Murat Mehmet UÐURLU
Ruhlarý Dirilten Yenilikler
Her yeni buluþ yeniden yoðurmuþtur insan soyunu
Tarýmý öðrenince yerleþmeyi de keþfetmiþ olduk. Ev bark yapmayý, yol açmayý, ulaþýmý, taþýnmayý ve taþýmayý da…
Atlarý ve tekerleði icat edince dur durak bilmeden gezinmek, coðrafyamýzý geniþletmek aþkýna tutulduk; daðlarý, nehirleri aþýp fellik fellik dört bir yanýmýzý.
Hele de makine icat edilince ve yelkenlerin yerini alýnca gemilerde geçim derdi ile merak harmanlanýp yanýp tutuþunca doyumsuz egomuz ne yapacaðýmýzý, nereleri aþýp, hangi illerde konaklayacaðýmýzý bilemez olduk.
Sularýn mazlum gülleri gemileri kullanmaya baþlayýnca kocaman okyanuslarýn dalgalarýna ve uzak kavramýna meydan okumaya baþladýk. Uçaklar geldi ardýndan ve darmadaðýn etti baba ocaðýný, boþ koydu ana kucaðýný. Ufuklar ufuklara eklenince var olan yetiþemez oldu, teknolojinin sýnýrlarýný zorlamaya baþladý gereksemeler.
Önceleri mektupla, telgrafla, sonralarý telefonla yangýn yüreklerin özlemlerine su serpmekle yetindik. Ýlçe Askerlik Þubesi ile PTT ayný binada idi. Merdiven baþlarýnda ve altlarýnda, giriþ kapýsýnda okuma yazma bilmeyenlerin mektuplarýný asker- sivil gençler Salý günleri harýl harýl mektup yazarlardý. Sonradan her evden birkaç okuryazar çýkýnca onlarýn pabuçlarý da dama atýldý.
Bir yanda hasretle anýlan memleket, diðer yanda ekmek kapýsý ve dar günlerin sýðýnaðý gurbet; iki uç arasýnda gurbetçi ile yakýnlarý.
Köyün, köylünün sýcak temasýna hasret milyonlarca yürek özlem ateþiyle attý durdu yýllarca. Giden unutuldu, kalan bulunmadý dönüþlerde. Kimse kimseyi tanýmaz oldu kuþaklar deðiþtikçe.
Köyden ayrýldýktan sonra 5–10 yýllýk sürede, köye gidiþlerimde yolda gördüðüm ineklerin bile benzetmeyle kimin ineði olduðunu tanýyordum. Þimdi çocuklarý, torunlarý bile benzetemiyorum.
Bütün bu olumsuzluklarý ortadan kaldýrdý ruhlarý dirilten o çaðcýl yenilik.
Bugüne kadar aileleri, yakýn akrabalarý, köylüyü, komþuyu, hýsým akrabayý darmadaðýn eden uzaklýklarý yok eden olaðanüstü bu yenilik yerini aldý evlerimizde. Daðýlan bireyleri yeniden derleyici toplayýcý, yakýnlaþtýrýcý oldu. Hem de eskisinden daha iç içe soktu duvarlarý da kaldýrýrcasýna.
Bilgisayar ve Ýnternet.
Masalardan beyinlerimize ve hayallerimize akan Alâeddin’in sihirli lambasý büyülü büyüsüz hepimizin yaþamlarýmýza girdi. Dileklerimizi yerine getiriyor bire bir. Öyle uzun uzun ovmak da gerekmiyor, tuþlarýn üzerine dokununca hafifçe önümüze seriliyor dünya.
Bu sihirli lamba aydýnlandýðýnda cin çýkmasýný da beklemiyoruz. Konu komþuyu, dünyanýn dört bir yanýný, velhasýl her þeyi, her olaný biteni, unutulaný, yitirileni, özlenileni ile bir týk öteye taþýdý herkesi. Hem de anýnda, capcanlý ve nerdeyse nefesini de hissederek ulaþýyoruz yakýnlarýmýza.
Daðýlan aileler yeniden birleþiyor, unuttuðumuz köylülerimizle, izini yitirdiðimiz saçlarý aðarmýþ okul arkadaþlarýmýzý ve iki dünya bir araya gelse karþýlaþamayacaðýmýz binlerce hemþerilerimizle.
Dileðimiz herkesin evine alabileceði düzeye gelsin, olmayanlara da olanlar kapýlarýný açsýnlar. Yeniden güzel komþuluk iliþkilerine ve nice güzelliklere vesile olsun.
Bir zamanlar bir “eeeyyy” ötedekiler atom parçacýklarý misali uzak diyarlara savrulup daðýlmanýn sýzýsýyla kavruluyorduk. Þimdi bir “týk” ötede olmanýn tadýný çýkaralým.
Saygýyla ve sevgiyle….
Murat Mehmet UÐURLU
"Murat Mehmet UÐURLU" bütün yazýlarý için týklayýn...
Her yeni buluþ yeniden yoðurmuþtur insan soyunu
Tarýmý öðrenince yerleþmeyi de keþfetmiþ olduk. Ev bark yapmayý, yol açmayý, ulaþýmý, taþýnmayý ve taþýmayý da…
Atlarý ve tekerleði icat edince dur durak bilmeden gezinmek, coðrafyamýzý geniþletmek aþkýna tutulduk; daðlarý, nehirleri aþýp fellik fellik dört bir yanýmýzý.
Hele de makine icat edilince ve yelkenlerin yerini alýnca gemilerde geçim derdi ile merak harmanlanýp yanýp tutuþunca doyumsuz egomuz ne yapacaðýmýzý, nereleri aþýp, hangi illerde konaklayacaðýmýzý bilemez olduk.
Sularýn mazlum gülleri gemileri kullanmaya baþlayýnca kocaman okyanuslarýn dalgalarýna ve uzak kavramýna meydan okumaya baþladýk. Uçaklar geldi ardýndan ve darmadaðýn etti baba ocaðýný, boþ koydu ana kucaðýný. Ufuklar ufuklara eklenince var olan yetiþemez oldu, teknolojinin sýnýrlarýný zorlamaya baþladý gereksemeler.
Önceleri mektupla, telgrafla, sonralarý telefonla yangýn yüreklerin özlemlerine su serpmekle yetindik. Ýlçe Askerlik Þubesi ile PTT ayný binada idi. Merdiven baþlarýnda ve altlarýnda, giriþ kapýsýnda okuma yazma bilmeyenlerin mektuplarýný asker- sivil gençler Salý günleri harýl harýl mektup yazarlardý. Sonradan her evden birkaç okuryazar çýkýnca onlarýn pabuçlarý da dama atýldý.
Bir yanda hasretle anýlan memleket, diðer yanda ekmek kapýsý ve dar günlerin sýðýnaðý gurbet; iki uç arasýnda gurbetçi ile yakýnlarý.
Köyün, köylünün sýcak temasýna hasret milyonlarca yürek özlem ateþiyle attý durdu yýllarca. Giden unutuldu, kalan bulunmadý dönüþlerde. Kimse kimseyi tanýmaz oldu kuþaklar deðiþtikçe.
Köyden ayrýldýktan sonra 5–10 yýllýk sürede, köye gidiþlerimde yolda gördüðüm ineklerin bile benzetmeyle kimin ineði olduðunu tanýyordum. Þimdi çocuklarý, torunlarý bile benzetemiyorum.
Bütün bu olumsuzluklarý ortadan kaldýrdý ruhlarý dirilten o çaðcýl yenilik.
Bugüne kadar aileleri, yakýn akrabalarý, köylüyü, komþuyu, hýsým akrabayý darmadaðýn eden uzaklýklarý yok eden olaðanüstü bu yenilik yerini aldý evlerimizde. Daðýlan bireyleri yeniden derleyici toplayýcý, yakýnlaþtýrýcý oldu. Hem de eskisinden daha iç içe soktu duvarlarý da kaldýrýrcasýna.
Bilgisayar ve Ýnternet.
Masalardan beyinlerimize ve hayallerimize akan Alâeddin’in sihirli lambasý büyülü büyüsüz hepimizin yaþamlarýmýza girdi. Dileklerimizi yerine getiriyor bire bir. Öyle uzun uzun ovmak da gerekmiyor, tuþlarýn üzerine dokununca hafifçe önümüze seriliyor dünya.
Bu sihirli lamba aydýnlandýðýnda cin çýkmasýný da beklemiyoruz. Konu komþuyu, dünyanýn dört bir yanýný, velhasýl her þeyi, her olaný biteni, unutulaný, yitirileni, özlenileni ile bir týk öteye taþýdý herkesi. Hem de anýnda, capcanlý ve nerdeyse nefesini de hissederek ulaþýyoruz yakýnlarýmýza.
Daðýlan aileler yeniden birleþiyor, unuttuðumuz köylülerimizle, izini yitirdiðimiz saçlarý aðarmýþ okul arkadaþlarýmýzý ve iki dünya bir araya gelse karþýlaþamayacaðýmýz binlerce hemþerilerimizle.
Dileðimiz herkesin evine alabileceði düzeye gelsin, olmayanlara da olanlar kapýlarýný açsýnlar. Yeniden güzel komþuluk iliþkilerine ve nice güzelliklere vesile olsun.
Bir zamanlar bir “eeeyyy” ötedekiler atom parçacýklarý misali uzak diyarlara savrulup daðýlmanýn sýzýsýyla kavruluyorduk. Þimdi bir “týk” ötede olmanýn tadýný çýkaralým.
Saygýyla ve sevgiyle….
Murat Mehmet UÐURLU
"Murat Mehmet UÐURLU" bütün yazýlarý için týklayýn...
