ATATÜRK’E ÇÝÇEK VEREN FOÇALI KIZ / Sebahattin Karaca
Sebahattin Karaca

Sebahattin Karaca

ATATÜRK’E ÇÝÇEK VEREN FOÇALI KIZ



Ýtalya’nýn faþist diktatörü Benito Mussolini, Rodos’a 40 bin asker yýðdýktan sonra Atatürk’e gönderdiði elçisi aracýlýðý ile Ýzmir’i istemiþti. Atatürk; “Söyle o koca herife; O, 40 bin askerle Ýzmir’i alamaz, ama ben 4 bin askerle Roma’ya girerim.” dedi. Elçi, cevabý ilettikten sonra, Mussolini Ýzmir’i aðzýna bir daha hiç almadý. Buna raðmen deneyimli Baþkomutan Atatürk; ön keþif ve incelemeler yapmak için, vakit kaybetmeden 8 Nisan 1934 tarihinde Ankara’da bindiði trenden Manisa’da indi ve geceyi burada geçirdi. Ertesi gün ayný trenle Menemen’e geldi. Kendisini bekleyen araca bindi, tozlu topraklý yollarý aþtý; öðlen vakti Foça’ya ulaþtý.

Foça’daki karþýlama hazýrlýklarý, daha Büyük Önder Ankara’dan yola çýkmadan önce baþlamýþtý. Ne tatlý telaþtý. Yemekleri Cemil Midilli’nin annesi Midilli adasý Molivos doðumlu, aða kýzý olan Fatma hanýmýn bizzat kendisi, þimdiki Marsilya meydanýna nazýr, bahçeli iki katlý evinde hazýrlayacaktý. Yemekler piþerken iki asker kapýda bekleyecek, dýþarýdan içeriye hane halkýnýn haricinde kimse giremeyecekti. Askerler piþen yemekleri, yemek için seçilmiþ mekân olan Celile Haným Köþkü’ne götüreceklerdi.

Ayný evde baþka bir telaþ daha vardý. Evin kýzý Hatice Midilli, evlerinin karþýsýndaki ilkokula gidiyordu. Günümüzde Ýlçe Milli Eðitim Müdürlüðü olarak kullanýlan binada, öðretmenler Hatice Midilli’yi, Foçalýlarýn Atatürk’ü karþýlamasý sýrasýnda Ulu Öndere çiçek vermesi için hazýrlýyorlardý.

9 Nisan 1934 Pazartesi günü öðlen vakti Osmanlý Mezarlýðý’nýn yanýndan geçen eski yolun dönemecinden Atatürk’ü taþýyan sarý renkli araç göründü. Atatürk’ü görme arzusuyla, yolunu bekleyen coþkulu ve heyecanlý Foça halký, bir an önce Atasýný kucaklamak ve sevgisini göstermek istiyordu. Bu amaçla o zamanlar kavaklýk olan, þimdiki otobüs garajý ve itfaiyenin arasýndaki alanda kendilerine yaklaþan aracý durdurdular. Atatürk her zamanki zarif ve þýk haliyle araçtan indi. Üzerinde ceketi ve golf pantolonu vardý. Kendisini bekleyen halka yaklaþtý. Kalabalýðýn önünde elinde çiçekle küçük Hatice’ye yöneldi. Yanýna geldi. Çenesi okþadý.


100 Yýllýk Çýnar Hatice Doðu

Atam Bastýðýn Topraktan Bir Avuç Almak Ýstiyorum!

Ulu Önder, Hatice’nin yanaklarýný okþamak isterken, Foça’nýn hatýrý sayýlý esnaflarýndan olan Hasan Basri birden Atatürk’e doðru koþtu. Diz çöktü. “Atam bastýðýn topraktan bir avuç almak istiyorum” diyerek ayaklarýna kapandý. Beklenmedik bu hareket karþýsýnda Ýzmir Ýl Jandarma Komutaný ve Vali Kazým Dirik þaþkýndý. Anlýk bir refleksle Atatürk’ü koruma amaçlý Hasan Basri’den uzaklaþtýrdýlar. Küçük Hatice de Ata’dan kopmuþ oldu. Hatice haným; o “an”ý bugün 100 yaþýndaki haliyle bile hala hatýrlamaktadýr. Halk ile ayaküstü biraz sohbet ettikten sonra, son su kemeri noktasýnda yeni yapýlmýþ beyaz boyalý ahþap köprüden geçti. Celile Haným Köþkü’nde bir müddet istirahate çekildi. Fatma hanýmýn piþirdiði yemekler yenildi. Oradan o sýra belediye hizmet binasý olarak kullanýlan Aðalar Konaðý’na geçildi. Baþkan Raþit Dirim ve meclis üyeleri tarafýndan aðýrlandý. Foça hakkýnda bilgi aldý.


Foça'ya giriþ 9.4.1934

Türk Ocaðýný Ziyaret ve Mahvelde Bir Fincan Kahve

Kale içinden yürüyerek tuz depolarýnýn arasýndan geçti. Küçükdeniz Reha Midilli Caddesi’ndeki, o sýralar Türk Ocaðý ve Halk Evi olan binaya (bugünkü Hotel Karacam) geldi. Burada kendisi için çok özel art arda iki adet tak yapýlmýþtý. Birinde Atatürk’ün çerçeveli büyük bir resmi takýlýydý. Her tarafta “Hoþ geldin Atam” pankartlarý asýlýydý. Onu görmek isteyen, baþta gençler olmak üzere kadýnlar çocuklar büyük bir kalabalýk oluþturmuþtu. Aralarýnda köylerden at eþek sýrtýnda gelen vatandaþlar da bulunmaktaydý. Baðarasý’ndan yalýn ayak gelen Yalla Mustafa da Atatürk’ü görmek için bekleyenlerin arasýnda, onlar gibi can atýyordu. Kendisini bekleyen halký selamlayarak, hatýrlarýný sorarak Türk Ocaðý’na girdi. Saða sola þöyle bir bakýndýktan sonra, baþta kütüphanesi olmak üzere incelemeler yapan, ardýndan gençlerle muhabbet eden Atatürk, sahil kenarýnda Türk Ocaðý’na 60 - 70 metre mesafede bulunan Askeri mahvelde bir fincan kahve içtikten sonra kendisini açýkta bekleyen gemiye gitmek üzere Todi Ýbramýn babasý, Todi Ahmed’in balýkçý kayýðýna bindi ve heyetten ayrýldý. Olur ya Mussolini bir gaflet içine düþer Ýzmir’e saldýrýrsa, bunu nereden ve nasýl yapabilir ve karþýlýðýnda neler yapýlmalýdýr sorusuna yanýt bulmak için Uzunadaya doðru yola çýktý.

Onu uðurlayan heyet arasýnda bir kýz vardý. O kýz, Atatürk’ü çiçekle karþýlamak isterken sevinci yarým kalan Hatice idi. Karþýlýklý el sallaþtýlar. O andan itibaren Hatice’nin gözü de aklý da hep Atatürk’te kaldý.

Hatice haným bu yýl 100. yaþýna girdi. Tam 87 yýl sonra Atatürk’e çiçek verdiði gün yaþadýklarýný görüþmek üzere Ýzmir’deki evinde buluþma teklifimi sevinçle karþýlamýþtý. Hatýrladýðý her þeyi anlattý. Daha çok þey konuþmak istiyordu. Bu her halinden belliydi. Hatýrlayamadýklarýndan dolayý da üzülüyordu. Oysa hatýrladýklarý ve anlattýklarý Foça tarihine güçlü bir ýþýk tutuyordu. Bir ara “Atatürk’ün ölümünden kýsa bir süre sonra evlendim. Ulu önderi kayýp etmekten ailecek o kadar çok üzülmüþtük ki, düðün yapmadýk. Sade bir nikahla evlendik ve yas tutmaya devam ettik.

Planladýðýmýz konuþma süresi, sohbet derinleþtikçe ve Hatice haným duygusallaþtýkça uzadý da, uzadý. Neredeyse iki katýna vardý. Durumun farkýndaydým. Daha fazla yormamalýydým. Son sorumu sordum.

- Bugün bir daha görsen ne yaparsýn?

- “Ah keþke onu bir daha görebilsem. Onu karþýlarým, kucaklarým, kucak dolusu çiçek veririm. Yarým halimle kucaðýma alýrým. Hatta bu yaþta olduðuma bakmadan ellerini öperim. Onu çok özledim. O olmasaydý Türkiye nerede olurdu, kim bilir? Keþke bir daha gelse. Rabbim onu bir daha getirir mi, bir daha yaratabilir mi, baþýmýza getirir mi acaba? Kolay deðil Türk insanýnýn gönlünü kazanmak, yüreðine girmek. O bunu baþardý. Eminim Cennetin en güzel köþesinde hak ettiði yerde nurlar içinde yatýyordur.


- “Sen de sað ol. Sen de var ol. Saðlýklý ve ömrün uzun olsun Hatice Doðu teyzem.” diyerek vedalaþtým.

Bu özel söyleþi, benim de asla unutmayacaðým güzel bir anýya dönüþtü.


Hatice Haným ve kýzý Neþe Uygur


Atatürk Foça'da Akþam 14 Nisan 1934


Atatürk'ün Foça'ya geliþi 9 Nisan 1934


Hatice Doðu ve torunu Sedef Karakaya ile


Uðurlama aný 1934


Ýlkokul ve Türk Ocaðý 1934


Türk Ocaðý ve Mahvel 1934


Yýl 1934 Belediye Baþkaný Raþit Dirim, CHP Ýlçe Baþkaný Niyazi Çelebi ve Parti Ýlçe Yönetimi


Cumhuriyet Bayramý 10 Yýl Kutlamalarý Belediye Baþkaný Raþit Dirim, CHP Ýlçe Baþkaný Niyazi Çelebi


KAYNAKLAR:

Hatice V. Doðu (Kýzlýk soyadý Midilli) ile 06.11.2021 tarihli yüz yüze röportaj
Dr. Hasan Kemahlý ile sohbet 1986
Doç. Dr. Vural Yiðit “ Midilli’den Çýktýk Yola”



Sebahattin Karaca

sebahattinkaraca35@hotmail.com
www.sebahattinkaraca.com



9 Kasým 2021 Salý / 2210 okunma



"Sebahattin Karaca" bütün yazýlarý için týklayýn...