EVRENDEN ÝSTEYÝN GELSÝN / Zeynep KASAP
Zeynep KASAP

Zeynep KASAP

EVRENDEN ÝSTEYÝN GELSÝN



Evrenden iste gelsin. Peki hangi adresine gelsin iþ mi ev mi ha haa. Fark ettim ki bu evren olayý baþka türlü çalýþýyor. Ýsteyince vermiyor ama istemeyince de vermiyor. Ama ayný zamanda istediðin þeyleri veriyor da. E peki bu nasýl oluyor? Cevabýný buldum hadi siz de yapýn, istediðinizi kapýn diyeceðimi sanýp ümitlenmeyin. Ümitlenip de bu yazýyý sonuna kadar okuyup bana küfretmeyin. Bu öyle bir yazý deðil. Size umut vadetmiyorum. Ne demek istiyorsun be kadýn demeyin. Vallahi ben de bilmiyorum. Ben sorularýma cevap arýyorum ama soru sormuyorum. Çok soru sormak iyi deðil sen önce bir haddini bil sabretmeyi bil. Koskoca evren ne yaptýðýný bilir. Sen derken kendime söylüyorum size deðil ama istiyorsanýz siz de üzerinize alýnabilirsiniz. Sormuyorum ama merak etmekten de kendimi alamýyorum.

Her sabah uyandýðýmda bugün saðlýklý besleneceðim hamur iþi tatlý matlý yok. Ayda bir iki yeter tut þu boðazýný artýk yeter diyorum. Öðlene kalmýyor hoppp poçalar önümde. Neyse poçalarý yiyeyim baþka saðlýksýz þey yemem bugün diyorum bir saate kalmýyor biri elinde bir kutu þerbetli tatlýyla gelmiþ aðzý kulaklarýnda. Aðzýnýn kulaklarýnda olmasý tatlýyý inadýna getirmesi deðil. Zira kimsenin saðlýklý beslenmeye niyet ettiðimden haberi yok. Bir tek evrenin haberi var.

Baþka gün bir ara pekmez alayým kansýz kalmýþ olabilirim diyorum ertesi gün bir kavanoz pekmez. Pes! Ýstesen gelmez! Ayy diyorum nasýl düþmüþ dikkat edeyim bacaðým ezilir kýrýlýr maazallah diyorum düþüyorum iki ay bacaðýmda ezilme þiþlik morluk (Neyse ki geçti)

Çantaný düþüreceksin içindekileri çaldýracaksýn diyor biri. Yok kaybetmem çantamý kolay kolay ben diyorum. Yýllardýr ayný þekil taþýdýðým çanta iki güne kalmaz hoop ortadan kayboluyor.

Sonbaharýn baþýndan beri kendime þapka arýyorum her yere bakýyorum kafama uyan yok.

Ýki hafta önce bir tanýdýk içine doðmuþ gibi bana þapka örmüþ hediye ediyor.

Sonra bugün bir bakýyorum caným Filiz de iki þapka örüp göndermiþ. Halbuki þapka aradýðýmý da bir tek evren biliyor.

Bir ara zeytinyaðý alayým diyorum üstteki komþu bir þiþe zeytinyaðý getiriyor, annesine gitmiþ fazla getirmiþ köylerinden hediye.

Yýllardýr bir keçi yoðurdu yemiyorum diyorum, baþka bir komþum memleketinden keçi yoðurdu getirmiþ kapýdan uzatýveriyor. Geçen sene atkýmýn biri kaybolmuþtu atký bakmaya baþladým, teyze kýzý aradý. “Abla sana atký ördüm kargoya veriyorum”

Ulan evren diyorum sonra hediyelerini hatýrlayýp özür dileyip tatlý dile geçiyorum. Senden teee ne zamandýr þunu istiyorum onu niye vermiyorsun caným evren diyorum. Ýstemeyince yaðdýrýyorsun maþallah sað ol var ol da bak o istediðimi versen var ya diyorum þundan þundan vazgeçebilirim ayrýca da bu iyiliðini ömrümce unutmam diyorum ses yok. Ýþine gelmeyince sus pus.

Pekmez geliyor zeytinyaðý geliyor yoðurt geliyor þapka geliyor atký geliyor baklavalar çikolatalar geliyor bir o gelmiyor.

Gelmiyor yazarken aklýma Neþe Karaböcek’ in bir þarkýsý-þiiri geliyor.

“Akþam olur davar gelir nahýr gelir
beklirem beklirem bir sen gelmirsen
baban/anan seni bizim yakaya koymir
diyecaðsanki niye
iþte eyle
hep seni düþünirem
pencereye bakip seni görürem
"gel" direm gaybolup birden gidiysen
diyecaðsanki niye iþte eyle”


Zeynep KASAP




26 Mayýs 2025 Pazartesi / 1133 okunma



"Zeynep KASAP" bütün yazýlarý için týklayýn...