Bir baþkadýr Ege köylüsü / Iþýk Teoman
Iþýk Teoman

Iþýk Teoman

Bir baþkadýr Ege köylüsü



Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk "Köylü milletin efendisidir" vecizesini boþuna etmemiþ. Ama eksik etmiþ.. Köylü için söylenecek daha o kadar çok söz var ki. Hala saf, temiz, iyi niyetli, kapýsýný ardýna kadar açan, sizi evine davet eden, sofrasýna buyur eden, yemeðini paylaþan, ayný tabaða kaþýk sallayan köylülerimiz var hem de o kadar çok var ki. Özellikle Ege'de öyle temiz köylü vatandaþlar ile karþýlaþýyorum ki, davranýþlarýna bazen çok þaþýrýyorum. "hala böyle insanlar var mý?" diye kendi kendime sormadan da edemiyorum.

Geçen hafta Pazar günü hava biraz güzeldi ya! Güneþ de yüzünü gösterdi. Biraz serindi ama güneþin varlýðý yetiyor insana. Pazar sabahý erkenden uyandýk. "Bugün ne yapalým" diye düþünmeden Gödence Köyü'ne gitmeye ve köyün meydanýndaki Hasan'ýn Kahvesi'nde kahvaltý etmeye karar verdik. Uzun bir süredir Gödence'ye gitmemiþtik. Ama gezilip görülecek, gidilip kalýnacak o kadar çok yer var ki, ne ömür yeter ne de ayrýlacak zaman. Ekonomik koþullarý da zorlayarak hemen her hafta sonu yeni yerler, yeni bölgeler keþfetmeyi sürdürüyoruz.



Evde börek, çörek, zeytin, peynir ne varsa kahvaltýlýklarýmýzý Ayþe ile birlikte (bir þeyleri unutmamaya özen göstererek) hazýrladýk. Emektar gezi çantamýza doldurduk; Gödence'nin yolunu tuttuk. Gödence, Bademli'yi geçtikten sonra hemen yolun solunda tepede kurulmuþ. Geçimini zeytincilik ve hayvancýlýk ile sürdüren þirin mi þirin, insanlarý tatlý mý tatlý bir köyümüz. Kooperatiflerini de kurmuþlar.Köy meydanýnda satýþ yerleri de var. Dilediðiniz ürünü oradan güvenle alabilirsiniz.

Gödence'ye varmadan önce minik ama çok sevimli. giriþinde tarihi zeytinyaðý fabrikasýnýn bulunduðu Gölcük Köyü'ne uðradýk. Belki kahvaltý edecek bir yer buluruz umuduyla orman yoluna daldýk. Yolda yakacak toplayan bir amca ile karþýlaþtýk. Piknik yapacak yer aradýðýmýzý söyledik. "Bu kadar da olmaz!" diyeceðimiz bir olay yaþadýk. Amca, hemen kendi evini tarif etmeye baþladý. "Köyün giriþinde badanalý eve gidin. Teyze evde. Bahçeyi size açsýn. Dilediðiniz ne varsa çay su isteyin pikniðinizi yapýn"

Tabii teyzeyi o saatte yoracak durumumuz yok. Köyden ayrýldýk..



Ana yoldan baþlayan týrmanma köye kadar sürüyor. Gödence'nin giriþinde bizi pýrýl pýrýl döþenmiþ kilit taþlý bir yol karþýlýyor. Saðlý sollu çam ormanlarýnýn arasýnda yapýlan keyifli yolculuk ana yoldan itibaren on dakika kadar sürüyor. Köyün içine girer girmez zeytinyaðý kokularý genzinize doluyor ve karnýnýz iyice acýkýyor. Ama geçen yaz çýkan yangýn çok büyük bir alaný karartmýþ ve genç fidanlar yanýp kül olmuþ. Üzücü bir durum…

Otomobilimizi köy meydanýna park ettik. Hava biraz soðuk diye pek gelen olmamýþ. Bahar aylarýnda bu meydanda park edecek yer bulmak mümkün olmuyor. Hasan'ýn Kahvesi'nin önündeki açýk bölüme konulan ahþap masaya yerleþtik. Örtümüzü masanýn üzerine serdik. Ayþe'nin akþamdan yaptýðý peynirli, maydonuzlu börekleri, zeytinleri, tahin helvalarý, domatesleri örtünün üzerine keyifle yerleþtirdik. Biz oturur oturmaz Kahveci Hasan bizi güler yüzüyle karþýladý.

Su bardaðýnda iki demli çay anýnda masamýza getirildi. Hasan'ý da kahvaltýya davet ettik. Kibarca kahvaltý ettiðini söyledi. Bir yandan kahvaltý ediyor, bir yandan günlük gazetelerimizi okuyoruz. Kahvenin önündeki teneke saksýlarda bitkiler yaprak dökmüþ. Bir yaban bülbülü bize keyifli bir konser veriyor. O kadar güzel þakýyor ki bu müzik þöleni oradan ayrýlana kadar sürdü.



Kahvaltýmýzý tamamladýk çay üstüne çay içtik. Hava içimizi biraz ürpertiyor ama yine de çok güzel ve çok keyifli bir ortam var. Bir ara ayaðýnýn üzerine doðru aksayarak yürüyen bir teyze elinde elektrik faturasý ile yanýmýza geldi. Faturayý okuttu. Dokuz liralýk bir rakam olduðunu söylediðimizde biraz fazla buldu. Çünkü ödemeleri torunlarýnýn yaptýðýný, tasarruf etmesi gerektiðini hatta bu nedenle buzdolabýný fiþten çektiðini anlattý. Bu duruma üzüldük.

Adýnýn Urkiye olduðunu öðrendiðimiz teyze doðma büyeme Gödenceli olduðunu, eþini yýllar önce kaybettiðini, üçü kýzý ve bir oðlunu evlendirdiðini artýk yalnýz yaþadýðýný anlattý bize. Sonra teyzeden bir öneri geldi. O'nu otomobilimize aldýk birlikte köyün karþýsýndaki torununa ait tepeye çýktýk. Gerçekten köy buradan da bir baþka güzeldi. Tepede beþ on dakika kaldýktan sonra Urkiye Teyze son bombayý patlattý ve bizi evine davet etti. Tanýþalý daha yarým saat bile olmamýþtý.

Torunu Hasan'a ait kahvenin hemen yanýnda 4 numaralý çýkmaz sokakta 2 numaralý evde tek baþýna yaþamýný sürdüren Urkiye Teyze'nin evinin kocaman ahþap kapýsýndan içeri girdik. Kapý sevimli bir avluya açýlýyor. Hemen solunda klasik bir tuvalet. Yanýnda sýzdýran bir çeþme. Urkiye Teyze kendi evine götürmeden önce oðluna ait evin bahçesini göstermeden de duramadý bu arada.



Avludan tekrar bir kapý ile yine küçük bir avluya oradan tekrar üç beþ metrekarelik bir odaya geçiliyor. Odanýn iki yaný raflar ile çevrili. Urkiye Teyze eþten dosttan gelen bardaklarý rafýn bir bölümüne, çanak, tencere ve tava gibi mutfak eþyalarý da diðer bölüme yerleþtirmiþ.

Bizi buyur ettikten sonra odun sobasýna bir zeytin odunu attý. Bir parça odun odayý sýmsýcak yaptý. Evin diðer bölümlerini de bize gösteren teyze daha sabah torunlarýnýn getirdiði keçi sütünü ýsýttý. Ýçine biraz kahve karýþtýrdý. Doyulmaz lezzetli keçi sütünü yudumlarken o da bizi keyifle seyretti.

Urkiye Teyze'nin bizi býrakmaya niyeti yoktu anlaþýlan bu kez küçük bir çýkýn getirdi, onu açtý ve içinden önce Atatürk fotoðrafý ardýndan da aile fotoðraflarý çýktý. Bize tek tek kimlere ait olduðunu ve þimdi yaþamlarýný nerede sürdürdüklerini anlattý durdu.

Seferihisar'a orman yolundan yapacaðýmýz yolculuðuna gecikmemek için kalkmaya hazýrlandýðýmýz da ise teyze bu kez, kendi bahçesinden topladýðý çevizleri, baðýnda kuruttuðu üzümleri önümüze koydu. Hem yaþam öyküsünü anlatýyor. Hem bizim yememizi istiyor. Böyle dostluðu biz pek görmedik.

Ýncir aðacýndan en iyi inciri almak isterken nasýl düþtüðünü, köyde yapýlan tedavinin ardýndan nasýl sakat kaldýðýný tatlý tatlý anlatan Urkiye Teyze, artýk veda zamanýnýn geldiðini söylediðimizde pek hüzünlendi, telefonlar, adresler alýndý, fotoðraflar çekildi. Teyzenin ellerini öptük, her geliþimizde uðrayacaðýmýza dair söz verdik.

Gödence üzerinden çam ormanlarýyla kaplý yoldan çiçekler toplayarak, dura kalka Seferihisar'a geldik. Seferihisar'a gelinir de Sýðacýk'a uðranmaz mý? Küçük bir turun ardýndan Doðanbey Payamlý beldesinde deniz kýyýsýnda küçük bir ateþ yaktýk. Yanýmýza aldýklarýmýzý atýþtýrýrken havanýn kararmakta olduðunu fark ettik. Bu bölgeye geldiðimizde her zaman olduðu gibi Ürkmez pazarýnýn yolunu tuttuk. Haftalýk pazar alýþveriþinin ardýndan bu kez Karakoç bölgesinden dönmeye karar verdik.



Karakoç Kaplýcalarý'nýn da bulunduðu bu yolda ilerlerken yeni bir güzergah deneme fikri bizi dürttü. Yoldan dönüþ yaparak mandalina bahçelerinin bulunduðu bölgeye rotamýzý çevirdik. Orhanlý Köyü levhasýný izleyerek yemyeþil bir ortamda yolculuða devam ettik. Saðlý sollu çam ormanlarýnýn ve yeþilliklerin içinde tek tük sýralanan ahþap evleri içimizi geçirerek seyrettik. Sadece Yeni Orhanlý adýyla kurulmuþ olan köydeki mimari yapý ortamý biraz bozmuþ ama çok rahatsýz edici deðil.

Yeni Orhanlý Köyü'nün bitimiyle birlikte yol sapaðýnda karþýlaþtýðýmýz Jandarma erlerine iki ayrý yolun nereye gittiðini sorduk. Sola dönüþ Beyler Köyü, saða dönüþ ise Menderes ilçesi. Hava iyice karardýðý için Menderes yoluna döndük. Yine yemyeþil ormanlarýn içinde Menderes'e ulaþtýk.

Ama bu güzergaha gündüz gelirseniz çok iyi olur; çünkü civarda o kadar çok görülmesi gereken köy var ki...

www.kentyasam.com.
isikteoman@hotmail.com


Iþýk Teoman

isikteoman@gmail.com



11 Ocak 2008 Cuma / 5948 okunma



"Iþýk Teoman" bütün yazýlarý için týklayýn...