Aksel AÐAN
SENÝ ARTIK SEVMÝYORUM, YASEMÝN
Her günkü gibi bir gündü iþte.
Kadýköy Ýskelesi'ne doðru yürüyordum. Yapacaðým vapur yolculuðunun sevinciyle adýmlarýmý sýklaþtýrdým. Denizin o uçsuz bucaksýz görüntüsünün içine ne çok güzel þeyler sýðabiliyor. Ýstanbul'un lirik manzarasý, martýlarýn yol arkadaþlýðý, balýkçý teknelerinin ninni tadýndaki týpýrtýlarý, uzaktan yakýndan geçen diðer vapurlarýn bizimkine duman salarak verdikleri selamlar, uzaklardaki adacýklar, Kýz Kulesi, huzur....
Vapur sularý köpürterek düdüðünü çaldý. Ben yine gelmiþ geçmiþ ne varsa denize attým ve köpüklerde yýkanmaya baþladýlar.
Öylece dalmýþ, uzaklara bakarken Haydarpaþa açýklarýnda dalgakýrana kocaman harflerle yazýlmýþ bir yazý gözüme iliþti:
"SENÝ ARTIK SEVMÝYORUM YASEMÝN"
Her gün geçerim buradan.
Dün, yoktu. Belli ki düne kadar sancýlý bir aþkýn isyaný henüz avaz avaz baðýrýlmamýþtý. Saðýmda solumda gülüþmeler oldu. Bu dört kelimelik hikayenin altýnda yatan derinliði görmezden gelmelerine ve hatta komik bulmalarýna içerledim.
Bense, düþündüm...
Kahramanýmýz ve Yasemin de köpüklerime karýþtýlar....
Yasemin'i artýk gerçekten de sevmiyor muydu kahramanýmýz?
Peki, artýk sevmediði Yasemin için neden bunca zahmete girip o kocaman yazýyý yazmýþtý? Sevgisi nefrete mi dönüþmüþtü?
Öfke miydi yoksa her fýrça darbesinde dalgalarý kýran?
Kýrgýnlýk mýydý sevgisizliði ile karýþtýrdýðý, yoksa anlaþýlamazlýðýn sancýsý mýydý yüreðini acýtan?
Belli ki Yasemin çok sevilmiþti bir zamanlar. Muhtemelen karþýlýklý bir aþktý bu. Belli ki ortak hayaller kurulmuþ, yeminler edilmiþ, vaatler verilmiþti hiç ayrýlmamak için... Birlikte yaþlanacaklar, iyi günde kötü günde destek olacaklardý birbirlerine.
Kahramanýmýz için koparmaya, hatta koklamaya kýyamadýðý güzellikte bir çiçekti Yasemin. Onu o kadar çok seviyordu iþte...
Peki onu o kadar severken deðil de, neden þimdi sevmezken yazýlmýþtý bu yazý?
Hangi hayal kýrýklýðý vazgeçirmiþti onu bu sevdadan?
Vazgeçmiþ miydi gerçekten?
Buna inanmasý güç... Öyle bile olsa, belli ki Yasemin hala önemli kahramanýmýz için. Hala bir umudu var mý bilinmez; ama hiç kimseye deðil, dalgalara da deðil, sadece Yasemin'e seslendiði kesin:
-Duy sesimi Yasemin, bana kulak ver;
SENÝ (artýk) SEV(m)ÝYORUM...
Gurur okudum ben bu satýrda. Bir zamanlar –ve aslýnda hala- sevdiði o nazlý çiçeði tarafýndan anlaþýlamamanýn ve kýrgýnlýðýnýn serzeniþini okudum o dalgakýranda. Ona söyleyemediði o kadar çok þeyi biriktirmiþ ki içinde. Nelere incindi, neleri görmezden geldi kim bilebilir?
Bir zamanlar Yasemin ile kol kola, güle oynaya dolaþýlan yollarda, sanki bastýðý yeri incitmekten korkarcasýna çekingen ve suskun adýmlarla, boynu bükük bir yalnýzlýk mý uzanmakta artýk? O büyük coþku yerini buruk, kekremsi tadý ile koyu bir hüzne mi býraktý?
Her þey Yasemin ile birlikte eksilmiþ ve üþüyor mu artýk? Sanki bir daha hiçbir bahar yaþanmayacakmýþçasýna, en puslu sonbahar mý geldi bu defa?
Yasemin meðer ne kadar çok dolduruyormuþ kahramanýmýzýn dünyasýný. Meðer ne kadar çok sevmiþ onu. Ne zaman deðiþti bir þeyler?
Bu dönüþüm yavaþ yavaþ, sinsice, fark ettirmeden nasýl da esir aldý sevdalarýný? Onun hayatýnda daima var olacaðýný sanarak "sahip olmanýn" rahatlýðý mýydý yoksa sevgisini tüketen?
Oysa sahip oldukça deðerini yitirir sevgiler...
Sahip olmaktansa, özgür býrakýp paylaþabilselerdi, sevgileri çoðalacaktý
Kim suçlu, bilinmez... Hem ne önemi var ki artýk kim doðru, kim yanlýþ.. Birinden biri oyunu bozmuþ.
Son nokta, kahramanýmýzýn belki de piþmanlýðý ve Yasemin'i özlüyor olmasý... Onu hala seviyor ve ona sesleniyor:
- Hadi, bir þeyler yap, ya da benim yapmama izin ver,
- Eskisi gibi olalým,
- Seni özledim ve hala seviyorum,
- Sensiz her þey anlamsýz,
- Ne olur, geri dön....
28.05.2007--KUMBAÐ
Aksel AÐAN
"Aksel AÐAN" bütün yazýlarý için týklayýn...
Her günkü gibi bir gündü iþte.
Kadýköy Ýskelesi'ne doðru yürüyordum. Yapacaðým vapur yolculuðunun sevinciyle adýmlarýmý sýklaþtýrdým. Denizin o uçsuz bucaksýz görüntüsünün içine ne çok güzel þeyler sýðabiliyor. Ýstanbul'un lirik manzarasý, martýlarýn yol arkadaþlýðý, balýkçý teknelerinin ninni tadýndaki týpýrtýlarý, uzaktan yakýndan geçen diðer vapurlarýn bizimkine duman salarak verdikleri selamlar, uzaklardaki adacýklar, Kýz Kulesi, huzur....
Vapur sularý köpürterek düdüðünü çaldý. Ben yine gelmiþ geçmiþ ne varsa denize attým ve köpüklerde yýkanmaya baþladýlar.
Öylece dalmýþ, uzaklara bakarken Haydarpaþa açýklarýnda dalgakýrana kocaman harflerle yazýlmýþ bir yazý gözüme iliþti:
"SENÝ ARTIK SEVMÝYORUM YASEMÝN"
Her gün geçerim buradan.
Dün, yoktu. Belli ki düne kadar sancýlý bir aþkýn isyaný henüz avaz avaz baðýrýlmamýþtý. Saðýmda solumda gülüþmeler oldu. Bu dört kelimelik hikayenin altýnda yatan derinliði görmezden gelmelerine ve hatta komik bulmalarýna içerledim.
Bense, düþündüm...
Kahramanýmýz ve Yasemin de köpüklerime karýþtýlar....
Yasemin'i artýk gerçekten de sevmiyor muydu kahramanýmýz?
Peki, artýk sevmediði Yasemin için neden bunca zahmete girip o kocaman yazýyý yazmýþtý? Sevgisi nefrete mi dönüþmüþtü?
Öfke miydi yoksa her fýrça darbesinde dalgalarý kýran?
Kýrgýnlýk mýydý sevgisizliði ile karýþtýrdýðý, yoksa anlaþýlamazlýðýn sancýsý mýydý yüreðini acýtan?
Belli ki Yasemin çok sevilmiþti bir zamanlar. Muhtemelen karþýlýklý bir aþktý bu. Belli ki ortak hayaller kurulmuþ, yeminler edilmiþ, vaatler verilmiþti hiç ayrýlmamak için... Birlikte yaþlanacaklar, iyi günde kötü günde destek olacaklardý birbirlerine.
Kahramanýmýz için koparmaya, hatta koklamaya kýyamadýðý güzellikte bir çiçekti Yasemin. Onu o kadar çok seviyordu iþte...
Peki onu o kadar severken deðil de, neden þimdi sevmezken yazýlmýþtý bu yazý?
Hangi hayal kýrýklýðý vazgeçirmiþti onu bu sevdadan?
Vazgeçmiþ miydi gerçekten?
Buna inanmasý güç... Öyle bile olsa, belli ki Yasemin hala önemli kahramanýmýz için. Hala bir umudu var mý bilinmez; ama hiç kimseye deðil, dalgalara da deðil, sadece Yasemin'e seslendiði kesin:
SENÝ (artýk) SEV(m)ÝYORUM...
Gurur okudum ben bu satýrda. Bir zamanlar –ve aslýnda hala- sevdiði o nazlý çiçeði tarafýndan anlaþýlamamanýn ve kýrgýnlýðýnýn serzeniþini okudum o dalgakýranda. Ona söyleyemediði o kadar çok þeyi biriktirmiþ ki içinde. Nelere incindi, neleri görmezden geldi kim bilebilir?
Bir zamanlar Yasemin ile kol kola, güle oynaya dolaþýlan yollarda, sanki bastýðý yeri incitmekten korkarcasýna çekingen ve suskun adýmlarla, boynu bükük bir yalnýzlýk mý uzanmakta artýk? O büyük coþku yerini buruk, kekremsi tadý ile koyu bir hüzne mi býraktý?
Her þey Yasemin ile birlikte eksilmiþ ve üþüyor mu artýk? Sanki bir daha hiçbir bahar yaþanmayacakmýþçasýna, en puslu sonbahar mý geldi bu defa?
Yasemin meðer ne kadar çok dolduruyormuþ kahramanýmýzýn dünyasýný. Meðer ne kadar çok sevmiþ onu. Ne zaman deðiþti bir þeyler?
Bu dönüþüm yavaþ yavaþ, sinsice, fark ettirmeden nasýl da esir aldý sevdalarýný? Onun hayatýnda daima var olacaðýný sanarak "sahip olmanýn" rahatlýðý mýydý yoksa sevgisini tüketen?
Sahip olmaktansa, özgür býrakýp paylaþabilselerdi, sevgileri çoðalacaktý
Kim suçlu, bilinmez... Hem ne önemi var ki artýk kim doðru, kim yanlýþ.. Birinden biri oyunu bozmuþ.
Son nokta, kahramanýmýzýn belki de piþmanlýðý ve Yasemin'i özlüyor olmasý... Onu hala seviyor ve ona sesleniyor:
- Hadi, bir þeyler yap, ya da benim yapmama izin ver,
- Eskisi gibi olalým,
- Seni özledim ve hala seviyorum,
- Sensiz her þey anlamsýz,
- Ne olur, geri dön....
28.05.2007--KUMBAÐ
Aksel AÐAN
"Aksel AÐAN" bütün yazýlarý için týklayýn...
