Güzin TÜMER
SUCRE


Sucre, beyazla yýkanmýþ evleri ile göz alýcý. Ýlk bakýþta kendisini sevdiren bir kent. Uyuni’den sonra bana cennet gibi geldi. Uyuni için de haksýzlýk etmek istemem. Aslýnda Uyuni benim Bolivya'da ilk gördüðüm yerleþim yeri. Gerçekten ilk etapta Kolaylýkla fark edilen fakirlik içinde þapkalý, rengarenk giysili insanlarýn oluþturduðu fotoðraf þaþýrtýcýydý. Köyden belki biraz daha büyük olan Uyuni, ilk gördüðümde hemen kaçma duygusu yaþadýðým yerlerden biriydi. Ama birkaç saat vakit geçirdikten sonra hoþuma gitmeye baþladý. Çünkü her þey çok deðiþikti. Evet Daðlýk Bolivya'daydým. Þapkalý kadýnlar, pançolu adamlar, sýrtlarýna baðladýklarý renkli bezlerde çocuklarýný taþýyan kadýnlar, tezgahtarlarýn daðýnýklýk içinde neredeyse kaybolduðu dükkanlar...
Þili'den sonra sokakta bir Amerikan Dolarý’nýn altýnda lezzetli yemekler yemek inanýlmazdý. Zira San Pedro’da suyu neredeyse bir Amerikan Dolarý’na satýyorlardý.
Merakla ve þaþkýnlýkla sokaklarda gezerken herkesin fotoðrafýný çekmek istedim desem fazla olmaz. Uyuni'de bir ya da iki gece kalma planým vardý. Çünkü Uyuni'nin yakýnýndaki Salar De Uyuni'de (Tuz Çölü) birkaç gün vakit geçirmek istiyordum. Ancak oradaki kirlilik planýmý deðiþtirmeme neden oldu. Sýrada Potosi vardý. Oraya gitmekten de yükseklik ve soðuk nedeniyle vazgeçtim. Zira Potosi dünyanýn en yüksek þehri. Rotamý Sucre'ye çevirdim.

Fotoðraf çekmenin pek kolay olduðunu söyleyemeyeceðim. Aslýnda biraz da haklýlar. Bize- bana deðiþik gelen halleri onlarýn yaþam biçimi. Yoksulluðu görüntülemek etik deðil. Ben genellikle iliþki kurarak fotoðraf çekmeye çalýþýyorum. Fakir yerlere turistik geziler düzenlendiðini duymuþtum. Turizmin de bir etiði olmalý!

Çok hoþ görünüyorlardý. Güneþin altýnda siesta
Yaklaþýk 12 saat yolculukla Uyuni’den Sucre’ye geldim. Sabaha karþý geldiðim ve önceden hazýrlýklý olmadýðým için (bir yere gitmeden önce nerede kalacaðýmý mutlaka önceden belirliyorum.) iyi bir otele gittim. Zaten böyle bir kararým vardý. Sucre’de kendimi þýmartacaktým. Çölden sonra bunu fazlasýyla hak etmiþtim. Kendimi þýk bir otelde buldum.
Sucre, kolonyal bir kent. Evler hep avlulu. Odalar bu avluya bakýyor. Benim kaldýðým otel de böyleydi. Avluda çok sayýda devasa bitki var. Bu çok sevdiðim, pahalý otelde geceliðine yaklaþýk 25 lira (110 Bolivyanos) ödedim. Þimdi ise gene gayet iyi bir hostelde kalýyorum. Tek kiþilik odam için geceliðine 25 Bolivyanos ödüyorum.

Bu otelde kalarak kendimi ödüllendirdim. Ama yalnýzca iki gece.. Aslýnda hiç pahalý deðil. Bolivya standartlarýnda yine de bu fiyat oldukça yüksek.
Uyuni-Sucre yolculuðuma gelince… O ayrý bir serüven. Küçük bir otobüs, her binen battaniyesi ile biniyor. Bavullar otobüsün üstüne konarak baðlanýyor. Ben bu fotoðrafý bir yerlerden ama çok eskilerden hatýrlýyorum. Battaniyelere önce bir anlam veremedim. Avustralyalý bir baþka hatun bana iþaret etti. “niye battaniye taþýyorlar” diye.. Sonradan anlaþýldý otobüste ýsýtma yoktu.
Otobüsten hoþ bir iki þey daha… Yanýmda oturan yirmili yaþlarýnda bir çocuk benim battaniyem olmadýðýný fark edince kendi uyku tulumunu teklif etti. Yokluk diz boyu ama insanlýklarýný kaybetmedikleri kesin.
Otobüs, tuvalet molasý için durdu. Ben ve Avustralyalý hatun þaþkýn þaþkýn tuvalet ararken baktýk insanlar kayalarýn arkasýna gidiyorlar. Durum anlaþýldý biz de gerekeni yaptýk.

"Plaza de 25 Mayo" kentin en büyük meydaný... Gerçekten çok güzel. Büyük aðaçlar, meydaný çevreleyen beyaz evler..
Sucre daha önce de söylediðim gibi kolanyal bir kent. UNICEF tarafýndan dünya mirasý olarak ilan edilmiþ. Hoþ bir mimarisi var. Bunun yanýsýra yeþil. Ýklimi mükemmel. Neredeyse kýþ yok! Yaz mevsimi ortalamasý 25 derece kýþýn ise 15 derece... Tam istediðim gibi!

Burada çok sayýda Avrupalý yaþýyor. Genellikle gönüllü iþler yapýyorlar. Bugün katýldýðým toplantý, aileleri ile problemi olan ve yaþamak için sokakta bir þeyler satan çocuklarý desteklemek amacýyla yapýldý. Gönüllü iþler çok çeþitli. Ayrýca yerlileri destekleyen çok sayýda grup ve organizasyon var.

Bu fotoðraf çocuklarý desteklemek için düzenlenen geceden. Bilgi yarýþmasý yapýldý. Bu yarýþmanýn geliri çocuklar için kullanýlacak. Sorularý yanýtlarken hiç de fena deðildim. :)))

Burasý yerlilerin el sanatlarýnýn sergilendiði bir müze. Ülkede çok sayýda yerli grup var. Ýspanyolca bilmiyorlar. Hayat onlar için oldukça zor. Onlarý desteklemek için çeþitli fonlar bulunmakta. Bu müze de onlardan biri. Burasý yerlilerle ilgili bir etnografya müzesi. Çok hoþlandým. Hele giysileri.. Rengarenk.. Yerliler, el sanatlarýný sürdürmeleri konusunda çeþitli fonlar tarafýndan destekleniyorlar.

Sözünü ettiðim müzede halý dokuyan bir kadýn.. Arkalarý dönük olduðu için fotoðraf çekilmesine izin veriyorlar.

Yine müzeden
Sucre'de yaþayan çok sayýda Avrupalý var. Gönüllü iþlerde çalýþýyorlar. Geçmiþte sömürdükleri “Sur America’yý” küçük çabalarýyla var etmeye çalýþýyorlar. Belki de bir özür dileyiþ! Belki de refahlarýný borçlu olduklarý Güney Amerika’ya bu bir minnet borcudur.
Beþ gün kaldýðým Sucre’de hep þehir içinde vakit geçirdim. Muhteþem büyük bir hali var. Orada nefis meyve sularý içtim. Büyük porsiyon meyve salatalarý yedim, hiçbir yerde yemediðim kadar.. Sabah uyanýr uyanmaz kendimi bu çok keyifli büyük pazara atýyor, nerdeyse bedavaya tüm tropik meyvelerden yapýlmýþ salatalarý yiyordum. Birçok yerde meyve salatasý tattým ama hiç bu kadar lezzetli olanlarý ile karþýlaþmamýþtým. Ayný þeyi meyve sularý için de söyleyebilirim.

Sözünü ettiðim pazar çok büyük. Et, sebze ve meyve bölümleri olan bu pazarda kadýnlarýn çalýþtýðý basit lokantalar da var. Tamamiyle kültürü yansýtan bir yer. Tam bir görsel þenlik.. Orada lezzetli meyve sularý içmenin, meyve salatalarý yemenin yanýsýra Bolivya mutfaðýndan bir þeyler tatmak fýrsatým da oldu. Aslýnda her çeþit meyve ve sebze var. Sebzeleri hakkýyla kullandýklarý söylenemez. Bolivya mutfaðýnda et çok önemli .

Sucre’de alýþ veriþe gelince....Her þey için pazarlýk yapmak mümkün. Çok ýsrarcý deðiller biraz direndikten sonra hemen kabul ediyorlar. Ýstediðimi alýp pansiyona döndüðümde “niye pazarlýk yaptým” diye utandýðýmý itiraf etmeliyim.

Bir þeyler satan bu Perulu kadýnýn kulaðýnda bir küpe gördüm. Çok beðendim. Senin için yeni bir tane yapabilirim dedi. Ben kýsa sürede yapabileceðini düþünmüþtüm. Ýki saatten fazla uðraþtý. Fiyatý konusunda anlaþmýþtýk. Ama onun emeðini görünce anlaþtýðýmýzdan daha fazlasýný verdim. O bile hiçbir þeydi!
Sucre’de hemen her akþam pub ya da disco tarzý bir yerlere gittik. Bazý kafeler Avrupalýlar tarafýndan iþletiliyor. Bu nedenle çok tanýdýk. Böylece Sucre’nin gece yaþamýný gözleme fýrsatým oldu. Kimi kýzlar gerçekten çok güzel. Ama çok makyajlýlar ve giyimleri çok abartýlý.. Bu arada fakirliði gizlemek de mümkün deðil. Kýzlar kabul edilebilir de genç oðlanlar gerçekten iticiydi.

Fransa'dan Nadia, Yeni Zellanda'dan Linsel.. Onlarla keyifli vakit geçirdim.
Sucre’de çok cici insanlarla karþýlaþtým. Sucre benim Bolivya’da ilk ziyaret ettiðim þehir. Güzel anýlarla Sucre’den ayrýldým. Bundan sonraki durak Cochabamba.
Haziran 2009
Güzin TÜMER
"Güzin TÜMER" bütün yazýlarý için týklayýn...


Sucre, beyazla yýkanmýþ evleri ile göz alýcý. Ýlk bakýþta kendisini sevdiren bir kent. Uyuni’den sonra bana cennet gibi geldi. Uyuni için de haksýzlýk etmek istemem. Aslýnda Uyuni benim Bolivya'da ilk gördüðüm yerleþim yeri. Gerçekten ilk etapta Kolaylýkla fark edilen fakirlik içinde þapkalý, rengarenk giysili insanlarýn oluþturduðu fotoðraf þaþýrtýcýydý. Köyden belki biraz daha büyük olan Uyuni, ilk gördüðümde hemen kaçma duygusu yaþadýðým yerlerden biriydi. Ama birkaç saat vakit geçirdikten sonra hoþuma gitmeye baþladý. Çünkü her þey çok deðiþikti. Evet Daðlýk Bolivya'daydým. Þapkalý kadýnlar, pançolu adamlar, sýrtlarýna baðladýklarý renkli bezlerde çocuklarýný taþýyan kadýnlar, tezgahtarlarýn daðýnýklýk içinde neredeyse kaybolduðu dükkanlar...
Þili'den sonra sokakta bir Amerikan Dolarý’nýn altýnda lezzetli yemekler yemek inanýlmazdý. Zira San Pedro’da suyu neredeyse bir Amerikan Dolarý’na satýyorlardý.
Merakla ve þaþkýnlýkla sokaklarda gezerken herkesin fotoðrafýný çekmek istedim desem fazla olmaz. Uyuni'de bir ya da iki gece kalma planým vardý. Çünkü Uyuni'nin yakýnýndaki Salar De Uyuni'de (Tuz Çölü) birkaç gün vakit geçirmek istiyordum. Ancak oradaki kirlilik planýmý deðiþtirmeme neden oldu. Sýrada Potosi vardý. Oraya gitmekten de yükseklik ve soðuk nedeniyle vazgeçtim. Zira Potosi dünyanýn en yüksek þehri. Rotamý Sucre'ye çevirdim.

Fotoðraf çekmenin pek kolay olduðunu söyleyemeyeceðim. Aslýnda biraz da haklýlar. Bize- bana deðiþik gelen halleri onlarýn yaþam biçimi. Yoksulluðu görüntülemek etik deðil. Ben genellikle iliþki kurarak fotoðraf çekmeye çalýþýyorum. Fakir yerlere turistik geziler düzenlendiðini duymuþtum. Turizmin de bir etiði olmalý!

Yaklaþýk 12 saat yolculukla Uyuni’den Sucre’ye geldim. Sabaha karþý geldiðim ve önceden hazýrlýklý olmadýðým için (bir yere gitmeden önce nerede kalacaðýmý mutlaka önceden belirliyorum.) iyi bir otele gittim. Zaten böyle bir kararým vardý. Sucre’de kendimi þýmartacaktým. Çölden sonra bunu fazlasýyla hak etmiþtim. Kendimi þýk bir otelde buldum.
Sucre, kolonyal bir kent. Evler hep avlulu. Odalar bu avluya bakýyor. Benim kaldýðým otel de böyleydi. Avluda çok sayýda devasa bitki var. Bu çok sevdiðim, pahalý otelde geceliðine yaklaþýk 25 lira (110 Bolivyanos) ödedim. Þimdi ise gene gayet iyi bir hostelde kalýyorum. Tek kiþilik odam için geceliðine 25 Bolivyanos ödüyorum.

Uyuni-Sucre yolculuðuma gelince… O ayrý bir serüven. Küçük bir otobüs, her binen battaniyesi ile biniyor. Bavullar otobüsün üstüne konarak baðlanýyor. Ben bu fotoðrafý bir yerlerden ama çok eskilerden hatýrlýyorum. Battaniyelere önce bir anlam veremedim. Avustralyalý bir baþka hatun bana iþaret etti. “niye battaniye taþýyorlar” diye.. Sonradan anlaþýldý otobüste ýsýtma yoktu.
Otobüsten hoþ bir iki þey daha… Yanýmda oturan yirmili yaþlarýnda bir çocuk benim battaniyem olmadýðýný fark edince kendi uyku tulumunu teklif etti. Yokluk diz boyu ama insanlýklarýný kaybetmedikleri kesin.
Otobüs, tuvalet molasý için durdu. Ben ve Avustralyalý hatun þaþkýn þaþkýn tuvalet ararken baktýk insanlar kayalarýn arkasýna gidiyorlar. Durum anlaþýldý biz de gerekeni yaptýk.

Sucre daha önce de söylediðim gibi kolanyal bir kent. UNICEF tarafýndan dünya mirasý olarak ilan edilmiþ. Hoþ bir mimarisi var. Bunun yanýsýra yeþil. Ýklimi mükemmel. Neredeyse kýþ yok! Yaz mevsimi ortalamasý 25 derece kýþýn ise 15 derece... Tam istediðim gibi!

Burada çok sayýda Avrupalý yaþýyor. Genellikle gönüllü iþler yapýyorlar. Bugün katýldýðým toplantý, aileleri ile problemi olan ve yaþamak için sokakta bir þeyler satan çocuklarý desteklemek amacýyla yapýldý. Gönüllü iþler çok çeþitli. Ayrýca yerlileri destekleyen çok sayýda grup ve organizasyon var.


Burasý yerlilerin el sanatlarýnýn sergilendiði bir müze. Ülkede çok sayýda yerli grup var. Ýspanyolca bilmiyorlar. Hayat onlar için oldukça zor. Onlarý desteklemek için çeþitli fonlar bulunmakta. Bu müze de onlardan biri. Burasý yerlilerle ilgili bir etnografya müzesi. Çok hoþlandým. Hele giysileri.. Rengarenk.. Yerliler, el sanatlarýný sürdürmeleri konusunda çeþitli fonlar tarafýndan destekleniyorlar.

Sözünü ettiðim müzede halý dokuyan bir kadýn.. Arkalarý dönük olduðu için fotoðraf çekilmesine izin veriyorlar.

Sucre'de yaþayan çok sayýda Avrupalý var. Gönüllü iþlerde çalýþýyorlar. Geçmiþte sömürdükleri “Sur America’yý” küçük çabalarýyla var etmeye çalýþýyorlar. Belki de bir özür dileyiþ! Belki de refahlarýný borçlu olduklarý Güney Amerika’ya bu bir minnet borcudur.
Beþ gün kaldýðým Sucre’de hep þehir içinde vakit geçirdim. Muhteþem büyük bir hali var. Orada nefis meyve sularý içtim. Büyük porsiyon meyve salatalarý yedim, hiçbir yerde yemediðim kadar.. Sabah uyanýr uyanmaz kendimi bu çok keyifli büyük pazara atýyor, nerdeyse bedavaya tüm tropik meyvelerden yapýlmýþ salatalarý yiyordum. Birçok yerde meyve salatasý tattým ama hiç bu kadar lezzetli olanlarý ile karþýlaþmamýþtým. Ayný þeyi meyve sularý için de söyleyebilirim.

Sözünü ettiðim pazar çok büyük. Et, sebze ve meyve bölümleri olan bu pazarda kadýnlarýn çalýþtýðý basit lokantalar da var. Tamamiyle kültürü yansýtan bir yer. Tam bir görsel þenlik.. Orada lezzetli meyve sularý içmenin, meyve salatalarý yemenin yanýsýra Bolivya mutfaðýndan bir þeyler tatmak fýrsatým da oldu. Aslýnda her çeþit meyve ve sebze var. Sebzeleri hakkýyla kullandýklarý söylenemez. Bolivya mutfaðýnda et çok önemli .

Sucre’de alýþ veriþe gelince....Her þey için pazarlýk yapmak mümkün. Çok ýsrarcý deðiller biraz direndikten sonra hemen kabul ediyorlar. Ýstediðimi alýp pansiyona döndüðümde “niye pazarlýk yaptým” diye utandýðýmý itiraf etmeliyim.

Bir þeyler satan bu Perulu kadýnýn kulaðýnda bir küpe gördüm. Çok beðendim. Senin için yeni bir tane yapabilirim dedi. Ben kýsa sürede yapabileceðini düþünmüþtüm. Ýki saatten fazla uðraþtý. Fiyatý konusunda anlaþmýþtýk. Ama onun emeðini görünce anlaþtýðýmýzdan daha fazlasýný verdim. O bile hiçbir þeydi!
Sucre’de hemen her akþam pub ya da disco tarzý bir yerlere gittik. Bazý kafeler Avrupalýlar tarafýndan iþletiliyor. Bu nedenle çok tanýdýk. Böylece Sucre’nin gece yaþamýný gözleme fýrsatým oldu. Kimi kýzlar gerçekten çok güzel. Ama çok makyajlýlar ve giyimleri çok abartýlý.. Bu arada fakirliði gizlemek de mümkün deðil. Kýzlar kabul edilebilir de genç oðlanlar gerçekten iticiydi.

Sucre’de çok cici insanlarla karþýlaþtým. Sucre benim Bolivya’da ilk ziyaret ettiðim þehir. Güzel anýlarla Sucre’den ayrýldým. Bundan sonraki durak Cochabamba.
Haziran 2009
Güzin TÜMER
"Güzin TÜMER" bütün yazýlarý için týklayýn...
