Iþýk Teoman
AYVALIK ANADOLU UYGARLIKLARI SERGÝSÝ GENÝÞ KAPSAMLI MÜZEYE DÖNÜÞÜYOR
Antik Çað’dan bu yana tarih boyunca çok kültürlü bir yapýya sahip olan Ayvalýk, Küratör Necdet Bezmen ile Ayvalýk Ayazmasý Derneði iþbirliðinde açýlan ve Ayvalýk Belediye Baþkaný Mesut Ergin tarafýndan desteklenen ‘Anadolu Uygarlýklarý Sergisi’ sayesinde kültür turizminde varlýðýný güçlendiriyor. Yaklaþýk 150 bin dolar yatýrýmý taþýyan ve Ayþe Mina Esen Koleksiyonuna ait eþsiz 619 esere ev sahipliði yapan sergi Ayvalýk’ta ziyaretçilerle buluþuyor.
Müze açma hayali gerçeðe dönüþtü
Çocukluðundan beri dünya vatandaþý olarak yaþamýþ ve yine gittiði her ülkede sanat ve tarihe özel ilgi duymuþ Küratör, Yazar Necdet Bezmen son yirmi yýldýr yaþadýðý Ayvalýk’ta, hayatý boyunca çok etkilendiði Anadolu uygarlýklarýyla ilgili bir müze açma hayalini kuruyordu. Bu konuda pek çok kez giriþimlerde bulunan Necdet Bezmen’in bu hayaline Ayvalýk Belediye Baþkaný Mesut Ergin ve Ayvalýk Ayazmasý Derneði sahip çýktý.

Ayvalýk Belediye Baþkaný Mesut Ergin
619 eþsiz esere ev sahipliði yapýyor
Uzun yýllar zeytinyaðý fabrikasý olarak kullanýldýktan sonra, önemli bir sanayi dönüþüm projesi olarak Ayvalýk Belediyesi tarafýndan sosyal merkez haline getirilen Kýrlangýç Yaþam Merkezi’nde açýlan Anadolu Uygarlýklarý Sergisi, Ayþe Mina Esen Koleksiyonuna ait 619 eþsiz esere ev sahipliði yapýyor. Komþu adalardan özellikle yeme içme mekanlarý ve rengarenk pazarlarýyla ilgi gören Ayvalýk artýk Yunanlý dostlarýný kültür alýþveriþi için de aðýrlayacak.
Geniþ kapsamlý bir müzeye dönüþecek
On bir kiþilik uzman ekibin bir yýlý aþan sürede hazýrladýðý sergi geniþ kapsamlý bir müzeye dönüþebilecek alt yapýya da sahip. Balýkesir’in Ayvalýk ilçesi ve çevresindeki ilk arkeoloji sergisi olma özelliðini taþýyan mekânýn daha da zenginleþebilmesi için Avrupa Birliði Kültür programlarý, UNESCO ve Amerika’ya ait fonlarýn desteklerine baþvuruldu. Bu giriþimlerden olumlu sonuçlar bekleniyor.

Hellen, Roma, Hitit ve Urartu gibi uygarlýklara ait eserler
257 tanesi piþmiþ toprak, 198'i bronz, 100'ü cam, 33'ü mermer, 9'u taþ, 10'u kurþun, 7'si gümüþ, 3'ü kemik ve 2'si demirden yapýlmýþ, Kalkolitik Çaðdan Bizans’a (MÖ 5500-MS 1453) uzanan tarihsel geçmiþe sahip, Hellen, Roma, Hitit ve Urartu gibi uygarlýklara ait eserlerin bulunduðu serginin temelini 2015 yýlýnda yayýnladýðý ‘Hayat Aðacý: Anadolu’nun Gölgeleri’ne dayandýran Necdet Bezmen sergiye eser seçimiyle ilgili süreci þöyle ifade ediyor: “Sevgili sanat ve tarih sever Ayþe Mina Esen’in Koleksiyonunda yaklaþýk 1500 eser bulunuyordu. Eser seçimindeki ilk 400 parça, 2015’te yayýnladýðýmýz ‘Hayat Aðacý: Anadolu’nun Gölgeleri’ kitabýmýz için Ýstanbul Arkeoloji Müzesi’nin deðerli çalýþanlarý tarafýndan yapýlmýþtý. Kitapta olmayan diðer 200’den fazla eserse Ayvalýklý ünlü bilim insaný Prof. Dr. Ömer Özyiðit tarafýndan yakýn zamanda seçilip Ýstanbul Arkeoloji Müdürlüðü tarafýndan onaylandý.”
Sanat ve tarih tutkunu Ayþe Mina Esen ile yýllara dayanan ortak üretimlerinde temel hedefin daima sanatý ve tarihi apaçýk sergileyecek çalýþmalar hazýrlamak üzerine olduðunu söyleyen Bezmen aralarýndaki doðal iþ bölümünü de þöyle anlatýyor:
“Bir kitap ve bu kitabýn ilham olduðu sergi/müze fikir ortak tutkularýmýzla ortaya çýktý. Tüm süreç boyunca araþtýrmalar yapmak, küratörlük, yurtdýþý eser alýmlarý, müzayedelerin takip edilmesi, kitap yazma iþi ve müze için ekip oluþturmak benim zevkle üstüme aldýðým iþlerdi. Bunun yanýnda Ayþe Mina Esen de eserlerin kayýtlarýný, müze iliþkilerini ve restorasyon iþlerini üstlendi. Koleksiyonun bulunduðu adrese tam teþekküllü bir laboratuvar da kuran Ayþe Haným bu anlamda hem finansal hem de manen sahiplendi koleksiyonu.”
Anadolu Uygarlýklarý Sergisi sürekli olarak Ayvalýk’ta tarih ve arkeoloji tutkunlarý ile buluþmaya devam edecek. Ayvalýk eþsiz coðrafyasý, ürettiði sayýsýz ürünü ve tarihinin yaný sýra kültür, eðitim ve sanat alanlarýndaki yeni projeleri ile tüm Türkiye’yi kendine çekmeye devam ediyor.

Necdet-Bezmen
Necdet Bezmen’in Kaleminden Serginin Hikayesi:
Çocukluk yýllarýmda içimdeki heyecanýn peþinden koþarken baþlayan arkeoloji tutkum Avrupa'ya uzanan ve Amerika'da devam eden eðitim hayatým boyunca deðiþik kültürlerden beslendi. Henüz 12 yaþýndayken Ýsviçre'deki eðitimim sýrasýnda öðretmenimizin götürdüðü bir müzede baþladý her þey benim için. 15 yaþýnda Ýsviçreli arkadaþýmýn evinde ilk kaldýðým zaman geceleri uyku tutmazdý. Babasýnýn Hindistan kökenli tarihi eser koleksiyonu eve bahçeye sýðmýyordu. Bu Zürih Gölü’nün kenarýndaki koleksiyonun ileride benim ilham kaynaðým olacaðýnýn henüz farkýnda deðildim o günlerde. Ben sordukça anlatýyordu babasý. Þaþkýnlýðýmý yenmem seneler aldý. Amerika’daki özel koleksiyonlar hep ilgimi çekmeye devam etti ve koleksiyoner olma hayalim, sonrada müze kurma hedefi haline dönüþtü.
Batýda ve Türkiye’de tekrar tekrar gittiðim müzelerde devamlý eserleri etiketleriyle fotoðraflarýyla bir arþiv oluþturmaya baþladým. Ýlgi alaným her zaman Anadolu Uygarlýklarý oldu. Anadolu kökenli eserler benim için Mezopotamya, Mýsýr, Roma ve Helenistik eserlerin gölgesinde kalýyordu.1980'lerde, ufkumu geniþleten Batý dünyasýndan Ýstanbul'a geri döndüðümde memleketimdeki baþka meraklarýn peþine düþmenin artýk tam sýrasýydý. Yüzümü döndüðüm ilk yer Anadolu oldu. Ýstilalar yaþamýþ, büyük uygarlýklarýn merkezi olmuþ, kimi zaman da kendini kapayýp sýrlarýný karanlýklara gizlemiþ Anadolu’yu keþfetmeye iþte o dönemde baþladým. Tarihin ve sanatýn inceliklerine þahit oldum; insaný kendine çeken büyüsüne kapýldým. Anadolu’nun en güzel iklimlerinden olan Ayvalýk ve Cunda, bu müze ve içindeki deðerli eserlerle birlikte sahip olduðu týlsýmý daha da güzel ifade eder hale geliyor þimdi. Doðal dokusu ve eþsiz insan mozaiðiyle dünyanýn dikkatini çeken bu topraklar þimdi de sergi alanýndaki eserlerle tarihi deðerini gözler önüne sunuyor. Bir merak yolcusu olarak buluþtuðum Ayvalýk, artýk benim için bir imza. Sevginin, saygýnýn, evrensel deðerlerin, huzurun ve aydýnlýk yarýnlarýn simgesi. Bu eserlerin sizle buluþmasý ve sembolize ettiði deðerlerle size dokunabilmesi en büyük dileðim. Varoluþ yolculuðumun izi ‘Hayat Aðacý: Anadolu’nun Gölgeleri’* adlý kitabýn Ayvalýk’ta meyvelerini vermeye baþladýðý an benim için bir dönüm noktasý oldu adeta. Toprak altýnda saklý duran, ancak zamanla gün yüzüne çýkan bu muhteþem tarihi doku, korunarak yaþayacaðý mekânýný buluyor ve eþsiz eserler meraklýlarýyla buluþuyor artýk. Ayvalýk Belediyesi, Ayvalýk Ayazmasý Derneði, Ýstanbul Arkeoloji Müzesi ve Kültür Bakanlýðý izin ve destekleriyle Ayvalýk Kýrlangýç Fabrikasý alanýnda bir müze alt yapýsýyla açýlan Anadolu Uygarlýklarý Sergisi bir yýlda ve 150 bin dolarlýk bir yatýrýmla gerçekleþti.











*Hayat Aðacý: Anadolu’nun Gölgeleri; Kitap, Yazarý Necdet Bezmen, 2015
Iþýk Teoman
isikteoman@gmail.com
Antik Çað’dan bu yana tarih boyunca çok kültürlü bir yapýya sahip olan Ayvalýk, Küratör Necdet Bezmen ile Ayvalýk Ayazmasý Derneði iþbirliðinde açýlan ve Ayvalýk Belediye Baþkaný Mesut Ergin tarafýndan desteklenen ‘Anadolu Uygarlýklarý Sergisi’ sayesinde kültür turizminde varlýðýný güçlendiriyor. Yaklaþýk 150 bin dolar yatýrýmý taþýyan ve Ayþe Mina Esen Koleksiyonuna ait eþsiz 619 esere ev sahipliði yapan sergi Ayvalýk’ta ziyaretçilerle buluþuyor.
Müze açma hayali gerçeðe dönüþtü
Çocukluðundan beri dünya vatandaþý olarak yaþamýþ ve yine gittiði her ülkede sanat ve tarihe özel ilgi duymuþ Küratör, Yazar Necdet Bezmen son yirmi yýldýr yaþadýðý Ayvalýk’ta, hayatý boyunca çok etkilendiði Anadolu uygarlýklarýyla ilgili bir müze açma hayalini kuruyordu. Bu konuda pek çok kez giriþimlerde bulunan Necdet Bezmen’in bu hayaline Ayvalýk Belediye Baþkaný Mesut Ergin ve Ayvalýk Ayazmasý Derneði sahip çýktý.

Ayvalýk Belediye Baþkaný Mesut Ergin
619 eþsiz esere ev sahipliði yapýyor
Uzun yýllar zeytinyaðý fabrikasý olarak kullanýldýktan sonra, önemli bir sanayi dönüþüm projesi olarak Ayvalýk Belediyesi tarafýndan sosyal merkez haline getirilen Kýrlangýç Yaþam Merkezi’nde açýlan Anadolu Uygarlýklarý Sergisi, Ayþe Mina Esen Koleksiyonuna ait 619 eþsiz esere ev sahipliði yapýyor. Komþu adalardan özellikle yeme içme mekanlarý ve rengarenk pazarlarýyla ilgi gören Ayvalýk artýk Yunanlý dostlarýný kültür alýþveriþi için de aðýrlayacak.
Geniþ kapsamlý bir müzeye dönüþecek
On bir kiþilik uzman ekibin bir yýlý aþan sürede hazýrladýðý sergi geniþ kapsamlý bir müzeye dönüþebilecek alt yapýya da sahip. Balýkesir’in Ayvalýk ilçesi ve çevresindeki ilk arkeoloji sergisi olma özelliðini taþýyan mekânýn daha da zenginleþebilmesi için Avrupa Birliði Kültür programlarý, UNESCO ve Amerika’ya ait fonlarýn desteklerine baþvuruldu. Bu giriþimlerden olumlu sonuçlar bekleniyor.

Hellen, Roma, Hitit ve Urartu gibi uygarlýklara ait eserler
257 tanesi piþmiþ toprak, 198'i bronz, 100'ü cam, 33'ü mermer, 9'u taþ, 10'u kurþun, 7'si gümüþ, 3'ü kemik ve 2'si demirden yapýlmýþ, Kalkolitik Çaðdan Bizans’a (MÖ 5500-MS 1453) uzanan tarihsel geçmiþe sahip, Hellen, Roma, Hitit ve Urartu gibi uygarlýklara ait eserlerin bulunduðu serginin temelini 2015 yýlýnda yayýnladýðý ‘Hayat Aðacý: Anadolu’nun Gölgeleri’ne dayandýran Necdet Bezmen sergiye eser seçimiyle ilgili süreci þöyle ifade ediyor: “Sevgili sanat ve tarih sever Ayþe Mina Esen’in Koleksiyonunda yaklaþýk 1500 eser bulunuyordu. Eser seçimindeki ilk 400 parça, 2015’te yayýnladýðýmýz ‘Hayat Aðacý: Anadolu’nun Gölgeleri’ kitabýmýz için Ýstanbul Arkeoloji Müzesi’nin deðerli çalýþanlarý tarafýndan yapýlmýþtý. Kitapta olmayan diðer 200’den fazla eserse Ayvalýklý ünlü bilim insaný Prof. Dr. Ömer Özyiðit tarafýndan yakýn zamanda seçilip Ýstanbul Arkeoloji Müdürlüðü tarafýndan onaylandý.”
Sanat ve tarih tutkunu Ayþe Mina Esen ile yýllara dayanan ortak üretimlerinde temel hedefin daima sanatý ve tarihi apaçýk sergileyecek çalýþmalar hazýrlamak üzerine olduðunu söyleyen Bezmen aralarýndaki doðal iþ bölümünü de þöyle anlatýyor:
“Bir kitap ve bu kitabýn ilham olduðu sergi/müze fikir ortak tutkularýmýzla ortaya çýktý. Tüm süreç boyunca araþtýrmalar yapmak, küratörlük, yurtdýþý eser alýmlarý, müzayedelerin takip edilmesi, kitap yazma iþi ve müze için ekip oluþturmak benim zevkle üstüme aldýðým iþlerdi. Bunun yanýnda Ayþe Mina Esen de eserlerin kayýtlarýný, müze iliþkilerini ve restorasyon iþlerini üstlendi. Koleksiyonun bulunduðu adrese tam teþekküllü bir laboratuvar da kuran Ayþe Haným bu anlamda hem finansal hem de manen sahiplendi koleksiyonu.”
Anadolu Uygarlýklarý Sergisi sürekli olarak Ayvalýk’ta tarih ve arkeoloji tutkunlarý ile buluþmaya devam edecek. Ayvalýk eþsiz coðrafyasý, ürettiði sayýsýz ürünü ve tarihinin yaný sýra kültür, eðitim ve sanat alanlarýndaki yeni projeleri ile tüm Türkiye’yi kendine çekmeye devam ediyor.

Necdet-Bezmen
Necdet Bezmen’in Kaleminden Serginin Hikayesi:
Çocukluk yýllarýmda içimdeki heyecanýn peþinden koþarken baþlayan arkeoloji tutkum Avrupa'ya uzanan ve Amerika'da devam eden eðitim hayatým boyunca deðiþik kültürlerden beslendi. Henüz 12 yaþýndayken Ýsviçre'deki eðitimim sýrasýnda öðretmenimizin götürdüðü bir müzede baþladý her þey benim için. 15 yaþýnda Ýsviçreli arkadaþýmýn evinde ilk kaldýðým zaman geceleri uyku tutmazdý. Babasýnýn Hindistan kökenli tarihi eser koleksiyonu eve bahçeye sýðmýyordu. Bu Zürih Gölü’nün kenarýndaki koleksiyonun ileride benim ilham kaynaðým olacaðýnýn henüz farkýnda deðildim o günlerde. Ben sordukça anlatýyordu babasý. Þaþkýnlýðýmý yenmem seneler aldý. Amerika’daki özel koleksiyonlar hep ilgimi çekmeye devam etti ve koleksiyoner olma hayalim, sonrada müze kurma hedefi haline dönüþtü.
Batýda ve Türkiye’de tekrar tekrar gittiðim müzelerde devamlý eserleri etiketleriyle fotoðraflarýyla bir arþiv oluþturmaya baþladým. Ýlgi alaným her zaman Anadolu Uygarlýklarý oldu. Anadolu kökenli eserler benim için Mezopotamya, Mýsýr, Roma ve Helenistik eserlerin gölgesinde kalýyordu.1980'lerde, ufkumu geniþleten Batý dünyasýndan Ýstanbul'a geri döndüðümde memleketimdeki baþka meraklarýn peþine düþmenin artýk tam sýrasýydý. Yüzümü döndüðüm ilk yer Anadolu oldu. Ýstilalar yaþamýþ, büyük uygarlýklarýn merkezi olmuþ, kimi zaman da kendini kapayýp sýrlarýný karanlýklara gizlemiþ Anadolu’yu keþfetmeye iþte o dönemde baþladým. Tarihin ve sanatýn inceliklerine þahit oldum; insaný kendine çeken büyüsüne kapýldým. Anadolu’nun en güzel iklimlerinden olan Ayvalýk ve Cunda, bu müze ve içindeki deðerli eserlerle birlikte sahip olduðu týlsýmý daha da güzel ifade eder hale geliyor þimdi. Doðal dokusu ve eþsiz insan mozaiðiyle dünyanýn dikkatini çeken bu topraklar þimdi de sergi alanýndaki eserlerle tarihi deðerini gözler önüne sunuyor. Bir merak yolcusu olarak buluþtuðum Ayvalýk, artýk benim için bir imza. Sevginin, saygýnýn, evrensel deðerlerin, huzurun ve aydýnlýk yarýnlarýn simgesi. Bu eserlerin sizle buluþmasý ve sembolize ettiði deðerlerle size dokunabilmesi en büyük dileðim. Varoluþ yolculuðumun izi ‘Hayat Aðacý: Anadolu’nun Gölgeleri’* adlý kitabýn Ayvalýk’ta meyvelerini vermeye baþladýðý an benim için bir dönüm noktasý oldu adeta. Toprak altýnda saklý duran, ancak zamanla gün yüzüne çýkan bu muhteþem tarihi doku, korunarak yaþayacaðý mekânýný buluyor ve eþsiz eserler meraklýlarýyla buluþuyor artýk. Ayvalýk Belediyesi, Ayvalýk Ayazmasý Derneði, Ýstanbul Arkeoloji Müzesi ve Kültür Bakanlýðý izin ve destekleriyle Ayvalýk Kýrlangýç Fabrikasý alanýnda bir müze alt yapýsýyla açýlan Anadolu Uygarlýklarý Sergisi bir yýlda ve 150 bin dolarlýk bir yatýrýmla gerçekleþti.











*Hayat Aðacý: Anadolu’nun Gölgeleri; Kitap, Yazarý Necdet Bezmen, 2015
Iþýk Teoman
isikteoman@gmail.com
"Iþýk Teoman" bütün yazýlarý için týklayýn...
