NÜFUS VE ÇEVRE / Sedat YALÇIN
Sedat YALÇIN

Sedat YALÇIN

NÜFUS VE ÇEVRE



* “B” nin öyküsü. Daniel Quinn* dan alýnmýþtýr.

Adem ve Havva’nýn dünyaya teþriflerinden bugüne kadar geçen süredeki nüfus artýþý aþaðýdaki gibidir.

200,000 yýl önce Homo Sapiens’ler dünyada yaklaþýk 10 bin kadar olduðunu varsayarsak
10,000 yýl önce (Tarým devrimi) nüfus 10 milyon tahmin ediliyor.
-----------------------------------------------
190,000 yýl 10 kat (10 bin den 10 milyona)
5,000yýl 2 kat 20 milyon
2,000yýl 2kat 50 milyon
1,600yýl 2kat 100milyon
1,400yýl 2kat 200milyon
1,200yýl 2kat 400milyon(Ý,S,1200yýlý)
500yýl 2kat 800milyon(1700 )
200yýl 2kat 1,5milyar(1900)
60yýl 2kat 3milyar (1960)
37yýl 2kat 6milyar(1997)
15 yýl 2 kat 12milyar(2013)

Ekolojinin temel prensibi

1, Yaþam yeþilliklerle baþlar. Yeþillikleri yiyen otçullar, otçullardan beslenen yýrtýcýlar, yýrtýcýlardan beslenen diðer yýrtýcýlar, oradan onlarýn ölümüyle leþ yiyenler, oradan toprak ve tekrar yeþillikler. Bu döngü kesilmeksizin devam eder. O halde YAÞAM EÞÝTTÝR BESLENME diyebiliriz.

2, Topluluklarýn sayýsý beslenme ile denge halindedir. Besin artarsa nüfus artar. Nüfus artýnca besin yetmez, azalýr. Besin azalýnca nüfus azalýr. Beslenen nüfus azalýnca besin artar. O HALDE ÝNSAN NÜFUSUNDAKÝ BU ARTIÞ, BESÝNLERÝN ARTMASINDAN DOLAYIDIR. BU DA 10 BÝN YIL ÖNCE YAPILAN TARIM DEVRÝMÝ ÝLE BAÞLAMIÞTIR.

ÖRNEKLEME

1, Geniþleme özelliði olan bir kafese 2 fare ve her gün 2 kilo besin koyalým. Tabi ki bu 2 kilo bu fareler için fazla. Ertesi gün artan besinleri alýyoruz ve tekrar 2 kilo besin koyuyoruz. Bunu her gün yapýyoruz. Kýsa sürede fareler çoðalýyor 2 – 4 – 8 – 16 - 32......

Sonunda kafese konulan 2 kilo besinin tamamen bitirildiði gün geliyor. Biz gene her gün 2 kilo besin koymaya devam ediyoruz. Fare nüfusundaki artýþ duruyor. Nüfus 280-320 arasýnda deðiþiyor.Yani ortalama 300 civarýnda nüfus sabitleniyor.

2, Gene kafese 2 fare koyuyoruz. 2 farenin doyabileceði bollukta yiyecek koyuyoruz. Ertesi gün 2 fare ne yerse onun %50 fazlasýný koyuyoruz. Kýsa sürede fare sayýsý 4 – 8 – 16 – 32 - 64.... olarak çoðalmaya devam ediyor. Biz gene her gün tüketilen yiyeceklerin % 50 fazlasýný koymaya devam ediyoruz. Sayý inanýlmaz rakamlara eriþiyor. 2000 – 4000 – 8000 – 16000 – 32000 - 64000... gibi TAM BÝR NÜFUS PATLAMASI YAÞANDI.

Þimdi þu iþlemi yapalým. 64000 fare günde diyelim 500 kilo yiyecek tüketti. Ertesi gün %50 fazlasýný yani 750 kg yiyecek koymamýz gerekirdi. Biz bu iþlemi durduruyoruz ve gene kafese 500 kg yiyecek koyuyoruz. Dün 64000 fareye 500 kilo yettiðine göre bugün de yetmesi gerek. Biz artýk hep 500 kg yiyecek veriyoruz. Açlýk çeken fare yok. Ýsyan çýkmýyor. Tabi doðumlar ve de ölümler devam ediyor. Ama fare nüfusu artmýyor. Adeta sabitleniyor. NÜFUS ARTIÞI BESÝN ARTIÞI ÝLE DESTEKLENMEK ZORUNDADIR. Ekolojinin baþýnda kabul ettiðimiz temel prensibe göre. Þimdi laboratuarda 64000 fare çok, bizim ihtiyacýmýzdan fazla. Masraflarý çok fazla. Aile planlamasý da fareler için yok herhalde. Doðum kontrolüne ihtiyacýmýz yok. Ekolojinin temel ikinci kuralýný hatýrlayalým. Besin ile nüfus doðru orantýlý. Yani besin kontrolüne ihtiyacýmýz var.

Þimdi þöyle bir iþlem yapalým. 64000 fare için 500 kilo yiyecek koyuyorduk. Bu miktarý ertesi gün 499 kilo 750 gram yiyecek verelim, yani 250 gram azaltalým. 64000 farenin her biri için bu azalma onlarýn diþinin kovuðuna bile gitmeyecek kadar az bir fark. Açlýk yok, isyan yok. Bu iþlem, her gün 250 gram azalma iþlemi, devam ediyor. 1000 gün sonunda besin miktarý 250 kg’a iniyor. Kafeste ise 64000 fare yerine 32000 fare yaþýyor. Besindeki azalma nüfusun da azalmasýna neden oluyor hepsi bu. Ekolojik kural çalýþýyor. BESLENEN NÜFUSUN BESÝN MÝKTARINA GÖSTERDÝÐÝ TEPKÝ SADECE.

Daniel Quin’in nüfus hakkýndaki bu ekolojik yaklaþýmý oldukça ilginç. Bu yaklaþým göz önünde tutularak dünyamýzýn geleceði hakkýnda biraz düþünce pratiði yapmak kehanet sayýlmaz sanýrým.

Doðanýn kuralý gereðince her varlýk doðar, büyür ve ölür. Her canlý türü de varolur geliþir ve de yok olur. Er veya geç. Bundan kaçýþ olanaksýzdýr; belki geciktirebilirsiniz ama asla durduramazsýnýz. Ýnsanoðlu çok bencil. Kendi neslinin yok olma fikrini dahi kabullenemiyor. Ne yaparsak yapalým insan nesli yok olmak zorunda, zamaný geldiðinde. Þimdi hemen itiraz edeceksiniz. Ne yapalým yani doðayý, çevreyi korumayalým mý? Ýster koruyun ister korumayýn olacaðý engelliyemezsiniz. Sadece geciktirirsiniz. Jeolojik devirlerde, insan nesli yok iken, bir çok defa küresel ýsýnma, soðumaya maruz kaldý (Birinci ve dördüncü zaman jeolojik devirlerde). Bir çok canlý türü yok oldu. O zaman insanoðlu Küresel ýsýnmanýn nedeni deðildi? Þimdi belki süreci hýzlandýrdý, o kadar. Doðayý korumamýz sadece kirliliði önlemekle mümkün görünmüyor. Aþýrý nüfus artýþýný da önlemek gerek. Nasýl? Yukarýdaki örneklerde açýkça gözleniyor. Nüfusu sabitlemek. Çok acýmasýz geliyor bu yöntem. Bunu ya doðum kontrolü ile yapacaksýnýz; ya da beslenmeyi kýsma yöntemi ile. Nüfusu sabitlemekte yetmez azaltmamýz gerek. Azaltmakta acý bir reçete. Þu anda eðer adil bir paylaþým olsa dünyamýz bugünkü nüfusunu rahatlýkla besleyebilecek kapasitede. Ancak bu hiçbir zaman gerçekleþmesi mümkün olmayan bir ütopya. Dünyamýzda her sene birçok canlý türü yaþam alanlarý gittikçe daraldýðýndan dolayý yok olmaktadýr. Belli bir süre sonra sýra insan nesline gelecektir. Ýster kabul edelim, ister etmeyelim.

Nüfusu sabitlesek veya azaltsak bile, dünyadaki bu deðiþimi durduramayýz. Jeolojik açýdan ýsýnma dönemindeyiz. Buzullar/buzlar eriyecek, deniz seviyesi yükselecek -Jeolojik devirlerde deniz seviyesi deðiþimi (östatik hareketler) 170 m olarak ölçülmüþ- iklimler kaymaya uðrayacak... vs. yani denge bozulacak. Ýnsanlar göç etmek zorunda kalacak. Daha elveriþli yerlere kitle akýnlarý olacak. Doðada sýnýr yoktur. Devletleri ayýran suni sýnýrlar parçalanacak. Belki geliþmiþ ülkeler sýnýrlarýný korumak için nükleer silah kullanacaklar... vs. Daha birçok senaryo yazýlabilir (manyetik kutup noktalarýnýn yer deðiþtirmesi gibi). Yaþam alanlarýnýn daralmasý, kirlenmesi sonucu, insan nüfusu büyük ölçüde azalacak; ya tedricen veya aniden ortadan kalkacaktýr. Dini açýdan bakarsak, bu görüþümüzü kutsal kitaplar da desteklemektedir. Adem’in yaratýlýþý sýrasýnda, meleklerin Allah ile konuþmalarý, Adem neslinden önce baþka bir insan neslinin varlýðýný belirtir niteliktedir. O halde bugünkü insan nesli ne ilk belki de ne de sondur. Zamaný geldiðinde – dini açýdan kýyametin kopmasý- bugünkü insan nesli ortadan kalkacaktýr.

Çevreyi korumakla daha saðlýklý ortamlarda yaþayacaðýz, buna þüphe yok. Her aklý baþýnda insanýn yapmasý gereken bir husus. Ancak doðanýn dengesinin bozulmasýnýn esas nedeni aþýrý nüfuslanma, bunun sonucu aþýrý kirlenme (bu artan nüfusu besleyebilmek için endüstri devrimi). Dünyamýzýn besleyebileceði nüfus miktarýnýn bir sýnýrý olmasý gerek. Nüfusu bu sýnýrda tutmanýn reçetesi de yukarýda anlatýldýðý üzere oldukça acýmasýz görünüyor. Tabii bu acýmasýz tabiri bizim deðerlendirmemiz. Doðada acýma diye bir olgu yoktur. Olmasý gereken ne ise o olur. Þimdi hemen itirazlar yükselecek. Ýnsanlar ile diðer canlýlar arasýndaki fark, insanlarýn düþünmesi ve insani deðerlere sahip olmasýdýr denecek. Unutmayalým ki kendi çýkarý için, kendi zevki için -kendini doyurmak için deðil- hemcinsini yok eden tek varlýk insandýr. Tüm insanlar çevre bilincine sahip olsalar dahi sonuca etkisi olmayacak; sadece süreci geciktirecektir.

Yanlýþ anlaþýlmak istemem. Ben de doðanýn korunmasý, temiz tutulmasý , her türlü israfýn karþýsýndayým. Sadece olaya deðiþik bir açýdan yaklaþmak istedim.


Sedat YALÇIN

syalcin50@yahoo.com



14 Nisan 2009 Salý / 2284 okunma



"Sedat YALÇIN" bütün yazýlarý için týklayýn...