Martlý Þelaleleri / Iþýk Teoman
Iþýk Teoman

Iþýk Teoman

Martlý Þelaleleri



     Kütahya’nýn Simav ilçesinin çevresi binlerce dekar orman alanlarýyla kaplý. Eynal Kaplýcalarý, Alaçamlar, Gölcük ve daha birçok güzellik sanki bu bölgeye özel olarak sunulmuþ. Yeþilin ve çiçeklerin bin bir rengi, yer altý sýcak sularý, kerestecilik bu bölgenin kalkýnmasýnda çok önemli rol üstlenmiþ. Bu arada Simav’ýn kuru fasulyesini de unutmamak gerekiyor.
     Gördüðüm kadarýyla bölgede yaþayanlar da bu güzellikleri deðerlendirmiþler ama zarar vermemiþler, korumuþlar ve sahip çýkmýþlar. Bugün Eynal Kaplýcalarý artýk yerli ve yabancý turistlerin uðrak yeri konumuna gelmiþ. Yýllardýr gerçekleþtirdiðimiz gezilerin duraklarý arasýnda Alaçamlar ve Eynal Kaplýcalarý da vardýr.

     Gözde piknik alaný olacak

      Özellikle Alaçamlar’ý o kadar çok sevdik ki o bölgede iki kez kamp kurduk yine de tadýna doyamadýk. Bu kez kendimize yine o bölgede yer alan adý yeni duyulmaya baþlayan, ancak gelecek yýllarda hemen her kesin gözde piknik alanlarý arasýnda yer alacaðýný umduðum Martýlý Þelaleleri’nden söz edeceðim.
      Ýzmir-Akhisar-Sýndýrgý üzerinden Simav oradan Naþa Köyü üzerinden Akdað ve yaklaþýk 8 kilometrelik bir yolculuðun ardýndan Martlý Þelaleleri’ne ulaþýlýyor. Yolculuk sýrasýnda ardý ardýna sýralanmýþ Naþa, Güney, Akdað ve Savcýlar köylerinden geçiliyor.
     Her biri birbirinden güzel bu köyleri susuzluk önemli derecede etkilemiþ ama yine de yeþilliklerinden henüz bir þey kaybetmemiþler. Köylerde yaþayanlar çok sýcak kanlý ve cana yakýn insanlar.

       Patozlar çalýþýyor ama ürün az

      Yolculuk sýrasýnda Naþa Köyü’nde buðdayý sapýndan ayýran patoz makinasýnýn baþýnda çalýþan bir aileyi ilgiyle izledik. Buðdayýn yanýna nohut da dikmiþler ama iyi bir hasat yapamamýþlar. Aile fertlerinden Kadriye Asan küçük kalmýþ nohutlarý gösteriyor ve dert yanýyor.
      Bu yýl susuzluðun acýsýný kötü çekeceklerini söylüyor. Yanlarýnda çalýþtýracak iþçi dahi bulamamýþlar. Yakýnlarý yardýma gelmiþ. Hatta Bursa’da çalýþan bir aile dostu grafik tasarýmcýsý Osman Düzgün hafta sonlarý gelip patozun baþýna geçiyor.
      Ailenin çalýþmasýný izledikten, tulumbalarýndan su çekip serinledikten sonra yolumuza devam ettik. Çevrede yaðýþsýz havanýn etkisi kendini göstermiþ. Doðada en dayanýklý olan çýnar ve meþe aðaçlarý sararmaya ve yaprak dökmeye baþlamýþ. Bu durum hepimizin canýný sýktý.
      Türkiye genelinde yaþanan kuraklýk Ege Bölgesi’nde etkisini daha çok hissettirmiþ. Buðday, pamuk ve üzümde verim düþmüþ. Baðlarda yapraklar sararmýþ. Kuraklýk böyle devam ederse gelecek yýl için tarlalarýn hazýrlanmasý da olasý görünmüyor.

     Yüz kilo buðdaya elli kilo un

      Köylerde konuþtuðumuz çiftçiler buðdayda yüzde 40 verim düþüklüðünün yaþandýðýný Kütahya’da un fabrikalarýnýn 100 kilogram buðdaya 50 kilogram un teklif ettiðini söylüyorlar.
      Hatta bölgede sulama amaçlý olarak kullanýlan en büyük baraj olan Salihli’deki Demirköprü Barajý’ndan tarlalarýn sulanmasý için son kez bir süreliðine su býrakýldýðý konuþuluyor. Tüm bunlarý duymak ve görmek gerçekten çok üzüntü veriyor. Ama biz de þelaleye yani Simav’ýn bu özel köþesine ulaþmak derdindeyiz.
      Cumartesi sabahý erkenden yola koyulduk ki, sýcak gezinin tadýný kaçýrmasýn burnumuzdan getirmesin. Aykut Fýrat, Engin Yavuz ve Ýsmet Orhon ile bu yýl gerçekleþtirdiðimiz ikinci gezi. Mayýs ayýnda Gölhisar’da kamp kurmuþtuk.

     Kaymakam tanýtýmda kararlý

      Savcýlar Köyünden sonra geniþ ormanlar ile kaplý toprak yolda ilerlemeye baþladýk. Kütahya'nýn Simav Kaymakamý Samet Ercoþkun, bin 400 rakýmlý Akdað zirvesindeki Martlý Göleti ile Martlý Þelalesi'nin turizme kazandýrýlacaðýný konusunda yaptýðý açýklamayý okumuþtuk gazetelerde ,haber üzerine bu gezimizi gerçekleþtirdik
      Kaymakam Ercoþkun, Simav'ýn tabiat turizmi yönünden son derece zengin potansiyele sahip olmasýna karþýn bunlardan yeterince yararlanamadýðýný söylemiþ. Çok haklý. Gerçekten Simav ilçesinin dört bir yaný Abant'ý aratmayacak güzelliklerle dolu ve piknik alanlarýna sahip. Ancak 1400 rakýmlý Akdað'ýn zirvesindeki Martlý Göleti ile Martlý Þelalesi'ni kimse bilmiyor.

     Ýki ay sonra gelen rahat uyku

      Öðleden sonra Martlý Göletine ulaþtýk. Ulu çam aðaçlarýnýn altýna çadýrlarýmýzý kurmaya baþladýk. Çadýrlarýmýzý kurduðumuz bölgenin hemen yanýndan akan sular bu kampýn bir hayli keyifli geçeceðinin iþareti. Aylardýr Ýzmir’in sýcaðýnda þöyle keyifli bir uyku çekememiþtik. Gece büyük bir olasýlýkla uyku tulumlarýnýn içine gireceðiz gibi görünüyor. Çevrede gerekli önlemleri alarak kamp ateþimizi yaktýk. Ýsmet bir yandan salata hazýrlýyor, Engin ateþi körüklüyor Aykut, Engin’e yardým ediyor, ben de tavuklarý hazýrlýyorum,diðer yandan da kýrmýzý þarabýn mantarýný þiþesinden ayýrmaya çalýþýyorum. Bu arada bu gezide ilk kez bir þarap denedik. Markasý Cumartesi þarap sevenlere öneririm.
     Akþam güneþ batmadan yemeðimizi yedik, þarabýmýzý içtik hafif-hafif esen rüzgarýn etkisiyle ve yol yorgunluðu ile çadýrlarýmýza çekildik. Yaný baþýmýzda akan suyun sesiyle uykuya daldýk. Cep telefonundan kurduðum saat 18.00 de çalmaya baþladý. Yarý uyur, yarý uyanýk diðer arkadaþlarý da kaldýrdým ve çevreyi tanýma turumuza baþladýk.

     Yaban domuzlarý geziyor

      Sýk ormanlar ile kaplý bu bölgede yüzlerce kuþ sesi arasýnda çevremizi tanýmaya çalýþtýk. Ardýndan Akdað zirvesine ulaþmak için otomobilimize bindik. Daha birkaç kilometre gitmeden kocaman bir yaban domuz önümüzden atlayýp yolun karþý tarafýna geçti. Birkaç dakika sonra onu bir baþka yaban domuzu izledi. Bu durum bir hayli keyif verdi hepimize.
      Bölgeye gitmek isteyenlere bir hatýrlatma yapalým. Simav Kaymakamý o kadar güzel yönlendirme yapmýþ ki, her tepenin her zirvenin adýný gösteren levhalar yerleþtirilmiþ yol üzerine. O levhalar olmasa deðil Martlý’ya ulaþmak ormanda yolunuzu kaybedersiniz, tesadüf sonucu bulurlar sizi.
     Havanýn kararmasýyla birlikte yine kamp ateþimizi önlemler alarak yaktýk. Çevre o kadar kuru ki, küçük bir dikkatsizlik, sonu felaket ile biten yangýnlara neden olabilir. Yatmadan önce hafif yiyecekler atýþtýrdýk. Ve ilk kez aylar sonra çadýrýn içinde üþüyüp uyku tulumlarýna sarýlarak uyumanýn keyfini yaþadýk. Ýki aydýr Ýzmir’in sýcaðýnda sanki ateþ topunun içinde yaþýyorduk.

     Þelale küresel ýsýnmadan payýna düþeni almýþ

     Sabah saat 06.00 da hepimiz ayaktaydýk.Yaný baþýmýzda akan buz gibi sularda elimizi yüzümüzü yýkadýk. Aykut Fýrat çaylarý demledi kahvaltý masamýz hazýrlandý. Serin hava daha etkisini sürdürüyordu. Eþofmanlarýmýzý üzerimizden çýkarmadan kahvaltýmýzý ettik. Ardýndan çadýrlarýmýzý toplamaya baþladýk.
     Zaten bu gezilerin en hüzün veren tarafý da çadýrlarý toplamak. Keyifle kurduðunuz ve uðraþtýðýnýz çadýrlarý birkaç dakika içinde söküyor ve çantaya koyuyorsunuz. Kamplarýn dönüþü can sýkýcý. Eþyalarýmýzý topladýk.Aracýmýza yerleþtirdik. Yola çýkmadan önce göletin etrafýnda son kez turumuzu attýk.
     Güzel, huzurlu ve dinlendirici bir hafta sonu geçirdik. Ama Martlý Þelalesinin aktýðýný göremediðimiz için üzüldük. Çünkü öyle umutlarla gitmiþtik ki, yanýmýza mayolarýmýzý almýþ ve þelalenin altýnda serinleyeceðimizi hayal etmiþtik. Martlý Þelalesi de küresel ýsýnmadan payýna düþeni almýþ.














isikteoman@hotmail.com


Iþýk Teoman

isikteoman@gmail.com



1 Aðustos 2007 Çarþamba / 4844 okunma



"Iþýk Teoman" bütün yazýlarý için týklayýn...