Sebahattin Karaca
FOÇA’DA TURÝZMÝN ALTIN YILLARI NASIL BAÞLADI?
Mayýs ayýnda bizi Norveç’in Dramen kasabasýndaki þato gibi evinde amiyane tabirle krallar gibi aðýrlayan, orada bulunduðumuz süre içinde aralýksýz her gün Norveç’in güzel yerlerine götüren deðerli dostum ve eski iþ ortaðým Frode ile eþi Wenche’yi Oslo’ya yolcu etmek üzere Adnan Menderes Hava Limaný’na götürdüm. Her ikisinin de çok sevdikleri Foça’da ülkemiz insanýna has Türk misafirperverliði doðrultusunda geçirdikleri 17 gün onlara çok iyi geldi. Sayýlý günler çabuk biter. Öyle de oldu.
Hüzünlü vedalaþmanýn ardýndan arabama bindim, Foça’ya doðru yol almaya baþladým. Gözüm yoldayken aklýmda Frode ile otuz dört sene önce baþlayan ve giderek sýký bir dostluða dönüþen arkadaþlýðýmýzýn yaný sýra, o yýllarda Foça Turizmi için birlikte attýðýmýz adýmlarýn ilk günü vardý.
Yýl 1987 mevsim sonbahar, aylardan ise sanýyorum Eylül ya da Ekimdi. Eski adý Omer Restaurant olan sonradan ise ismi deðiþtirilerek Foça Restauranta dönüþtürülen mekânýn iþletmecilerinden Cemil Erbaþ’ýn tavsiyesi ile otelimize iki beyefendi geldi.
Yorgun olduklarý her hallerinden belliydi. Kayýtlarý yaparken konuþanýn Türk, konuþmayanýn ise Norveçli olduðunu anladýk. Lobide birer kahve içtikten sonra odalarýna çekildiler.
Ertesi sabah saat sekiz gibi evimden çýktým. Deniz kýyýsýndan Foça’nýn mis gibi havasýný soluyarak otele geldim.
Kayýt sýrasýnda adýnýn Frode olduðunu öðrendiðim Norveçli konuðumuz dýþarýdaki masalarýn birinde oturmuþ, önündeki kahveyi yudumlarken meraklý gözlerle etrafý inceliyordu. Biraz sonra masadan kalktý. Elindeki fotoðraf makinesiyle denizin, sahilin, taþ evlerin, sokaklarýn, fotoðraflarýný çekmeye baþladý. Bir müddet gözden kayboldu. Saat dokuz gibi döndü, yanýma gelerek “Çok beðendiðim bu þirin kasabada yaþadýðýnýz için mutlu olmalýsýnýz. Kasabanýzý çok sevdim. Bir fikrim var. Müsait olduðunuzda biraz konuþabilir miyiz? Fikrim sizin için de uygun olursa birlikte güzel þeyler yapabiliriz” dedi. Meraklanmadým desem yalan olur. “Peki oturalým konuþalým” dedim. “Mümkünse eðer hem yürüyelim, hem konuþalým.“ dedi. Kabul ettim. Küçükdeniz sahilinden baþladýk yürümeye. Deniz kýyýsýndan Fener’e kadar, Foça’nýn arka sokaklarý da dahil olmak üzere çok yerini gezdik dolaþtýk. Tarihi baþta olmak üzere Foça hakkýnda her þeyi bilmeye meraklýydý. Bu çerçevede çok þey konuþtuk. O sordu, ben cevapladým. Sohbet sýrasýnda birbirimiz hakkýnda olumlu kanaatler ve güven geliþtirdik. Bu arada yüzlerce fotoðraf çekti.
Otele döndük, birer kahve ýsmarladýk. Bu esnada “Benim Norveç’te yurt dýþýna turlar düzenleyen Gülliver Reiser adýnda bir firmam var. Norveç’ten Türkiye’ye, daha doðrusu Çeþme ve Ayvalýk’a ben ve ekibim tur organize ediyoruz. Sizinle bir anlaþma yapsak, bize 1988 yýlýnýn Mart ayý baþýndan Ekim ayý sonuna kadar 10 oda verseniz; Foça’yý ve oteli gelecek senenin GülliverReiser broþürüne koysak; ardýndan arz talep durumlarýna baksak. Sonuç verileri güzel olursa Ayvalýk’a yaptýðýmýz turlarýn tamamýný Foça’ya kaydýrýrýz”. dedi.
Müthiþ derecede heyecanlanmýþtým. Bu Foça Turizmi için Fransýz Tatil Köyü’nden sonra atýlacak en büyük ikinci adým olacaktý. Türkiye’nin ilk tatil köyü olarak bilinen Club Med, Foça’nýn adýný sýnýr ötesine 1967’den itibaren duyurmuþtu. Ýstihdamýn yaný sýra þüphesiz pek çok yönden fayda saðlamýþ; Foça’nýn katma deðerini arttýrmýþtý.
Þimdi ise Foça Turizmi için ikinci bir kapýnýn daha açýlma ihtimali doðmuþtu. Çok düþünmeye gerek duymadan ve hiç tereddüt etmeden “Varým ve bu projeyi sonuna kadar desteklerim. Öyle inanýyorum ki Foça bu ve buna benzer tüm organizasyonlarý her yönüyle sonuna kadar hak eden bir tatil kasabasý ve turist çekim merkezidir. Saðlýklý baþlamasý ve geliþmesi için hiçbir özveriden kaçýnmayacaðým. Düþüncelerimizin örtüþen yanlarý çok. Bu bakýmdan sizin fikrinizin ve önerinizin Foça’da gerçekleþmesi ve tutmasý için her türlü çaba ve fedakarlýðý göstereceðimden emin olabilirsiniz” dedim. “Hiç þüphem yok, eminim” dedi.

SIRA GELDÝ SÖZLEÞMEYE
Sözleþmeyi yaptýk ve imzaladýk. Birkaç gün sonra þirketin fotoðrafçýlarý ve metin yazarlarý geldi. Birtakým çalýþmalar yaptýlar. Foça Norveç firmasý Gülliver Reiser’in 1988 yýlý broþürüne girdi. Foça’nýn ve ayný zamanda otelimizin tanýtýmý gayet güzel yapýlmýþtý. O yýl aldýklarý odalarýn tamamýný Mart ayýnýn baþýndan, Ekim ayýnýn sonuna kadar sattýlar. Hatta bazý dönemlerde artan talep üzerine ek oda alýp onlarý da sattýlar. Ýþler planlandýðýndan çok daha güzel gitti.
Ertesi sene için arkadaþým Frode, rotasýný tamamen Foça’ya çevirdi. Ayvalýk operasyonunu bitirdi. Bu defa çok fazla otelden önemli miktarda peþinatlar ödeyerek odalarý Gülliver Reiser adýna kapattý. Türkiye’de Gülliver Reiser’in iþlerini yürüten yerli acenta ise Ayvalýk’ta bulunan ofisini Foça’ya taþýdý.

NE OLDUYSA O YIL OLDU
Foça’da her þey bir anda hýzlý ve olumlu bir þekilde geliþti. Her hafta Oslo’dan iki uçak dolusu turist ilk baþta Çiðli Havalimaný’na, ilerleyen yýllarda ise Adnan Menderes Hava Limaný’na iniyor; turistlerin önemli bir bölümü otobüslerle Foça’ya gelirken bir kýsmý da Çeþme'ye gidiyordu. Gelen turistlerden bazýlarý bir hafta bazýlarý iki hafta, bir bölümü de üç hafta boyunca kalýyordu. Sokaklarda yerli turistten çok yabancý turist dolaþýyordu. Restaurantlar ve eðlence yerleri turistlerle dolup taþýyordu. Bu dönemde onlarý eðlence mekanlarýnda gören Foçalýlarýn bir bölümü Tatil köyünden dolayý var olan halýcý, kilimci, kuyumcu, hediyelik eþya ve kartpostal vb. satan dükkanlarýn sayýsýný kýsa sürede ikiye katladýlar. Sadece menülerde deðil çevrede de Norveçce yazýlara rastlamak mümkündü.
Karada otellerin, pansiyonlarýn, yeme içme ve eðlence yerlerinin sayýsý artýyor bununla beraber kaliteye de önem veriyordu. 90’lý yýllarýn ortalarýnda irili ufaklý olmak üzere açýlan bar sayýsý otuzu çoktan geçmiþti. Bunlarýn en büyüðü þüphesiz üç yüz kiþi kapasiteli Kapý Dans Bardý.
Sadece karada deðil ayný zamanda deniz turizminde de belirgin bir geniþleme ve hareket olmuþtu. Tur teknelerinin sayýsý artmýþ hizmette tatlý bir rekabet baþlamýþtý. Norveççe tabelalardan Norveççe konuþanlara ya da konuþmaya çalýþanlara kadar bir dizi olaylara Foça insaný tanýklýk ediyordu. Var olan otel ve yataklar yeterli gelmemeye baþlamýþtý. Turiste verilebilecek nitelikli yatak ve otel ihtiyacýný karþýlamak üzere mülkiyeti Belediyeye ait olan 2. Mersinaki’deki alan Nihat Dirim zamanýnda “yap iþlet devret” modeli ile 4 yýldýzlý otel yapýlmak amacýyla ihale yoluyla kiraya verildi. Söz konusu alan üzerindeki otel 5 yýldýz vasýflarýný taþýdýðý için Foça’nýn tek 5 yýldýzlý oteli olarak hizmet vermeye devam etmektedir.
Bu noktada can dostum Frode Schioutz’e yýllar önce Foça’ya yaptýðý katkýlarýndan dolayý bir kere daha gönülden teþekkür ediyorum.
Bu geliþmelerden Foça’da yaþayan ve memnun olmayan ya da olamayan tuzu kurular da yok deðildi. Onlar bu geliþmelerle yaþama alýþkanlýklarýnýn deðiþeceði ve bunun da birtakým rahatsýzlýklara yol açtýðý inancýndaydýlar. Muhafazakâr ve maddi kaygýsý olmayan bu insanlarýn da düþüncesine saygýlý olmak gerekiyordu. Yapýlan muhtelif toplantýlar ve ikili görüþmelerde endiþeye gerek olmadýðý defalarca anlatýldý. Sonunda belli ailelerden oluþan muhafazakâr kesim de zamanla geliþmeleri sükûnetle karþýladý. Buna raðmen ileriki yýllarda Eski Baþkanlarýmýzdan Rahmetli Nihat Dirim’in Foça’da baþlattýðý Yat Limaný projesine sýký sýký karþý çýkanlarýn arasýnda yer aldýlar.
ÝNÝÞE GEÇÝÞ YÜKSELÝÞTEN DAHA HIZLI OLDU
Turizm barýþý, güzelliði ve güvenliði, karþýlýklý saygýyý sever.
Her þey her açýdan yolunda giderken dýþarýda baþlayan Irak savaþý, içeride yaþanan terör olaylarý ve o dönemde tedbir alýnamayan ya da ön görülemeyen sebeplerden dolayý 2000’li yýllarýn baþlarýnda birtakým olumsuzluklar görülmeye baþlandý.
Eski esnaflarýn bir bölümü yerini yenilerine býraktý. Her yýl farklý yörelerde ortaya çýkan korsan kiracýlar, kiralarý aþýrý derecede yükselttiler. Kiralarý çýkartmak için bilinen tabirle müþteriye kazýk atmaya baþladýlar. En basit örnek ile; Bir karpuzu 120 Liraya alýp 12 dilime bölerek dilimini 150 Liraya sattýlar. %1500 kar dünyanýn hiçbir yerinde yoktur. Sözünü ettiðim korsan kiracýlarýn önemli bir bölümü de iki-üç aydan sonra hiç kira ödemeden kaçýp gitti.
Olan alacaðýný alamayan mal sahibi ile Foça’ya oldu.
Sekiz- on yýl faaliyet gösteren Finlandiya, Hollanda ve Ýngiltere’den turist gruplarý getiren yerel acenta olan “Nem Tour” satýldý. Gülliver Reiser el deðiþtirdi. Her iki acente Foça’dan ayrýldý.
Ardýndan kira sözleþmesinin uzatýlmasýný çok istemelerine raðmen mal sahiplerinin kira sözleþmesini yenilememesine karþýn Fransýzlarýn da Club Med’i kapatýp gitmesi süreci hýzlandýrýnca sonuç kötü oldu ve yabancýlar bu vesile ile Foça’dan elini eteðini kýsa sürede çekince çöküþ kaçýnýlmaz oldu.
Yabancýlarýn gitmesiyle Turizmdeki altýn yýllar gümüþe, gümüþ ise Ýzban kalabalýðý ile bakýra dönüþtü.
Her þeye raðmen inancým o ki;
Foça, aþýrý derecede bozulan diðer kentlere göre, çok fazla tahribata uðramadýðýndan, özündeki deðerleri olabildiðince koruduðundan eskisi kadar yoðun biçimde yabancý turist gelmese bile, Foça tutkunu olan yerli ve yabancý konuklarýmýz sayesinde Foça Turizmi varlýðýný sürdürecektir.
Her zaman söyledim. Bugün de tekrar edeceðim. Ehil yöneticilerin, ehil turizmcilerin ve ehil esnaflarýn elinde sahip olduðu doðasý, denizi, taþ evleri, yel deðirmenleri, Sur duvarlarý, Su kemerleri, Tarihi hamamlarý, Athena tapýnaðý alaný ve daha nice deðerleriyle, iyi organize edilmesi halinde Foça her zaman turizm arenasýnda hak ettiði yeri alacaktýr.
Foça 25.09.2024
Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
www.sebahattinkaraca.com
Mayýs ayýnda bizi Norveç’in Dramen kasabasýndaki þato gibi evinde amiyane tabirle krallar gibi aðýrlayan, orada bulunduðumuz süre içinde aralýksýz her gün Norveç’in güzel yerlerine götüren deðerli dostum ve eski iþ ortaðým Frode ile eþi Wenche’yi Oslo’ya yolcu etmek üzere Adnan Menderes Hava Limaný’na götürdüm. Her ikisinin de çok sevdikleri Foça’da ülkemiz insanýna has Türk misafirperverliði doðrultusunda geçirdikleri 17 gün onlara çok iyi geldi. Sayýlý günler çabuk biter. Öyle de oldu.
Hüzünlü vedalaþmanýn ardýndan arabama bindim, Foça’ya doðru yol almaya baþladým. Gözüm yoldayken aklýmda Frode ile otuz dört sene önce baþlayan ve giderek sýký bir dostluða dönüþen arkadaþlýðýmýzýn yaný sýra, o yýllarda Foça Turizmi için birlikte attýðýmýz adýmlarýn ilk günü vardý.
Yýl 1987 mevsim sonbahar, aylardan ise sanýyorum Eylül ya da Ekimdi. Eski adý Omer Restaurant olan sonradan ise ismi deðiþtirilerek Foça Restauranta dönüþtürülen mekânýn iþletmecilerinden Cemil Erbaþ’ýn tavsiyesi ile otelimize iki beyefendi geldi.
Yorgun olduklarý her hallerinden belliydi. Kayýtlarý yaparken konuþanýn Türk, konuþmayanýn ise Norveçli olduðunu anladýk. Lobide birer kahve içtikten sonra odalarýna çekildiler.
Ertesi sabah saat sekiz gibi evimden çýktým. Deniz kýyýsýndan Foça’nýn mis gibi havasýný soluyarak otele geldim.
Kayýt sýrasýnda adýnýn Frode olduðunu öðrendiðim Norveçli konuðumuz dýþarýdaki masalarýn birinde oturmuþ, önündeki kahveyi yudumlarken meraklý gözlerle etrafý inceliyordu. Biraz sonra masadan kalktý. Elindeki fotoðraf makinesiyle denizin, sahilin, taþ evlerin, sokaklarýn, fotoðraflarýný çekmeye baþladý. Bir müddet gözden kayboldu. Saat dokuz gibi döndü, yanýma gelerek “Çok beðendiðim bu þirin kasabada yaþadýðýnýz için mutlu olmalýsýnýz. Kasabanýzý çok sevdim. Bir fikrim var. Müsait olduðunuzda biraz konuþabilir miyiz? Fikrim sizin için de uygun olursa birlikte güzel þeyler yapabiliriz” dedi. Meraklanmadým desem yalan olur. “Peki oturalým konuþalým” dedim. “Mümkünse eðer hem yürüyelim, hem konuþalým.“ dedi. Kabul ettim. Küçükdeniz sahilinden baþladýk yürümeye. Deniz kýyýsýndan Fener’e kadar, Foça’nýn arka sokaklarý da dahil olmak üzere çok yerini gezdik dolaþtýk. Tarihi baþta olmak üzere Foça hakkýnda her þeyi bilmeye meraklýydý. Bu çerçevede çok þey konuþtuk. O sordu, ben cevapladým. Sohbet sýrasýnda birbirimiz hakkýnda olumlu kanaatler ve güven geliþtirdik. Bu arada yüzlerce fotoðraf çekti.
Otele döndük, birer kahve ýsmarladýk. Bu esnada “Benim Norveç’te yurt dýþýna turlar düzenleyen Gülliver Reiser adýnda bir firmam var. Norveç’ten Türkiye’ye, daha doðrusu Çeþme ve Ayvalýk’a ben ve ekibim tur organize ediyoruz. Sizinle bir anlaþma yapsak, bize 1988 yýlýnýn Mart ayý baþýndan Ekim ayý sonuna kadar 10 oda verseniz; Foça’yý ve oteli gelecek senenin GülliverReiser broþürüne koysak; ardýndan arz talep durumlarýna baksak. Sonuç verileri güzel olursa Ayvalýk’a yaptýðýmýz turlarýn tamamýný Foça’ya kaydýrýrýz”. dedi.
Müthiþ derecede heyecanlanmýþtým. Bu Foça Turizmi için Fransýz Tatil Köyü’nden sonra atýlacak en büyük ikinci adým olacaktý. Türkiye’nin ilk tatil köyü olarak bilinen Club Med, Foça’nýn adýný sýnýr ötesine 1967’den itibaren duyurmuþtu. Ýstihdamýn yaný sýra þüphesiz pek çok yönden fayda saðlamýþ; Foça’nýn katma deðerini arttýrmýþtý.
Þimdi ise Foça Turizmi için ikinci bir kapýnýn daha açýlma ihtimali doðmuþtu. Çok düþünmeye gerek duymadan ve hiç tereddüt etmeden “Varým ve bu projeyi sonuna kadar desteklerim. Öyle inanýyorum ki Foça bu ve buna benzer tüm organizasyonlarý her yönüyle sonuna kadar hak eden bir tatil kasabasý ve turist çekim merkezidir. Saðlýklý baþlamasý ve geliþmesi için hiçbir özveriden kaçýnmayacaðým. Düþüncelerimizin örtüþen yanlarý çok. Bu bakýmdan sizin fikrinizin ve önerinizin Foça’da gerçekleþmesi ve tutmasý için her türlü çaba ve fedakarlýðý göstereceðimden emin olabilirsiniz” dedim. “Hiç þüphem yok, eminim” dedi.

SIRA GELDÝ SÖZLEÞMEYE
Sözleþmeyi yaptýk ve imzaladýk. Birkaç gün sonra þirketin fotoðrafçýlarý ve metin yazarlarý geldi. Birtakým çalýþmalar yaptýlar. Foça Norveç firmasý Gülliver Reiser’in 1988 yýlý broþürüne girdi. Foça’nýn ve ayný zamanda otelimizin tanýtýmý gayet güzel yapýlmýþtý. O yýl aldýklarý odalarýn tamamýný Mart ayýnýn baþýndan, Ekim ayýnýn sonuna kadar sattýlar. Hatta bazý dönemlerde artan talep üzerine ek oda alýp onlarý da sattýlar. Ýþler planlandýðýndan çok daha güzel gitti.
Ertesi sene için arkadaþým Frode, rotasýný tamamen Foça’ya çevirdi. Ayvalýk operasyonunu bitirdi. Bu defa çok fazla otelden önemli miktarda peþinatlar ödeyerek odalarý Gülliver Reiser adýna kapattý. Türkiye’de Gülliver Reiser’in iþlerini yürüten yerli acenta ise Ayvalýk’ta bulunan ofisini Foça’ya taþýdý.

NE OLDUYSA O YIL OLDU
Foça’da her þey bir anda hýzlý ve olumlu bir þekilde geliþti. Her hafta Oslo’dan iki uçak dolusu turist ilk baþta Çiðli Havalimaný’na, ilerleyen yýllarda ise Adnan Menderes Hava Limaný’na iniyor; turistlerin önemli bir bölümü otobüslerle Foça’ya gelirken bir kýsmý da Çeþme'ye gidiyordu. Gelen turistlerden bazýlarý bir hafta bazýlarý iki hafta, bir bölümü de üç hafta boyunca kalýyordu. Sokaklarda yerli turistten çok yabancý turist dolaþýyordu. Restaurantlar ve eðlence yerleri turistlerle dolup taþýyordu. Bu dönemde onlarý eðlence mekanlarýnda gören Foçalýlarýn bir bölümü Tatil köyünden dolayý var olan halýcý, kilimci, kuyumcu, hediyelik eþya ve kartpostal vb. satan dükkanlarýn sayýsýný kýsa sürede ikiye katladýlar. Sadece menülerde deðil çevrede de Norveçce yazýlara rastlamak mümkündü.
Karada otellerin, pansiyonlarýn, yeme içme ve eðlence yerlerinin sayýsý artýyor bununla beraber kaliteye de önem veriyordu. 90’lý yýllarýn ortalarýnda irili ufaklý olmak üzere açýlan bar sayýsý otuzu çoktan geçmiþti. Bunlarýn en büyüðü þüphesiz üç yüz kiþi kapasiteli Kapý Dans Bardý.
Sadece karada deðil ayný zamanda deniz turizminde de belirgin bir geniþleme ve hareket olmuþtu. Tur teknelerinin sayýsý artmýþ hizmette tatlý bir rekabet baþlamýþtý. Norveççe tabelalardan Norveççe konuþanlara ya da konuþmaya çalýþanlara kadar bir dizi olaylara Foça insaný tanýklýk ediyordu. Var olan otel ve yataklar yeterli gelmemeye baþlamýþtý. Turiste verilebilecek nitelikli yatak ve otel ihtiyacýný karþýlamak üzere mülkiyeti Belediyeye ait olan 2. Mersinaki’deki alan Nihat Dirim zamanýnda “yap iþlet devret” modeli ile 4 yýldýzlý otel yapýlmak amacýyla ihale yoluyla kiraya verildi. Söz konusu alan üzerindeki otel 5 yýldýz vasýflarýný taþýdýðý için Foça’nýn tek 5 yýldýzlý oteli olarak hizmet vermeye devam etmektedir.
Bu noktada can dostum Frode Schioutz’e yýllar önce Foça’ya yaptýðý katkýlarýndan dolayý bir kere daha gönülden teþekkür ediyorum.
Bu geliþmelerden Foça’da yaþayan ve memnun olmayan ya da olamayan tuzu kurular da yok deðildi. Onlar bu geliþmelerle yaþama alýþkanlýklarýnýn deðiþeceði ve bunun da birtakým rahatsýzlýklara yol açtýðý inancýndaydýlar. Muhafazakâr ve maddi kaygýsý olmayan bu insanlarýn da düþüncesine saygýlý olmak gerekiyordu. Yapýlan muhtelif toplantýlar ve ikili görüþmelerde endiþeye gerek olmadýðý defalarca anlatýldý. Sonunda belli ailelerden oluþan muhafazakâr kesim de zamanla geliþmeleri sükûnetle karþýladý. Buna raðmen ileriki yýllarda Eski Baþkanlarýmýzdan Rahmetli Nihat Dirim’in Foça’da baþlattýðý Yat Limaný projesine sýký sýký karþý çýkanlarýn arasýnda yer aldýlar.
ÝNÝÞE GEÇÝÞ YÜKSELÝÞTEN DAHA HIZLI OLDU
Turizm barýþý, güzelliði ve güvenliði, karþýlýklý saygýyý sever.
Her þey her açýdan yolunda giderken dýþarýda baþlayan Irak savaþý, içeride yaþanan terör olaylarý ve o dönemde tedbir alýnamayan ya da ön görülemeyen sebeplerden dolayý 2000’li yýllarýn baþlarýnda birtakým olumsuzluklar görülmeye baþlandý.
Eski esnaflarýn bir bölümü yerini yenilerine býraktý. Her yýl farklý yörelerde ortaya çýkan korsan kiracýlar, kiralarý aþýrý derecede yükselttiler. Kiralarý çýkartmak için bilinen tabirle müþteriye kazýk atmaya baþladýlar. En basit örnek ile; Bir karpuzu 120 Liraya alýp 12 dilime bölerek dilimini 150 Liraya sattýlar. %1500 kar dünyanýn hiçbir yerinde yoktur. Sözünü ettiðim korsan kiracýlarýn önemli bir bölümü de iki-üç aydan sonra hiç kira ödemeden kaçýp gitti.
Olan alacaðýný alamayan mal sahibi ile Foça’ya oldu.
Sekiz- on yýl faaliyet gösteren Finlandiya, Hollanda ve Ýngiltere’den turist gruplarý getiren yerel acenta olan “Nem Tour” satýldý. Gülliver Reiser el deðiþtirdi. Her iki acente Foça’dan ayrýldý.
Ardýndan kira sözleþmesinin uzatýlmasýný çok istemelerine raðmen mal sahiplerinin kira sözleþmesini yenilememesine karþýn Fransýzlarýn da Club Med’i kapatýp gitmesi süreci hýzlandýrýnca sonuç kötü oldu ve yabancýlar bu vesile ile Foça’dan elini eteðini kýsa sürede çekince çöküþ kaçýnýlmaz oldu.
Yabancýlarýn gitmesiyle Turizmdeki altýn yýllar gümüþe, gümüþ ise Ýzban kalabalýðý ile bakýra dönüþtü.
Her þeye raðmen inancým o ki;
Foça, aþýrý derecede bozulan diðer kentlere göre, çok fazla tahribata uðramadýðýndan, özündeki deðerleri olabildiðince koruduðundan eskisi kadar yoðun biçimde yabancý turist gelmese bile, Foça tutkunu olan yerli ve yabancý konuklarýmýz sayesinde Foça Turizmi varlýðýný sürdürecektir.
Her zaman söyledim. Bugün de tekrar edeceðim. Ehil yöneticilerin, ehil turizmcilerin ve ehil esnaflarýn elinde sahip olduðu doðasý, denizi, taþ evleri, yel deðirmenleri, Sur duvarlarý, Su kemerleri, Tarihi hamamlarý, Athena tapýnaðý alaný ve daha nice deðerleriyle, iyi organize edilmesi halinde Foça her zaman turizm arenasýnda hak ettiði yeri alacaktýr.
Foça 25.09.2024
Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
"Sebahattin Karaca" bütün yazýlarý için týklayýn...
