Hayatýmýza Çektiðimiz Zor ve Kolay Ýnsanlar / Kevser YALÇIN
Kevser YALÇIN

Kevser YALÇIN

Hayatýmýza Çektiðimiz Zor ve Kolay Ýnsanlar



Zor insanlar diyoruz evet. Fakat o zor insanlar kendileri dýþýnda herkese genel bir tavýr sergileyebildikleri gibi, kiþiye özel zorlayýcý bir tavýr da sergileyebiliyorlar.

Ýlk tavýrlarýnda, bilinç altýnda yatan sorun kendilerini sevmemek, aslýnda kendilerinden nefret etmek ve bu yüzden diðer kiþilere karþý bu tavýrlarý sergileyebilmekteler.

Ýkinci tavrýn nedenine gelince de, kiþiye özel davranýþlarda, elektrik uyuþmamasý, kiþi egosunu törpüleyici sebepler, kiþilik çatýþmalarý uyuþmazlýðý gibi birçok sebep sýralanabilir.

Bir de zor olarak nitelenen insanlarý da toplumdan etkilenerek önyargý ile hareket etmek onlarý baþtan hüküm ile öyle olduklarýný kabul etmek de yanlýþ olacaktýr.

Kendimizin yaklaþýmý ne kadar pozitif, olumlu, olmasý gerektiði gibi ise, karþýmýzdaki kiþiler de bize karþý benzer tutumlar sergileyeceklerdir. Aksi olduðunda ise, bu sürekli yapýlýyor ise, zamana yayarak takip etmek gerekir ki zaten o kiþinin aklýndan bir zoru olduðunu düþünürüz. Yani davranýþ bozukluðu, fobileri ya da ruhsal bozukluk, depresyon gibi durumlar aklýmýza gelir.

Fakat anlýk tepkiler, günlük reaksiyonlar, gerginlikler, o kiþi hakkýnda bizim yargýlarýmýzý oluþturmamalý.

Fazlaca kaale alýp, tüm hayatýmýzý buna göre ayarlamak ya da bunu düþünmek, her an tetikte olmak, ilk gün stresi acaba ne olacak diye beklemek veya "bugün neler yaþayacaðým acaba"lar da o kiþileri kendimize çekecektir. Ya da karþýmýzdaki insanlarý zor insan haline getirebilecektir. Çünkü siz bu yayýný yaptýkça, o yayýna uygun hale geleceklerdir. Emin olun. Çünkü her düþündüðümüz, isteðimiz, istemediðimiz durumlar bizim karmamýz haline gelmekte ve sýnav olarak karþýmýza çýkabilmektedir.

Öncelikle neden "kötü insanlar" olarak nitelendirdiðimiz önemli.

Onlarý kötü olarak gördüðümüz sürece bizim için kötü olarak kalacaklardýr. Bu onlarýn topluma karþý gösterdikleri savunma mekanizmalarý. Yani bir çeþit maske. altýnda yatan ise kendine olan güvensizlikleri. Yani onlar da bizim gibi insanlar. Sadece eksikliklerini örtmenin ifadesini bu þekilde gösteriyorlar.

Þems-i Tebriz 27. kural : Þu dünya bir dað gibidir, ona nasýl seslenirsen o da sana öyle aksettirir. Aðzýndan hayýrlý bir laf çýkarsa, hayýrlý laf yankýlanýr, þer çýkarsa sana gerisin geri þer yankýlanýr.

Öyleyse kim ki senin hakkýnda kötü konuþur, sen o insan hakkýnda kýrk gün kýrk gece güzel sözler et. Kýrk günün sonunda göreceksin her þey deðiþmiþ olacak. Senin gönlün deðiþirse dünya deðiþir.


Onlarý deðiþtirmek ya da tavýr almak kesinlikle çözüm olmayacaktýr. Yapabileceðimiz tek þey bakýþ açýmýzý deðiþtirmek ve yapmamýz gereken ne iþ ise onu yapmaya devam etmek.

Aslýnda onlarýn, bizim bazý yönlerimize ters düþtüðü için onlarý böyle gördüðümüz ve bu yönlerimizi törpülediðini hiç düþündük mü?

Eksik olan taraflarýmýzý bulduðumuzu ve mücadelemizi, özgüvenimizi ve karakterimizdeki güçlü yanlarý ortaya çýkardýðýný fark ettik mi?

Bu yüzden düailete dünyasinda yaþýyoruz. Her þeyin zýddý bu yüzden var.

Biz kendi seviyemizi, enerji düzeyimizi korudukça ve yükselttikçe o tip insanlarýn baþkalarýna yöneleceklerini hiç düþündük mü?

Onlarý kendimize çeken biziz aslýnda. Bizim düþüncelerimiz.

Diyelim ki bir radyosunuz ve düþük enerjili yayýnlarý alýyorsunuz, hala radyo kalýp da frekansýnýzý yükselttiðinizde daha kaliteli yayýnlar almaya baþlayacaksýnýz. Fakat sizden uzaklaþan düþük frekanslý yayýnlara ne olacak? Onlar da zamaný gelene kadar o frekanstan yayýn yapmaya devam edecekler, taa ki onlarý çeken kimse olmayana kadar.

Bu sanki bir alýþ-veriþ. Sen çektikçe var olan, var oldukça çeken bir enerji sistemi.

Aslýnda þunu da belirtmek gerekir. Þuana kadar yazýlanlarýn hepsi, bizim zihinsel algýlarýmýza ve düþünce sistemimize uygun olabilecek açýklamalardý: Zihinlerde bir açýlým oluþmasý adýna. Düþük, yüksek, alçak ya da kaliteli diye bir durum söz konusu olmadýðýný düþünelim. Bizim düþüncelerimizde hep merdiven sembolü yer alýr. Merdiven çýkmak, inmek. Düz bir çizgi üzerinde ileri gitmek ya da geri gitmek. Aslýnda böyle bir þey olmadýðýný var sayalým. Bir bütün olarak kürenin içindeyiz. Kürenin içinde, ileri geri sað sol yoktur, bütün vardýr. Her durum birbiri ile baðlantýlý olarak tekamülünü gerçekleþtirir. Yani ileri geri frekans, düþük frekans, kötü frekans yok. Bir bütünün içinde bir kürenin içinde tüm noktalar merkeze eþit uzaklýkta ve her nokta bir MERKEZ ise, kötü insan, iyi insan, düþük frekans, alçak frekans, iyi ve pozitif frekans da olmayacaktýr. Bir bütünün içindeki oluþum, tüm tekamülü etkileyecektir. Ýnsanlýk olarak artýk bütün düþünmemizin zamaný gelmedi mi? Ve bütünü etkileyecek olumlu düþüncelerin, DÜNYA’mýzý da deðiþtireceðiz.

Tüm saygý ve hürmetlerimle.


Kevser YALÇIN




20 Nisan 2010 Salý / 2263 okunma



"Kevser YALÇIN" bütün yazýlarý için týklayýn...