Iþýk Teoman
Midilli bilirdim, Lesvos çýktý…
Gazeteleri, dergileri ve interneti çok iyi takip ettiðimi sanýyordum düne kadar. Yýllardýr gitmek istediðim ve adýný Midilli olarak bildiðim Yunanistan’ýn bu adasýnýn tüm dünyada Lesvos diye tanýndýðýný duyunca þaþýrmadým deðil. Lesvos adýnýn da lezbiyenlerden kaynaklandýðýný öðrendim ve Midilli’ye adým atýp, kiralýk araba sorduðumuzda 90 aracýn birden lezbiyen Türk çift tarafýndan kiralandýðýný ve o gece bu çiftin düðünü olduðunu öðrendiðim de büyüklerimiz derler ya! “Bir yaþýma daha girdim.“ Sakýz, Samos ve ardýndan Midilli adasý. Üçünü karþýlaþtýrdýðýmda aðýrlýk Midilli’den yana basýyor. Nedense bu adaya içimiz ýsýndý, iki günlük tatilin ardýndan ayrýlmak bir hayli zor geldi. Tatili uzatmak istedik, olanaklarýmýz sýnýrlýydý.

Çalýþma arkadaþlarýma Midilli’ye gitmekten söz ettim. Ayný harcamayý yaparak Türkiye’de de tatil yapabileceðimizi, ancak Midilli adasýna nedense çok gitmek istediðimi söyledim. Kimse gelmez ise tek baþýma gitmeye karar vermiþtim. Tülin ve Engin Çetin oðullarý Berkin, Nursel ve eþi Dr.Mehmet Cýkla ile tatlý kýzlarý Zeynep ve adaþý büyük Zeynep onun babasý Fersan Ýþbitiren anlaþtýk, Cuma gününden çýkacak, Pazar gecesi dönecektik. Yaþanan minik aksiliklere karþýn Cuma günü saat 16.00’ya gelirken, bir minibüse doluþtuk ve yola koyulduk. Rotamýz Eski Foça. Sedat kaptan bizi rüzgar gibi Foça’ya taþýdý. Bu arada Mehmet ile Nursel kendi araçlarý ile önden giderek bilet iþlemlerini tamamladý ve bizi Foça’da karþýladýlar.

Turyol firmasý umarým küsmez
Üç beþ dakika süren gümrük iþlemlerinin ardýndan 500 yolcu kapasiteli Turyol firmasýna ait Kaptan Þevket Ýyidere adlý tekneye yerleþtik. Bizimle tekneye binen genç bir çift ile birlikte 11 kiþi, koca teknede beðendiðimiz yerlere oturduk. Bu duruma bir hayli üzüldük ve gelecek yýl Foça-Midilli arasýnda bu seferlerinden kaldýrýlabileceðini konuþtuk. Gidiþ-Dönüþ 20 Euro, yani 40 TL… Ve 2.5 saat süren bir yolculuk. Gelecek yýla kadar ülkemizin ve pek çok insanýn da ekonomik durumlarý düzelir de böyle bir olanak yok olup gitmez. Çünkü, bu durumda Midilli’ye gitmek için Ayvalýk üzerinden çýkýþ yapmak gerekecek ve Ayvalýk-Midilli arasýnda Jale Tur’a ait tekneler 50 Euro bilet fiyatý belirlemiþ bu da 100 TL ediyor. Neyse umarým gelecek sene bunlarý tartýþmayýz bile. Teknemiz düdüðünü çalarak ilçe halkýný selamladý ve mavi yolculuðumuz baþladý. Teknemiz tam saatinde hareket etti.

Armoni ve güzellikler adasý
Hava biraz rüzgarlý ve deniz çalkantýlý, buna karþýn keyifli bir yolculuk baþladý. Yavaþ yavaþ Eski Foça’dan uzaklaþmaya baþladýk ve bir süre sonra bu sevimli belde gözle görülmeyecek bir uzaklýkta kaldý. Foça’nýn ýþýklarý belli belirsiz görünürken, Midilli adasýnýn silueti netleþmeye ve adada gelip giden araçlarý görmeye baþladýk. Saat 21.00 civarýnda Midilli’nin rengarenk ýþýklarýnýn eþliðinde limana giriþ yaptýk. Yine sorunsuz gümrükten geçiþi tamamladýk. Bin 630 kilometrekarelik armoni ve güzellikler dolu bu sevimli adaya adým attýk. Adadaki Yunanlý dostumuz Aris bizi motosikletinin üzerinde güler yüzüyle karþýladý. Ýki taksiye yerleþtik. Aris önde biz arkada çarþýnýn göbeðindeki butik Alkaýlos otele yerleþtik. Yaklaþýk yüz yýllýk bu eski konak kýrmýzý panjurlarý, turunç aðaçlarý ve mis gibi kokan yasemini ile aðustos böceði sesleri arasýnda bizi karþýladý. Giriþ iþlemlerinin ardýndan kendimizi çarþýya attýk. Liman içinde kýsa bir turun ardýndan salaþ bir balýkçý lokantasýna giderek deniz kýyýsýndaki masamýza kurulduk ve sipariþlerimizi verdik. Çipura balýk, kalamar, ahtapot, ardýndan Greek salata ve Uzo, iki gün boyunca bize eþlik eden bu benzersiz lezzet. Her ne kadar Doktor Mehmet Cýkla “Türk Rakýsý” diye sayýklasa da biz iki gün boyunca Uzo içmekten vazgeçmedik.

Sabaha kadar dans ve müzik
Doðal olarak Mehmet de bu sakýzlý Yunan rakýsýnýn müdavimi oldu. Karnýmýzý doyurup, gecenin 24.00’ü geçtiði saatlerde, bu canlý þehrin gece yaþamýnýn da çok renkli olduðunu çevre barlardan gelen müzik seslerinden anladýk. Müzik sesinin dorukta olduðu Yunanlý gençlerin kendinden geçtiði bu sevimli ortama bizler de katýldýk. Müzik bir yandan, yol yorgunluðu diðer yandan, göz kapaklarý aðýrlaþmaya ve mücadeleye dayanamaz duruma geldiðimizde Mehmet, Nursel, Zeynep ve ben doðru salaþ otelimize gidip odalarýmýza yerleþtik. Temiz beyaz çarþaflý yataklara kendimi býrakmadan önce buz gibi suyun altýnda serinledim. Kesintisiz bir uykunun ardýndan sabah her günün alýþkanlýðý olsa gerek yedide ayaktaydým. Yine soðuk bir duþ alýp sokaða çýktýk. Çarþýnýn bir yanýndan girip öte yanýndan çýkarken, benim gibi erkenden uyanan Engin Çetin, çoktan ikinci tura baþlamak üzereydi. Birlikte çarþýnýn bir ucundan öteki ucuna yürüdük. Dükkanlarýný yeni yeni açmaya baþlayan Midilli esnafý kapýlarýnýn önünü temizliyor, vitrinlerini siliyor ve güne hazýrlanýyordu. Adanýn tek Türk camisi olan Yeni Cami’ye kadar yürüdük. Tek tük açýlan dükkanlara girip neler sattýklarýný kontrol ettik ve otele dönmeye karar verdik.

Otel iyi, kahvaltý zayýf
Otelin bahçesine girdiðimizde kahvaltýnýn hazýr olduðunu ve ekipteki arkadaþlarýn hemen hepsinin kalktýðýný gördük. Kahvaltýda tam bir hayal kýrýklýðý yaþadýk. Bisküvi, kakaolu kek, minik reçeller, tereyaðý ve kahve.
Zeytin ve peynir yok, çay ise sallama. Tatsýz bir kahvaltý ettik ve gün ýþýðýndan yararlanmak, ayrýca 1.5 günlük hafta sonu tatiline yakalanmamak için çarþý turumuzu baþlattýk. Bir uçtan bir uca dolaþarak herkes kendince adadan hatýralar satýn aldý. Ellerimizdeki alýþveriþ torbalarýný otele býraktýktan sonra, yüzmek için temiz bir plaj arayýþýna girdik. Aris’in önerdiði Osmanlý döneminde yapýlmýþ bir kalenin arkasýndaki koyda yer alan halk plajýna yürüyerek gittik. Halk plajý koy boyunca uzanýyor. Þemsiye ve þezlonglarýn da yer aldýðý bu halk plajýna kiþi baþýna bizim paramýzla 2.40 TL ödedik. Çeþme’de benzer plajlara onlarca paranýn ödendiðini düþündüðümüzde, burada vatandaþa hizmetin ön planda olduðunu gördük. Akþama kadar bu olanaklardan yararlandýk ve bol bol yüzdük. Akþama doðru adanýn bir bölümünü gezmek amacýyla kiralýk otomobil arayýþýna girdik. Birkaç kiralýk araba servisine danýþtýktan sonra Efeler isminde ve ortaðý bir Aydýnlý olan Sotýrýs Petrakýs imdadýmýza yetiþti ve bize dokuz kiþinin sýðacaðý bir aracý olduðunu söyledi. Akþam güneþ batmadan yeni güzellikler keþfetmek üzere yola koyulduk.

Deniz Sipahi’nin önerisi: Molivos
Hürriyet Gazetesi Ege Bölgesi Temsilcisi Deniz Sipahi, Fersan Ýþbitiren’i yolda arayarak adanýn kuzeyindeki Molivos antik kentine mutlaka gitmemizi önerdi. Ýyi ki de önermiþ. Giriþte ýþýl ýþýl aydýnlatýlmýþ kale bizleri selamladý. Sahilde eskinin zeytinyaðý fabrikasý restore edilmiþ ve günümüzün butik oteli olarak hizmet vermeye baþlamýþ. Fabrikanýn bacasý, koyun her yerinden size burada olduðunuzu hatýrlatýyor. Molivos’un tam karþýsýnda Ayvacýk sahilleri. Molivos’ta büyülendik, “Zaman olsa da burada da bir gece konaklamak ne güzel olurdu“ diye iç geçirdik. Köy içinde kýsa bir turun ardýndan denize hakim sahildeki salaþ lokantalardan birinde ahþap sandalyelere yerleþtik. Sipariþlerimizi verdik. Fersan deniz çipurasý, Engin,Tülin, Nursel ve ben Yunanistan’ýn þiþ kebabý diye bilinen Sulvaki’den ýsmarladýk. Büyük Zeynep Napoliten makarna, minik Zeynep tavuk ýzgara ve gelsin Uzolar… Yunan müziði eþliðinde nefis bir akþam yemeði ve hoþ sohbet ile tadýna doyamadýðýmýz Molivos’un renkli ýþýklarýný geride býraktýk.

Zeytin aðaçlarý arasýnda yolculuk
Gece karanlýðýnda Petra köyünün uzun kumsallarýný saðýmýza alarak, dolunayýn aydýnlatan ýþýðý tepemizde, saðlý sollu güzel çam ormanlarý ve zeytin aðaçlarýnýn eþlik ettiði yolculuk sýrasýnda Kaloni iç körfezinin kýyýsýndan kent merkezine ulaþtýðýmýzda saat gece yarýsýný çoktan geçmiþti. Günün ve yol yorgunluðunun ardýndan herkes odalarýna çekilirken, ertesi günün programýný hýzlý bir þekilde ayarlamýþtýk bile. Pazar günü erkenden kalkacak, kahvaltý edecek ve Kaloni iç körfezinin kuzey ucunda yer alan Nyifida plajýna gedecektik. Gelin görün ki, yolda okuduðumuz bir levhanýn yanlýþ yönlendirmesi sonucunda, doðanýn yeþil ile sonsuz mavinin tonlarýyla harikalar yarattýðý bir koyda bulduk kendimizi. Tarti, yaklaþýk bir kilometrelik sahili, bir eldeki parmaklarý geçmeyecek sayýda kýrmýzý kiremitli evleri, altýn sarýsý kumlarý, cildi yakan güneþi ve koyun giriþindeki kayalýklarý ile buyur etti bizi gün boyunca. Sahilde salaþ bir lokantanýn masalarýnda yer bulduk. Aðýrlýklý olarak yerel halkýn yararlandýðý Tarti koyunda soðuk biramýzý yudumladýk. Denizin dibinin göründüðü serin sularýnda kulaç attýk, koyun giriþindeki kayalýklara kadar yüzüp, kendimizi kayalarýn tepesinden sulara býraktýk.

Yazýmý Uzo içerek yazdým
Dönüþ yolculuðunun baþlayacaðý bu son günde saatler bizimle yarýþtýðýndan pes edip birkaç yer daha görmek istedik. Koloni körfezinin kýyýsýndan Midilli merkezine kadar uzandýk. Valizlerimizi otelden alýp, gümrükte güvenli bir yere býraktýk. Ýlk gün geldiðimiz halk plajýna gidip teknemizin kalkýþ saati olan 21.00’e kadar minik alýþveriþler yapýp karnýmýzý doyurduk. Kýsa ama sýcak anýlar ile dolu bu yolculuklarýn en zor bölümüne geldik. Gümrüðe giriþ yaptýk, gidip gelecek yeni yolcular çýkmadýðý için iki gün boyunca bizi limanda bekleyen teknemize yerleþtik. Ýki gün boyunca özlemini çektiðimiz sýcak demlenmiþ çaylarý yudumlarken, teknemiz Midilli limanýndan demir almaya baþladý. Biz ayrýlýrken, kent yeni bir geceye adým atýyor, rengarenk ýþýklar birer birer yanýyor ve akþam silueti gündüzün yakýcý güneþini unutturup yeni bir canlýlýðýn iþaretlerini vermeye baþlýyordu. Aðýr aðýr limandan uzaklaþan teknemiz Foça’ya doðru yol alýrken, gök kubbede ýþýl ýþýl yanan Dolunay bize yol boyunca eþlik ediyordu. Unutulmayacak anýlarýn yer aldýðý bu sýcak bakýþlý, güler yüzlü insanlarýn yaþadýðý Midilli adasý ile ilgili kaleme almaya çalýþtýðým bu yazýmda üçüncü kadehimi fon dipleyip yeni gezilere yelken açmak için, internet üzerinde çoktan bir arayýþa girmiþtim bile…






































Iþýk Teoman
isikteoman@gmail.com
Gazeteleri, dergileri ve interneti çok iyi takip ettiðimi sanýyordum düne kadar. Yýllardýr gitmek istediðim ve adýný Midilli olarak bildiðim Yunanistan’ýn bu adasýnýn tüm dünyada Lesvos diye tanýndýðýný duyunca þaþýrmadým deðil. Lesvos adýnýn da lezbiyenlerden kaynaklandýðýný öðrendim ve Midilli’ye adým atýp, kiralýk araba sorduðumuzda 90 aracýn birden lezbiyen Türk çift tarafýndan kiralandýðýný ve o gece bu çiftin düðünü olduðunu öðrendiðim de büyüklerimiz derler ya! “Bir yaþýma daha girdim.“ Sakýz, Samos ve ardýndan Midilli adasý. Üçünü karþýlaþtýrdýðýmda aðýrlýk Midilli’den yana basýyor. Nedense bu adaya içimiz ýsýndý, iki günlük tatilin ardýndan ayrýlmak bir hayli zor geldi. Tatili uzatmak istedik, olanaklarýmýz sýnýrlýydý.
Çalýþma arkadaþlarýma Midilli’ye gitmekten söz ettim. Ayný harcamayý yaparak Türkiye’de de tatil yapabileceðimizi, ancak Midilli adasýna nedense çok gitmek istediðimi söyledim. Kimse gelmez ise tek baþýma gitmeye karar vermiþtim. Tülin ve Engin Çetin oðullarý Berkin, Nursel ve eþi Dr.Mehmet Cýkla ile tatlý kýzlarý Zeynep ve adaþý büyük Zeynep onun babasý Fersan Ýþbitiren anlaþtýk, Cuma gününden çýkacak, Pazar gecesi dönecektik. Yaþanan minik aksiliklere karþýn Cuma günü saat 16.00’ya gelirken, bir minibüse doluþtuk ve yola koyulduk. Rotamýz Eski Foça. Sedat kaptan bizi rüzgar gibi Foça’ya taþýdý. Bu arada Mehmet ile Nursel kendi araçlarý ile önden giderek bilet iþlemlerini tamamladý ve bizi Foça’da karþýladýlar.
Turyol firmasý umarým küsmez
Üç beþ dakika süren gümrük iþlemlerinin ardýndan 500 yolcu kapasiteli Turyol firmasýna ait Kaptan Þevket Ýyidere adlý tekneye yerleþtik. Bizimle tekneye binen genç bir çift ile birlikte 11 kiþi, koca teknede beðendiðimiz yerlere oturduk. Bu duruma bir hayli üzüldük ve gelecek yýl Foça-Midilli arasýnda bu seferlerinden kaldýrýlabileceðini konuþtuk. Gidiþ-Dönüþ 20 Euro, yani 40 TL… Ve 2.5 saat süren bir yolculuk. Gelecek yýla kadar ülkemizin ve pek çok insanýn da ekonomik durumlarý düzelir de böyle bir olanak yok olup gitmez. Çünkü, bu durumda Midilli’ye gitmek için Ayvalýk üzerinden çýkýþ yapmak gerekecek ve Ayvalýk-Midilli arasýnda Jale Tur’a ait tekneler 50 Euro bilet fiyatý belirlemiþ bu da 100 TL ediyor. Neyse umarým gelecek sene bunlarý tartýþmayýz bile. Teknemiz düdüðünü çalarak ilçe halkýný selamladý ve mavi yolculuðumuz baþladý. Teknemiz tam saatinde hareket etti.
Armoni ve güzellikler adasý
Hava biraz rüzgarlý ve deniz çalkantýlý, buna karþýn keyifli bir yolculuk baþladý. Yavaþ yavaþ Eski Foça’dan uzaklaþmaya baþladýk ve bir süre sonra bu sevimli belde gözle görülmeyecek bir uzaklýkta kaldý. Foça’nýn ýþýklarý belli belirsiz görünürken, Midilli adasýnýn silueti netleþmeye ve adada gelip giden araçlarý görmeye baþladýk. Saat 21.00 civarýnda Midilli’nin rengarenk ýþýklarýnýn eþliðinde limana giriþ yaptýk. Yine sorunsuz gümrükten geçiþi tamamladýk. Bin 630 kilometrekarelik armoni ve güzellikler dolu bu sevimli adaya adým attýk. Adadaki Yunanlý dostumuz Aris bizi motosikletinin üzerinde güler yüzüyle karþýladý. Ýki taksiye yerleþtik. Aris önde biz arkada çarþýnýn göbeðindeki butik Alkaýlos otele yerleþtik. Yaklaþýk yüz yýllýk bu eski konak kýrmýzý panjurlarý, turunç aðaçlarý ve mis gibi kokan yasemini ile aðustos böceði sesleri arasýnda bizi karþýladý. Giriþ iþlemlerinin ardýndan kendimizi çarþýya attýk. Liman içinde kýsa bir turun ardýndan salaþ bir balýkçý lokantasýna giderek deniz kýyýsýndaki masamýza kurulduk ve sipariþlerimizi verdik. Çipura balýk, kalamar, ahtapot, ardýndan Greek salata ve Uzo, iki gün boyunca bize eþlik eden bu benzersiz lezzet. Her ne kadar Doktor Mehmet Cýkla “Türk Rakýsý” diye sayýklasa da biz iki gün boyunca Uzo içmekten vazgeçmedik.
Sabaha kadar dans ve müzik
Doðal olarak Mehmet de bu sakýzlý Yunan rakýsýnýn müdavimi oldu. Karnýmýzý doyurup, gecenin 24.00’ü geçtiði saatlerde, bu canlý þehrin gece yaþamýnýn da çok renkli olduðunu çevre barlardan gelen müzik seslerinden anladýk. Müzik sesinin dorukta olduðu Yunanlý gençlerin kendinden geçtiði bu sevimli ortama bizler de katýldýk. Müzik bir yandan, yol yorgunluðu diðer yandan, göz kapaklarý aðýrlaþmaya ve mücadeleye dayanamaz duruma geldiðimizde Mehmet, Nursel, Zeynep ve ben doðru salaþ otelimize gidip odalarýmýza yerleþtik. Temiz beyaz çarþaflý yataklara kendimi býrakmadan önce buz gibi suyun altýnda serinledim. Kesintisiz bir uykunun ardýndan sabah her günün alýþkanlýðý olsa gerek yedide ayaktaydým. Yine soðuk bir duþ alýp sokaða çýktýk. Çarþýnýn bir yanýndan girip öte yanýndan çýkarken, benim gibi erkenden uyanan Engin Çetin, çoktan ikinci tura baþlamak üzereydi. Birlikte çarþýnýn bir ucundan öteki ucuna yürüdük. Dükkanlarýný yeni yeni açmaya baþlayan Midilli esnafý kapýlarýnýn önünü temizliyor, vitrinlerini siliyor ve güne hazýrlanýyordu. Adanýn tek Türk camisi olan Yeni Cami’ye kadar yürüdük. Tek tük açýlan dükkanlara girip neler sattýklarýný kontrol ettik ve otele dönmeye karar verdik.
Otel iyi, kahvaltý zayýf
Otelin bahçesine girdiðimizde kahvaltýnýn hazýr olduðunu ve ekipteki arkadaþlarýn hemen hepsinin kalktýðýný gördük. Kahvaltýda tam bir hayal kýrýklýðý yaþadýk. Bisküvi, kakaolu kek, minik reçeller, tereyaðý ve kahve.
Zeytin ve peynir yok, çay ise sallama. Tatsýz bir kahvaltý ettik ve gün ýþýðýndan yararlanmak, ayrýca 1.5 günlük hafta sonu tatiline yakalanmamak için çarþý turumuzu baþlattýk. Bir uçtan bir uca dolaþarak herkes kendince adadan hatýralar satýn aldý. Ellerimizdeki alýþveriþ torbalarýný otele býraktýktan sonra, yüzmek için temiz bir plaj arayýþýna girdik. Aris’in önerdiði Osmanlý döneminde yapýlmýþ bir kalenin arkasýndaki koyda yer alan halk plajýna yürüyerek gittik. Halk plajý koy boyunca uzanýyor. Þemsiye ve þezlonglarýn da yer aldýðý bu halk plajýna kiþi baþýna bizim paramýzla 2.40 TL ödedik. Çeþme’de benzer plajlara onlarca paranýn ödendiðini düþündüðümüzde, burada vatandaþa hizmetin ön planda olduðunu gördük. Akþama kadar bu olanaklardan yararlandýk ve bol bol yüzdük. Akþama doðru adanýn bir bölümünü gezmek amacýyla kiralýk otomobil arayýþýna girdik. Birkaç kiralýk araba servisine danýþtýktan sonra Efeler isminde ve ortaðý bir Aydýnlý olan Sotýrýs Petrakýs imdadýmýza yetiþti ve bize dokuz kiþinin sýðacaðý bir aracý olduðunu söyledi. Akþam güneþ batmadan yeni güzellikler keþfetmek üzere yola koyulduk.
Deniz Sipahi’nin önerisi: Molivos
Hürriyet Gazetesi Ege Bölgesi Temsilcisi Deniz Sipahi, Fersan Ýþbitiren’i yolda arayarak adanýn kuzeyindeki Molivos antik kentine mutlaka gitmemizi önerdi. Ýyi ki de önermiþ. Giriþte ýþýl ýþýl aydýnlatýlmýþ kale bizleri selamladý. Sahilde eskinin zeytinyaðý fabrikasý restore edilmiþ ve günümüzün butik oteli olarak hizmet vermeye baþlamýþ. Fabrikanýn bacasý, koyun her yerinden size burada olduðunuzu hatýrlatýyor. Molivos’un tam karþýsýnda Ayvacýk sahilleri. Molivos’ta büyülendik, “Zaman olsa da burada da bir gece konaklamak ne güzel olurdu“ diye iç geçirdik. Köy içinde kýsa bir turun ardýndan denize hakim sahildeki salaþ lokantalardan birinde ahþap sandalyelere yerleþtik. Sipariþlerimizi verdik. Fersan deniz çipurasý, Engin,Tülin, Nursel ve ben Yunanistan’ýn þiþ kebabý diye bilinen Sulvaki’den ýsmarladýk. Büyük Zeynep Napoliten makarna, minik Zeynep tavuk ýzgara ve gelsin Uzolar… Yunan müziði eþliðinde nefis bir akþam yemeði ve hoþ sohbet ile tadýna doyamadýðýmýz Molivos’un renkli ýþýklarýný geride býraktýk.
Zeytin aðaçlarý arasýnda yolculuk
Gece karanlýðýnda Petra köyünün uzun kumsallarýný saðýmýza alarak, dolunayýn aydýnlatan ýþýðý tepemizde, saðlý sollu güzel çam ormanlarý ve zeytin aðaçlarýnýn eþlik ettiði yolculuk sýrasýnda Kaloni iç körfezinin kýyýsýndan kent merkezine ulaþtýðýmýzda saat gece yarýsýný çoktan geçmiþti. Günün ve yol yorgunluðunun ardýndan herkes odalarýna çekilirken, ertesi günün programýný hýzlý bir þekilde ayarlamýþtýk bile. Pazar günü erkenden kalkacak, kahvaltý edecek ve Kaloni iç körfezinin kuzey ucunda yer alan Nyifida plajýna gedecektik. Gelin görün ki, yolda okuduðumuz bir levhanýn yanlýþ yönlendirmesi sonucunda, doðanýn yeþil ile sonsuz mavinin tonlarýyla harikalar yarattýðý bir koyda bulduk kendimizi. Tarti, yaklaþýk bir kilometrelik sahili, bir eldeki parmaklarý geçmeyecek sayýda kýrmýzý kiremitli evleri, altýn sarýsý kumlarý, cildi yakan güneþi ve koyun giriþindeki kayalýklarý ile buyur etti bizi gün boyunca. Sahilde salaþ bir lokantanýn masalarýnda yer bulduk. Aðýrlýklý olarak yerel halkýn yararlandýðý Tarti koyunda soðuk biramýzý yudumladýk. Denizin dibinin göründüðü serin sularýnda kulaç attýk, koyun giriþindeki kayalýklara kadar yüzüp, kendimizi kayalarýn tepesinden sulara býraktýk.
Yazýmý Uzo içerek yazdým
Dönüþ yolculuðunun baþlayacaðý bu son günde saatler bizimle yarýþtýðýndan pes edip birkaç yer daha görmek istedik. Koloni körfezinin kýyýsýndan Midilli merkezine kadar uzandýk. Valizlerimizi otelden alýp, gümrükte güvenli bir yere býraktýk. Ýlk gün geldiðimiz halk plajýna gidip teknemizin kalkýþ saati olan 21.00’e kadar minik alýþveriþler yapýp karnýmýzý doyurduk. Kýsa ama sýcak anýlar ile dolu bu yolculuklarýn en zor bölümüne geldik. Gümrüðe giriþ yaptýk, gidip gelecek yeni yolcular çýkmadýðý için iki gün boyunca bizi limanda bekleyen teknemize yerleþtik. Ýki gün boyunca özlemini çektiðimiz sýcak demlenmiþ çaylarý yudumlarken, teknemiz Midilli limanýndan demir almaya baþladý. Biz ayrýlýrken, kent yeni bir geceye adým atýyor, rengarenk ýþýklar birer birer yanýyor ve akþam silueti gündüzün yakýcý güneþini unutturup yeni bir canlýlýðýn iþaretlerini vermeye baþlýyordu. Aðýr aðýr limandan uzaklaþan teknemiz Foça’ya doðru yol alýrken, gök kubbede ýþýl ýþýl yanan Dolunay bize yol boyunca eþlik ediyordu. Unutulmayacak anýlarýn yer aldýðý bu sýcak bakýþlý, güler yüzlü insanlarýn yaþadýðý Midilli adasý ile ilgili kaleme almaya çalýþtýðým bu yazýmda üçüncü kadehimi fon dipleyip yeni gezilere yelken açmak için, internet üzerinde çoktan bir arayýþa girmiþtim bile…
Iþýk Teoman
isikteoman@gmail.com
"Iþýk Teoman" bütün yazýlarý için týklayýn...
