Foça Dostluðunun, Tadýna Doyum Olmaz! / Sebahattin Karaca
Sebahattin Karaca

Sebahattin Karaca

Foça Dostluðunun, Tadýna Doyum Olmaz!



“Ýki Yabancýnýn Gözüyle, Bir Solukta Foça”

Bilindiði üzere mesleðimden dolayý Foça turizmi bunun yaný sýra da hobi olarak Foça’nýn engin tarihi ile ilgili bildiklerimi, gördüklerimi, yaptýðým araþtýrmalarýmý, iþimden vakit buldukça yazmaya çalýþtým.

Bütün bunlarý yaparken hep kendimin ya da yakýn çevremin görüþ ve düþüncelerini, önerilerini, eleþtirilerini dikkate aldým ve her zaman da Foça’nýn lehine gündeme getirmeye çalýþtým.

Ancak uzun zamandan beri kafamýn bir kenarýnda duran ve fazlasýyla beni meþgul eden, diðer bir konuya el atmamýn zamanýnýn gelip geçtiðinin farkýndaydým. Bir yabancý gözüyle Foça’yý ve Foça ile ilgili her þeyi görmek yazmak istiyordum.

Kolay olmayacaktý. Çünkü, bu proje önemli kriterler içeriyordu. Bir kere yabancý uyruklu ve Foça’ya uzun yýllar gelmiþ gitmiþ biri olmalýydý. Foça’yý iyi derecede bilmeli, en az kendi memleketi kadar sevmeliydi. Ýnsani iliþkileri kuvvetli, dýþa dönük olmalýydý. Yemeyi, içmeyi, eðlenmeyi bilmeli, ayný zamanda akýllý, zeki ve saðlam bir yapýya sahip olmalýydý. Aþýrý zengin olmasa da, ekonomik açýdan ve Foça’ya olan sevgisinden dolayý, her yýl gelip gidecek imkaný bulunmalýydý. Bu sebeplerden dolayý uzun yýllar beklemek zorunda kaldým. Ama þimdi bu düþüncemi gerçekleþtirmek için önümde bir seçenek vardý. Uzun yýllardan beri iyi derecede tanýdýðým, bildiðim, nazýmýn niyazýmýn geçtiði, otelde yýllardýr konuðumuz olan, ayný zaman da yukarýda belirttiðim kriterlere de haiz Carl çifti bu röportaj için çok uygundu. Lakin kendileri þu an için Foça’da deðil, Almanya’dalardý. Sað olsun internet, Whats App, mail, telefon, kayýt, video tüm bunlar bir röportajý kolaylaþtýran imkanlardý. Ben de tamamýndan faydalandým. Hem konuþtuk, hem yazýþtýk. Bana Foça’yý anlatmalarýný istedim. Kabul ettiklerinde gerçekten çok sevinmiþtim.


Karacam hatýrasý

Böylece “Ýki Yabancýnýn Gözüyle, Bir Solukta Foça” için ilk sorumu sordum.

Foça’ya Ýlk Olarak Ne Zaman Ve Hangi Sebeple Geldiniz?

Kocam Roland (74) ve ben Dorothea (67) 1991'den beri Batý Almanya'da yaþayan Doðu Almanlarýz. Doðu - Batý Almanya birleþinceye kadar, Türkiye’ye gelmek bizim için aya gitmek kadar uzak bir ihtimaldi. Ýki Almanya barýþçýl bir devrim ile birleþince, bizler özgürlüðün tadýný çýkarmak için ilk yurtdýþý gezimizi, Türkiye’ye yapmak istedik. 1996 yýlýnda kendimizi Side’ye attýk. Attýk çünkü; kocam Azerbaycan'ýn baþkenti Bakü'de (o zamanlar Sovyetler Birliði) aldýðý üniversite eðitimi sayesinde (1964-1969 yýllarý arasýnda Makine Mühendisliði) bu Müslüman dünyanýn kültürünü ilk kez görmüþ ve beðenmiþ; o açýdan kendini, ülkenize yakýn hissetmiþti. Ýþte bu sebepten dolayý Türkiye'ye seyahat etmeye kararlýydýk.

Ýlk tatilimizi Side'de büyük bir otelde geçirdiðimiz sýrada baþta misafirperverlik olmak üzere, oradaki tarihi bölgeyi görmek, Türk yemeklerinin tadýný çýkarmaktan ve daha pek çok þeyden memnun kaldýk.

Daha sonraki yýllarda, bazý Avrupa ülkelerini ziyaret ettik. Ama gerçekten aklýmýz Türkiye'de kalmýþtý. 2004 yýlýnda, Ýstanbul, Pamukkale ve daha pek çok ören yerini kapsayan bir tur için rezervasyon yaptýrdýk, çok heyecanlýydýk. Bu tur sonsuza dek çok güzel anýlarla akýllarýmýzda kalacak. Bunun nedeni, elbette ki sadece bizi derinden etkileyen Efes, Bergama, Truva, Ýstanbul gibi ünlü antik yerlere yapýlan ziyaretler deðildi. Bu tatilin bu kadar güzel geçmesinin diðer bir sebebi ise, o zamanki tur rehberimiz Ali Erken’di. Kendisini sadece mükemmel organizasyonu ve tutkuyla aktardýðý olaðanüstü bilgisi ile deðil, ayný zamanda dürüstlüðü ve þakalarýyla da bizi büyülemiþti. Daha seyahat sýrasýnda Ýzmir'de bizi eþi Nevin ve kýzý Pýnar ile tanýþtýran Ali ile aramýzda sýcacýk bir dostluk geliþti. Bizi ailesi ile tanýþtýrmýþ olmasý bir onurdu.

Seyahatin sonunda bizi, Eski Foça'daki evinde misafir olarak aðýrlamak için davet etti. Biz tereddüt ettikçe Ali vazgeçmedi. Sonraki yýllarda da bizi düzenli olarak aradý ve davetini tekrarladý. Yani teklifinde ýsrarcýydý! Nihayet 2007'de bu bilinmeyen seyahate doðru yola çýkmaya karar verdik. Bizim için bilinmeyen sadece Foça deðil, ayný zamanda bir Türk ailesinin evinde misafir olmaktý. Bizi ne bekliyordu? Bilmiyorduk ve meraklýydýk. Kýzýmýz Sabine de bu maceraya katýlmak istiyordu. Sorun olmayacaðýný söyleyen Ali, bizi tam zamanýnda havaalanýndan aldý. Yeniden bir araya gelmenin büyük sevincini yaþadýk. Foça Deniz Kent'e karanlýkta vardýk. Aþýrý sýcakkanlý olan eþi Nevin bizi kapýda karþýladý ve daha o andan itibaren bir aile gibiydik. Kendimizi onlarla birlikte evlerinde daha ilk andan çok rahat hissettik. Ertesi sabah gün aydýnlandýðýnda, ilk kez Foça'nýn ve adalarýn eþsiz güzel manzarasýný görebildik. Ve kendimizi, yine kýsmen Ali’nin de þakalarý sayesinde çok iyi hissediyorduk. Ali sabahlarý muhteþem kahvaltýlar hazýrlýyordu, ayný zamanda eþinin mükemmel yemek ve mutfak becerilerinin de keyfini sürüyorduk. Ali ise, akþam ýzgara ustasýna dönüþüyordu ve deniz börülcesi gibi harika, bilmediðimiz Türk garnitürlerinin lezzetine tanýklýk ediyorduk. Her þey ne kadar da lezzetliydi. Sabine de Türk mutfaðýna hayran kalmýþtý, birçok tarif istedi.


Ali, Roland, Dorothea

Dorothea (Mama Foça) ve Roland, Bana Foça’yý ve Foça’nýn Sizin Ýçin Nasýl Ýkinci Memleket Olduðunu Anlatýr mýsýnýz?

2007 yýlýnda dostluðumuzun ne kadar yakýn ve vazgeçilmez olacaðý hakkýnda henüz hiçbir fikrimiz yoktu. Tabii ki Foça’ya da sadece "yukarýdan" bakmayacaktýk. Eski Foça, antik kent Phokaia'nýn sonradan devam eden yerleþim yeridir.

Ýzmir’e yaklaþýk 70 km uzaklýkta olan; üst ve orta sýnýf için bir gezi yeri olarak hizmet veren; 3000 yýldan daha eski olan Eski Foça, bugün yaklaþýk 30.000 nüfusa sahiptir. Hala pastoral bir balýkçý köyü gibi deðerlerini koruyabilmiþ olan Foça, ayný zamanda sahip olduðu birbirinden güzel iki limanýn ve koylarýn kenarýnda konuþlanmasý nedeniyle kitle turizminden uzak sakin bir turizm kentidir.

Biz de burada genellikle halk ile iletiþim kurma niyetinde olmayan, her þey dahil turistleriyle dolu herhangi bir büyük otel görmediðimiz için çok mutluyduk. Tabii ki Ali ve Nevin ilk günden bize eski þehrin tarihi kalýntýlarýný, küçük anfitiyatroyu, kale duvarýný, kale içini, yerde yatan tarihi eserleri, beþ kapýlarý, yel deðirmenlerini ve oradan seyrettiðimiz muhteþem Foça manzarasýný, mozaikleri, Osmanlý mezarlýðýný, eski kabristaný, çeþitli küçük dükkanlarý ve harika balýk lokantalarýyla birbirinden güzel taþ evleri, tarih kokan pastoral sokaklarý gösterdi. Çarþýyý gezerken gördüðümüz Orient ürünleri, çeþitli baharat ve yiyecekler, mis kokulu meyveler, samimi karþýlaþmalar, küçük küçük atýþtýrmalardan büyük ziyafetlere kadar her türlü imkânýn var olmasý, damaklarda kalan tatlarýn çeþitliliði, yakalanan taze balýk ile küçük balýkçý tekneleri gözlerimiz için tam bir ziyafetti. Özellikle yeni gelen bizler için, Foça’ya ilk görüþte âþýk olmak, böyle bir þey olsa gerek.

Çünkü burada Almanya’da çoktan unuttuðumuz, stresten uzak normal bir yaþam sürülüyordu ve biz de kendimizi aniden bu güzel ve rahat hayatýn içinde bulduk.

Baktýðýmýz her yerde gördüðümüz kültür zenginliklerinin bolluðu ile dikkat çeken Foça sokaklarýnda ve bu harika þehirde çöplerin her yere atýlmýþ olduðunu; çok sayýda terk edilmiþ köpeklerin masum bakýþlarý gibi pek hoþ olmayan þeyleri görmek ise üzücü olmuþtu. Yazýk! Tabii ki, þimdi daha az olsa bile, doðaya atýlan çöpler bizi hala rahatsýz ediyor. Þükür Instagram'da Foça’nýn 220 yeni çöp konteyneri satýn aldýðýný okudum. Bu güzel bir geliþme. Her yönüyle harika olan Foça’yý sevmek ve korumak herkesin görevi olmalý. En azýndan çöpler konteynerlere atýlmalý. Çöplerle dolu alanlar burada ve Almanya'da, bizi de rahatsýz ediyor. Maalesef her yerde çok fazla duyarsýz insan var. Neyse ki, son yýllarda bu konuda olumlu þeyler oldu.

Pansiyonlar ve otellerden kolayca ulaþýlabilen Foça'nýn küçük plajlarý beklediðimiz gibi deðildi. Ali bizi daha sonra Hanedan plajýna ve ardýndan da Sazlýca plajlarýna götürdü. Üç güzel koyun kenarýnda kurulmuþ Sazlýca’da, temiz denizi, bakýmlý ve doðaya saygýlý iþletmesi ile nasýl mutlu olduðumuzu anlatamam. Denize girmek için aradýðýmýz her þey tam da buradaydý. Sazlýca'nýn kurucusu ve iþletmecisi Sebahattin ve onun sevimli eþi Nalan'la tanýþtýk. Yetmiþli yýllarýn baþýnda Almanya'da eðitim görmüþ, çalýþmýþ, yaþamýþ ve orada yaþamýþ olduklarý için her ikisinin de çok iyi Almanca konuþuyor olmasý bizim için büyük bir þanstý. Ýkisi de çok misafirperverdi. Tabii ki, o zamanlar bu karþýlaþmanýn uzun zaman devam edecek olan samimi bir dostluðun temelini oluþturacaðýna dair hiçbir fikrimiz yoktu. Kendimizi iyi hissetmek için buradaydýk; bu yüzden bu plaj, bu koy, bu harika deniz ve her þeyden önce hayatýmýzdaki bu güzel yeni insanlar sayesinde burasý denize girmek için seçtiðimiz yer olmuþtu.

Bir gün de tekne turu yapmak istedik. Siren Kayalýklarý’ný Yunan mitolojisinden tanýyorduk. Bu yüzden günübirlik tur için bir tekne aramýþtýk. Fidan’la tanýþtýk. Dolphin teknesini seçtik. Fidan’ýn Almanca bilmesi bizim için bir þanstý. Kendisi kýzýmýz yaþýndaydý ve o da bizi sýcakkanlýlýkla karþýlamýþtý. Ah bu tekne gezisinin ne kadar mükemmel olduðunu anlatamam! Bu parlak çatlaklý kumtaþý kayalarý fantezilerimize ilham veriyordu. Özellikle de Atatürk’ün profilini andýran Atatürk Adasý’ndan çok etkilendik.

Tekneden denize atlamak, diðer konuklarla birlikte yemek yemek ve yeni insanlar tanýmak tam da umduðumuz þeylerdi. Ancak, Foça'nýn simgesi olan fok balýklarýný görememiþtik. Ama bu sorun deðildi. Bu turun diðer tüm izlenimleri, özellikle de doðanýn yavaþ yavaþ geri kazandýðý, terk edilmiþ Tatil Köyü hakkýndaki hikaye de düþündürücüydü. Tekneden görülen kýyý manzarasý buranýn güzelliði hakkýnda olumlu izlenim vermiþti. Ama bizim Ali'nin arabasýyla Sazlýca’ya sýk sýk gitmelerimiz, gözlerimiz ve bedenimiz için tam bir ziyafetti. Kimin ihtiyacý vardý, Fransa’nýn Cote d àzur'una? Þahsen bizim yoktu ve biz bunu Foça’ ya yaptýðýmýz ilk seyahatimizde zaten öðrenmiþtik.


Ali ve Emine Bacý ile

Daha sonraki Foça seyahatlerimizde Ali ve Nevin ile Kozbeyli’yi gezdik. Yol üzerinde bulunan doðanýn ortasýnda lezzetli gözlemeler yapan Emine Bacý'nýn marifetli ellerinden çýkan lezzetleri tattýk. Her birisi bizim için unutulmazdý. Kozbeyli’ye varýp gezdiðimizde çok ilginç bir köy olduðuna tanýklýk ettik. Konumuna, yaþattýðý kültürüne, korumaya muhtaç taþtan yapýlmýþ Rum evlerine, dik sokaklarýna, Tepedeki camisine, dibek kahvesine bayýldýk. Yenifoça, Aliaða ve tabii ki mega þehir Ýzmir’i de ardýndan gelen son iki günde gördük. Ýzmir’e hayran kaldýk. Hep bir aile gibiydik. Özellikle küçük, güzel þeyleri seviyorduk.

Eve döndükten hemen sonra tatillerimizi düzenli olarak Foça'da geçirmek istediðimizi fark ettik. Hep Ali ve Nevin’e yük olamazdýk. Böylece 2009 yýlýnda Hanedan’da bir tatil evi kiraladýk ve çok da hoþumuza gitti. Ýzmir'deki havaalanýnda bir araç kiraladýk, Roland cesurca Ýzmir sokaklarýndan Foça'ya doðru dikkatli bir þekilde aracý kullandý. Þehre indiðimizde o zaman Celep Restoran’da çalýþan Ýnan’la ve daha pek çok Türk arkadaþlarla tanýþtýk. Sonraki yýllarda Ýnan, Sahil Restoraný kiralayýnca kocamýn doðum günlerini, burada edindiðimiz Türk dostlarýmýzla birlikte hep burada kutladýk. Ýlerleyen yýllar içinde Ýnan, Yýldýz ile evlenirken düðünlerine davetleri bizi çok mutlu etti. Gülþen ve Bekir çiftini de tanýma fýrsatýmýz oldu. Daha o akþam bizi evlerine götürmüþlerdi. Onlar da çok güzel insanlar ve biz onlarý 2020 yýlýnda tekrar görmek için sabýrsýzlanýyoruz.

2012 yýlýnda Hanedan‘da kaldýk. 60. yaþ günümü kýzým, damadým ve Türk dostlarýmýzla birlikte Foça’da kutladýk. O yýlda, sayýsýz insan tanýdýk, onlarla arkadaþlýklar kurduk.

2013 yýlýnda Roland ve ben, Peribacalarý ve farklý inançlara sahip insanlar için sýðýnak görevi gören maðara konutlarý ile meþhur Kapadokya'ya gittik. Dans eden derviþlerden çok etkilendik. Ne yazýk ki Ali, bu kez tur rehberimiz deðildi. Tur rehberimiz onun tam karþýtý biriydi. Çok kýrýcýydý. Ýnsanlar dünyanýn her yerinde olduðu gibi burada da çok farklý karakterlere sahipler.

Sazlýca’dan tanýdýðýmýz, Foça'daki dostumuz Sebahattin’i, Kapadokya'da geçen bu gezimiz hakkýnda bilgilendirdim. O bize, eskiden beri var olan otelini, yeniden restore ettiðinin bilgisini verdi. Ardýndan "Karacam" Oteli’nin fotoðraflarýný gönderdi. 2014 yýlýnda Karacam’da kalmaya baþladýk. 1881 yýlýnda inþa edilen bu tarihi binada bir aile iþletmesi olan Karacam Hotel, cazibesi ile beklentilerimizi aþmýþtý. Odalar çok bakýmlýydý, personel çok dürüst, sýcakkanlý ve yardýmseverdi. Açýk büfe zengin kahvaltý çeþidiyle gerçek bir lezzet kaynaðýydý. Deniz Kent'e göre, otelin konumunun büyük bir avantajý da, Foça'daki hayata çok daha yoðun bir þekilde katýlabilmemizdi.


Helga ve Güven

Kendimizi hayatýn akýþýna býraktýðýmýz rahatlýk ile (Almanya'da genellikle farklýyýz), yýllar boyunca þansýmýzýn da katkýsýyla, unutulmaz karþýlaþmalara ve olaylara þahit olduk. Foça'da da yýllar boyunca birçok olumlu deðiþiklik yaþadýk. Örneðin her yýl eski kale duvarýnýn restorasyonunda ilerlemeler olduðunu gördük; üç deðirmen parça parça yeniden inþa edildi. Birisi tamamen bitti. Ardýndan harika bir þekilde aydýnlatýldý. Oraya yaptýðýmýz gezilerde, sevgili Foça'nýn güzel manzarasý, ritüellerimizin bir parçasý oldu. Ancak bu arada sevdiðimiz insanlarýn ölmesi gibi üzücü haberler de aldýk. Derin bir üzüntü ile 2015 yýlýndan beri Sazlýca’yý Sebahattin’den devir alarak iþleten Güven ve Helga çiftinden kötü bir haber aldýk. Çok sevdiðimiz Helga’nýn artýk hayatta olmadýðýný öðrendik. O yýldan itibaren aðlamadan sevgili kumsalýmýza gidemiyorduk. Ayrýca Helga, asla unutamayacaðýmýz son derece sevimli, çalýþkan bir kadýndý. Üzüntümüz her zaman galip geldi. Denize girmek ve etrafta tembellik etmek için bir alternatif bulmalýydýk. Sonra þans eseri Nargül ve Ethem’in "Þamata" plajýný bulduk. Ýkisi ile de yine inanýlmaz, kalbimizin derinlerinden gelen güzel bir dostluk baþladý. Bizim için kýz ve erkek kardeþ gibiler ve ikisi de çok iyi Almanca konuþuyor. Biz onlarý çok seviyoruz. Nargül bizim için muhteþem Türk yemekleri yapýyor. Birlikte oturuyor ve sebzeleri temizliyoruz; çay içiyoruz, çok konuþuyoruz, oyun oynuyoruz ve elbette bu büyük koyda her gün yüzmeye gidiyoruz. Sahilde harika gölgeleri ile muhteþem, büyük okaliptüs aðaçlarý vardý. Mayýs ayýnda binlerce arý çiçek açan aðaçlara uðrar. Bunu görmek çok güzel, özellikle Almanya'da birçok arý farklý nedenlerden dolayý öldü. 2015'te eski patronum Josef ve eþi Susanne'ye Foça ile ilgili çok güzel þeylerden bahsetmiþtik ve bizimle birlikte Foça'ya gelmeye ikna etmiþtik.


Nargül ve Ethem’le

Bir defasýnda bizimle birlikte geldiler. Josef kýsa süre önce zor bir ameliyat geçirmiþti. Foça ona ilaç gibi geldi. Dolayýsýyla Susanne için de en iyi terapiydi! Her ikisi ile ilk kez Þemsiyeli Sokak’ta (Schirmchengasse) canlý müzik dinlemiþ ve lezzetli balýklar yemiþtik. Sonrasýnda 'Letafet'e gittik. Okan’ýn sesi, Yavuz’un kemaný ile mest olmuþtuk. Foça'da böyle sanatçýlarýn olmasý, gerçekten tebrik edilecek bir durum! Foça'daki, bu yaþam biçimine olan tutkumuz Susanne ve Josef'e de geçmiþti.

Onlar da burada her þeyin çok uyumlu olduðunu düþünüyorlardý. Ýnsanlarýn sýcaklýðý ve mizahý, harika yemekler, Türk müziði, balýkçý tekneleri ile deniz, çarþý, tarihi yerler onlarýn da hoþuna gitmiþti. Josef bir zamanlar týp tarihi öðrettiðinden, Ali'nin bizimle tekrar Pergamon'a ve özellikle Asklepion'a gitmesi onun için özel bir deneyim olmuþtu. Josef’in duygularýný derinden etkilenmiþti. Gezimizden sonra bize, Foça'yý bizimle birlikte deneyimlemeleri konusunda onlarý ikna ettiðimizden dolayý teþekkür mektubu yazmýþtý.

Foça’da Dostluk Çok Önemlidir ve Nasýl Kurulur?

2015 yýlýnda özel ve bizi derinden etkileyen bir olay daha yaþadýk. Biz Susanne ve Josef ile birlikte ilk akþam için "Fokai Balýk" restoranýndaydýk. Komþu masada yaþlý bir bayan olan Margot’un yanýnda Almanca konuþtuðumuzu duyduðunda benimle konuþmaya baþlayan çok yaþlý baþka bir bayan daha vardý. Bu bayan Viyana Almancasý ile kendisinin adýnýn Nermin Baþaða olduðunu ve kendisinin vefat eden Ressam Ferruh Baþaða’nýn eþi olduðunu anlattý. Biz elbette ki vefat eden eþinin ünlü bir Türk sanatçýsý olduðunu bilmiyorduk. Eþinin atölyesinin de bulunduðu yazlýk evine bizi çaya davet etmiþ olmasý bizim için bir onurdu. Caddeye de eþinin adý verilmiþti. Yaptýðý resimlerle dolu olan atölyesi çok çok etkileyiciydi; özellikle de yaptýðý yarým kalan resmi görmek çok heyecan vericiydi. Ancak Nermin’in 13 yaþýnda küçük bir kýz iken Atatürk’le karþýlaþmasýndan ve onun kendisini yemeðe davet etmiþ olmasýndan gururla bahsetmesi, çok daha heyecanlý ve etkileyiciydi. Atatürk bu olaydan kýsa bir süre sonra vefat etmiþ. Nermin dansçýydý ve Alman dilinde çýkan gazetelere dans hakkýnda birbirinden güzel 11 makale yazmýþtý. Böyle tatlý bir kadýnla tanýþmak bizim için büyük bir zevkti. Kendisi ne yazýk ki vefat etti. Neyse ki, bu güzel karþýlaþma ile ilgili tesellimiz, elimizde kalan fotoðraf ve video kayýtlarý.

Foça'da daha sonraki bir tatilde Ferruh Baþaða'nýn "fok balýðý heykeli" yakýnýndaki yeni anýtýný gördüðümüzde ise özellikle çok mutlu olduk. Düþünenlere ve emeði geçenlere teþekkürler!

2016'da Roland'ýn kardeþi Rainer ve eþi Maria da bizimle birlikte Foça'ya geldi. Foça’yý onlar da çok sevdi. Ancak Foça'yý sevmek ve yeni arkadaþlýklar edinmek ve deneyim kazanmak amacýyla, insan kendine þans vermelidir. Foça’da tatilin tadýný çýkarmak için kendisini hayatýn akýþýna býrakmalýdýr. Biz Foça’da yaþadýklarýmýzdan ve kazandýðýmýz tecrübelerden dolayý içimizde, Türk zihniyeti ve Türk kafa yapýsýnýn var olduðunu fark ettik.

Bu bizim için 2018 yýlýnda da böyle oldu. Karacam otelinde kendimizi çoktan evimizde gibi hissediyorduk, Foça’yý artýk iyi biliyorduk ve her kalýþýmýzda yeni Türkçe kelimeler öðreniyorduk. Otelde bir keresinde iki güzel genç Türk kýzý olan Nevin ve Ayþegül ile kahvaltýda Almanca konuþtuk. Daha ilk konuþmamýzda aramýzdaki kimyanýn uyduðunu fark ettik. Foça'yý henüz çok iyi tanýmýyorlardý. Ýyi bir yemek için nereye gidebileceklerini ve akþamlarý nerede müzik dinleyebileceklerini sorduklarýnda, biz de doðal olarak Okan ve Yavuz’un olduðu Ufuk'un "Letafet"ini düþündük. Tabii ki dansla birlikte, ortak zevkimize göre tekrar çok duygusal bir akþam yaþadýk.

Okan ve Yavuz da, Nevin ve Ayþegül'ü de etkilemiþti. Onlar da oteli çok sevmiþti. Foça ateþi bizi birlikte yakalamýþtý. Bu ikili otelden ayrýlýrken doðum günümü Ekim ayýnda birlikte Foça'da kutlamaya karar verdik. Bu arada, burada kýzlardan birinin Bursa'dan, diðerinin Çanakkale’den geldiðini söylemeliyim. Yani Foça’ya yakýn bir yerde oturmuyorlardý. Roland ve ben sözlerini tutup tutmayacaklarýný çok merak ettik ve 2018'de ikinci kere Foça'ya gitmeye karar verdik. Gerçekten biz de, onlar da sözlerimizi tuttuk! Foça’da doðum günüm için buluþtuk. Önceden planladýðýmýz gibi sevdiðimiz arkadaþlarýmýzdan (Ali, Sebahattin, Nargül, Ethem, Nevin ve Aysegül) ile Sahil Restoran’da yemek yedik, ardýndan Okan’ýn sahneye çýktýðý Locca Bar'a geçtik. Arkadaþlarýmýzla geçirdiðimiz mükemmel bir doðum günü olmuþtu. Daha sonraki bir zaman diliminde Gramofon barda solist Günce’yi dinledik. Onun sesine ve ritmine de bir anda tutulmuþtuk. Bunu ona yarým yamalak Ýngilizcemle de anlatmaya çalýþtým. O da bize Selami Þahin’den “Ben Sevdalý, Sen Belalý” þarkýsýný söyledi. Bu þarký o zamandan beri en sevdiðimiz þarký oldu. Ben bu þarkýyý Günce’nin sesinden telefonumun zil sesi olarak kullanýyorum.


Günce ile

Foça’da kendimizi evimizde gibi hissediyoruz. 2019 yýlýnýn Ekim ayýnda Susanne ve Josef, Ayþegül ve Nevin ile tekrar geldik. Hepimiz, Karacam Oteli’nin personeli de dahil, büyük bir aile gibi olduk. Foça hakkýnda gururla söyleyeceðimiz þey, buradaki kuvvetli ve güzel dostluk duygusu, ritüeller ve barlarý ziyaret etmek ve her zaman yeni deneyimlere sahip olma þansýmýzýn var olduðunu bilmektir. Bu arada ben de Almanya’da kendi evimde çok Türk yemekleri piþiriyorum. Türk tarzý baharatlar kullanýyorum. Özellikle de çok çeþitli ama her zaman çok duygulu olan Türk müziðinizi dinliyoruz. Evet, asýl olan duygularýmýz. Bu arada Günce sayesinde geçen Ekim ayýnda Gramofon barda Elif ve Aycan isminde yine yeni arkadaþlar edindik. Bir keresinde Elif, Aycan, Susanne ve Josef ile birlikte Günce'yi dinlemek ve eðlenmek için Kozbeyli'deki Helenica'ya gittik. Bu yüzden eve döndüðümüzde Foçalý arkadaþlarýmýzýn yanýnda yapacaðýmýz bir sonraki tatili dört gözle bekliyoruz.

Bir gün Josef kulaðýma þunlarý söyledi. "Burada kendin olmalýsýn, insanlarý tanýmalý ve zamanýn tadýný çýkarmalýsýn". Biz de bu fikre sonuna kadar katýlýyoruz.

Tüm Türk dostlarýmýza, özellikle Ali Erken'e 13 yýl önce bizi Foça'ya "çektiði" için teþekkür ederiz.

Ben de, yarým asýrdýr güzel Foça’da turizm sektöründe faaliyet gösteren birisi olarak Dorothea’ya (Mamafoça19) ve Roland’a bu güzel söyleþi ve anlatým çok teþekkür ederim.

Foça Dostluðunun, Tadýna Doyum Olmaz.!



Doðum günü kutlamasý


Dostlar sofrasý


Dostlarla Karacam’da


Karacam önünde


Karacam’da Carl & N.S. Karaca


Kozbeylide yemek


Emine Bacý bahçe


Kozbeyli Camisi


Kozbeyli Þakirin Yeri


Sebahattin Karaca

sebahattinkaraca35@hotmail.com
www.sebahattinkaraca.com



22 Þubat 2020 Cumartesi / 4232 okunma



"Sebahattin Karaca" bütün yazýlarý için týklayýn...