Güzin TÜMER
BUENOS AÝRES
Mendoza'dan sonra yolculuðuma baþladýðým Buenos Aires'e geri döndüm. Mendoza, Buenos Aires arasý yaklaþýk otobüsle 12 saat sürdü. Soðuk bir pazar sabahýnda, Güney Amerika'daki evime dönme duygusu içinde Buenos Aires'e ulaþtým. Terminalden hýzla otobüs duraðýna doðru yürürken yanýmdan geçen birkaç kiþi "kaka" diyerek uzaklaþtý. Saðýmý solumu yokladýðýmda üstümde tuhaf bir þeyler olduðunu fark ettim. Birkaç kiþi yardým etmek istercesine etrafýmý sardý. Bu kadar çok iyi niyetli insan olamazdý. Kýsa süre içinde anladým ki ufak bir hýrsýzlýk çetesinin hedefi oldum. Yolculuðum süresince dikkatli olma konusunda epeyi deneyim kazanmýþtým. Amaçlarý sadece hýrsýzlýk olan bu insanlara yardým istemediðimi biraz yüksekçe bir sesle söyledim. Geldikleri hýzla yok oldular. Böylece aylardan sonra tekrar geldiðim Buenos Aires'te hoþ olmayan karþýlama yaþadým. Kazasýz atlatmýþtým. Alica ve Daniel'in evine doðru yola koyuldum. Oradaki sýcak karþýlama bana Güney Amerika'da evimde olduðum duygusunu yaþattý.
Buenos Aires, büyük parklarý, geniþ caddeleri ve medeni insan iliþkileri ile bir Avrupa kentini aratmayacak özelliklere sahip bir kent. Bu vasýflarýndan dolayý Güney Amerika'nýn diðer ülkelerinde yaþayan insanlar için oldukça cazip. Bu nedenle Arjantin'in en çok göç alan þehirlerinden biri... Sabahýn ilk ýþýklarýna kadar devam eden gece yaþantýsý ve sunduðu olanaklar ile gençlerin de en çok tercih ettiði yerler arasýnda.
Yemek yemeyi, paylaþmayý, sohbet etmeyi, eðlenmeyi ve dans etmeyi seven insanlarýn ülkesi olan Arjantin'de, Buenos Aires ülkenin kalbi olarak tanýmlanýyor. Arjantin bir devlet, Buenos Aires de sanki baþka bir devletçik gibi.. Siyasal olarak Amerikan modelini benimsemiþ bu ülkede baþkanlýk sistemi var. Ayrýca eyaletler þeklinde yapýlanmýþlar. Bu nedenle Buenos Aires'e devletçik demek fazla olmaz.
Büyük bir çoðunluðu Ýtalyan göçmeni olan Arjantin'de hiç de azýmsanmayacak ölçüde Arap topluluðu var. Arjantin'e göçler sadece Arap ve Ýtalyanlarla sýnýrlý deðil Seferad'larý ve dünyanýn her tarafýndan gelen Ermenileri de unutmamak gerek. Ýbranice de Ýspanya'nýn adý Seferad demekmiþ. Bu nedenle Portekiz ve Ýspanyol kökenli Yahudiler Seferad olarak tanýmlanýyor.
Buenos Aires'te Türk yemeklerini özlediðinizde Ermeni lokantalarýna gitmek en akýllýca yol. Gerçekten yemeklerimiz birbirine çok benziyor.
Buenos Airesliler kendilerini Avrupa’nýn kuyruðu olarak görüyorlar. Ancak Arap, Ermeni ve Yahudi kültürüne biz Türklerden daha sýcak baktýklarýný kolaylýkla söyleyebilirim. Þunu da itiraf etmeliyim ki Bolivya'dan göç edenler için ayný hoþgörüyü göstermiyorlar. Kirli yerleri "Bolivian corner", "Bolivya köþesi" olarak adlandýrýyorlar.
Buenos Aires'te yaþayan insanlar "limanda yaþayanlar" ya da "liman insaný" anlamýna gelen "Porteno(s)" olarak adlandýrýlýyor. Þehir Rio Del La Plata Irmaðý’nýn kenarýna kurulmuþ. Irmaðýn karþý kýyýsýnda Uruguay yer alýyor.
Buenos Aires'te "Fileto Porteno" olarak adlandýrýlan bir desenden de söz etmek isterim. Bu desenle kolaylýkla her yerde karþýlaþabilirsiniz. Liman insanlarýnýn yarattýðý desen, biçimleri ve renkleriyle yaþama sevinci verdi bana.

San Telmo daha önce de yazdýðým gibi özellikle cumartesi- pazar gidilebilecek en gözde yerlerden biri. Büyük bir antika pazarý kuruluyor. Ýyi vakit geçirmek, tango dinlemek ve tango yapanlarý izlemek için iyi bir seçim. Bu fotoðrafý orada çektim. Ahþabýn üzerine çizilmiþ "Fileto Porteno" desenleri.

Pampa'da, yaþayan insanlarýn ihtiyaç duyabilecekleri binicilikle ilgili aksesuarlar. Bu fotoðrafý ben San Telmo'daki antika pazarýnda çektim. Buna benzer çok tezgah vardý. Arjantin'de kýrsal kesimde yaþayanlar için at oldukça önemli ama bu aksesuarlarý da satmak bir turistik numara olmuþ.

Arjantin'de su satýn almak istediðiniz de satýcýdan hemen bir soru gelir "gazlý mý?", "gazsýz mý?" Büyük çoðunluðun tercihi gazlý sudur. Evlerde kullanýlan, kýsaca soda diyeceðim gazlý su, bu þiþelere konuyor. Bu estetik þiþeler, almayý istediðim þeylerden biriydi. Ama taþýma her zaman problem olduðu için almayýp fotoðrafýný çekmekle yetindim. Bazen sofra þarabýný da soda ile tüketiyorlar. Ben de denedim hiç de fena deðildi.


Bu fotoðrafý "Abasto"adý verilen semtte çektim. Abasto, ünlü tango þarkýcýsý Carlos Gardel'in çocukluðunun geçtiði yer...
Abasto, Buenos Aires'in turistik yerlerinden biri. Geçmiþte orada büyük bir pazar olduðu söylendi. Bu pazardan her þey satýn almak mümkünmüþ. Bu semtin adý "Abasto", Ýspanyolca’da "saðlamak / elde etmek" anlamýnda. Geçmiþte iþçi sýnýfýnýn yaþamak için seçtiði bu semt þimdi oldukça pahalý. Elbette bugünkü önemi Carlos Gardel'in orada yaþamasýndan kaynaklanýyor. Carlos Gardel tango söylemeye burada baþlamýþ. Bugün Carlos Gardel'in çocukluðunun geçtiði ev müzeye dönüþtürülmüþ.

Abasto'dan bir ev

Bir kent düþünün ki duvarlarýna þarký sözleri ve notalarý yazýlmýþ. Ýþte Abasto'da eski bir binanýn duvarýnda ünlü tango þarkýsý "volver'in" notalarý.
Ünlü tango þarkýcýsý Carlos Gardel'in, söylediði tangolar bir dönem dilden dile gezmiþ. Tüm Güney Amerika'da çok sevilmiþ olan Gardel 1933 yýlýnda kýrklý yaþlarýnýn baþýnda bir uçak kazasý sonucu hayatýný kaybetmiþ. Ölüm yýl dönümünde birçok yerde anma törenleri düzenleniyormuþ. Carlos Gardel þapkalarý, bugün hala en çok satýlan tango aksesuarlardan biri.

Carlos Gardel'in mezarý... Dünyanýn her tarafýndan gelen ziyaretçilerin býraktýðý notlarla dolu olan bu mezar gerçekten ilginç. Ziyaretçiler Gardel'in eline yanan sigara býrakýyor.
Abasto'da, çok sayýda tango maðazasý var. Carlos Gardel þapkalarý, file çoraplar, yýrtmaçlý elbiseler, ince topuklu abiye ayakkabýlar ve birçok aksesuar satan bu maðazalar turistler için oldukça gözde yerler.. Bu yaþýma kadar topuklu ayakkabý giymeyen benim bile o çok kadýn kokan elbiselerde ve ayakkabýlarda gözümün kaldýðýný söyleyebilirim. Ýþte tango, Buenos Aires'te insaný bu denli etkiliyor. Her yaþtan insan tango yapýyor. Çok sayýda milonga (tango yapýlan yer) var. Buenos Aires'e gidip tango yapmadan gelinir mi? Elbette ben de bu iþten nasibimi aldým. Ama oldukça baþarýsýz olduðumu itiraf etmeliyim. Aslýnda tango Buenos Aires için iyi bir gelir kaynaðý. Tango satýyorlar demek fazla olmaz.

Caddede tango
Sözü tangoda baðladýktan sonra biraz da tangonun tarihçesinden söz etmek isterim. Öncelikle tango, Buenos Aires'e özgü bir müzik. Rio Del La Plata Irmaðý’nýn kýyýsýnda yaþayan insanlar yaratmýþ bu müziði. Böyle olunca bu ýrmaðýn karþý kýyýsýnda yer alan Uruguay'ý da bu müziðin vataný olarak kabul etmek mümkün. Tangoyu, Arjantin'e farklý ülkelerden göç eden insanlar birlikte yaratmýþ. Bu müziðin ilk seslendirilmeye baþlandýðý yýllar 1890’lar... O yýllarda marjinal müzik olarak kabul edilmektedir. Ýlk zamanlar gitar, keman ve flüt eþliðinde yapýlan tangolara bir Alman icadý olan, akerdeona benzeyen "bandaneonlar" eklenince daha etkili olmaya baþlamýþ. Ýlk tango þarkýlarýnýn sözleri suç, seks, küfür, argo... içerikliymiþ. Tango'nun çalýndýðý ilk yerler genelevler. O dönemde aþaðý tabakanýn eðlencesi olarak görülmüþ. 1930'larda Carlos Gardel tangolarý gençler vasýtasýyla genelevlerden çýkarak yavaþ yavaþ kent yaþamýnýn içine girmeye baþlamýþ. Bir süre sonra çok popüler olmuþ.


Milongalar her yaþtan insanýn dans edebildiði yerler.

Karþýlaþtýðým her yaþlý çiftin tango yapmasý ve haftanýn bir ya da birkaç gecesi tango yapmak için milongalara gitmesi benim ilgimi çekti. Teyzelerin oldukça seksi görünen giysilerle yaþlarýna aldýrmadan ve önemlisi kadýnlýklarýný unutmadan dans etmeleri gerçekten görülmeye deðerdi. Bunun yanýsýra hangi yaþta olursanýz olun tango dersi alma þansýnýz var Buenos Aires'te. Ben de iki kez tango dersi aldým. Heveslilerin yaþlarý yirmi ile yetmiþ arasýnda deðiþiyordu.
Buenos Aires'te teyzeler amcalar televizyon karþýsýnda pineklemek yerine bir gecede birkaç milonga gezerek gece yaþantýsýnýn tadýný çýkarýyorlar. Hal böyle olunca çok sayýda yaþlýyý flört ederken görmek mümkün. Sanki bu durumuyla, Buenos Aires hiç yaþlanmayan bir kent görünümünde.

Bu arada sadece tango yapanlardan söz etmek haksýzlýk olur. Tango þarkýcýlarýný da hem izlemek hem dinlemek çok keyifti. Benim karþýlaþtýðým tango þarkýcýlarýnýn büyük bir çoðunluðu yaþlýydý. Nasýl hissederek söylediklerini anlatmak imkansýz.
Buenos Aires deyince, ilk akla gelen tango. Ancak Arjantin folk müziðini de çok sevdiðimi söylemeliyim. Buenos Aires'te açýk havada Arjantin halk danslarýný izleme ve þarkýlarýný dinleme fýrsatým oldu. "Mataderos" adý verilen semtte, her pazar panayýr kuruluyor. Kimisi orasý için tipik olan (peynir, dulce de leche, çeþit çeþit peynir, reçel, deri akseuarlar, býçak...) ürünlerini satýyor. Kimisi sahnede þarký söylüyor. Etkileyici müziðin büyüsüne kapýlanlar da, etrafýndaki kalabalýða aldýrmadan dans ediyordu. Ben orada çok keyifli vakit geçirdim.

Genç yaþlý herkes bu duygu yüklü otantik dansý yapýyordu. :))
Aldýðým bir dans daveti ile kendimin dans eden insanlarýn ortasýnda buldum.


Yöresel giysiler içinde olan insanlarýn kýyafetleri de görmeye deðerdi.

Arjantin'de düz ve aðaçsýz yeþil alanlara "pampa" adý veriliyor. Pampa'da yaþayan erkek köylülerin adý ise "Gaucho", kovboyun Arjantin versiyonu olarak tanýmlamak da mümkün. Ýþte bir goucho örneði... Goucho kültürü istilacý Ýspanyollarla orada yaþayan yerlilerin yarattýðý bir kültür.
Mataderos'da ilginç þeylerden bir diðeri tamamen pampaya özgü bir oyun olan "La Sortina"yý izlemekti. La Sortina, atla oynanan, binicilerin yükseðe asýlmýþ bir halkayý ellerindeki kancalý çubuklarla almaya çalýþtýklarý bir oyun.

"La Sortina"
Alicia ve Daniel, bana pampa ve pampa yaþamýný göstermek istediler. Birlikte onlarýn Pampa'da yaþayan arkadaþlarýný -Graciala ve Hugo- ziyaret ettik. Pampa Arjantin için çok tipik olan çayýrlýk alan. Ben "Pampa'da keþke aðaç olsaydý" diye söylediðimde onlar "bana aðaç olsaydý pampa olmazdý" diye cevap verdiler. Onlara "yaþamak için neden pampayý seçtiklerini sorduðumda" ufku görmek için pampayý tercih ettiklerini söylediler.

Pampa'da gün batýmý

Baþka bir fotoðraf yine Pampa'dan...

Alicia, Graciala ve bendeniz Pampa'ya gitmek için yola çýkmadan önce..

Daniel, Hugo ve yine bendeniz..
Buenos Aires'teki hoþluklardan bir baþkasý doðum günümü orada kutlamamdý. Daniel, Alicia ve ben ayný yýlýn ayný ayýnda doðmuþtuk. Üç kiþilik doðum günü pastamýzý hazýrlayan Alicia'nýn annesi Haydee'ye buradan bir kez daha teþekkür etmek istiyorum. Hiç unutmayacaðým bir aný oldu benim için.

Doðum günümüzden!
Mýsýr yapraðý ile piþirilen bir yiyecekten söz ederek yazýmý bitireyim. Yiyeceðimizin adý Tamal.


Mýsýr yapraðýndan yapýlmýþ bir paket. Ýçindeki malzeme bu yapraklarýn içinde piþirilmiþ.

Mýsýr yapraðýnýn içindeki ana malzeme ezilmiþ mýsýr. Bunun yanýsýra peynir, kýrmýzý biber sanýrým biraz da yað var. Kumpirin mýsýr versiyonu gibi gözüktü bana.
Buenos Aires'e ikinci kez gittiðimde hissettiklerim ilkinden oldukça farklýydý. Aidiyet duygusuna benzer bir duygu hali içindeydim. Güvenle geziyordum. Ara sýra kaybolmak keyif veriyordu. Çok sayýda insanla tanýþtým. Buenos Aires'e farklý bir gözle baktým. Farklý gözle bakmamýn en önemli nedeni Alicia ve Daniel idi. Yaklaþýk bir ay Daniel ve Alicia ile kaldým. Gerçekten onlarla hoþ vakit geçirdim. MUCHOS GRACIAS ALICIA & DANIEL :)))) Ýlk gördükleri insanlarý, selamlaþmak için öpen, ortak bardaktan mate içen bu önyargýsýz insanlarýn vatanýný çok sevdim. Galiba Buenos Aires'i biraz daha çok..
Güzin TÜMER
"Güzin TÜMER" bütün yazýlarý için týklayýn...
Mendoza'dan sonra yolculuðuma baþladýðým Buenos Aires'e geri döndüm. Mendoza, Buenos Aires arasý yaklaþýk otobüsle 12 saat sürdü. Soðuk bir pazar sabahýnda, Güney Amerika'daki evime dönme duygusu içinde Buenos Aires'e ulaþtým. Terminalden hýzla otobüs duraðýna doðru yürürken yanýmdan geçen birkaç kiþi "kaka" diyerek uzaklaþtý. Saðýmý solumu yokladýðýmda üstümde tuhaf bir þeyler olduðunu fark ettim. Birkaç kiþi yardým etmek istercesine etrafýmý sardý. Bu kadar çok iyi niyetli insan olamazdý. Kýsa süre içinde anladým ki ufak bir hýrsýzlýk çetesinin hedefi oldum. Yolculuðum süresince dikkatli olma konusunda epeyi deneyim kazanmýþtým. Amaçlarý sadece hýrsýzlýk olan bu insanlara yardým istemediðimi biraz yüksekçe bir sesle söyledim. Geldikleri hýzla yok oldular. Böylece aylardan sonra tekrar geldiðim Buenos Aires'te hoþ olmayan karþýlama yaþadým. Kazasýz atlatmýþtým. Alica ve Daniel'in evine doðru yola koyuldum. Oradaki sýcak karþýlama bana Güney Amerika'da evimde olduðum duygusunu yaþattý.
Buenos Aires, büyük parklarý, geniþ caddeleri ve medeni insan iliþkileri ile bir Avrupa kentini aratmayacak özelliklere sahip bir kent. Bu vasýflarýndan dolayý Güney Amerika'nýn diðer ülkelerinde yaþayan insanlar için oldukça cazip. Bu nedenle Arjantin'in en çok göç alan þehirlerinden biri... Sabahýn ilk ýþýklarýna kadar devam eden gece yaþantýsý ve sunduðu olanaklar ile gençlerin de en çok tercih ettiði yerler arasýnda.
Yemek yemeyi, paylaþmayý, sohbet etmeyi, eðlenmeyi ve dans etmeyi seven insanlarýn ülkesi olan Arjantin'de, Buenos Aires ülkenin kalbi olarak tanýmlanýyor. Arjantin bir devlet, Buenos Aires de sanki baþka bir devletçik gibi.. Siyasal olarak Amerikan modelini benimsemiþ bu ülkede baþkanlýk sistemi var. Ayrýca eyaletler þeklinde yapýlanmýþlar. Bu nedenle Buenos Aires'e devletçik demek fazla olmaz.
Büyük bir çoðunluðu Ýtalyan göçmeni olan Arjantin'de hiç de azýmsanmayacak ölçüde Arap topluluðu var. Arjantin'e göçler sadece Arap ve Ýtalyanlarla sýnýrlý deðil Seferad'larý ve dünyanýn her tarafýndan gelen Ermenileri de unutmamak gerek. Ýbranice de Ýspanya'nýn adý Seferad demekmiþ. Bu nedenle Portekiz ve Ýspanyol kökenli Yahudiler Seferad olarak tanýmlanýyor.
Buenos Aires'te Türk yemeklerini özlediðinizde Ermeni lokantalarýna gitmek en akýllýca yol. Gerçekten yemeklerimiz birbirine çok benziyor.
Buenos Airesliler kendilerini Avrupa’nýn kuyruðu olarak görüyorlar. Ancak Arap, Ermeni ve Yahudi kültürüne biz Türklerden daha sýcak baktýklarýný kolaylýkla söyleyebilirim. Þunu da itiraf etmeliyim ki Bolivya'dan göç edenler için ayný hoþgörüyü göstermiyorlar. Kirli yerleri "Bolivian corner", "Bolivya köþesi" olarak adlandýrýyorlar.
Buenos Aires'te yaþayan insanlar "limanda yaþayanlar" ya da "liman insaný" anlamýna gelen "Porteno(s)" olarak adlandýrýlýyor. Þehir Rio Del La Plata Irmaðý’nýn kenarýna kurulmuþ. Irmaðýn karþý kýyýsýnda Uruguay yer alýyor.
Buenos Aires'te "Fileto Porteno" olarak adlandýrýlan bir desenden de söz etmek isterim. Bu desenle kolaylýkla her yerde karþýlaþabilirsiniz. Liman insanlarýnýn yarattýðý desen, biçimleri ve renkleriyle yaþama sevinci verdi bana.

San Telmo daha önce de yazdýðým gibi özellikle cumartesi- pazar gidilebilecek en gözde yerlerden biri. Büyük bir antika pazarý kuruluyor. Ýyi vakit geçirmek, tango dinlemek ve tango yapanlarý izlemek için iyi bir seçim. Bu fotoðrafý orada çektim. Ahþabýn üzerine çizilmiþ "Fileto Porteno" desenleri.

Pampa'da, yaþayan insanlarýn ihtiyaç duyabilecekleri binicilikle ilgili aksesuarlar. Bu fotoðrafý ben San Telmo'daki antika pazarýnda çektim. Buna benzer çok tezgah vardý. Arjantin'de kýrsal kesimde yaþayanlar için at oldukça önemli ama bu aksesuarlarý da satmak bir turistik numara olmuþ.

Arjantin'de su satýn almak istediðiniz de satýcýdan hemen bir soru gelir "gazlý mý?", "gazsýz mý?" Büyük çoðunluðun tercihi gazlý sudur. Evlerde kullanýlan, kýsaca soda diyeceðim gazlý su, bu þiþelere konuyor. Bu estetik þiþeler, almayý istediðim þeylerden biriydi. Ama taþýma her zaman problem olduðu için almayýp fotoðrafýný çekmekle yetindim. Bazen sofra þarabýný da soda ile tüketiyorlar. Ben de denedim hiç de fena deðildi.


Bu fotoðrafý "Abasto"adý verilen semtte çektim. Abasto, ünlü tango þarkýcýsý Carlos Gardel'in çocukluðunun geçtiði yer...
Abasto, Buenos Aires'in turistik yerlerinden biri. Geçmiþte orada büyük bir pazar olduðu söylendi. Bu pazardan her þey satýn almak mümkünmüþ. Bu semtin adý "Abasto", Ýspanyolca’da "saðlamak / elde etmek" anlamýnda. Geçmiþte iþçi sýnýfýnýn yaþamak için seçtiði bu semt þimdi oldukça pahalý. Elbette bugünkü önemi Carlos Gardel'in orada yaþamasýndan kaynaklanýyor. Carlos Gardel tango söylemeye burada baþlamýþ. Bugün Carlos Gardel'in çocukluðunun geçtiði ev müzeye dönüþtürülmüþ.


Bir kent düþünün ki duvarlarýna þarký sözleri ve notalarý yazýlmýþ. Ýþte Abasto'da eski bir binanýn duvarýnda ünlü tango þarkýsý "volver'in" notalarý.
Ünlü tango þarkýcýsý Carlos Gardel'in, söylediði tangolar bir dönem dilden dile gezmiþ. Tüm Güney Amerika'da çok sevilmiþ olan Gardel 1933 yýlýnda kýrklý yaþlarýnýn baþýnda bir uçak kazasý sonucu hayatýný kaybetmiþ. Ölüm yýl dönümünde birçok yerde anma törenleri düzenleniyormuþ. Carlos Gardel þapkalarý, bugün hala en çok satýlan tango aksesuarlardan biri.

Abasto'da, çok sayýda tango maðazasý var. Carlos Gardel þapkalarý, file çoraplar, yýrtmaçlý elbiseler, ince topuklu abiye ayakkabýlar ve birçok aksesuar satan bu maðazalar turistler için oldukça gözde yerler.. Bu yaþýma kadar topuklu ayakkabý giymeyen benim bile o çok kadýn kokan elbiselerde ve ayakkabýlarda gözümün kaldýðýný söyleyebilirim. Ýþte tango, Buenos Aires'te insaný bu denli etkiliyor. Her yaþtan insan tango yapýyor. Çok sayýda milonga (tango yapýlan yer) var. Buenos Aires'e gidip tango yapmadan gelinir mi? Elbette ben de bu iþten nasibimi aldým. Ama oldukça baþarýsýz olduðumu itiraf etmeliyim. Aslýnda tango Buenos Aires için iyi bir gelir kaynaðý. Tango satýyorlar demek fazla olmaz.

Sözü tangoda baðladýktan sonra biraz da tangonun tarihçesinden söz etmek isterim. Öncelikle tango, Buenos Aires'e özgü bir müzik. Rio Del La Plata Irmaðý’nýn kýyýsýnda yaþayan insanlar yaratmýþ bu müziði. Böyle olunca bu ýrmaðýn karþý kýyýsýnda yer alan Uruguay'ý da bu müziðin vataný olarak kabul etmek mümkün. Tangoyu, Arjantin'e farklý ülkelerden göç eden insanlar birlikte yaratmýþ. Bu müziðin ilk seslendirilmeye baþlandýðý yýllar 1890’lar... O yýllarda marjinal müzik olarak kabul edilmektedir. Ýlk zamanlar gitar, keman ve flüt eþliðinde yapýlan tangolara bir Alman icadý olan, akerdeona benzeyen "bandaneonlar" eklenince daha etkili olmaya baþlamýþ. Ýlk tango þarkýlarýnýn sözleri suç, seks, küfür, argo... içerikliymiþ. Tango'nun çalýndýðý ilk yerler genelevler. O dönemde aþaðý tabakanýn eðlencesi olarak görülmüþ. 1930'larda Carlos Gardel tangolarý gençler vasýtasýyla genelevlerden çýkarak yavaþ yavaþ kent yaþamýnýn içine girmeye baþlamýþ. Bir süre sonra çok popüler olmuþ.


Milongalar her yaþtan insanýn dans edebildiði yerler.

Karþýlaþtýðým her yaþlý çiftin tango yapmasý ve haftanýn bir ya da birkaç gecesi tango yapmak için milongalara gitmesi benim ilgimi çekti. Teyzelerin oldukça seksi görünen giysilerle yaþlarýna aldýrmadan ve önemlisi kadýnlýklarýný unutmadan dans etmeleri gerçekten görülmeye deðerdi. Bunun yanýsýra hangi yaþta olursanýz olun tango dersi alma þansýnýz var Buenos Aires'te. Ben de iki kez tango dersi aldým. Heveslilerin yaþlarý yirmi ile yetmiþ arasýnda deðiþiyordu.
Buenos Aires'te teyzeler amcalar televizyon karþýsýnda pineklemek yerine bir gecede birkaç milonga gezerek gece yaþantýsýnýn tadýný çýkarýyorlar. Hal böyle olunca çok sayýda yaþlýyý flört ederken görmek mümkün. Sanki bu durumuyla, Buenos Aires hiç yaþlanmayan bir kent görünümünde.

Bu arada sadece tango yapanlardan söz etmek haksýzlýk olur. Tango þarkýcýlarýný da hem izlemek hem dinlemek çok keyifti. Benim karþýlaþtýðým tango þarkýcýlarýnýn büyük bir çoðunluðu yaþlýydý. Nasýl hissederek söylediklerini anlatmak imkansýz.
Buenos Aires deyince, ilk akla gelen tango. Ancak Arjantin folk müziðini de çok sevdiðimi söylemeliyim. Buenos Aires'te açýk havada Arjantin halk danslarýný izleme ve þarkýlarýný dinleme fýrsatým oldu. "Mataderos" adý verilen semtte, her pazar panayýr kuruluyor. Kimisi orasý için tipik olan (peynir, dulce de leche, çeþit çeþit peynir, reçel, deri akseuarlar, býçak...) ürünlerini satýyor. Kimisi sahnede þarký söylüyor. Etkileyici müziðin büyüsüne kapýlanlar da, etrafýndaki kalabalýða aldýrmadan dans ediyordu. Ben orada çok keyifli vakit geçirdim.

Genç yaþlý herkes bu duygu yüklü otantik dansý yapýyordu. :))
Aldýðým bir dans daveti ile kendimin dans eden insanlarýn ortasýnda buldum.



Arjantin'de düz ve aðaçsýz yeþil alanlara "pampa" adý veriliyor. Pampa'da yaþayan erkek köylülerin adý ise "Gaucho", kovboyun Arjantin versiyonu olarak tanýmlamak da mümkün. Ýþte bir goucho örneði... Goucho kültürü istilacý Ýspanyollarla orada yaþayan yerlilerin yarattýðý bir kültür.
Mataderos'da ilginç þeylerden bir diðeri tamamen pampaya özgü bir oyun olan "La Sortina"yý izlemekti. La Sortina, atla oynanan, binicilerin yükseðe asýlmýþ bir halkayý ellerindeki kancalý çubuklarla almaya çalýþtýklarý bir oyun.

Alicia ve Daniel, bana pampa ve pampa yaþamýný göstermek istediler. Birlikte onlarýn Pampa'da yaþayan arkadaþlarýný -Graciala ve Hugo- ziyaret ettik. Pampa Arjantin için çok tipik olan çayýrlýk alan. Ben "Pampa'da keþke aðaç olsaydý" diye söylediðimde onlar "bana aðaç olsaydý pampa olmazdý" diye cevap verdiler. Onlara "yaþamak için neden pampayý seçtiklerini sorduðumda" ufku görmek için pampayý tercih ettiklerini söylediler.




Buenos Aires'teki hoþluklardan bir baþkasý doðum günümü orada kutlamamdý. Daniel, Alicia ve ben ayný yýlýn ayný ayýnda doðmuþtuk. Üç kiþilik doðum günü pastamýzý hazýrlayan Alicia'nýn annesi Haydee'ye buradan bir kez daha teþekkür etmek istiyorum. Hiç unutmayacaðým bir aný oldu benim için.

Mýsýr yapraðý ile piþirilen bir yiyecekten söz ederek yazýmý bitireyim. Yiyeceðimizin adý Tamal.



Buenos Aires'e ikinci kez gittiðimde hissettiklerim ilkinden oldukça farklýydý. Aidiyet duygusuna benzer bir duygu hali içindeydim. Güvenle geziyordum. Ara sýra kaybolmak keyif veriyordu. Çok sayýda insanla tanýþtým. Buenos Aires'e farklý bir gözle baktým. Farklý gözle bakmamýn en önemli nedeni Alicia ve Daniel idi. Yaklaþýk bir ay Daniel ve Alicia ile kaldým. Gerçekten onlarla hoþ vakit geçirdim. MUCHOS GRACIAS ALICIA & DANIEL :)))) Ýlk gördükleri insanlarý, selamlaþmak için öpen, ortak bardaktan mate içen bu önyargýsýz insanlarýn vatanýný çok sevdim. Galiba Buenos Aires'i biraz daha çok..
Güzin TÜMER
"Güzin TÜMER" bütün yazýlarý için týklayýn...
