Foça’nýn Kayýp Köyleri ve Altýn Avcýlarý / Sebahattin Karaca
Sebahattin Karaca

Sebahattin Karaca

Foça’nýn Kayýp Köyleri ve Altýn Avcýlarý



Ýzmir- Foça yolunun güzergahý, son yüzyýlda 3 defa deðiþti. Deðiþiklik aðýrlýklý olarak Ilýpýnar – Foça arasýnda oldu. Her bir deðiþikliðin kendine göre gerekli sebepleri vardý belki ama, sonuçlarý bazý köyler ya da yerleþkeler açýsýndan çok kötü oldu. Saruhanlýlar zamanýnda Yörüklerin kurduðu ve Foça’nýn en büyük köyü olarak varlýðýný sürdüren Iþýkköy (Þehrî-Kebir) köy haritadan silindi. Ayný kaderi Söðütcük yaþadý. Aslýnda çalkantýlý geçen o yýllarda kim kime dumdumaydý. Özellikle kýrsal kesimlerde herkes kendi güvenliðini kendi saðlarken, kimse kimseyle dalaþmaz, komþular birbirine düþmezdi. Bahçecik için de durum aynýydý. Bahçecik’den Pers Mezarlýðý’na varan eski yolun güzergahý, o zamanlar henüz daha haritada olmayan þimdiki Yenibaðarasý arazileri üzerinden geçirilince Bahçecik’in de, Þehr’i Kebir ve Söðütcük gibi boynu büküldü.

20. yüzyýlýn baþýnda Ýzmir- Foça yolunu kýsaltmak amacýyla yapýlan deðiþiklikten sonra, Foça’nýn o zamanlar en büyük ve en çok nüfusa sahip olan; aðýrlýklý olarak Türkmenlerin, Rumlarla, Yahudilerle birlikte yaþadýðý Iþýkköy’den geriye sadece tarihi deðeri olan bir mezarlýk kaldý. Mezarlýkta, her inanca ait olan mezar taþý görmek halen mümkün. Ancak mezarlýðýn dýþýnda gözle görülebilecek hiçbir þeyin olmamasý da son derece acýklý ve hüzünlü bir durum. Bunu þöyle izah edebilmek mümkün. Mezarlýðýn hemen yaný baþýnda bulunan ve köy halkýnýn 4-5 asýr boyu ibadetini yaptýðý caminin bile giriþindeki iki adet mermer sütundan biri Baðarasý Ýlkokulu’nun bahçesine dikilmiþ diðeri ise halk arasýndaki tabir ile Gerenköy’de bir dama orta direk olmuþ.


Iþýkköy cami yeri

Yol deðiþiminin beraberinde getirdiði tüm olumsuzluklara ilaveten Iþýkköy, Söðütçük ve Bahçecik’te yaþayan Rumlar, Yunanistan’da azýnlýða düþen Türklere yapýlan zulme karþýlýk, 1914 yýlýnda bir hafta içinde organize olmuþ çeteler tarafýndan köylerinden, evlerinden mahallelerinden sürülünce, geriye kalan nüfus da baþka yerlere göçtü. Böylece köyler tamamen boþaldý.

Ayný kaderi Yenifoça sahil yolu üzerinde bir zamanlar Foça karasý üzümleri ile ün yapan Kartdere ve Sazlýca köyleri de yaþadý. Her iki köyün Baðarasý’na daðlarýn arasýndan 4 metre geniþliðinde kadastro yolu vardý. Yolun izlerini halen görmek mümkün. Özellikle bu iki köyün boþaltýlmasýnýn ardýndan, her ne kadar mübadele ile gelen yurttaþlarýmýz buralara yerleþtirilmiþ olsalar da, yerleþen aileler bir süre sonra birer birer çevre kasabalara ve Ýzmir’e göç edince köyler kaderlerine terk edildi.

Keþke yöneticiler yeni yeni yerleri imara açmak ve apartmanlar dikmek yerine, kayýp olan köyleri aslýna uygun olarak, yeniden yaratma gayreti içine girseler. Foça, var olan deðerlerine deðer katar ve kendi sýnýrlarý içinde sahip olduðu özellikleriyle eþi benzeri olmayan bir kente dönüþür.


Sazlýca da kilise

Terk Edilen Köylerde Altýn Arayýþý

Boþalan evlerin özellikle Rumlara ait olanlarýnda altýn arayan yurttaþlar da yok deðildi. Bunlarýn baþýnda ise Foça’nýn Bahçecik mezrasýnda ailesiyle birlikte yaþayan, kendisine ait bað, bahçe, tarlada tarým, hayvancýlýk ve zeytincilikle uðraþan “Mahmutos” gelmekteydi. Asýl adý Mahmut’tu. Çok sayýda Rum’a komþu ve onlarla içli dýþlý olduðu için Rumlar ona Mahmutos derlerdi. Mahmutos bir yandan cin gibiydi, diðer yandan biraz cahil biraz da saftý. Herkesle barýþýktý. Kimin nerede nesi, hatta kaç tane fesi olduðunu bilecek kadar içli dýþlýydý. Çok yerde cinliði, iþine geldiðinde de saflýðý kimselere býrakmaz, cahillikten aldýðý güçle de herkesin cesaret edemediði iþlere korkmadan girer çýkardý. Genelde at sýrtýnda dolanýr, eþeðe fazla itibar etmezdi. Kýsa boyluydu. Ata binerek yukarýdan aþaðý bakmayý severdi. Yolda gördüðü birilerine selam verdiði sýrada, sol eliyle atýn dizginini tutarken sað eliyle býyýklarýný kývýrarak boyunu posunu göstermek için ayaklarýný koyduðu üzenginin üstünde dikelmeye de bayýlýrdý.

En çok sevdiði iþlerden birisi de Rumlarýn terk etmek zorunda býrakýldýklarý evlerin bahçelerinde altýn aramaktý. Ýlk iþine Yenibaðarasý bölgesinde yolun kenarýnda varlýðýný sürdürmüþ, þu an ise yerinde yeller esen kiliseden baþladý. Bir keresinde þansý yaver gitti. Bulduðu altýnlardan karýsý ve çocuklarý dahil kimseye söz etmezdi. Küçük bez çýkýsý içine sarýp sarmalar arpa, buðday, saman çuvallarýnýn içine koyardý. Bazen de bahçe duvarýnýn taþlarý arasýna sýkýþtýrdýðý olurdu.


Kartdere'de Rum Evi

Þaþulaya Altýn Doldu

Bir keresinde Mahmutos nakit paraya ihtiyaç duyduðunda, iki çuval buðdayý eþeðin sýrtýna sardý. Kendisi at üstünde önde, atýn semerine iple baðladýðý buðday yüklü eþek ise arkada olmak üzere Foça’ya geldi. O yýllarda, þimdi Susam sokaðýnda bulunan Çarþý Lokantasý’nýn tam karþýsýndaki Açýkgöz Hamid’in bakkal dükkanýna getirdi ve buðdaylarý çuvallarýyla birlikte Hamid’e sattý. Alýþveriþini yaptý. Dükkândan ayrýldý. Evine döndü. Ayný gün bakkaldan alýþveriþ yapan bir baþka müþteri evde beslediði tavuklar için 3-5 kilo buðday isteyince, Hamid bakkal küreðini (Þaþula) Mahmutos’un getirdiði buðday çuvalýna soktuðunda gözlerine inanamadý. Küreðe bir çýký altýn geldi. Durumu müþteriye çaktýrmadan çýkýyý yana itti. Bir anda elleri ayaklarý titredi. Yüzü buz kesti. Müþteriyi dükkândan savuþturduktan sonra arkadan kapýyý kilitledi. Mahmutos’un getirdiði çuvallarý hýzlýca dükkânýn bir köþesine döktü. Öteki çuvaldan bir þey çýkmadý ama bu çuvaldaki çýký büyüktü. Çok altýn vardý. Durumdan kafasý karýþan Hamid içi altýn dolu çýkýyý bir yere gizledi, yerde serili buðdaylarý tekrar çuvallara koydu, ortalýðý süpürdü ve hiçbir þey olmamýþ gibi kapýyý yeniden açtý. Gözü kapýdan içeri girecek müþteride, kafasý ise altýnlardaydý. Mahmutos’a geri vermeyi düþünmüyordu. Kardeþi ve babasýna da söylememeyi düþünüyordu. Söylerse altýnlarýn elinden alýnabileceði, kardeþler arasýnda paylaþýlacaðýný ya da Mahmutos’a geri verile bilineceði ihtimallerini düþünerek akþamý zor etti.

Ne Zormuþ Çýký ile Yaþamak

Hamid, “En iyisi yine dükkân” diyerek dükkânýn köþesinde duran boþ çuvallardan birini aldý, cebindeki çaký ile parçalara böldü. Her birine üçer beþer altýn koydu. Dört köþesini birleþtirerek baðladýðý küçük çýkýlarý dükkânýn zor eriþilir yerlerine sakladý. O andan itibaren hayatý zorlaþtý. Ýkide bir aklý altýnlara gidiyor, kendini iþine veremiyordu.

Baba, oðlundaki deðiþikliði çabuk fark etti. Oðluna ne olup bittiðini sordu. Hamid her þeyi babasýna tek tek anlattý. Hamid’den altýnlarý alan baba, altýnlarý evlatlarý arasýnda eþit ölçüde pay etti.

Para, altýn ve koltuk güçtür.

Bu arada Mahmutos’un adý çiftçilikten defineciliðe terfi etti. Her ne kadar her þeyi saklý gizli yapsa da “Söyleme sýrrýný dostuna, o da söyler dostuna” misali adý dillere dolanmýþtý. Altýnlar Mahmutos’un ailesine iyi gelmedi. Ýþler jandarmaya intikal edince huzursuzluklar baþladý. Mahmutos, gün geldi atalarýndan kalan bazý tarlalarýný bile satmak durumunda kaldý. Aslýnda altýn veya ziynet eþyasý bulan baþka aileler de vardý. Bulanlarýn bazýlarý süreci iyi idare edebildilerse de, önemli bir bölümü eninde sonunda altýn bulduklarýna piþman oldular.

Çünkü para, altýn ve koltuk güçtür. Gücü idare etmek zordur. Herkesin harcý deðildir.


1950'lerde Ýzmir'de üzüm hasadý


Baðarasý 70’li yýllar


Baðarasý’nda son üzüm baðý


Kartdere'den manzara


Kayýp olan Iþýkköy mezarlýðý


Rum hanesi


Rum evinden geriye kalan


Sazlýca da bir ev


Sazlýca'dan


Þehr-i Kebir'den


Yýl 1900 yeni yol köprüsü


KAYNAKLAR:
Hasan Özer ile sözlü görüþme 04.Ocak 2020 (1910 ‘dan beri Baðarasý’nda yaþayan bir aile mensubu)
Aynur Acar ile sözlü görüþme 04.Ocak 2020 (Hacý Veli Bayraktar torunu)
Halis Aksoy ile sözlü görüþme 27.Þubat 2019 ( Foçalý ve Milli Eðitimden Emekli)




Sebahattin Karaca

sebahattinkaraca35@hotmail.com
www.sebahattinkaraca.com



4 Temmuz 2021 Pazar / 2145 okunma



"Sebahattin Karaca" bütün yazýlarý için týklayýn...