VUVUZELA KÝMÝN ÝÇÝN ÖTÜYOR? / Ahmet Zeki YEÞÝL
Ahmet Zeki YEÞÝL

Ahmet Zeki YEÞÝL

VUVUZELA KÝMÝN ÝÇÝN ÖTÜYOR?



Vuvuzela, flemenko sesli mistik bir fýrtýna gibi ötüyor. Kimilerine göre, izdüþümlerine eðilen ve yaþamý betimleyen erotik bir ses. Sanki 60 santimlik gövdesinde baþka bir geleceði ve hayatý taþýyor. Vuvuzela kimin için ötüyor? Üstüne alan yok. Zaten vatandaþýn merak edecek hali de yok. Ok yaydan fýrladý. Vatandaþ aðzýna kadar dert küpü. Sözün bittiði yerdeyiz. Obama, terörle mücadeleye desteðini tekrarladý da içimiz biraz rahatladý. Yine de herkes birbirinden ödünç söz istiyor. “Yapacak bir þey yok” lafý içimize kasten iþlenmiþ. Deliliðin dehlizlerinde yuvarlanýyoruz. Anlýk istihbarat bir baþlasa, üçlü mekanizmaya dördüncü aranmayacak. Uzmanlar sorumluluðu, vuvuzela’yý küçük bir operasyonla zurnaya çeviren Hüsnü Þenlendirici’ye yüklüyor. Çünkü bir kýsým vatandaþlarýmýz eski Yunan filozoflarý gibi vuvuzela’nýn boyutu hakkýnda kafa yoruyor. Bu durum, gönüllülük esasýna dayalý olarak demokratik bir ortamda seviþmek isteyenleri, en az 3 adet çocuk yapmaktan alýkoyuyor. Bir nevi, seviþmeye eksik teþebbüs…

Vuvuzela ötüyor… O, çok özel anlamlar içeren ve çok özel insanlarýn öttürdüðü bir düdük. Sesi, insanýn doðrudan içine dokunuyor. Ancak, tam olarak kime ve hangi organýna dokunduðunu anlayamýyoruz. Empati kurmakta güçlük çeken zurnacýlarýn da, vuvuzelacýlarý anlayacaðýný sanmýyoruz. Öyle sessiz, öyle umursamaz seyrediyoruz ki... Umursamazlýk, bir ahtapotun kollarý gibi sarmýþ dört yanýmýzý. Baþka bir þey yapamadýðýmýz için de utanmýyoruz. Bilakis ortaya karýþýk bir þiir söyleyip, hüngürdeþiyoruz. Esasen, uluslar arasý hukuk çerçevesinde öttürülmeyen vuvuzela, bir gün öttürenin baþýný aðrýtabilir. Bilakis, bu mereti milli mutabakatla öttürmelidir. Ayrýca, insanlar ilkel þeylere neden üfler? Çünkü dudaklarýmýz en hassas organýmýz. Dudak yalama alýþkanlýðý olanlar, dünyalýk düþüncelerden uzaklaþýp bir türlü huþua ulaþamýyor. Giderek, organik bir yakýnlýk duymaya baþlýyoruz. Zurnada olmayan peþrev, vuvuzela da olabiliyor. Bizim gibi kapalý toplumlarda iletiþimin yükünü vuvuzela çekiyor. Ýnsanlar, onun gücünü seviyor. Desibeli, “12 Eylül”de ne olur belli deðil. Belli olan þey, 100 desibelin üzerinde ses yayan vuvuzela’nýn haram olduðu. Þimdi tek bir þart var. Sorgulamayacaksýn. Öttüreceksin. Kayýtsýz þartsýz öttüreceksin!

Vuvuzela ötüyor… Hava sýcak, ortam gergin, öttürmek zor. Uyurken baþlarýný tutanlar dahil kimse rahatsýz olmuyor. Kiþi baþýna düþen tüketici borcu 2 bin TL ye yaklaþmýþ. Kimse uyanmýyor, uyarýlmýyor. Her 3 öðrenciden biri aç. Aç karnýna nasýl uyunabildiði araþtýrýlýyor. Sanki vuvuzela’nýn kötü etkisinden korunmak amacýyla, kamuoyuna sakinleþtirici enjekte edilmiþ. Bu nedenle, özellikle gençler uyurken düþünüyormuþ gibi yapýyor. 1000 türlü þey var akýllarýnda. 999’u yeni trend terasta öpüþmek. Haydi gençler ve de genç kalanlar! Birinci vazifeniz trendleri yerine getirmektir. Çünkü insan yaþamýnda sadece üç þeyle karþýlaþýr. Flüt gibi bir þey, zurna gibi bir þey, vuvuzela gibi bir þey... Full stop. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana vuvuzela az…

AZY


Ahmet Zeki YEÞÝL




7 Aðustos 2010 Cumartesi / 3243 okunma



"Ahmet Zeki YEÞÝL" bütün yazýlarý için týklayýn...