YENÝDEN BAÞLAMAK / Iþýk Teoman
Iþýk Teoman

Iþýk Teoman

YENÝDEN BAÞLAMAK



“Emekli olup, bir kýyý kasabasýna yerleþeceðim.
Bu kadar yýl hizmetten sonra ‘Bir sen eksiktin’
diyen olmaz sanýyorum.”
                           Bedri Karayaðmurlar


Ayvalýk’ta yaþamaya baþlayalý neredeyse iki yýla yaklaþýyor. Ýlk geldiðim günlerde kenti daha iyi tanýmak amacýyla her gün en az on bin, bazý günler yirmi bin adým attýðým, bazý sokaklardan defalarca geçtiðim oluyordu. Ama özellikle Barbaros Caddesi ve caddeyi kesen tarihi kent sokaklarýnda yürümek bana çok keyif veriyordu. Eski kapýlar, pencereler, tarihi Rum evleri, daracýk sokaklar; o evlerde yaþayanlarla ilgili kendimce kurgular yapýyordum. Zamanla, yeni tanýþmalarla birlikte; Ayvalýk’ta çok sayýda ressam, yazar, þair, bestekar, karikatürist ve müzisyen gibi sanatçýlarýn yerleþtiðini ve yaþadýðýný öðrendim.

Araya pandemi girdi

Hatta Barbaros Caddesi’nden geçerken, fotoðraflarýný çekip sosyal medyada paylaþtýðým o güzel yapýnýn ünlü ressam Bedri Karayaðmurlar’a ait olduðunun farkýnda bile deðildim. Birkaç kez geçtikten sonra vitrine dikkatli baktýðýmda, içeride resimler, tuvaller, boyalar, fýrçalar, muhteþem bir ortamý görünce en kýsa sürede Bedri Karayaðmurlar ile oturup keyifli bir sohbeti planladým. Planladým ama pandemi pik yapýnca ve ardýndan sýký yasaklar gelince, býrakýn sohbet etmeyi evde çoluk çocuk ayrý odalarda yaþamaya baþladýk. Temmuz ayý ile birlikte hafiften baþlayan gevþemelerin ardýndan dayanýlmaz sýcaklar, yaz aylarýnýn insan yoðunluðu bana yine geri adým attýrdý.

“Gel sohbet edelim”

Ayvalýk’a dýþarýdan gelip tatil yapacak olanlara önerim her zaman Eylül ve Ekim aylarýdýr. Ben de Ekim ayýnýn keyifli havasýndan yararlanarak Bedri Karayaðmurlar ile buluþmayý planladým. Þeytanýn kahvesinde Suat aðabey ile sohbet ederken, hocayý aradým; “Bir araya gelebilir miyiz? diye sormaya kalmadan; “Atölyeye gel sohbet edelim” dedi.



Keyifli bir sohbet

Sanat yaþamýnda bugüne kadar binlerce resim yapan, eserleri dünyanýn çok sayýda ünlü galerilerinde sergilenen, sayýsýz kiþisel sergiler açan Bedri Karayaðmurlar Türkiye’nin çok sayýda yerleþip yaþanacak yeri varken, neden Ayvalýk’ý tercih etti, neden burada bir ev satýn aldý, neden atölyesini burada açtý, merak ediyordum. Tüm bu sorularý kendisine yönelttim, maceralý ev satýn almasýndan, atölyesinin kuruluþuna kadar bana detaylý bir þekilde anlatýrken, kendisinin yaptýðý sýcak kaynarý yudumlamayý da ihmal etmedik. Duvarlarda asýlý muhteþem resimler, tuvalde tamamlanmak üzere olan çalýþmalara kadar, eski bir bisikletin renk kattýðý, tüp boyalarýn, rengarenk fýrçalarýn arasýnda karþýlýklý oturup çok keyifli bir sohbet yaptýk.

Keþke burada yaþasam

“Türkiye'de nereye gitsem aslýnda bayýlýyorum, biraz gezince keþke burada yaþasam diye düþünmeye baþlýyorum. Gerçekten bu yüzden bir proje yapmýþtým. Emekli olunca sevdiðim bütün kentlerde, bir yerde iki ay, baþka bir yerde üç ay yaþayýp orada bir þeyler üretip baþka yere gitmeyi tasarlýyordum” diye söze baþladý Bedri Karayaðmurlar.

Ayvalýk Ayazmasý duvarda

Arkasýnda duvarda asýlý Ayvalýk Ayazmasý resmi, atölyeyi aydýnlatan pencerenin önünde okumak için hazýrlanmýþ, okuduklarý, devam ettikleri, okumayý düþündükleri çok sayýda kitap arasýnda sohbete daldýk. Sohbet sýrasýnda ortak tanýdýklarýmýz, onlarla ilgili yaþadýklarýmýz ve anýlarýmýz da sýcak sohbetimize renk kattý.

Emeklilik planlarý

Emekli olup sakin sessiz bir kasabaya yerleþme planlarý yaparken, Ýstanbul, Aydýn Üniversitesi'nden gelen teklifi geri çevirmemiþ, vakýf üniversitelerinin yapýsýnýn kendisine uygun olmadýðýný düþünmüþ Bedri Hoca, sözleþmesi bitince de ayrýlmýþ üniversiteden ve emekliliðini istemiþ, böylece yeni yerleþeceði kasabayla ilgili macerasý da baþlamýþ.



Ayvalýk hesapta yoktu

Yerleþeceði kasabayý arama fikrinin kafasýna yer ettiðinde Ayvalýk’ýn hiç hesapta olmadýðýný hatýrlatan Bedri Karayaðmurlar, “Benim lise dönemim Çanakkale’de babamýn öðretmenliði nedeniyle, ortaokul, ilkokul da Bursa Ýnegöl’de geçti. Marmara Bölgesi'ni iyi biliyorum. Kafamdan da hep þu geçiyordu emekli olursam Küçükkuyu taraflarýna yerleþirim. Çanakkale'ye yakýn bir yer olursa deniz kýyýsý güzel olur diye düþünüyordum. Bir takým konular nedeniyle yolum tekrar Ýzmir'e düþtü. Ýzmir'de Türkiye'nin en güzel yerlerinden biri kim istediði kadar þikayet ederse etsin, Ýzmir'e neresinden bakarsanýz, Ýzmir bir süre sonra alýþkanlýk yapan bir kent. O yüzden herkesin gözü Ýzmir'dedir, yani Ýzmir'e yerleþmeyi düþler. Nitekim Urla ve Çeþme gibi yerler doldu taþtý. Ancak insanýn düþündükleriyle yaþadýklarý her zaman örtüþmüyor, bazen baþka þeyler gerçekleþiyor. Aydýn Üniversitesi'nde çalýþýrken, sanýyorum 2013’ün sonu veya 2014 yýlýnýn baþý Ýstanbul'da sergim var. 2014'te de yerel yönetim seçimleri var. Ayvalýk Belediyesi Kültür Ýþleri Müdürü Halim Yazýcý aradý. Kültür sanat etkinlikleri kapsamýnda AYKÜSAD’ýn düzenlediði bir etkinlikte konuþma yapmamý rica etti. Midilli ve Ayvalýk günleri sanýrým etkinliðin konusu. Ýzmir’den bir grup arkadaþla gittik. Konuþma yaparken eski Ayvalýk Belediye Baþkaný Hasan Bülent Türközen, mikrofonu indirerek bana, ‘Ya hocam, sen Ayvalýk’ý seviyorsun, buraya yerleþ’ dedi. Ben Ayvalýk’a yerleþmek kolay mý dediðimde, ‘sen niyetlen’ dedi. Galiba Ayvalýk’a yerleþiyoruz” diye anlatýyor.

Bir ay içinde oturduðum evi buldum

Ayvalýk’ta baktýðý pek çok evi ya bütçesine uygun olmadýðý, ya sahiplerine ulaþamadýðý, ya da içine sinmediði için anlaþamadýðýný vurgulayan Bedri Karayaðmurlar, bir ay içinde þu anda içinde oturduðu evi bulduðunu söylüyor. Evi bulma ve satýn alma hikayesi de oldukça ilginç. Þöyle anlatýyor:

“Bir ay içinde þimdi oturduðumuz evi bulduk. Tanýdýklarý araþtýrayým, evi beðendik almaya da karar verdik. Ev sahibi tutturdu, ‘Bu evi alýrken bitiþikteki arsayý da alacaksýnýz. Orayý almazsanýz vermem’ diye. Satýn almamýzý istediði yer þu anda atölye olarak kullandýðým bina. Ama o sýrada çatý falan kalmamýþ, binanýn yarýsý yok üstü açýk, yýkýk. Boþlukta tuðlalar dolu. Göze aldýk, ‘olur’ dedik ve satýn aldýk. Oturacaðýmýz ev saðlam ayaktaydý, ancak elden geçirilmesi gerekiyordu. Röleveleri bulduk, anýtlar kuruluna baþvurduk. 2014 yýlýnda niyetlendik. 2017 yýlýnýn Mayýs ayýnda tamamladýk ve o günden bugüne de yaþýyoruz.”



43 kiþisel sergi

Yurtiçi ve yurtdýþýnda 43 kiþisel ve sayýsýný hatýrlamadýðý kadar karma sergiye katýldýðýný anlatan Bedri Hoca, 2017 yýlýndan bugüne kadar, yeni bir çevre edindiðini, ressam ve sanatla uðraþan arkadaþlarý olduðunu ve dostluklar kazandýðýný söylüyor. Ayvalýk’ta yaþamaya baþladýktan sonra, “Sanat Yazýlarý” baþlýðý altýnda, makaleler, bildiler ve konuþmalarýn yer aldýðý bir de kitap yayýnlayan Karayaðmurlar’ýn Ayvalýk’a taþýnmasýný anlatan hiciv dolu bir öyküsünün de bulunduðunu söylüyor. (Daha sonra Ayvalýk’a taþýnma günlerini anlatan öyküsünü ve yaþadýklarýný ibretle okudum.)

Her ay bir deneme yazýsý

2005 yýlýndan beri her ay bir deneme yazdýðýný ve Ege Sanat dergisinde yayýmlandýðýný ifade eden Bedri Karayaðmurlar, deneme yazýlarýnýn çok yakýnda kitaplaþacaðýný söyledi. Ayvalýk’a yerleþtikten sonra atölyesinde çalýþmalara devam ettiðini ancak öðrencilerle atölyesinin yetersizliði nedeniyle çalýþamadýðýný hatýrlatan Karayaðmurlar’a ‘günlerini nasýl geçiyorsunuz?’ diye sorduðumda þöyle anlatýyor:

“Güzel geçiyor, evimiz bahçeli, havalar güzel olduðu sürece sabah kalkýp bahçede kahvaltý yapýyoruz. Ama kahvaltý öncesi mutlaka yürüyüþe çýkarým, ortalama alt sýnýr beþ kilometre yürürüm. Gelirim duþumu alýrým, ondan sonra kahvaltý, gazetelerin gözden geçirilmesi. Sonra atölyeye geliyorum. Aklýmdaki kitabý okurum. Yazýlarýmý yazarým, aralýksýz eskizler çizerim. Boþluk olmaz, elimin altýnda mutlaka yapacaðým iþler vardýr.”

Kendimi özel hissediyorum

Bedri Hoca’ya ‘Ayvalýk’ýn neresini en çok seviyorsun?’ diye sorduðumda, aldýðým yanýt þöyle oldu:

“Bir kere Ayvalýk, coðrafya olarak çok güzel, adalar denizi. Belki de en çok adasýnýn olduðu yer, ayný zamanda hemen macera yaþayacaðýnýz, Kozak Yaylasý. Ayvalýk hemen denizin arkasý. Ege sahil yolunun üstünde bulunmasý Ayvalýk’ý çok cazip hale getiriyor. Hem deniz açýsýndan hem de zeytinlikler açýsýndan muhteþem bir kasaba. Kozak üzümleri. Ayrýca burasý eski antik kültürün en iyi yaþandýðý yerlerden biri diye düþünüyorum. Dolayýsýyla burada o havayý hissetmek ayný zamanda kendi çocukluðumda içinde yaþadýðým binalarda örülü olmasý, benim buraya bir türlü duygusal da baðlýyor. Ayvalýk’ta yaþayan mübadiller kadar, hiç kimse kusura bakmasýn ben de kendimi burada özel hissediyorum.”



Bütün resimler benim için özel

“Resim yaptýnýz, yaklaþýk bir þey söyleyebilir misiniz? ‘Yani bu kadar resim yaptým bu kadarý satýldý, bir resminiz var ki onun satmaya kýyamam dediðiniz var mý?’ diye sorduðumda Bedri Hoca’dan bir hayli ilginç yanýt aldým:

“Ýzmir'deki depom, buradaki resimler tabii sayý olarak çok. Binin üzerinde resim yapmýþýmdýr. Bir þey söyleyeyim mi? satmaya kýyamazsan da fiyat koysam da yani Türkiye'de öyle kolayca resim satýlmaz. Ayrýca bütün resimler benim için özel.”

Tuval ile seviþiyorum

Okul döneminde herkes tatile giderken, kendisinin tatil yerine okula geldiði yýllarý anlatan Bedri Karayaðmurlar, “Resim yaparken neredeyse tuval ile bütünleþerek çalýþýyorum. Benim için resim yapmak bir görevi yerine getirmek gibi bir þey deðil, yaþama aþký yani soluk almak gibi bir þey. Ben tuval ile seviþiyorum. Karþýdaki tuvali duvar gibi gördüðünüz zaman ya da üstünde baþkalarýnýn beklentisine de yanýt vermek amacýyla bir sipariþi yerine getirir gibi çalýþtýðýn zaman o þeyi yeteri kadar yapamazsýnýz. Adamýn adý yok aklýmda, ama þöyle diyor; o ne yaparsa yapsýn büyük resim yapsýn, isterse bir horoz resmi, isterse bir manzara resmi, onun resimlerine baktýðýmýz zaman kime ait olduðunu hemen anlarsýnýz. Þimdi benim iddiam, benim resimlerimi bilen ve anlayan baktýðýnda benim olduðunu anlar. Resim yapmak, sipariþlerin yerine getirilmesi ve benzeri bir þey deðildir yani en yakýn tanýyorsunuz tanýk olduðumuz kiþi Fazýl Say beste yaparken ne hissediyorsa ressam da bunu hissediyor, þair neyi seviyorsa þiir yazarken, ya da yazar ne hissediyorsa bu iþ böyle olur. Ama bütün bunlarý dýþlayýp ressamlýðý yalnýzca teknik bir numaraya dönüþ görürseniz; resim ortaya çýkabilir, herkes de beðenebilir, ama hiç kimse kusura bakmasýn o sanatsal bir þey deðildir çünkü sanat yeni biçimler yaratmaz, bu biçimler aracýlýðýyla bir üslubu yaratmaktýr. Eðer kendinize ait bir üslubunuz varsa, bu üslup yeni biçimler ile örülmüþ tekniðe hâkimiyetiniz sizin çalýþmalarýnýz hemen hissediliyorsa, siz gerçekten sanatla uðraþýyorsunuz demektir. Ýnsanlar beðensin diye þarký sözü ve besteler þimdi söylemiyorum zannedilerek yazýlmýþ çok sayýda dizelerle bu oluþturunuz bir þeyler görürsünüz ne sözcük seçiminde ne yapýsal olarak þiir deðildir. Sanatçýlýk sadece ne olursa olsun gürültü çýkaran ille de bir þey çýkaran ille de boyayan ille de yaptýklarýný sanatçý dediðiniz zaten kiþi sanatçý denmiyor,” diye anlatýyor.

Keyifli bir sohbet gerçekleþtirdik Bedri Hoca ile. Sohbet bitmez, konular bitmez, bu derginin sayfalarýna sýðmaz yaþam. Biz yine de hocayla Ayvalýk’ýn en sevdiðim ortamý olan Þeytan’ýn Kahvesi’nde buluþuruz. Þeytan Suat, kýþ geliyor bize kaynar ýsmarlar, sohbete çevremizden katýlanlar da olur, Ayvalýk iþte böyle bir kent. Bir ucunda yazarlar, þairler, ressamlar, þarkýcýlar, film artistleri, bir baþka ucunda ise söz yazarlarý, senaristler, tiyatro sanatçýlarý, baðlama üstatlarý…



“BU ÝNSANLARIN DERDÝ NE? NEDEN GELÝYOR YABANCILAR?”

Bedri Karayaðmurlar, Ayvalýk’a yerleþtikten sonra baþýndan geçen ilginç bir olayý þöyle anlatýyor:

Asýl ilginçlikler evde yaþamaya baþlayýnca ortaya çýktý bana göre. Ustalar gitti. Haným görevine devam ediyor. Sýkýlýnca hafta sonlarý geliyor. Havalar soðudu. Alt kata bir kuzine kurduk. Ev güzel ýsýnýyor. Yalnýz kaldýðýmda, emekli olmadan önce düþündüðüm, bir türlü yapamadýðým iþleri düzenlemeye çalýþýyorum. Okuyamadýðým, merak ettiðim kitaplarý aldým. Yýllardýr kullanmadýðým daktilomu getirdim. Ara sýra, bir þeyler yazmayý deniyorum. Sýkýlýnca çevreyi geziyorum. Birkaç kez oltayla balýk tuttum. Düþ kuruyorum arada. Küçük bir teknem olsa keþke!

Ýþler bitince okul arkadaþýmla karþýlaþtýk sonunda. Birlikte Eski Kahve’ye gittik. Çaylar kahveler. Yeni tanýþtýðým bir arkadaþý geldi yanýmýza. Ben saða sola bakýnýrken onlar, kasabaya gelip yerleþenleri çekiþtirmeye baþladýlar. “Bu insanlarýn derdi ne? Neden geliyor yabancýlar?” diye sordu arkadaþýna.

Ben de ona sordum. “Sen baþka yerlerde yaþadýn. Oralarda sana, ‘burada ne iþin var?’ diyen oldu mu?” “Ben senin için demiyorum.” dedi ama dedi bir kere. Anýlar biriktirerek yaþýyoruz. Sorunsuz kent sorunsuz insan olur mu? Kýyý kasabasýnda yeni bir yaþama baþladýðýmýzda, ilginç anýlar da biriktirmeye baþladýk.






Iþýk Teoman

isikteoman@gmail.com



25 Kasým 2021 Perþembe / 1615 okunma



"Iþýk Teoman" bütün yazýlarý için týklayýn...