ÞEYTANIN KAHVESÝ’NE YOLCULUK, ÞEYTAN SUAT ÝLE MUHABBET… / Iþýk Teoman
Iþýk Teoman

Iþýk Teoman

ÞEYTANIN KAHVESÝ’NE YOLCULUK, ÞEYTAN SUAT ÝLE MUHABBET…



Ayvalýk’ý tanýmlamak için “raký, balýk Ayvalýk” deyiþi dolaþýr dillerde, ben “Güneþ, deniz, balýk, Ayvalýk, zor gelir ayrýlýk” diyordum düne kadar. Ancak yaþayýp gördükçe, toplumla iç içe geçince bu deyiþlere neler ekleniyor neler! Öncelikle 22 adasý, ot çeþitleri, meþhur papalinasý, muhteþem mezeleri, yavru kalamarý, sýzma zeytinyaðý, kýrma zeytinleri, mis kokulu sabunlarý, bademli muhallebisi, sakýzlý kurabiyesi, lor tatlýsý, karadut, koruk suyu, turkuaz koylarý, tarihi zenginliði, kiliseden bozma camileri, ayazmasý, kesme taþlar ile kaplanmýþ daracýk sokaklarý, sarýmsak taþlý Rum evleri, o evlerin birbirinden güzel kapýlarý, o kapýlarýn önünde mama için bekleþen rengarenk kedileri.

Yaya geçidinde araçlar “zýnk” diye duruyor

Daha neleri var, yazarlar, çizerler, ressamlar, sanatkarlar, müzisyenler, ünlüler, ünsüzler, gelip yerleþmiþ zenginler. Ama, kötü giyimli, dilenen, yolda ona buna rahatsýzlýk veren kimseye rastlamadým bugüne kadar. Ayvalýk tam bir mozaik. Bir de motosikletler. Ayvalýk düzayak bir þehir olduðu için insanlar aðýrlýklý olarak motosiklet kullanýyor. Bir Atina’da görmüþtüm yüzlerce motosiklet bir de Ayvalýk’ta. Kadýn, erkek, çoluk çocuk, yaþlý baþlý insanlar hemen herkesin altýnda küçük de olsa bir motosiklet var. Kimse kimseyi zorlamýyor yollarda, ne motosikletler insanlarý ne de araçlar motosikletleri, gül gibi geçinip gidiyorlar. Yaya geçidinde araçlar zýnk diye durup yol veriyor.

Yaz kýþ tekneler Ayvalýk - Cunda arasýnda yolcu taþýyor. Yazýn püfür püfür poyraz esiyor, boðucu sýcaklýðý alýp gidiyor. Yetmiþ binlik nüfus yazýn çýkýyor beþ yüz binlere, Eylül ayý geldi mi, dönüyor kendi içine. Ayvalýk’ta yaþamaya baþlamadan önce çok kez geldim gittim bu kente. Ayþe ile balayýmýzý da burada geçirdik yýllar önce Moshous butik otelde. Cunda Adasý’nda çadýr kampý yaptýk, butik otellerde konakladýk. Midilli Adasý’na buradan geçip gittik.



Þeytan Suat’ý tanýmayan yok

Hemen her geldiðimde mutlaka uðramadan geçmediðim bir kahve var Ayvalýk’ta, ünü ülkenin dört bir yanýna yayýlmýþ Þeytanýn Kahvesi, zorlasalar tanýnmýþlýkta sanki Ayvalýk’ýn bir týk önüne geçecek gibi. Tam 155 yýllýk bir bina, dededen babaya, babadan oðula, oðuldan toruna geçerek bugünlere kadar gelmiþ, kalitesini ve duruþunu bozmamýþ çalýþtýranlar. Dede Suat Kaçak oðlu Mustafa ve torunu Suat ile birlikte çalýþýyorlar Þeytanýn Kahvesi’nde. Ama öyle þeytanlýkla falan iþleri güçleri yok ailenin, lakap yapýþmýþ kalmýþ üzerlerine, onlar da kabullenmiþ, tüm Ayvalýk halký, gelip giden yerli ve yabancý turistler de öyle bilmiþ. Þeytan Suat denilince, bilmeyen, tanýmayan yok. Çarþýda kime sorsanýz hemen iki dakika içinde tarif ediveriyor gidilecek güzergahý.


Suat, Mustafa, Suat Kaçak

Her þey butik olunca

Þeytanýn Kahvesi. O kadar ünlenmiþ ki, satýlýða çýkarýlan veya kiraya verilmek istenen evler ilanlarýna, “Þeytanýn Kahvesi’ne yüz metre, Þeytanýn Kahvesi’ne bitiþik” gibi duyurular ekleyerek satýþlarýný hýzlandýrma yolunu seçmiþler. Suat Kaçak da doðruluyor, “Bizim ünümüzle birlikte çevremizde, sokaðýmýzdaki evlerin deðeri üçe beþe katlandý,” diyor. Macaron Sokaðý olarak da bilinen Barbaros Caddesi renkli, bir o kadar da sýcakkanlý esnaflarýyla biliniyor. Talatpaþa Caddesi’nden girip, sokaðýn diðer ucundan çýkmak o kadar keyifli ki. Her þey butik. Sahaflar, oteller, meyhaneler, lokantalar, kahveler. Güleryüzlü insanlar, mekanlarýna sýcak bakýþlý gözleriyle davet ediyorlar, geri çevirmek ise mümkün deðil. Ya bademli bir muhallebiyi kaþýklarken, ya da mevsimine göre karadut veya koruk suyu yudumlarken buluyor insan kendisini.


Yaþý 150'ye dayanan ve inþaa edildiði yýllardan beri fýrýn olarak çalýþan, Mavi Fýrýn

150 yýllýk Mavi Fýrýn

Yýllarca köklü bir Ayvalýklý ailenin barýndýðý mekan baðýþçýsý tarafýndan Emniyet Müdürlüðü’ne hibe edilmiþ. Müdürlük de yaþý yüz yýlý geçen binaya öyle keyifli bakýyor ki. Tertemiz pýrýl pýrýl, her gün önünden mutlaka geçiyorum, Barbaros Caddesi’ne uzanýyorum, Köklü zeytinciliðin satýþ mekaný ’Pembe Köþk’ün önünden, kesme taþlarýn üzerinden sekerek 150 yýllýk ‘Mavi Fýrýn’a kadar gidiyorum. Dilek Bilir tarafýndan iþletilen fýrýnda yeni sahipleri fýrýný yüz yýllar önceki mimarisine getirme hazýrlýðý içinde. Mavi fýrýndan tahinli kurabiyenin tadýna bakýyorum, sabah kahvaltýsýnda atýþtýrmalýk biraz peksimet biraz da galeta alýp yürümeye devam ediyorum.

1865’den bu güne

Solumda dar sokaklarýn arkasýndan tek katlý taþ yapýlarýn arasýndan boynunu uzatan kiliseden bozma Çýnarlý Camii’nin muhteþem mimari görüntüsüne selam duruyorum. Karþýmda Þeytanýn Kahvesi. Güleryüzlü sahibi Suat Kaçak, oðlu Mustafa, torunu adaþý Suat konuklarýn etrafýnda pervane oluyor, hizmette kusur yok! Nasýl kusur olsun ki, 1865 yýlýnda inþaa edildiðinde müzisyenlerin uðrak yeriymiþ taþ yapý, o günden bugüne dimdik ayakta duruyor. Mübadeleyle birlikte Rum vatandaþlarýn kendi ülkelerine dönmelerinin ardýndan dede Mustafa Kaçak’ýn icar olarak iþletmeye baþladýðý binanýn baþýna neler gelmiyor ki! Önceleri, marangoz, keresteci ve mobilyacýlar mesken tutuyor binayý. Baba Mustafa Kaçak daha sonra tarihi binayý alýp kahveye çeviriyor. Kent merkezinde turizmin geliþmesi ile baþlayan hareketliliðin ardýndan, mahallelerin yukarý bölümlerindeki sokaklar bir anda sessizliðe bürünüyor ve mekanlar birer birer kapanýyor, kahve de nasibini alýyor ve dükkana kilit vuruyor Mustafa Kaçak.

Film ve dizi çekimleri baþlayýnca

35 yýl sonra kapýlarýný kahve mekaný olarak açan tarihi binanýn þansý bir anda film ve dizi çekimleri ile birlikte parlýyor. Kahvenin karþýsýndaki arsaya film çekimi için Rum mimarisine uygun bir bina yapýlýp ‘Ay büyüyünce uyuyamam’ filminin çekimleriyle birlikte Þeytanýn Kahvesi adeta film platosuna dönüþüyor. Ayça Bingöl, Fýrat Çelik, Selin Þekerci ve Hazal Kaya’nýn rol aldýðý filmi Þerif Gören yönetmiþ. Ardýndan, Her þeye raðmen, Yol arkadaþým, Ýki yaka bir Ýsmail ve Familya filmleri de çevrilince ününe ün katmýþ Þeytanýn Kahvesi.

Koruk suyu ve kaynar

Kahveyi açtýðý yýllarda babasýnýn bir kez yaptýðý koruk suyunun tadýna bayýlan Suat Kaçak, 40 yýldýr koruk suyu yapmaya devam ediyor. Ayvalýk’ýn kesme taþlý, Arnavut kaldýrýmlý daracýk sokaklarýnda yürürken, Rum mimarisiyle bezeli binalara bakmaktan kendini alamýyorum. Yorgunluðu ise buz gibi koruk suyu içerek atýyor insan. Son yýllarda koruk suyunun iyice raðbet gördüðünü anlatýyor Suat Kaçak, “Ayvalýk’a gelenler Þeytanýn Kahvesi’ni sormaya ve oraya koruk suyu içmeye gidildiði duyulunca, kahveciler ‘meþhur koruk suyu’ diye, satýþ yapmaya baþladýlar. Haziran ayýnda asmalar koruk yapmaya baþlar ve bu Kasým ayýna kadar devam eder. Kýþ gelince de kimse koruk suyunu sormaz. Ama onun yerine mübadil içeceði ‘kaynar’ýmýz var. Kýrk çeþit baharat ve dal tarçýn ile yaparýz. Kaynar kaynar sunulur ve bekletmeden sýcacýk içilir. Ýçine kýzamýk þekeri ve ceviz de ekleriz. Kýþýn soðukta insanýn içini ýsýtýr bronþlarý temizler þifalý bir içecektir,” diye anlatýyor.


Ýçmeyenlerin hayat damarlarýndan birinin týkalý olduðu yazýyor ahþap levhada. Haziran'dan Kasým ayýna kadar her dakika koruk suyu bulmak mümkün

Karadut suyundan uzak duruyor

Kahveye farkla çevrelerden insanlarýn geldiðini ve adeta bir kültür merkezine dönüþtüðünü anlatýyor Suat Kaçak, oðlu Mustafa bir yandan, torunu Suat diðer yandan müþterilere koruk suyu yetiþtirmeye çalýþýyor. Koruk suyundan vazgeçmenin mümkün olmadýðýný söyleyen Þeytan Suat, “Karadut suyunu bozdular içine hile kattýlar. Yolboyunda, büfelerde satýlan karadut suyuna sentetik maddeler karýþtý sanki. Ben de hiç yanaþmadým. Karadut iþinden hep uzak durdum, öyle de devam ediyorum. Benim mekaným koruk suyuyla bilindi, öyle de tanýndý. Oysa benim çok sayýda karadut aðaçlarým var, isteyen olunca götürüp birlikte toplayýp yiyoruz” diyor.

Aydýnlanma köþesi ve kütüphane

Kahvenin içinde bir aydýnlanma köþesi bir de kütüphane yer alýyor. Emekli öðretmen ve yazar Recai Þeyhoðlu annesi Rasime Haným adýna açmýþ aydýnlanma köþesini. Ayvalýklý Aysel Namlý da kütüphane ekleyince kahve bir kültür merkezine dönüþmüþ. Dileyen koruk suyunu yudumluyor, bir yandan da beðendiðini bir kitabý veya dergiyi okuyor. Þeytan Suat, dizi ve film çekimlerine evsahipliði yaptýðýný anlatýyor, “’Yol Arkadaþým’ dizisi kahvede çekildi. ‘Her Þeye Raðmen’ de karþý binayý plato yaptýlar. Erdal Özyaðcýlar’ýn ‘Ýki Yaka Bir Ýsmail’i, Uður Yücel’in ‘Familya’sý da burada çekildi. Ve son olarak da Þerif Gören’in ‘Ay Büyürken Uyuyamam’ adlý uzun metrajlý filmine ev sahipliði yaptýk. Koruk suyu, kaynar ve diziler derken ünlendik.”


Þeytan lakabý büyük dede Halil Kaçak'dan geliyor

Nasýl Þeytan oldular

Ayvalýk’ta anlatýlacak o kadar çok þey var ki. O kadar çok mekan var ki. Her biri ayrý bir öykü, her biri ayrý bir tarih. Hemen her Rum evinin bir öyküsü var. Ýçinde barýnan insanlardan kalan. Mübadele ile birlikte, anýlarý da alýp götürmüþ, ama geride kalanlar aktarýmýyla bugünlere kadar gelmiþ. Dilden dile dolaþmýþ öyküler, anýlar. Kaçak Ailesi’ne þeytan lakabý da nasýl gelmiþ onu da Þeytan Suat’tan dinleyelim: 1877 doðumlu dede Halil Kaçak, daha küçük bir çocuktur. Ve her çocuk gibi sevimli ve hareketlidir. Bir gün yaþlý Rum kadýnlar çalý ateþinde gözleme piþirirler. Halil de duvarýn arkasýndan onlara küçük taþlar atarak rahatsýz eder. Kadýnlar taþýn nereden geldiðini önceden anlamazlar, sonra bakarlar ki, taþlarý Halil atýyor. Halil’e baðýrmaya baþlarlar, “Seni þeytan seni” diye. O günden sonra Halil’in lakabý Þeytan Halil diye kalýr ve bugünlere kadar ulaþýr. Halil’in oðlu Mustafa’ya, oðluna, torununa, torununun oðluna. Þeytan Suat, Þeytan Mustafa ve en küçükleri torun Þeytan Suat.




Duvarlar fotoðraflar, gazete küpürleri ve sayýsýz anýyý barýndýrýyor




















Ahmet Ümit de ziyaretçiler arasýnda


Seyahat yazarý Aynur Tattersall da Ýngiltere'de ününü duyduðu koruk suyunun tadýna baktý.


Þeytanýn Kahvesi'nde her daim bir hareketlilik yaþanýyor. Ýzmir TV 35'den Belediye Baþkaný Mesut Ergin için çekime gelen Seher Onay da sohbeti Suat Kaçak ile kahvede sürdürdü


Mustafa Dede'den kalan duvar saati ve kullandýðý tesbihi aný olarak salonda yerini almýþ


Kahvenin müdavimleri kütüphaneden de yararlanýyor


Suat Kaçak (Þeytan Suat)


Üç kuþak bir buçuk asýrlýk kahvede gece geç saatlere kadar çalýþýyor ve anýlarý yarýnlara aktarmaya devam ediyor


Þeytanýn Kahvesi'nde Kasým ayýna kadar koruk suyu bulmak mümkün. Daha sonraki aylarda sýcacýk kaynar var.


Þeytan Halil'in öyküsü


Kahvenin kedisinin lakabý da þeytan mý diye soramadýk ama müþterilerle pek ilgilenmediði için ayný lakabý kendisine konduramadýk


Sorduðuna bakmayýn, içmeden giden olmaz.


Günün menüsü


Kiliseden bozma Çýnarlý Camii, sokak arasýndan tüm heybetiyle gelip geçenleri selamlýyor


Sarýmsak taþlarýyla yaþama tutunan tarihi binanýn pencere mevsim çiçekleri ile süslenmiþ


Barbaros Caddesi'nde Köklü zeytinciliðe ait Pembe Köþkün sokaðý sizi Þeytanýn Kahvesi'ne kadar çýkarýr


Iþýk Teoman

isikteoman@gmail.com



26 Ekim 2020 Pazartesi / 6661 okunma



"Iþýk Teoman" bütün yazýlarý için týklayýn...