FOÇA’NIN 2 MAHALLESÝ 2 TAKIMI VE HAVASIZ TOPLARI / Sebahattin Karaca
Sebahattin Karaca

Sebahattin Karaca

FOÇA’NIN 2 MAHALLESÝ 2 TAKIMI VE HAVASIZ TOPLARI



1924-1925 yýllarýnda yapýlan mübadele sonrasý taþlar yeniden yerine oturmaya baþlamýþtý. Aðýrlýklý Ýsmetpaþa Mahallesi’nden olmak üzere binlerce Rum Yunanistan’a giderken, bir o kadar Türk de uzak ellerden geldiklerinde, Rumlardan boþalan evlere yerleþtirildi. Ýsmetpaþa Mahallesi’ne yerleþtirilen mübadiller Limni, Selanik, Arnavutluk, Midilli, Kosova gibi yerlerden gelenlerdi.

Atatürk Mahallesi’nde ise durum biraz farklýydý. Burada daha ziyade yerliler vardý. Bu durum zaman içerisinde Büyükdeniz ve Küçükdeniz olarak adlandýrýlan iki farklý bölge yarattý. Aralarýnda her zaman pek çok konuda gizli ve tatlý bir rekabet yaþanýr oldu. Ýlçenin yönetiminde daha ziyade Büyükdeniz’de oturanlar bulunmaktaydý. Onlar kendilerini biraz imtiyazlý sayardý. Büyükdeniz halký zorunlu olmadýkça Küçükdeniz tarafýna geçmez, bu bölgenin kahvelerine pek uðramazlardý. Buna raðmen çarþýda görüþür konuþur ve halleþirlerdi. Yýllar ilerledikçe, özellikle 2. Dünya Savaþý sýrasýnda yaþadýklarý kader birliði sonucunda kaynaþtýlar. Kýz alýp vermeye, akraba olmaya baþladýlar. Çarþý ise þimdiki 115 (Hamam sokaðý) ve 210 nolu (Susam sokaðý) sokaktaydý. Ýlkokul Küçükdeniz’deki Taþ Mektep’ti. Çocuklar arasýnda ise rekabet söz konusu deðildi. Onlar gerek okulun bahçesinde gerek Foça’nýn sokaklarýnda köþe kapmaca, saklambaç, çelik çomak, körebe oynarlar, bezden yapýlmýþ topun peþinde koþarlardý.

Foça Ýdman Yurdu

Gençler ise þimdiki Otel Karacam’ýn bitiþiðinde bulunan o zamanki tek katlý binada, yaygýn kanaate göre 1930’larda kurulduðu düþünülen “Foça Ýdman Yurdu” çatýsý altýnda top oynarlardý. Foça Ýdman Yurdu’nu kimlerin, hangi koþullarda nasýl kurduðu hakkýnda maalesef bir kaynak yok. Ancak yaptýðým araþtýrmalar ulaþtýðým resimler ve resimlerin arkasýnda yazýlý notlara göre, kurulduðu o yýllarda, Foça Ýdman Yurdu’nda top koþturduðu söylenen Mehmet Rauf Çelebi’nin Foça Ýdman Yurdu’nun kurucularý arasýnda olmasý ihtimali yüksektir. Zira 1929 - 1935 yýllarý arasýnda Ýzmir Sanat Mektebi’nde okurken, okulun takýmýnda top oynadýðýný, okulun spor kolunda görev yaptýðýný, ardýndan Ýzmirspor’a geçtiðini ve orada da top koþturduðunu, geride býraktýðý kaynaklardan biliyoruz. Rauf Çelebi, Sanat Mektebi’nde okurken staj için gittiði Kýrýkkale’de, Kýrýkkalespor oyuncularý arasýnda yer aldýðýný ve bu durumu bizzat kendisi bana 1972 yýlýnda bir sohbet sýrasýnda Keskinli olmamdan dolayý anlatmýþ ve þöyle devam etmiþti. “Kýrýkkale’de yeni kurulmuþ silah fabrikasýnda staj yaptýðým ve ayný zamanda Kýrýkkalespor’da top koþturduðum sýrada, babam Niyazi Çelebi, otobüs ile Kýrýkkale’ye geldi. Bana, oðlum “Foça’ya dönmeni istiyorum. Buralarda kalmaný istemiyorum. Ýþimiz gücümüz baþýmýzdan aþkýn. Hal böyleyken, senin buralarda staj yapmaný, top oynamaný doðru bulmuyorum” dedi. Bunun üzerine, stajý yarýda kestim. Kýrýkkalesporu býraktým. Babamla Foça’ya döndüm. (O yýllarda Çelebi ailesi, Foça’ya elektrik tedariki saðlýyor, zeytinyaðý fabrikasý ve un deðirmenin iþletmeciliðini yapýyordu.)

Babasýnýn yanýnda iþ baþý yapan Rauf Çelebi’nin aklýnda hala top koþturmak da vardý. Ýþte tamda o yýllarda, yani 1930’lu yýllarýn ortalarýnda vücut bulan Foça Ýdman Yurdu’nu kuranlarýn arasýnda yer aldýðý ve top oynadýðý kuvvetli bir ihtimal olarak karþýmýza çýkmaktadýr. O yýllarda Foça Ýdman Yurdu’nun Karþýyaka, Menemen, Bergama, Dikili’nin ilçe takýmlarýyla maç yaptýðý bilinmektedir.

2. Dünya Savaþý Foça’ya Futbol da Dahil Olmak Üzere Her Alanda Zarar Verdi.

2. Dünya Savaþý, Foça’da süregiden keyifli, huzurlu, sakin ve standardý yüksek yaþamý ve Foça Ýdman Yurdu’nu da olumsuz etkiledi. Çok önemli stratejik özelliði olan Foça’da alýnan savaþ tedbirleri nedeniyle, komþu ilçelerden hiçbir takým Foça’ya giremedi. O andan itibaren top oynamak, maç yapmak hiçbir zaman olmadýðý kadar zorlaþtý. Zorlaþmak sadece top oynamakla sýnýrlý kalmadý. Baþta kent ekonomisi olmak üzere baþka alanlara da sirayet etti.

2. Dünya Savaþý’nýn baþladýðý andan itibaren, Foça, 1. Derece yasak askeri bölge ilan edilince neredeyse hayat durdu. Her þeyin yasaklanmasý ve sýký kontrollerin artmasýnýn yaný sýra mevcut tuz iþletmeleri de zora düþtü. Hele hele deniz yolunun da kapatýlmasý, yük gemilerinin Foça’ya giriþ çýkýþlarýnýn yasaklanmasý sonucunda, kent ekonomisini ayakta tutan dört adet tuz deposu kapandý. Tuz iþletmeleri ve depolarý kapanýnca, burada çalýþan 500 iþçi, aileleri ile birlikte Foça’yý terk edince, 4500 civarýnda olan Foça nüfusu 2500’lere geriledi.. Gidenlerin arasýnda top oynayan oyuncular da vardý. O zamana kadar tuz iþletmelerinde çalýþanlarýn sayesinde güçlü ekonomisiyle birlikte, güçlü takýmý da olan Foça, çok konuda sýkýntýya düþtü. Komþu ilçelere göre Foça ekonomisi, olabilecek en dezavantajlý konumdaydý.

Bu Arada Takým Daðýldý.

Savaþ bitti. Para yoktu. Top hiç yoktu. Buna raðmen o yýllarýn mevcut koþullarýnda bu defa Foça’da iki ayrý mahalle takýmý doðdu. Birisi Atatürk Mahallesi’nin takýmý, diðeri ise Ýsmetpaþa Mahallesi’nin takýmýydý. Tabii ki mahalleler arasýnda bazý alanlarda var olan, gizli ve tatlý rekabet futbola da yansýmýþtý. Atatürk Mahallesi’nin takýmýnda 1-2 top vardý. Ancak Ýsmetpaþa Mahallesi’nin top koþturanlarý saðdan soldan bulduklarý askeri kumaþlarý terzi Tayyar ustaya götürür, bezden top yaptýrýrlardý. Takým içinde top koþturan Selahattin Sabancý’nýn babasý marangoz Ahmet usta oðlunun top oynamaya düþkünlüðünü bir keresinde görmüþ, ona bir havalý top almayý, kafasýnýn bir kenarýna yazmýþtý. Malzeme için Ýzmir’e gittiðinde, top almýþ, Selahattin’e vermiþti. Bu top mahalleye gelen ve hava ile þiþirilen ilk toptu. Oyuncularýn ayaklarý bu topa alýþýncaya kadar epey bir süre geçti. Selahattin Sabancý ve Rahmetli Can’ýn babasý Nazif Demiral baþarýlý futbolculardandý. Selahattin, Bergama ve Dikilisporda top koþturdu. Nazif Demiral ise Dikilispor’da yýllarca kalecilik yaptý. Foça’da bu iki mahalle birbirleriyle çok sýk top oynarlardý. Takýmlar çok hýrslýydý hemen hemen iki mahallenin yaptýðý her maçta kavga çýkardý.

Atatürk Mahallesi takýmý, þimdiki Belediye Sosyal Tesisler’den, Migros’a kadar olan düz alandý. Bu alana “Tuz Tabaný” denilirdi. 2 - 3 tane evden baþka bir þey yoktu. Deniz çekildiðinde geriye tuz tabakasý býraktýðý için, Tuz Tabaný denilirdi. O zaman þimdiki gibi rýhtým olmadýðýndan deniz suyu gel - git yapar, arkasýndan tuz býrakýrdý. Bu alanda ekme biçme olmazdý. O bölgedeki evler ise derenin öteki tarafýnda bulunurdu. Atatürk Mahallesi’nin (Büyükdeniz) futbol sahasý burasýydý.

Ýsmetpaþa Mahallesi’nin top sahasý ise þimdiki Hükümet Konaðý’nýn yanýndaki boþ araziydi. Her akþamüstü oraya gidilirdi. Kendi aralarýnda idman mahiyetinde top oynarlardý. Maç bitince sahanýn yaný baþýnda Murtaza Bey’in mandalin ve portakal bahçesinin duvarýna çýkar portakal ve mandalin çalarlardý. Çaldýklarý yetmez, bir de Murtaza Bey bahçenin içindeyse duvarda beklerler, sýrf gýcýk olsun diye çaldýklarýnýn sayýsýný Murtaza beye söylerlerdi. Allah rahmet eylesin, Rýfat Can’ýn amca çocuðu olan Murtaza Bey, tonton sevecen bir insandý. Kýzdýðý zaman baldýzý Hacer’e seslenir, kendi þivesi ile “Hacer yine geldiler getir gýrayý (saçma atan tüfek) þunlara bir sýkayým” derdi. Hacer Teyze tüfeði getirir, Murtaza Efendiye verirdi. Murtaza Efendi gerçekten duvarýn üstünde oturan gençlere sýkardý. Ama saçma yerine yeþil mercimek koyardý. Gözleri de iyi görmediðinden körlemesine atardý. Gençler durumu bilirler, o atýþ yaptýðýnda duvardan aþaðýya kendilerini atarlar, gülerek, eðlenerek kaçarlardý. Murtaza Efendi Hacer Haným’a Limni þivesiyle seslenirdi; “bak lavv.. ölen var mý þunlardan” derdi.

Sonraki yýllarda, Ýsmetpaþa Mahallesi takýmý þimdiki Komanda Okulu içinde kalan futbol sahasýnda top oynardý. Ancak 1960 ihtilalinden hemen sonra mahallenin sahasý ve etrafýndaki 3-5 tane ev kamulaþtýrýldý. Komando Okulu’na verildi. Kamulaþtýrmadan ev sahipleri ve Foça Belediyesi para aldý. O zaman kamulaþtýrmaya karþý çýkmak veya farklý bir öneride bulunmak mümkün deðildi. 1960 ihtilalinden hemen sonra iki takýmý olan Foça’nýn futbol sahasý kalmamýþtý. Komutanlýktan alýnan izinle askeriyenin içinde kalan sahada bir müddet top oynamaya devam edildi. Ancak her defasýnda izin al, zamanlý gel, zamanlý git keyifli olmuyordu.

Midilli Ýle Dostluk Maçý

1950’li yýllarýn baþýnda, bir gün Midilli adasýndan gelerek Türkiye kýyýlarýnda balýk avlayan iki Yunan balýkçý yakalanýr. Kýsa sürelide olsa, o zaman Fatih Cami’nin yanýnda bulunan cezaevine konulur. Daha ziyade Limni’den gelen mübadiller, her gün tepsi içinde oðlak çevirmesi dahil olmak üzere Yunanlýlara yemek götürürlerdi. Yanlýþlýkla Türk karasularýna girdikleri açýklýk kazanýnca salýverildiler. Ayný gün, þimdiki taksi duraðýnýn yanýndaki parkta Limnililerce veda yemeði düzenlendi. Ardýndan gördükleri Türk misafirperverliði karþýsýnda memnuniyetlerini gizleyemeyen ve þaþkýnlýk içinde olan Yunanlýlar, Midilli’ye gitmek üzere teknelerine bindiklerinde, “bu dostluðu bir maçla perçinlemeliyiz” diyerek ayrýlýrlar. Bu sebepten mi? Deðil mi? Pek bilinmez ama kýsa bir zaman sonra, Midilli ile bir dostluk maçý yapýlýr. Maç kadrosuna Dikili ve Menemen’den de futbolcular alýnýr. Foça’dan kaleci olarak Nazif Demiral ve Tayfur Merul katýlýrlar. Maç Midilli’de yapýlýr. Ancak Türk takýmý dostluk maçýnda 3-0 yenilir. Hayal kýrýklýðý ile Ayvalýk’a gelirler. Dikilili futbolcular kent merkezine kadar götürülür. Menemen’e gitmekte olan otobüs, Foçalý futbolcularý ana yolda, Karakol kavþaðýnda hem de gece yarýsý indirir. Foçalý futbolcular, kaybedilen maçýn ve yol yorgunluðunun üstüne, tüm gece yürüyerek sabaha doðru Foça’ya gelirler. Bu olaydan sonra da Nazif Foçaspor’da ve Dikili’de, Tayfur ise Foça‘da uzun yýllar futbol oynadý. Ancak Midilli yenilgisinden sonra Foça’da güçlü bir takým doðdu. Aralarýnda, bir iki subayýn da bulunduðu takýmda Baykuþ þöför Orhan, Nadir Sanlý, Reha Midilli, Necati Yenipazar, Hüseyin Limlili, Selahattin Sabancý, Nazif Demiral, Orhan Acar, bulunuyordu. Kaptanlarý ise Ahmet Þansever’di. Bu takým ilçeler arasý yapýlan maçlarda zaferden zafere koþtu.

Engellenemeyen Son

Ýniþler çýkýþlar yaþayan Foçaspor’da en uzun soluklu top oynayan ve ayný zamanda koyu Beþiktaþlý olan merhum Tayfur Merul’un kalecilik yaptýðý 70’li yýllarda dilden dile dolaþan ve bilinen bir hikaye dilden dile dolaþýr. Hikayeye göre; Menemenspor – Foçaspor bir maçta Menemen’de karþý karþýya geldiler. Foçaspor’un hiçbir iddiasý kalmamýþtý. Ancak Menemenspor, Foçaspor’a 14 gol atarsa averajla þampiyon olacaktý. Menemensporlular, Foçaspor yönetiminde olan ve ayný zamanda da top koþturan H. Tutar, M. Limlili, A.Mert ile temasa geçerler. Ne yerler ne içerler ne konuþurlar bilinmez ama maçtan sonra Menemenspor Ýzmir Amotör Liði Þampiyonu olurken, Foçaspor da 14 çift ayakkabý ve bir de yeni meþin top ile Foça’ya döner.

Yokluk ve çaresizlik olsa gerek Foçaspor forma yaptýramadýðý yýllarda Karþýyakaspor’dan aldýðý forma ile maçlara çýkardý. O bakýmdandýr ki Foçaspor’un da forma renkleri Karþýyakaspor’un gibi kýrmýzý – yeþildi. Karþýyakaspor’dan uzun yýllardan beri forma alýnmamasýna raðmen alýþkanlýktan veya benimsenmekten dolayý olsa gerek Foçaspor’un forma renkleri kýrmýzý - yeþil olarak devam etmektedir.

1960’larýn sonu, 70’lerin baþlarýnda Þerif Beytorun, Ýbrahim Elko, Mehmet Yarba, Sadettin Akcakoca, Salih Eser, Figo Fikret, Hüsnü Çelik, Hüseyin Tutar, Sadi Eser, Orhun Mert ve Tayfur Merul’dan oluþan kadronun aslýnda güzel maçlar oynamasýna, baþarýlý olmasýna karþýn, takýmda top koþturan Foçalý gençlerin pek çoðu Fransýz Tatil Köyü’nde çalýþýyorlardý. Takýmda top koþturan oyuncularýn önemli bir bölümü Club Med kapanýnca Ýsviçre’ye kýþ sporlarýnýn yapýldýðý þehirlerdeki diðer Club Med’lerde çalýþtýrýlmak üzere Ýsviçre’ye gidiyorlardý. Geçim derdi veya iþ kaygýlarý nedeniyle ortaya çýkan sebeplerden dolayý, takým ilgisizlikten 1972 yýlýnda kapandý. Bir sonraki Foçaspor takýmý onbeþ yýl aradan sonra 1987 yýlýnda yeniden kuruldu.

Kaynak: Bu yazýda verilen bilgiler Süleyman Ege, Nalan Karaca ve Hüseyin Tutar ile yapýlan sohbetlerden edinilmiþtir.


1935’ler Foça Ýdman Yurdu binasý


Foça 50'li yýllar












71 Foçaspor Tatil Köyü maçý öncesi


Sebahattin Karaca

sebahattinkaraca35@hotmail.com
www.sebahattinkaraca.com



5 Mayýs 2019 Pazar / 3272 okunma



"Sebahattin Karaca" bütün yazýlarý için týklayýn...