi anlatacaðým aným; O''Henry''den alýnma bir öykü deðildir. Bir Türk filmi ise hiç deðil.
Eþim ve ben 1973 yýlýnda Almanya''da evlenmek için Türk Konsolosluðu'na baþvurduk.25 Mayýsa gün verdiler. Fakat maddi olanaklarýmýz o kadar azdý ki,ne yapacaðýmýzýbilmiyorduk. Bana gelinlik, eþime de en azýndan damatlýk olarak kullanacaðý bir giysi gerekliydi.
Arkadaþlarýmýn aracýlýyla bir Alman arkadaþtan gelinlik bulduk. Otuz altý beden giyen ben, kýrk dört beden gelinliði giyip nikâh masasýna oturacaktým. Gelinliði veren hiç bir deðiþikliðin yapýlmasýný istemiyordu. Becerikli bir arkadaþým hemen gelinliði teyelleyerek bana uyarladý.
Buna raðmen gelinlik sanki üzerimde aðlýyordu. "Çýkar beni,ben sana ait deðilim" diyordu. Olsun!Gelinliðin beyaz rengi bana yeterdi. Daha nikaha on gün vardý. Hemen kendime ikinci bir iþ buldum. Akþamlarý bir büronun çöplerini döküyor, tuvaletlerini temizliyordum. Nikaha üç gün kala beðendiðim takým elbiseyi,papyonu ve ayakkabýyý eþime aldým. O gün ona sürpriz yapacak, kaygýlarýný yok edecektim.
Nikah günü sabah erkenden bir kafede buluþtuk. Elleri sargýlýydý. O ellerle masanýn altýndan koca bir paket çýkardý, bana verdi.
Paketi açtým. Ýçinden düþlerimdeki gibi bir gelinlik çýkmýþtý. Okul saatleri dýþýnda inþaatlerde çalýþmýþ, elleri yaralanana kadar sevgisini gelinliðime iþlemiþti.
Dedim ya bebeðim;herkesin olduðu gibi benim yaþamýmdan da bir kaç roman çýkar...
Se de dünyaya daha gözlerini açtýðýn andan itibaren ne romanlar yazacaksýn kim bilir?
Ben senin sevgiyle yazýlmýþ yaþam romanýnýn belki bir kaç satýrýný okuyabileceðim, amageride anneannenden kalanlarý senin çok iyi deðerlendireceðini biliyorum.
HEP SEVGÝYLE YAÞA BEBEK!......
Tülin DURSUN
"Tülin DURSUN" bütün yazýlarý için týklayýn...
............Aslýnda belki de yaþamla savaþým yeni baþlýyordu.Küçük kýzým, bir gün bana ilk erkek arkadaþýnýn elini nasýl tuttuðunu,o an nasýl heyecanlandýðýný anlatýrken; "Ýþte Þimdi deneyimleri kullanma zamanýdýr" dedim. Çocuðumun en güzel duygu ve heyecanýný benimle paylaþmasýndan duyduðum mutluluk kelimelerle anlatýlamazdý.
Onlarý büyütürken sergilediðim rol, bir zamanlar onlara ne kadar tutucu,ilkel ve katý geldiyse de, büyüdüklerinde her hangi bir anda çamaþýrlarýmýn arasýna, çalýþma odama veya çantama koyduklarý, mizah ve sevgi dolu içten gelerek kaleme aldýklarý mektup ve kartlar beni þýmartmaktan öte anneliðimin mükemmelliðini tattýrdý.
Çocuklarým ne kadar uçuk,kaçýk bir anne olduðumu söylediklerine, aslýnda onlarýn benimle ne kadar gurur duyduklarýný hissettim. Öyle ya; kimin annesi gece yarýsý kalkar, çocuklarýyla su savaþýna girerdi? Kimin annesi buzdolabýnýn üstüne saklanarak çocuklarýyla saklambaç oynardý? Kimin annesi milli formayý giyip, yalnýz baþýna maçlara giderdi? Kimin annesi elinde sebzelerle çocuklarý tarafýndan havuza atýlmayý göze alýrdý? Onlarla beraber çýkan en yeni yabancý topluluklarý onlar adýna, onlarý nanlamak için izler ve konser biletleri için sýraya girerdi?
Çaktýrmýyordum ama ben içimdeki çocuðu uyandýrýyordum.
Duygularým;
Beni dikkatle dinleyin! Daha sizden çektiklerim bitmedi. Siz bana terör karþýsýnda isyaný öðrettiniz.Siz bana depremlerde binlerce kiþinin bir anda yok oluþuyla yaþama boþ vermiþliði öðrettiniz. Siz bana bazý siyasetçilerin katýldýðýmýz yemekler ve geziler sýrasýnda maskelerinden sýyrýlýp, gerçek yüzlerini gösterdiniz. Nefreti duydum. Siz
bana insanlarýn acýmasýzlýðýný, iki yüzlülüðünü, para karþýsýnda yerlere kadar eðilip, iðrenç durumlara düþtüðünü, bazý insanlarýn güzelliðini, sabrýný, dostluðunu tattýrdýnýz.
Ýsyan, üzülmek, kýzgýnlýk, öfke, beceriksizlik, güçsüzlük, durgunluk, isteksizlik, küskünlük, bitkinlik, periþanlýk, yýlgýnlýk, þaþkýnlýk, yorgunluk, düþmanlýk, acizlik, bezginlik, güvensizlik
Sizler benim zavallý olumsuz duygularým!
Ya siz olumlu duygularým? Sizlerden de az mý çektim?
Yaratýcý, cesur, uyumlu, korkusuz, keyifli, sevinçli, þen ve coþkulu, huzurlu, kývançlý, mutlu, becerikli, akýllý, dinamik, güçlü, kararlý ve dirençli duygularým.
Unutmayýn! Sizi hep ben yönettim. Ben sizin kraliçenizim. Bana ister kendini beðenmiþ deyin, ister megalomaniklikle suçlayýn. Umurumda deðilsiniz. Ben sizler karþýsýnda böyle güçlü ve tutarlý olmasaydým, baþarýlý olamazdým. Sizlere kapýlsaydým, kim bilir nerelere sürüklenecektim?
Sevgli beynim,sevgili yüreðim;sizin kutsal birlikteliðinizden oluþan þansýmla övünüyor,sizlerle gurur duyuyorum.
Sevgili duygularým;sizi yönetmeme izin verdiðiniz için teþekkürler.
Ýnsanca duygularýmý yaþatan,beni ilahi duygularla besleyen ve beni bu dünyaya insan olarak getiren YÜCE''ye tavafýmýn her þaftýnda teþekkürler olsun.
Nasýl bebek beðendin mi?
Sana daha baþka öðütler de vereceðim ama,önce þu fetüs devrini bir tamamla bakalým.
Ne o bebek? Sen de mi duygularýný esir almak istiyorsun?
Bak bebeðim bu o kadar kolay deðil.Dedim ya bebek bununla
ilgili seninle bir kaç ay sonra konuþuruz.
Asýl önemli olan þimdi sana duyduðum tarifsiz duygular.O
duygularýn baþýnda sevgi var.
SENÝ SEVÝYORUM BEBEK....
ANNELER GÜNÜ
BEN ANNEMÝ ÖZLEDÝM
Özlenen, beklenen bebek!
Yine çürük tekneyim bugün. Zaman zaman her kadýnýn kendini güçsüz, yorgun hissettiði anlar var ya? Ýþte onlardan bir gün gibi. Ne kendime acýyorum, ne de kendimi acýndýrýyorum. Ama içim kapkara bugün. Neyse ki sen geleceksin. Kocaman dalgalarla kavgam ne zaman baþladý anýmsayamýyorum. Belki beþ yaþýnda,belki de annemi, adýna kara topraða vermek dedikleri,benim ise bereket ve huzur olarak gördüðüm son yolculuða uðurladýðým gün....
Olmuyor can bebek,anasýz olmuyor. Bence anneye özlem, ana rahminden ayrýldýðýn anda baþlýyor. Kolay deðil; dokuz ay þu kadar gün, sýcacýk bir yerde, baþka bir bedende, hiçbir dýþ etken veya travmaya maruz kalmadan korunman, beslenmen, sevgiyle ve de özlemle büyütülmen çok güzel.
Dünyayý selamladýðýn an, geriye dönüp bakmamak gerekiyormuþ meðer. Ýkiyüz seksen günde annene baðýmlý oluyorsun. Bu öyle bir baðýmlýlýk ki ne ilaca,ne yemeðe ne de aþka benziyor. Bu dokunuþla, sevgiyle, korunmayla ve gülen bir çift gözle ilgili...
Elli yaþýmý çoktan devirdim bebeðim. Üç çocuðum ve yolda olan torunum, yani sen varsýn. Ve bebeðim ben hep annemi istiyorum.
Ýçimdeki çocuk,uzak bir yerlerde,yalnýz baþýma yazarken annemle buluþmamý düþlüyor. Ona nasýl sarýlýrdým biliyorum.Evet bunu ancak ben bilirim. Onsuz geçen zamanýmý bir çýrpýda anlatýr, beni erken yaþta býraktýðý içinsitem ederdim.Ayrýca; "Bak anne bunlar benim çocuklarým, bu da gelecek torunun. Ben senin gibi olmayacaðým,çocuklarýmý annesizliðe terk etmeyeceðim. Yýlmayacaðým. "Derdim
Ben annemi çok özledim bebeðim.Ben onu hiç üzmedim, sende anneni üzme e mi?
Güzel, saðlýklý, sevgi dolu ailenle hep mutlu ol sen bebek...
Arkadaþ anneannen
DÜNYANIN BÜTÜN ANNELERÝNE DÜNYANIN EN GÜZEL ÇÝÇEKLERÝNDEN TARLALARCA, OVALARCA ORMANLARCA ARMAÐANIM OLSUN........
************************
14 MAYIS 2002
BEYAZ GELÝNLÝK SEVGÝYLE NAKIÞLANDI
Can Bebek!
Bugün anneanneciðinin sýnavý vardý.Belli bir tasarlama yapmadan, ayaða kalkarak arkadaþlarýmýza önce kendimizi tanýtacaðýz,iki dakika içinde yaþamýmýzda bizi etkileyen bir olay hakkýnda konuþacaktýk.
Evet bebeðim ben de konuþtum.Anlatayým mý?Dinle öyleyse...
Þimdi anlatacaðým aným; O''Henry''den alýnma bir öykü deðildir. Bir Türk filmi ise hiç deðil.
Eþim ve ben 1973 yýlýnda Almanya''da evlenmek için Türk Konsolosluðu'na baþvurduk.25 Mayýsa gün verdiler. Fakat maddi olanaklarýmýz o kadar azdý ki,ne yapacaðýmýzýbilmiyorduk. Bana gelinlik, eþime de en azýndan damatlýk olarak kullanacaðý bir giysi gerekliydi.
Arkadaþlarýmýn aracýlýyla bir Alman arkadaþtan gelinlik bulduk. Otuz altý beden giyen ben, kýrk dört beden gelinliði giyip nikâh masasýna oturacaktým. Gelinliði veren hiç bir deðiþikliðin yapýlmasýný istemiyordu. Becerikli bir arkadaþým hemen gelinliði teyelleyerek bana uyarladý.
Buna raðmen gelinlik sanki üzerimde aðlýyordu. "Çýkar beni,ben sana ait deðilim" diyordu. Olsun!Gelinliðin beyaz rengi bana yeterdi. Daha nikaha on gün vardý. Hemen kendime ikinci bir iþ buldum. Akþamlarý bir büronun çöplerini döküyor, tuvaletlerini temizliyordum. Nikaha üç gün kala beðendiðim takým elbiseyi,papyonu ve ayakkabýyý eþime aldým. O gün ona sürpriz yapacak, kaygýlarýný yok edecektim.
Nikah günü sabah erkenden bir kafede buluþtuk. Elleri sargýlýydý. O ellerle masanýn altýndan koca bir paket çýkardý, bana verdi.
Paketi açtým. Ýçinden düþlerimdeki gibi bir gelinlik çýkmýþtý. Okul saatleri dýþýnda inþaatlerde çalýþmýþ, elleri yaralanana kadar sevgisini gelinliðime iþlemiþti.
Dedim ya bebeðim;herkesin olduðu gibi benim yaþamýmdan da bir kaç roman çýkar...
Se de dünyaya daha gözlerini açtýðýn andan itibaren ne romanlar yazacaksýn kim bilir?
Ben senin sevgiyle yazýlmýþ yaþam romanýnýn belki bir kaç satýrýný okuyabileceðim, amageride anneannenden kalanlarý senin çok iyi deðerlendireceðini biliyorum.
HEP SEVGÝYLE YAÞA BEBEK!......
Tülin DURSUN
"Tülin DURSUN" bütün yazýlarý için týklayýn...
