Gürbüz SEZGÝN
ZEUS'UN EVLENMELERÝ
Hesiodos, "Theogonia" adlý eserinde evrenin oluþumundan öte
bir iktidar mücadelesini anlatýr bize.
Ýktidara gelince de yedi evliliðiyle,
hangi nitelikleri olmasý gerektiðini anlatýr bir yöneticide.
Zeus simgesinde bir iktidarý ve yönetimi özdeþleþtirir hikayesinde.
Ýktidar mücadelesini anlatalým önce.
Zeus, babasý Kronos'un yuttuðu kardeþlerini kurtarmakla baþlar ise.
Babasýný kusturup kavuþunca kardeþlerine,
kýz kardeþleri Hera, Hestia ve Demeter' e,
erkek kardeþleri Poseidon'la acýmak bilmez Hades'e,
yerleþtiler Olympos'un tepesine.
Titan tanrýlar ise,
savaþa hazýrlanýyorlardý dumanlý Othris'te.
Tam on yýl süren mücadelede, taraflarýn hiçbiri galip gelemeyince,
Zeus baþvurdu yeraltýnda zincirli devlere.
Böylece Kronosoðullarý, tek gözlü Kyklopslar ve yüz kollu Hekatonkheirler bütün güçleriyle,
giriþtiler amansýz cenke.
Zeus'un þimþekleri ve yýldýrýmlarýyla,
yüz kollu devlerin fýrlattýðý taþlarla
Titanlar sürüklenip Tartaros'a,
sonsuzca hapsedildiler bu büyük karanlýða.
Bekçi dikildi devler Tartaros'un kapýsýna, Zeus'un buyruðuyla.
Savaþ bitmemiþti hala,
zira, büyükanneleri Gaia, Typhon'u doðurdu seviþip Tartaros'la.
Toprak Ana, sahip olmak istemiþti evrene son oðluyla.
Typhon, alev saçan aðzýyla, korkunç baðrýþmalarýyla korku saldý tanrýlara;
ama, ileri görüþlü Zeus varmýþtý farkýna
ve tutuþtu onunla büyük bir savaþa.
Öyle bir gürledi ki yer gök inledi ayaklarý altýnda.
Yýðýlýp kaldý yere Typhon yediði kamçýyla
ve düþtü Toprak Ana'nýn kucaðýna, gömüldü Etna daðýna.
Zeus böyle geçti tanrýlarýn ve insanlarýn baþýna.
Bundan böyle sürdürecekti hep iktidarýna Olympos'ta.
Böyle uygun görünce kardeþleri,
Zeus'un ilk iþi, onlarla paylaþmak oldu yetkilerini.
Hestia kentlerin ateþini,
Hera evliliði,
Demeter topraðýn verimliliðini,
Poseidon denizleri üstlendi.
Yeraltý ise Hades'indi.
Evrenin yönetimi oybirliðiyle Zeus'a verildi.
Üstlenir üstlenmez yönetimi,
altý kez evlenip belirleyecekti ilkelerini.
Yedincisi Hera'yla evlenip sonsuz dinlenceye çekilecekti.
Altý evliliði kimlerleydi ve neydi bu evliliklerin özelliði?
Zeus'un ilk esi Metis'ti, tanrýlarýn en çok bileni.
Onu öylesine seviyordu ki,
ölümsüzlerin hiçbiri, bilgelikte geçmesin diye kendisini,
yuttu onu gövdesine indirdi.
Böylece Metis, her zaman bildirecekti eðriyi ve iyiyi.
Doðum zamaný,
oðlu Hephaistos'u çaðýrdý, topal demirci tanrýyý,
baltayla yardýrdý kafasýný.
Böyle doðurdu bilge tanrýçayý, gök gözlü Athena'yý.
Bundan böyle Athena karar kýlacaktý
savaþlarda kim haksýz kim haklý.
Tüm tanrýçalar onu kýskandý.
Bütün savaþlarda o vardý,
yöneterek ordularý, dünyayý birbirine kattý.
Ayrýca öðretti kadýnlara dikiþ nakýþý.
Bilgelikle yönetti Zeus insanlar katýný, Metis'ten aldýðý.
Daha iyi yönetebilirdi dünyayý tanrýlar kralý,
baþka iþlere vermeseydi aklýný, dizginleyebilseydi çapkýnlýklarýný.
Ama bir yönetici için Metis olmazsa olmazdý.
Ýkinci evliliði Yasalar tanrýçasýydý.
Themis ondan doðurdu Horalarý ve Moiralarý.
Horalardan Eunomia gözetliyordu en iyi yasalarý,
Eirene barýþý, Dike en haklý yargýlarý.
Moiralar paylaþtýrýyordu yaþama paylarýmýzý.
Klotho, Lakhesis, Atropos baðýmsýzdý
belirlerken mutlu veya mutsuz olacaklarý.
Sonuçta baþtanrý en iyi yasalarý çýkarmalýydý, adil olmalýydý,
dahasý her daim barýþý korumalýydý.
Üçüncü evliliðini Zeus, Eurynome ile yaptý.
Güzelliðiyle görenleri büyülüyordu bu uyum tanrýçasý.
Kharitleri doðurdu, üç güzel kýzý: Aglaie, Euphrosyne ve Thalia koydu adlarýný.
Adlarýnýn anlamý güzellik, ýþýltý ve parlaklýktý.
Kýsacasý, simgeliyorlardý göze hoþ olaný.
Mesken tutmuþlardý oyunlar için daðlarý, her taraftan duyulsun diye çalgýlarý.
Allayýp pullamýþlardý Pandora'yý, az deðildi katkýlarý.
Onlarla þenlenirdi Apollon'un, Afrodit'in alaylarý.
En önemlisi, Kharitler her çeþit sanatý esinleyen ve koruyandý.
Onlar saðlardý insanlarda ve tanrýlarda yaratýcýlýðý.
Sözün kýsasý, yaratýcýlýk olmadan, deðil tanrý, insan bile olunamazdý.
Dördüncü eþi Demeter'di, tarlalarýn bereketi, topraðýn verimliliði.
Zeus, bilgeler bilgesi Demeter'le seviþti.
Bir kýz çocuðu verdi ona bizimkisi, Persephone'yi.
Hades, yeraltýnýn bekçisi, Persephone'yi kaçýrýp annesinden gizli, onunla evlenecekti.
Yeraltý kraliçesi sadece dört ay görebilecekti annesini.
Ýþte bu dört ayda, ilkbaharda, toprak yeþerecekti.
Zeus, kýzkardeþi Demeter'le evlenmeseydi,
ne kalýrdý iþlerinin beti bereketi, ne de doyurabilirdi ölümlü1eri.
Yani Demeter ekonomiden baþka bir þey deðildi.
Beþincisi, Titan tanrýçalardan biri, Mnemosyne'ydi.
Adýnýn anlamý bellekti. Zeus ile Pieria'da birleþti,
Hesiodos'un memleketi, Boiotia'nýn bir kenti.
Burada doðurdu Müzleri, esin perilerini.
Kalliope, destan þiirini; Klio, tarihi; Polhymnia, pantomimi; Euterpe, flütün ezgilerini;
Terpsikhore, dansýn ritmini; Erato, korolu þiiri; Melpomene, trajediyi; Thalia, komediyi;
Urania, gök bilimini temsil etti.
Müzler ki, bütün ozanlarýn sevgilisi, herkes tarafýndan da sevilirdi.
Çünkü yalnýzca onlar bir insaný tanrý, bir tanrýyý insan yapabilirdi.
Zeus, kurmak için kendi egemenliðini,
öncelikle yaratýcý güçleri benimsemeliydi.
Ne zaman insana yaklaþmak isteseler Olympos'un efendileri,
kullanýrlardý bu sevimli güçleri.
Müzler sayesindedir ki, Homeros da, Hesiodos da yaratmýþlardý eserlerini.
Altýncý eþ olarak Leto'yu aldý, Apollon ile Artemis'in analarý.
Leto, Zeus'un kollarýnda gebe kalmýþtý.
Çocuklarý Uranos'un en güzel torunlarýydý.
Apollon, kahin tanrý, her þeyden haberi vardý.
Dahasý, güneþle, gün ýþýðýyla birlikte anýlýrdý.
Müz1er hep onun peþine takýlýrdý.
Güzel lir çalardý ama bir müzik yarýþmasý sonunda diri diri yüzüp Marsyas'ý,
lekeledi o büyük adýný.
Artemis, Leto'nun güzel kýzý, ay tanrýçasýydý;
akþamlarý, alýp oklarýyla yayýný geyik avlardý.
Bu iki kardeþ tanrý, çocuklarýnýn çokluðuyla övünen Niobe'yi cezalandýrdý.
Altý oðlunu Apollon, altý kýzýný da Artemis oklarýyla avladý.
Niobe'nin acýsý ve ahý onlarýn peþini hiç býrakmadý.
Oysa asýl sýfatlarý, ApolIon gündüz, Artemis gece aydýnlatmaktý dünyayý.
Demek ki Zeus, evrenin sahibi,
24 saat uyanýk kalmalýydý ve insanlarý aydýnlatmalýydý.
Bu, bir yönetici için deðiþmez kuraldý.
Zeus, böylelikle donanýp bütün yetileri, evrenin hakimi oldu.
Artýk dinlenmesi gerekiyordu.
Evliliðinin sonuncusu Hera'yla oldu.
Hera, yataðýna alýp Zeus'u,
Hebe'yi, Ares'i, Eileithyia'yi doðurdu.
Kýskançlýkta üstüne yoktu.
Hesiodos ve Homeros, bir öfke, hýrs, kin dolu canlandýrdý onu.
Oysa Hera, eni konu evliliðin kendisini simgeliyordu.
Kronosoðlu, Hera'yla birlikte paylaþtýlar sonsuzluðu,
insanlar gibi bazen mutsuz, bazen de mutlu.
Gürbüz SEZGÝN
anteros59@hotmail.com
Hesiodos, "Theogonia" adlý eserinde evrenin oluþumundan öte
bir iktidar mücadelesini anlatýr bize.
Ýktidara gelince de yedi evliliðiyle,
hangi nitelikleri olmasý gerektiðini anlatýr bir yöneticide.
Zeus simgesinde bir iktidarý ve yönetimi özdeþleþtirir hikayesinde.
Ýktidar mücadelesini anlatalým önce.
Zeus, babasý Kronos'un yuttuðu kardeþlerini kurtarmakla baþlar ise.
Babasýný kusturup kavuþunca kardeþlerine,
kýz kardeþleri Hera, Hestia ve Demeter' e,
erkek kardeþleri Poseidon'la acýmak bilmez Hades'e,
yerleþtiler Olympos'un tepesine.
Titan tanrýlar ise,
savaþa hazýrlanýyorlardý dumanlý Othris'te.
Tam on yýl süren mücadelede, taraflarýn hiçbiri galip gelemeyince,
Zeus baþvurdu yeraltýnda zincirli devlere.
Böylece Kronosoðullarý, tek gözlü Kyklopslar ve yüz kollu Hekatonkheirler bütün güçleriyle,
giriþtiler amansýz cenke.
Zeus'un þimþekleri ve yýldýrýmlarýyla,
yüz kollu devlerin fýrlattýðý taþlarla
Titanlar sürüklenip Tartaros'a,
sonsuzca hapsedildiler bu büyük karanlýða.
Bekçi dikildi devler Tartaros'un kapýsýna, Zeus'un buyruðuyla.
Savaþ bitmemiþti hala,
zira, büyükanneleri Gaia, Typhon'u doðurdu seviþip Tartaros'la.
Toprak Ana, sahip olmak istemiþti evrene son oðluyla.
Typhon, alev saçan aðzýyla, korkunç baðrýþmalarýyla korku saldý tanrýlara;
ama, ileri görüþlü Zeus varmýþtý farkýna
ve tutuþtu onunla büyük bir savaþa.
Öyle bir gürledi ki yer gök inledi ayaklarý altýnda.
Yýðýlýp kaldý yere Typhon yediði kamçýyla
ve düþtü Toprak Ana'nýn kucaðýna, gömüldü Etna daðýna.
Zeus böyle geçti tanrýlarýn ve insanlarýn baþýna.
Bundan böyle sürdürecekti hep iktidarýna Olympos'ta.
Böyle uygun görünce kardeþleri,
Zeus'un ilk iþi, onlarla paylaþmak oldu yetkilerini.
Hestia kentlerin ateþini,
Hera evliliði,
Demeter topraðýn verimliliðini,
Poseidon denizleri üstlendi.
Yeraltý ise Hades'indi.
Evrenin yönetimi oybirliðiyle Zeus'a verildi.
Üstlenir üstlenmez yönetimi,
altý kez evlenip belirleyecekti ilkelerini.
Yedincisi Hera'yla evlenip sonsuz dinlenceye çekilecekti.
Altý evliliði kimlerleydi ve neydi bu evliliklerin özelliði?
Zeus'un ilk esi Metis'ti, tanrýlarýn en çok bileni.
Onu öylesine seviyordu ki,
ölümsüzlerin hiçbiri, bilgelikte geçmesin diye kendisini,
yuttu onu gövdesine indirdi.
Böylece Metis, her zaman bildirecekti eðriyi ve iyiyi.
Doðum zamaný,
oðlu Hephaistos'u çaðýrdý, topal demirci tanrýyý,
baltayla yardýrdý kafasýný.
Böyle doðurdu bilge tanrýçayý, gök gözlü Athena'yý.
Bundan böyle Athena karar kýlacaktý
savaþlarda kim haksýz kim haklý.
Tüm tanrýçalar onu kýskandý.
Bütün savaþlarda o vardý,
yöneterek ordularý, dünyayý birbirine kattý.
Ayrýca öðretti kadýnlara dikiþ nakýþý.
Bilgelikle yönetti Zeus insanlar katýný, Metis'ten aldýðý.
Daha iyi yönetebilirdi dünyayý tanrýlar kralý,
baþka iþlere vermeseydi aklýný, dizginleyebilseydi çapkýnlýklarýný.
Ama bir yönetici için Metis olmazsa olmazdý.
Ýkinci evliliði Yasalar tanrýçasýydý.
Themis ondan doðurdu Horalarý ve Moiralarý.
Horalardan Eunomia gözetliyordu en iyi yasalarý,
Eirene barýþý, Dike en haklý yargýlarý.
Moiralar paylaþtýrýyordu yaþama paylarýmýzý.
Klotho, Lakhesis, Atropos baðýmsýzdý
belirlerken mutlu veya mutsuz olacaklarý.
Sonuçta baþtanrý en iyi yasalarý çýkarmalýydý, adil olmalýydý,
dahasý her daim barýþý korumalýydý.
Üçüncü evliliðini Zeus, Eurynome ile yaptý.
Güzelliðiyle görenleri büyülüyordu bu uyum tanrýçasý.
Kharitleri doðurdu, üç güzel kýzý: Aglaie, Euphrosyne ve Thalia koydu adlarýný.
Adlarýnýn anlamý güzellik, ýþýltý ve parlaklýktý.
Kýsacasý, simgeliyorlardý göze hoþ olaný.
Mesken tutmuþlardý oyunlar için daðlarý, her taraftan duyulsun diye çalgýlarý.
Allayýp pullamýþlardý Pandora'yý, az deðildi katkýlarý.
Onlarla þenlenirdi Apollon'un, Afrodit'in alaylarý.
En önemlisi, Kharitler her çeþit sanatý esinleyen ve koruyandý.
Onlar saðlardý insanlarda ve tanrýlarda yaratýcýlýðý.
Sözün kýsasý, yaratýcýlýk olmadan, deðil tanrý, insan bile olunamazdý.
Dördüncü eþi Demeter'di, tarlalarýn bereketi, topraðýn verimliliði.
Zeus, bilgeler bilgesi Demeter'le seviþti.
Bir kýz çocuðu verdi ona bizimkisi, Persephone'yi.
Hades, yeraltýnýn bekçisi, Persephone'yi kaçýrýp annesinden gizli, onunla evlenecekti.
Yeraltý kraliçesi sadece dört ay görebilecekti annesini.
Ýþte bu dört ayda, ilkbaharda, toprak yeþerecekti.
Zeus, kýzkardeþi Demeter'le evlenmeseydi,
ne kalýrdý iþlerinin beti bereketi, ne de doyurabilirdi ölümlü1eri.
Yani Demeter ekonomiden baþka bir þey deðildi.
Beþincisi, Titan tanrýçalardan biri, Mnemosyne'ydi.
Adýnýn anlamý bellekti. Zeus ile Pieria'da birleþti,
Hesiodos'un memleketi, Boiotia'nýn bir kenti.
Burada doðurdu Müzleri, esin perilerini.
Kalliope, destan þiirini; Klio, tarihi; Polhymnia, pantomimi; Euterpe, flütün ezgilerini;
Terpsikhore, dansýn ritmini; Erato, korolu þiiri; Melpomene, trajediyi; Thalia, komediyi;
Urania, gök bilimini temsil etti.
Müzler ki, bütün ozanlarýn sevgilisi, herkes tarafýndan da sevilirdi.
Çünkü yalnýzca onlar bir insaný tanrý, bir tanrýyý insan yapabilirdi.
Zeus, kurmak için kendi egemenliðini,
öncelikle yaratýcý güçleri benimsemeliydi.
Ne zaman insana yaklaþmak isteseler Olympos'un efendileri,
kullanýrlardý bu sevimli güçleri.
Müzler sayesindedir ki, Homeros da, Hesiodos da yaratmýþlardý eserlerini.
Altýncý eþ olarak Leto'yu aldý, Apollon ile Artemis'in analarý.
Leto, Zeus'un kollarýnda gebe kalmýþtý.
Çocuklarý Uranos'un en güzel torunlarýydý.
Apollon, kahin tanrý, her þeyden haberi vardý.
Dahasý, güneþle, gün ýþýðýyla birlikte anýlýrdý.
Müz1er hep onun peþine takýlýrdý.
Güzel lir çalardý ama bir müzik yarýþmasý sonunda diri diri yüzüp Marsyas'ý,
lekeledi o büyük adýný.
Artemis, Leto'nun güzel kýzý, ay tanrýçasýydý;
akþamlarý, alýp oklarýyla yayýný geyik avlardý.
Bu iki kardeþ tanrý, çocuklarýnýn çokluðuyla övünen Niobe'yi cezalandýrdý.
Altý oðlunu Apollon, altý kýzýný da Artemis oklarýyla avladý.
Niobe'nin acýsý ve ahý onlarýn peþini hiç býrakmadý.
Oysa asýl sýfatlarý, ApolIon gündüz, Artemis gece aydýnlatmaktý dünyayý.
Demek ki Zeus, evrenin sahibi,
24 saat uyanýk kalmalýydý ve insanlarý aydýnlatmalýydý.
Bu, bir yönetici için deðiþmez kuraldý.
Zeus, böylelikle donanýp bütün yetileri, evrenin hakimi oldu.
Artýk dinlenmesi gerekiyordu.
Evliliðinin sonuncusu Hera'yla oldu.
Hera, yataðýna alýp Zeus'u,
Hebe'yi, Ares'i, Eileithyia'yi doðurdu.
Kýskançlýkta üstüne yoktu.
Hesiodos ve Homeros, bir öfke, hýrs, kin dolu canlandýrdý onu.
Oysa Hera, eni konu evliliðin kendisini simgeliyordu.
Kronosoðlu, Hera'yla birlikte paylaþtýlar sonsuzluðu,
insanlar gibi bazen mutsuz, bazen de mutlu.
Gürbüz SEZGÝN
anteros59@hotmail.com
bir iktidar mücadelesini anlatýr bize.
Ýktidara gelince de yedi evliliðiyle,
hangi nitelikleri olm..." /> bir iktidar mücadelesini anlatýr bize.
Ýktidara gelince de yedi evliliðiyle,
hangi nitelikleri olm... ">
"Gürbüz SEZGÝN" bütün yazýlarý için týklayýn...
