Iþýk Teoman
Komþu kendini yeniliyor
Sakýz Adasý’na gitmiþ ve yaklaþýk on yýldýr yurt dýþýna çýkmamýþtým. Ülkemin güzellikleri bana yetiyor ve gezmekle bitmiyor çünkü. Ancak bu gidiþ biraz görev gibi oldu. Konak Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü Halk Oyunlarý ekibi Bulgaristan’ýn baþkenti Sofya’ya bir festival için davet edilmiþti. Belediye Baþkaným Muzaffer Tunçað’ýn isteði üzerine böyle bir yolculuða hazýrlandým. Tabii benim kafamýn içinde Bulgaristan, bu ülkeden transit geçiþ yapan gurbetçilerin anlattýklarý kadar. Polisin baskýsý, rüþvet istemesi, zorluk çýkarmasý ve bunlara benzer anlatýmlar. Ama tüm bunlarýn dýþýnda görmek ve yaþamak gerekiyor.
Sýnýr kapýsýnda zorluk yok
Hatay-Üçyol semtindeki kulüp binasýnýn önünden 35 kiþilik kafile ile yola koyulduk. Halk oyunlarý ekibinin bulunduðu yerde sessizlik olur mu hiç? Kemal’in çaldýðý akordeon eþliðinde, þarkýlý türkülü bir yolculuk baþladý. Yollarda verdiðimiz kýsa molalarýn ardýndan sabaha karþý sýnýr kapýsýna ulaþtýk. Bulgaristan göçmeni þoförümüz Gülbar Gülbahar’ýn talimatý üzerine koltuklar düzeltildi, otobüsün içi havalandýrýldý ve bir sessizlik içinde Bulgar gümrük memuru beklenmeye baþlandý. Üç beþ dakikalýk bir beklemenin ardýndan otobüsümüze binen memur hepimizin pasaportlarýný yüzümüze iyice bakarak kontrol etti sayýmý tamamladý ve indi gitti. Bulgaristan topraklarýndaydýk. Rüþvet, baský, oyalama ve zorluk bunlarýn hiçbirini yaþamadýk.
Ihlamur, ceviz ve kestane aðaçlarý
Gümrük kapýsýndan giriþimizle birlikte yeþil bir halýnýn üzerine düþtük sanki. Yol boyunca mis gibi kokan ýhlamur aðaçlarýnýn eþliðinde yolculuðumuzu sürdürdük. Ihlamur aðaçlarý zaman zaman yerini kestane ve ceviz aðaçlarýna býrakýyordu. Bir süre sonra ay çiçek tarlalarýnýn içinde devam etti bu yolculuk. Meriç nehrinin üzerinden geçerken, kýþ mevsiminde taþtýðý ve Edirne çevresine verdiði zararý düþündüm, ne kadar da sakin akýyordu. Sofya’ya kadar uzanan yol boyunca çevre tamamen ormanlýk alanlar ile kaplý. Bakýmlý üzüm baðlarý yol boyunca uzanýp gidiyor. Ýþaret levhalarýna çok önem verilmiþ. Kiril alfabesinin yanýnda mutlaka Latince yazýlmýþ levhalar bulunuyor.
Akaryakýt çok ucuz
Benzin istasyonlarýndaki fiyatlarý görünce, ”Amma kazýklanýyoruz.” demekten kendimi alamadým. Benim aracým LPG ile çalýþýyor. Litresi ülkemizde 1.85 YTL. Bulgaristan’da 1.19 Leva. Bizim paramýz ile onlarýn parasý bire bir olmuþ. Bir YTL veriyorsunuz, karþýlýðýnda bir leva alýyorsunuz. Sýnýrdan Sofya’ya kadar bir otoyol uzanýyor. Yeþil bir duvar içinde gidiliyor. Bitkiye, yeþile çok önem vermiþ Bulgaristan. Yol üzerinde Türk köylerine benzeyen yerleþim merkezleri bulunuyor. Hem benziyorlar, hem de bu köylerde oldukça fazla Türk yaþýyor. Çingeneler aðýrlýkta. Türk sýnýrýndan Sofya yaklaþýk 300 kilometre.
Kent kabuðunu deðiþtiriyor
Kent merkezine yaklaþtýkça tanýdýk, bildik levhalar okumaya baþlýyoruz. Metro, Praktiker gibi dev þirketler þubelerini çoktan açmýþlar bile. Kent þantiyeye dönmüþ. Carrefour alýþveriþ merkezinin inþasý hýzlý bir þekilde sürdürülüyor. Ayrýca kentin içinde metro inþaatý baþlamýþ. Bizim Üçyol-Üçkuyular arasýndaki çalýþmalara benzer hýzlý bir faaliyet var. Sofya’nýn merkezine doðru ilerlerken, 1970’li yýllarýn Türkiye’sinde, sanki zaman tünelinde gidiyor hissine kapýldým. Birçok bina bizim o yýllardaki mimarimizi andýrýyor. Osmanlýlar bu ülkede yüz yýllarca kalmýþ. Ama sanýrým o dönemdeki yapýlarýn tümünü yok etmiþler. Sadece kent merkezinde Mimar Sinan Usta’nýn yaptýðý Seyfullah Camii’ni býrakmýþlar. Duyduðuma göre ezan okunduðu için tepki gösteren Bulgar vatandaþlarý imza kampanyasý baþlatmýþlar.
Yeþili olmayan sokak yok gibi
Öðleden sonra kent merkezinde dört yýldýzlý Rodina adlý otele yerleþtik. Bizimle birlikte ayný otelde, Bulgaristan, Karadað, Ýrlanda ve Kore’den gelen dansçý, müzisyen ve halk oyunlarý ekipleri de kalýyordu. Kýsa bir süre dinlendikten ve yorgunluðu attýktan sonra kent turuna çýktým. Bir hafta kalacaðým bu kenti doyasýya gezmek, fotoðraf çekmek ve notlar almak aceleci davrandým. Sofya’da sokaklar, bizim Lozan ve Montrö Meydanlarý gibi onlarca meydana akýyor. Sokaklar bu merkezlerde birleþiyor. Kaldýrýmlarý, caddeleri ve sokaklarý kadýn süpürgeciler temizliyor. Yeþili ve aðacý bulunmayan sokak yok gibi. Kaldýrýmlarýn üzerinde yol boyunca, kestane aðaçlarý sýralanýyor. Hemen her mahallede çok büyük parklar ve çocuk oyun alanlarý yer alýyor.
Ulaþým raylý sistemle çözülmüþ
Bulgaristan’ýn baþkentinde kaldýðým süre içinde kadýnlarýn büyük özgürlükler elde ettiðini gördüm. Gece yarýsý tek baþýna karanlýk sokaklardan evine giden genç kýzlar. Bir elinde birasý, bir elinde sigarasýný tüttüren genç kadýnlar. Bebek arabasý iten erkekler. Çalýþma hayatýnýn her alanýnda kadýnlar yer alýyor. Ulaþým aðýrlýklý olarak raylý sistem ile saðlanýyor ve tüm trenleri kadýnlar kullanýyor. Bir zamanlar Ýzmir’in önemli ulaþým araçlarý arasýnda yer alan troleybüsler hala çalýþýyor. Raylý sistemin bulunmadýðý bölgelere bu araçlar gidiyor. Dakika baþý bir troleybüs ve tren geçiyor. Herkes oturarak seyahat ediyor. Raylý sistem kenti bir uçtan bir uca kadar sarýp sarmalamýþ. Metro çalýþmalarý da tamamlandýðýnda Sofya’da ulaþýmda bir sorun kalmayacak gibi görünüyor.
Piknik alanýnda bikinili kadýnlar
Uluslararasý festivale 12 yýldýr ev sahipliði yapan Vitoþa Belediyesi bizim Balçova ilçemiz gibi bir ormanýn yamacýna kurulmuþ. Benzerlik bu kadar olur. Termal suyu ve teleferiði de var. Ancak çok önemli bir farkla. Sofya’nýn sayfiyesi olan Vitoþa piknik alanýnda hafta sonunda herkes nefes almak ve dinlenmek için kendini buraya atýyor. Bikinili, mayolu yüzlerce insan yeþilliklerin üzerinde boylu boyunca vakit öldürüyor. Kimse kimseye bakmýyor, kimse kimseyle ilgilenmiyor. Herkes gönlünce özgürce hafta sonu tatilini deðerlendiriyor.
Bira, sudan ucuz
Sofya, baþkent olmasýna karþýn caddeleri, bulvarlarý ve sokaklarý sessiz ve sakin. Genç bir kesim sokaklarda, kafeteryalarda, lokantalarda kaldýrýmlara atýlan masalarda vakit geçiriyor. Ýzmir’deki gibi insanlar geç vakitlere kadar sokakta yaþýyor. Kaldýrýmlarýn üzerinde masalar, sandalyeler sýralanmýþ hemen herkes sabah erkenden birasýný yudumluyor. Su yerine bira içiliyor ve çok ucuz. Her marka bira satýlýyor. Bulgar birasý bizim paramýzla 75 Yeni Kuruþ. Yani sudan ucuz olunca da bolca içiliyor. Sofya’da yiyecek çok ucuz. Birkaç lira ile karýn doyurmak mümkün. Ama tüm yiyecekler domuz etinden yapýldýðý için Müslümanlarýn iþi biraz zor. Onun için bizim kafiledekiler oldukça zorluk çektiler. Bir hafta boyunca tavuk ile yetinmek zorunda kaldýlar.
Ekibimiz paylaþýlamadý
Türk halk oyunlarý ekibi Bulgaristan’da paylaþýlamadý. Özellikle Kafkas ve Artvin ekibinin oyunlarý onlara çok özel ve güzel geldi. Gösteriler arasýnda bir de semazenin çýkýp dönmesi þaþkýnlýklarýný bir kat daha artýrdý. Bulgaristan’da yýllarca ticaret ile uðraþan Konak Belediyesi’nin meclis üyesi Avukat Ýrfan Can’ýn Bulgarca sunumlarý ve teþekkürleri Bulgar vatandaþlarýn sempatisini topladý. Halk oyunlarý ekibi festival kapsamýnda bir Bulgar çiftin düðününde kýna gecesini canlandýrmasý ilgiyle izlendi. Müzikleri ve oyunlarýyla birbirine çok benzeyen iki ülkenin oyuncularý kýsa süre içinde kaynaþtýlar.
Türk öðrenciler mutlu
Sofya merkezinde gezilebilecek, alýþveriþ yapýlabilecek çok yer var. Bu alýþveriþler sýrasýnda, Avrupa Birliði’ne adým atmýþ olmalarýna karþýn, sokaklarda dilenen çok sayýda yaþlý kadýna rastladým. Ve ilginçtir, biz de kökü kazýnan tinerci çocuklar kaldýrýmlarda naylon torbalarýn içinde gözleri geriye kaymýþ burunlarýna çekip duruyorlar. Fotoðraf çekmeyi düþündüm. Ancak problem yaþayabilirim gerekçesiyle vazgeçtim. Sofya merkezde üniversite eðitimi alan çok sayýda Türk gencine rastladým. Bizim üniversiteler ile denkliði bulunan bu okullarda Ýngilizce eðitim alan gençler yaþamlarýndan pek mutlu görünüyorlar.
Vize almak zor
Yaklaþýk bir hafta kaldýðým Sofya kent merkezindeki otelden, programlardan fýrsatlar yaratarak, yaya dolaþmayý tercih ettim. Araçlarýn girmediði yollara girdim. Çarþýlarý gezdim. Tarihi mekanlarý dolaþtým. Caddelerde, kafeteryalarda oturdum. Bizim kornet dondurmanýn üç beþ kat büyüklüðündeki dondurmalardan atýþtýrdým. Bizim ülkemizle kýyaslama olanaðý buldum. Sosyalist sistemin oluþturduðu alt yapýnýn vermiþ olduðu kolaylýkla Bulgaristan’da hemen her þey deðiþmeye baþlamýþ. Bir yanda Avrupalý ve Amerikalý þirketler, diðer yanda köhnemiþ binalar ve eski araçlar ile yapýlan kent içi ulaþým. Ama sonuç olarak çok özgür bulduðum ve demokrasinin tadýný çýkardýklarýný umduðum Bulgaristan’a bir kez daha gitmek isterim. Ama þunu belirtmeden geçmek istemiyorum. Avrupa Birliði’ne adým atmýþlar. Ancak Leva geçerli. Ve en önemlisi vize almak çok zor.

Sofya’yý genel olarak görmek için Vitoþa’ya gittik. Vitoþa bizim Balçova’nýn týpa týp benzeri. Bin 300 metre yükseklikteki bu bölgeye teleferik ile de çýkýlýyor ve termal suyu bulunuyor. Vitoþa, Sofyalýlarýn hafta sonunu geçirdikleri çok büyük bir piknik alaný.

Kent yeþil bir örtüyle kaplanmýþ gibi. Tüm sokaklarda kaldýrým kenarlarýnda kestane, ýhlamur ve ceviz aðaçlarý yükseliyor. Hemen her köþeden karþýnýza fýskiyeli havuzlar çýkýyor.

Sofya’da Türklerin aðýrlýklý olarak yaþadýklarý bir köy ve köy meydanýnda iþportacýlar, bildik görüntüler.

Aslanlý yol Sofya’nýn en büyük bulvarlarýndan. Yolun her iki tarafýnda karþýlýklý olarak yerleþtirilmiþ aslan heykelleri bulunuyor.

Ýzmir’de yýllar önce körfezde balýklara yuva olan troleybüsler Sofya sokaklarýnda hala yolcu taþýyor. Ve kent içindeki ulaþýmda önemli bir payý var.

Tramvaylar kenti bir að gibi örmüþ. Yani demir aðlar bir uçtan bir uca ve dakikada bir hareket eden tramvaylarýn sürücüleri çoðunlukla kadýnlar.

Parklar ve yeþil alanlar kentin önemli bir bölümünü kaplýyor. Genç kýzlar ve erkekler bu parklarda özgürce dolaþýyorlar.

Piknik alaný Vitoþa’da Sofyalýlar bir sahil beldesindeki gibi bikini ve mayolar ile dolaþýyor, güneþleniyor, hafta sonlarýnýn keyfini çýkarýyor.

Sofya’da ayakta kalan tek Camii. Seyfullah Cami Mimar Sinan’ýn eseri ve o nedenle dokunmamýþlar. Diðerlerinin hepsi bir zamanlar yerle bir edilmiþ.

Yerin altýndan çýkan antik kentin ortasýndan geçirilen çarþý ilginç bir görüntü oluþturmuþ.

Sofya’nýn en büyük Katedrali. Ziyaretçi akýnýna uðruyor. Aleksander Nevski Katedrali’nin içinde nedense fotoðraf çekmek yasaklanmýþ.

Katedrale giden yolun üzerinde kurulan Rus pazarýnda eski yýllara ait hemen her þeyi bulmak mümkün. Madalyalar, silahlar, kýlýçlar ve kasaturalar. Satýn almak kolay ama ülke dýþýna çýkarmak çok zor.

Rejimin deðiþmesiyle birlikte gençler her türlü yeniliðe yönelmiþler. Ýþte bir dövme ustasý ve kuyrukta bekleyen Sofyalý genç kýzlar.

Bizim ülkemizdeki gibi mýsýr henüz bardaða girmemiþ. Dededen kalma kazanlarda kaynatýlarak satýlýyor.
Iþýk Teoman
isikteoman@gmail.com
Sakýz Adasý’na gitmiþ ve yaklaþýk on yýldýr yurt dýþýna çýkmamýþtým. Ülkemin güzellikleri bana yetiyor ve gezmekle bitmiyor çünkü. Ancak bu gidiþ biraz görev gibi oldu. Konak Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü Halk Oyunlarý ekibi Bulgaristan’ýn baþkenti Sofya’ya bir festival için davet edilmiþti. Belediye Baþkaným Muzaffer Tunçað’ýn isteði üzerine böyle bir yolculuða hazýrlandým. Tabii benim kafamýn içinde Bulgaristan, bu ülkeden transit geçiþ yapan gurbetçilerin anlattýklarý kadar. Polisin baskýsý, rüþvet istemesi, zorluk çýkarmasý ve bunlara benzer anlatýmlar. Ama tüm bunlarýn dýþýnda görmek ve yaþamak gerekiyor.
Sýnýr kapýsýnda zorluk yok
Hatay-Üçyol semtindeki kulüp binasýnýn önünden 35 kiþilik kafile ile yola koyulduk. Halk oyunlarý ekibinin bulunduðu yerde sessizlik olur mu hiç? Kemal’in çaldýðý akordeon eþliðinde, þarkýlý türkülü bir yolculuk baþladý. Yollarda verdiðimiz kýsa molalarýn ardýndan sabaha karþý sýnýr kapýsýna ulaþtýk. Bulgaristan göçmeni þoförümüz Gülbar Gülbahar’ýn talimatý üzerine koltuklar düzeltildi, otobüsün içi havalandýrýldý ve bir sessizlik içinde Bulgar gümrük memuru beklenmeye baþlandý. Üç beþ dakikalýk bir beklemenin ardýndan otobüsümüze binen memur hepimizin pasaportlarýný yüzümüze iyice bakarak kontrol etti sayýmý tamamladý ve indi gitti. Bulgaristan topraklarýndaydýk. Rüþvet, baský, oyalama ve zorluk bunlarýn hiçbirini yaþamadýk.
Ihlamur, ceviz ve kestane aðaçlarý
Gümrük kapýsýndan giriþimizle birlikte yeþil bir halýnýn üzerine düþtük sanki. Yol boyunca mis gibi kokan ýhlamur aðaçlarýnýn eþliðinde yolculuðumuzu sürdürdük. Ihlamur aðaçlarý zaman zaman yerini kestane ve ceviz aðaçlarýna býrakýyordu. Bir süre sonra ay çiçek tarlalarýnýn içinde devam etti bu yolculuk. Meriç nehrinin üzerinden geçerken, kýþ mevsiminde taþtýðý ve Edirne çevresine verdiði zararý düþündüm, ne kadar da sakin akýyordu. Sofya’ya kadar uzanan yol boyunca çevre tamamen ormanlýk alanlar ile kaplý. Bakýmlý üzüm baðlarý yol boyunca uzanýp gidiyor. Ýþaret levhalarýna çok önem verilmiþ. Kiril alfabesinin yanýnda mutlaka Latince yazýlmýþ levhalar bulunuyor.
Akaryakýt çok ucuz
Benzin istasyonlarýndaki fiyatlarý görünce, ”Amma kazýklanýyoruz.” demekten kendimi alamadým. Benim aracým LPG ile çalýþýyor. Litresi ülkemizde 1.85 YTL. Bulgaristan’da 1.19 Leva. Bizim paramýz ile onlarýn parasý bire bir olmuþ. Bir YTL veriyorsunuz, karþýlýðýnda bir leva alýyorsunuz. Sýnýrdan Sofya’ya kadar bir otoyol uzanýyor. Yeþil bir duvar içinde gidiliyor. Bitkiye, yeþile çok önem vermiþ Bulgaristan. Yol üzerinde Türk köylerine benzeyen yerleþim merkezleri bulunuyor. Hem benziyorlar, hem de bu köylerde oldukça fazla Türk yaþýyor. Çingeneler aðýrlýkta. Türk sýnýrýndan Sofya yaklaþýk 300 kilometre.
Kent kabuðunu deðiþtiriyor
Kent merkezine yaklaþtýkça tanýdýk, bildik levhalar okumaya baþlýyoruz. Metro, Praktiker gibi dev þirketler þubelerini çoktan açmýþlar bile. Kent þantiyeye dönmüþ. Carrefour alýþveriþ merkezinin inþasý hýzlý bir þekilde sürdürülüyor. Ayrýca kentin içinde metro inþaatý baþlamýþ. Bizim Üçyol-Üçkuyular arasýndaki çalýþmalara benzer hýzlý bir faaliyet var. Sofya’nýn merkezine doðru ilerlerken, 1970’li yýllarýn Türkiye’sinde, sanki zaman tünelinde gidiyor hissine kapýldým. Birçok bina bizim o yýllardaki mimarimizi andýrýyor. Osmanlýlar bu ülkede yüz yýllarca kalmýþ. Ama sanýrým o dönemdeki yapýlarýn tümünü yok etmiþler. Sadece kent merkezinde Mimar Sinan Usta’nýn yaptýðý Seyfullah Camii’ni býrakmýþlar. Duyduðuma göre ezan okunduðu için tepki gösteren Bulgar vatandaþlarý imza kampanyasý baþlatmýþlar.
Yeþili olmayan sokak yok gibi
Öðleden sonra kent merkezinde dört yýldýzlý Rodina adlý otele yerleþtik. Bizimle birlikte ayný otelde, Bulgaristan, Karadað, Ýrlanda ve Kore’den gelen dansçý, müzisyen ve halk oyunlarý ekipleri de kalýyordu. Kýsa bir süre dinlendikten ve yorgunluðu attýktan sonra kent turuna çýktým. Bir hafta kalacaðým bu kenti doyasýya gezmek, fotoðraf çekmek ve notlar almak aceleci davrandým. Sofya’da sokaklar, bizim Lozan ve Montrö Meydanlarý gibi onlarca meydana akýyor. Sokaklar bu merkezlerde birleþiyor. Kaldýrýmlarý, caddeleri ve sokaklarý kadýn süpürgeciler temizliyor. Yeþili ve aðacý bulunmayan sokak yok gibi. Kaldýrýmlarýn üzerinde yol boyunca, kestane aðaçlarý sýralanýyor. Hemen her mahallede çok büyük parklar ve çocuk oyun alanlarý yer alýyor.
Ulaþým raylý sistemle çözülmüþ
Bulgaristan’ýn baþkentinde kaldýðým süre içinde kadýnlarýn büyük özgürlükler elde ettiðini gördüm. Gece yarýsý tek baþýna karanlýk sokaklardan evine giden genç kýzlar. Bir elinde birasý, bir elinde sigarasýný tüttüren genç kadýnlar. Bebek arabasý iten erkekler. Çalýþma hayatýnýn her alanýnda kadýnlar yer alýyor. Ulaþým aðýrlýklý olarak raylý sistem ile saðlanýyor ve tüm trenleri kadýnlar kullanýyor. Bir zamanlar Ýzmir’in önemli ulaþým araçlarý arasýnda yer alan troleybüsler hala çalýþýyor. Raylý sistemin bulunmadýðý bölgelere bu araçlar gidiyor. Dakika baþý bir troleybüs ve tren geçiyor. Herkes oturarak seyahat ediyor. Raylý sistem kenti bir uçtan bir uca kadar sarýp sarmalamýþ. Metro çalýþmalarý da tamamlandýðýnda Sofya’da ulaþýmda bir sorun kalmayacak gibi görünüyor.
Piknik alanýnda bikinili kadýnlar
Uluslararasý festivale 12 yýldýr ev sahipliði yapan Vitoþa Belediyesi bizim Balçova ilçemiz gibi bir ormanýn yamacýna kurulmuþ. Benzerlik bu kadar olur. Termal suyu ve teleferiði de var. Ancak çok önemli bir farkla. Sofya’nýn sayfiyesi olan Vitoþa piknik alanýnda hafta sonunda herkes nefes almak ve dinlenmek için kendini buraya atýyor. Bikinili, mayolu yüzlerce insan yeþilliklerin üzerinde boylu boyunca vakit öldürüyor. Kimse kimseye bakmýyor, kimse kimseyle ilgilenmiyor. Herkes gönlünce özgürce hafta sonu tatilini deðerlendiriyor.
Bira, sudan ucuz
Sofya, baþkent olmasýna karþýn caddeleri, bulvarlarý ve sokaklarý sessiz ve sakin. Genç bir kesim sokaklarda, kafeteryalarda, lokantalarda kaldýrýmlara atýlan masalarda vakit geçiriyor. Ýzmir’deki gibi insanlar geç vakitlere kadar sokakta yaþýyor. Kaldýrýmlarýn üzerinde masalar, sandalyeler sýralanmýþ hemen herkes sabah erkenden birasýný yudumluyor. Su yerine bira içiliyor ve çok ucuz. Her marka bira satýlýyor. Bulgar birasý bizim paramýzla 75 Yeni Kuruþ. Yani sudan ucuz olunca da bolca içiliyor. Sofya’da yiyecek çok ucuz. Birkaç lira ile karýn doyurmak mümkün. Ama tüm yiyecekler domuz etinden yapýldýðý için Müslümanlarýn iþi biraz zor. Onun için bizim kafiledekiler oldukça zorluk çektiler. Bir hafta boyunca tavuk ile yetinmek zorunda kaldýlar.
Ekibimiz paylaþýlamadý
Türk halk oyunlarý ekibi Bulgaristan’da paylaþýlamadý. Özellikle Kafkas ve Artvin ekibinin oyunlarý onlara çok özel ve güzel geldi. Gösteriler arasýnda bir de semazenin çýkýp dönmesi þaþkýnlýklarýný bir kat daha artýrdý. Bulgaristan’da yýllarca ticaret ile uðraþan Konak Belediyesi’nin meclis üyesi Avukat Ýrfan Can’ýn Bulgarca sunumlarý ve teþekkürleri Bulgar vatandaþlarýn sempatisini topladý. Halk oyunlarý ekibi festival kapsamýnda bir Bulgar çiftin düðününde kýna gecesini canlandýrmasý ilgiyle izlendi. Müzikleri ve oyunlarýyla birbirine çok benzeyen iki ülkenin oyuncularý kýsa süre içinde kaynaþtýlar.
Türk öðrenciler mutlu
Sofya merkezinde gezilebilecek, alýþveriþ yapýlabilecek çok yer var. Bu alýþveriþler sýrasýnda, Avrupa Birliði’ne adým atmýþ olmalarýna karþýn, sokaklarda dilenen çok sayýda yaþlý kadýna rastladým. Ve ilginçtir, biz de kökü kazýnan tinerci çocuklar kaldýrýmlarda naylon torbalarýn içinde gözleri geriye kaymýþ burunlarýna çekip duruyorlar. Fotoðraf çekmeyi düþündüm. Ancak problem yaþayabilirim gerekçesiyle vazgeçtim. Sofya merkezde üniversite eðitimi alan çok sayýda Türk gencine rastladým. Bizim üniversiteler ile denkliði bulunan bu okullarda Ýngilizce eðitim alan gençler yaþamlarýndan pek mutlu görünüyorlar.
Vize almak zor
Yaklaþýk bir hafta kaldýðým Sofya kent merkezindeki otelden, programlardan fýrsatlar yaratarak, yaya dolaþmayý tercih ettim. Araçlarýn girmediði yollara girdim. Çarþýlarý gezdim. Tarihi mekanlarý dolaþtým. Caddelerde, kafeteryalarda oturdum. Bizim kornet dondurmanýn üç beþ kat büyüklüðündeki dondurmalardan atýþtýrdým. Bizim ülkemizle kýyaslama olanaðý buldum. Sosyalist sistemin oluþturduðu alt yapýnýn vermiþ olduðu kolaylýkla Bulgaristan’da hemen her þey deðiþmeye baþlamýþ. Bir yanda Avrupalý ve Amerikalý þirketler, diðer yanda köhnemiþ binalar ve eski araçlar ile yapýlan kent içi ulaþým. Ama sonuç olarak çok özgür bulduðum ve demokrasinin tadýný çýkardýklarýný umduðum Bulgaristan’a bir kez daha gitmek isterim. Ama þunu belirtmeden geçmek istemiyorum. Avrupa Birliði’ne adým atmýþlar. Ancak Leva geçerli. Ve en önemlisi vize almak çok zor.














Iþýk Teoman
isikteoman@gmail.com
"Iþýk Teoman" bütün yazýlarý için týklayýn...
