Güzin TÜMER
KÜBA'YI ANLAMAK!!!
Amerikalý yazar Ernest Hemingway, Küba’ya ilk kez 1928’de ayak basmýþ. Eþine yazdýðý mektupta; “Hayatýmýn geri kalanýnda Küba’yý anlamaya çalýþacaðým” demiþ.
Ben de yýllarca Küba'yý uzaktan hayranlýkla izledim ve bir gün oraya gitmeyi düþledim. O bir gün ellili yaþlarýmýn sonuna denk geldi.
Orada kaldýðým sürece ve döndükten sonra Küba'yý anlamaya çalýþtým. Okumak için çaba sarfettim, Kübalýlarla ve orada yaþayan Türklerle konuþtum. Ýnternette araþtýrma yaptým. Aldýðým bilgilerin hepsi çeliþkiliydi.
Kristof Colomb, Ýspanya'nýn desteði ile gittiði yerin neresi olduðunu bilmeden Küba'yý keþfetmiþ. Onun ve el verdiklerinin katkýsýyla Ada'nýn gerçek sahipleri yok edilmiþ. Ýspanyollarýn eline geçen Ada'daki limanlar, Latin Amerika ve Küba'nýn kaynaklarýnýn Ýspanya'ya taþýnmasýna o dönem büyük hizmet etmiþ.
Küba'nýn temel kaynaklarý, þeker kamýþý, nikel ve tütün imiþ. Günümüzde ise ekonominin neredeyse tek tutunduðu dal turizm...
Turizm bir kurtarýcý mý?
Yoksa Küba'nýn kendine özgü yapýsýný deðiþtirmesinde bir dinamit mi?
Bunu zaman içinde anlayacaðýz. Ancak turizmin açýk ara gelir adaletsizliði yarattýðý da tartýþýlmaz bir gerçek!!!

Eski Havana'da þýk meydanlar var. Bu meydanlarýn vazgeçilmezi müzisyenler. Sabahtan akþama kadar müzik yapýp CD'lerini satmaya çalýþýyorlar. Meydanlarýn diðer renkli simalarý otantik giysiler içindeki kadýnlar. Onlarla fotoðraf çektirmek ücrete tabi.

Salsa dansý Kübalýlarýn milli dansý. Meydanlarda gruplar müzik yaparken farkýnda olmadan müziðin ritmine kapýlýp yavaþ yavaþ salýnmaya baþlýyorsunuz. Gördüðüm Kübalý kadýnlar gerçekten çok iyi dans ediyor. Dans ederken büyük popolarýný bir enstrüman gibi kullandýklarýnýn tanýðýyým.

Küba deyince akla gelenler arasýnda dans ve müziðin yaný sýra meþhur purolarý var. Aslýnda tütünü ilk yetiþtiren ve içenler Küba'nýn yerlileri olmasýna raðmen Küba tütününü dünyaya tanýtan Ýspanyol denizciler olmuþ.

Kübalý kadýnlar turistik meydanlarda yanmayan purolarý ile turistleri bekliyor. Bir fotoðraf çektirmenin bedeli 1 CUC, yaklaþýk dört lira...

Havana'nýn kuzeyinde doða harikasý Vinalles'de tütün ve kahve çiftlikleri var. Ziyaret ettiðimiz tütün çiftliðinde bir puronun yapýlýþý... Aslýnda geniþ tütün yapraklarýnýn içine kýyýlmýþ tütün sarýlýyor. Dolma yapmak gibi.. Kutularýn içinde satýn alýnan purolar iþlem görmüþ bu nedenle uzun süre içinde tüketmek mümkün. Bu purolar iþlem görmemiþ purolar. Nem almasýn diye mýsýr yapraklarýnýn içinde saklanýyor. Buzdolabýnda naylon torba içinde saklanarak birkaç ay içinde tüketilmesi gerekirmiþ.
Ýspanyollar asýrlar boyu yerlileri yok ettikten sonra ucuz iþ gücüne ihtiyaç duymuþlar. Afrika'dan çok sayýda köle getirtmiþler. Ada'da asýrlar boyu kölelik sistemi sürmüþ.
Bugünkü nüfusun yaklaþýk yüzde altmýþýný köleler oluþturuyormuþ. Irkçýlýðýn yasak olduðu bu ülkede siyah ve beyaz tenliler arasýnda evlilik çok yaygýn. Genellikle siyah tenlilerin Afrika kökenli, beyaz tenlilerin Ýspanyol kökenli olduðu söylendi. Bir de melezler var.
1920'yýllarda Amerikalýlarýn eline geçen ada, Amerikan mafyasýnýn oyun bahçesine dönüþmüþ. Havana, her türlü yolsuz iþin döndüðü batakhane haline gelmiþ.
O dönem, ülkede muhaliflerin sesi çýkmaya baþlamýþ. Genç hukuk öðrencisi Fidel Castro önderlerden biriymiþ ve Meksika'ya sürgüne gönderilmiþ. Orada tanýþtýðý Arjantinli doktor Che Guevera ve bir grup dava arkadaþýyla "granma" adlý gemi ile Küba'ya gelerek Amerikan kuklasý Batista'nýn iktidarýna son vermiþler. 1959 yýlýnda "Devrim"i yapmýþlar. Kendilerine özgü sosyalist sistemi kurmuþlar.
Küba o günlerden bugünlere kadar sosyalizme ve komünizme inananlarýn gitmeyi, görmeyi istedikleri en önemli yer olmuþ. Solcular için bir çeþit hac...
Yavaþ yavaþ komünizmin tüm kaleleri düþerken Küba halen özel bir örnek olmayý sürdürüyor. Ada'nýn burnunun dibindeki Amerika'nýn çok kereler saldýrýsýna maruz kalmasýna ve uzun yýllardýr Amerikan ambargosuna raðmen ayakta kalmayý baþarmýþ.
Devrim sonrasýnda belki de dünyada eþi benzeri olmayan bir sosyal devlet yapýsý kurulmuþ.
Yaþlýlara, çocuklara sahip çýkýlmýþ. Eðitime çok önem verilmiþ. 16 yaþýna kadar mecburi eðitim getirilmiþ. Okuma yazma oraný yüzde yüze çok yakýn.
Ziyaret ettiðim birkaç okulun yaptýðý çalýþmalarý gördüm. Bu kýsa ziyaretlerde eðitimle ilgili karar vermek zor ama istekli öðretmen ve öðrencileri görmek beni heyecanlandýrdý. Öðrenciler eve kitap ve defter getirmiyor.

Köy okulunda bir öðrenci.. Sýnýflar çok küçük ve eski ama haritadan insan vücuduna kadar deðiþik eðitim araçlarý vardý. Götürdüðümüz çikolatalarý öðretmenlerine verdik. O da öðrencilerine daðýttý. Sokakta çocuklara hiçbir þey verilmesini istemiyorlar. Çünkü çocuklarýn buna alýþmasýndan korkuluyor. Ne çikolata, ne kitap, ne defter... Bir þeyler armaðan edilecekse bunun büyükler aracýlýðý ile yapýlmasýný istiyorlar.
Okul saatinde bir tek çocuk sokakta görmedim. Okul saatinden sonra sokaklarda kýyasýya oynuyorlar. Yaklaþýk bir ay boyunca aðlayan, birbiriyle kavga eden çocuk görmedim. Belki de dünyanýn en neþeli, en uyumlu çocuklarý Küba'da...

Okul çýkýþý öðrenciler öðretmenleriyle birlikte.

Küba'da eðitim ve sanata epeyce yatýrým yapýlmýþ. Sanata yeteneði olan çocuklar erken yaþta fark edilerek yetenekli olduklarý dallarda eðitime yönlendirilmiþ. Çok sayýda resim atölyesi, seramik ve metal heykel atölyesi gördüm. Resim satýþý da çok yaygýn.

Çoðunluðun düþündüðünün tersine Küba'daki yetiþkinlerin çok mutlu olduðunu söylemek zor. Aile içindeki herkes birkaç iþte birden çalýþmak zorunda. Bu oradaki ekonomik týkanýklýðýn dayatmasý... Kübalý bir arkadaþým fotoðraflarýma bakarken insanlarýn yüzünde derin bir hüzün olduðunu söyledi.
Aslýnda kültürel tüm aktivitelerin herkesin ulaþabileceði þekilde ücretlendirildiði söylendi. Sinema, tiyatro, konser, bale ve operaya gitmek batý ülkelerinde olduðu gibi ulaþýlmaz deðil ama... Ciddi bir yaþam mücadelesi veren Kübalýlarýn yaþamlarýnda buna ne kadar yer verdikleri tartýþma konusu...
Devlet herkese ev vermiþ. Evlerin standartlarý çok farklý. Bir yatak sýðacak kadar küçük evler olduðu gibi büyük evler de var.
.JPG)
Komþumuz Daniel ve onun evi... Koca yürekli, ülkesini seven ve onunla gurur duyan bir adam... Dans ederken "Güzin müziði hisset yere bakma" deyiþi hala kulaklarýmda.. Selam olsun!!!
Bana göre herkesin eþit olduðunu söylemek zor. Elektrik, doðal gaz, su gibi ödeme kalemlerinin çok düþük olduðu ifade edildi. Bunlarý söyledikten sonra Kübalýlara yoksul demek imkansýz. Küba, fakir bir fotoðraf verse de mutlak yoksulluk tanýmýnýn dýþýnda.



Sosyalizmden memnun olup olmadýklarýný sorduðumda bu sistemin içinde doðduklarýný dolayýsýyla karþýlaþtýrma þansýna sahip olmadýklarýný belirttiler. Deðiþen dünyadan haberdarlar buna baðlý olarak talepleri artýyor. Küba'da geçiþ süreci yaþanýyor. Geçmiþte iþçi sýnýfýnýn gerçekleþtirmediði bir sosyalist model oluþturmuþlar. Bugün kendilerine özgü bir kapitalist modeli gerçekleþtireceklerdir diye umut etmek istiyorum. Sosyalizmin kazanýmlarýný kaybetmeden bunu yapmak en önemlisi...
Yalnýzlaþtýrýlmýþ bir ülke olan Küba, en iyi dönemini Sovyet Sosyalistler Cumhuriyeti döneminde yaþamýþ. Oradan çok destek almýþ. Sovyetler Birliði daðýldýktan sonra Küba oranýn desteðini kaybetmiþ. Çok zor günler yaþanmýþ. Ýnsanlar ev hayvanlarýný yemek zorunda kalmýþ. Her Kübalý o dönem vücut aðýrlýðýnýn yüzde otuzunu kaybetmiþ.
Küba'da karne ile alýþveriþ yapýlan "Bodega" adý verilen bakkallar var. Devlet yüzde kýrklýk besin ihtiyacýný sübvanse ederek halka çok ucuz fiyata satýyormuþ. Karne üzerindeki ihtiyaç listesi aile içindeki kiþi sayýsý, yaþ ve saðlýk durumlarýna göre planlanýyormuþ. Geçmiþte oyuncak bile veriliyormuþ.
Bodegalar, devlete ait diyerek bir ayýrým yapmak zor. Neredeyse her yer, her þey devlete ait. Çalýþanlar da devlet memuru. Son senelerde yavaþ yavaþ özel mülkiyet haklarý da verilmeye baþlanmýþ. Küba'da her þeyin çok yavaþ olduðunu itiraf etmeliyim. Acaba bu durum klasik "devlet memuru" tavrýndan kaynaklanýyor mu diye düþünmekten kendimi alamadým.
Küba'da geri dönüþüm çok önemli. Teneke kutuda satýlan içeceklerin kutularýndan çocuklar için yapýlmýþ fotoðraf makineleri tezgahlarda yerini almýþ. Ayrýca el yapýmý çok oyuncak gördüm. Artýk kaðýt ve tutkal kullanýlarak hazýrlanmýþ hamurdan yapýlmýþ süs eþyalarý benim favorilerim arasýndaydý. Çocuklarýn okulda kendileri için yaptýklarý kalem kutularý da görülmeye deðerdi.
Ancak kapitalist dünyanýn yarattýðý çizgi film kahramanlarý öðrencilerin sýrt çantalarýnýn üzerinden bana adeta göz kýrpýyordu. Ýnternet kullanýmý çok zor ve kýsýtlý olsa bile Kübalý bir biçimde bilgiye ulaþmanýn yolunu bulmuþ. Gördüðüm birçok insanýn akýllý telefonu vardý. Hatta gençlerin sýklýkla model deðiþtirdiði söylendi.

Eðitimle ilgili konumuza devam edelim. Yüksek öðretim oranýnýn çok yüksek olduðu söylendi. Günümüz gençliði üniversiteye gitme konusunda çok istekli deðilmiþ. Hemen her kurum devletin elinde olduðu için devlet memuru olarak çalýþmak zorunda kalýyorlarmýþ. Ödenen maaþlar çok düþük olduðu için öðretmen, doktor ya da mühendis olmak çok cazip deðilmiþ. Turizmle ilgili iþlerde çalýþmayý tercih ediyorlarmýþ. Gündüz doktorluk yapan birini gece taksi þoförü olarak görmek sýradan ve yaygýnmýþ. Gece þoförlük yapan bir doktorun da gündüz iyi bir doktor olmasý beklenemez. Çünkü doktorun bir ayda kazandýðý parayý þoförün bir günde kazandýðýna tanýðým.
Eðitim sokaktaki insan davranýþlarýnda kolaylýkla hissediliyor. Her yerde kuyruk var. Ben de o kuyruklara girdim. Sakinliklerini kaybetmeden uzun zaman o kuyruklarda beklediklerinin tanýðýyým. Birbirlerinin hayatýný kolaylaþtýrýcý bir tavýr içinde olduklarý kesin. Siz insanlara yaklaþmadýðýnýz takdirde kesinlikle ilgilenmiyorlar. Güler yüz gösterdiðiniz takdirde size dönüþü muhteþem oluyor. Yardým ediyorlar, sorularýnýzý yanýtlýyor ve evlerine davet ediyorlar.
Kübalýlar devletten aldýklarý izinle evlerinin odalarýný kiraya veriyorlar. Bu evler "casa particular " olarak adlandýrýlýyor. Ben de böyle bir evde kaldým.
Komþum Daniel ile meydanlardan birine müzik dinlemeye gittik. Elinde bir sürü dolu su þiþesi vardý. Sonra anladým ki su dolu þiþeleri sokak müzisyenleri için taþýyordu.
Daha sonra o tanýmadýðý müzisyenler için yemek getirdi. "Neden" diye sorduðumda "onlarýn sabahtan beri yemek yemediklerini ben biliyorum" dedi. Bazen çalýþtýklarý kafeler bile onlara yemek vermez dedi. Dayanýþmanýn böylesi...
Küba'da turizm çok önemli. Bunun yaný sýra gittikçe büyüyen kayýtsýz bir ekonomi var. Bu "black market" olarak tanýmlanýyor. Devletin de bu durumu görmezden geldiði ve ekonomiyi bu kayýtsýz ekonominin ayakta tuttuðu söyleniyor.
Küba'da bilindiði üzere iki çeþit para var. Biri "convertible" olmayan Küba Pesosu. Devlet memurlarýnýn maaþlarý Küba Pesosu ile ödeniyor. Diðeri ise "convertible" olan CUC. CUC yaklaþýk bir Euro’ya eþit. Turizm sektöründe çalýþanlar CUC'a ulaþan grup oluyor. Aslýnda benim gördüðüm kadarýyla CUC kullanmak Kübalýlar arasýnda çok yaygýn. Yiyecek - içecek, kitap, dolmuþ ücretlerinin dýþýnda neredeyse her þey CUC üzerinden fiyatlandýrýlmýþ. Bu da gelirini Küba Pesosu üzerinden kazanan herkes için her þey çok pahalý. Çünkü bir CUC yaklaþýk 24 Küba Pesosu... Kübalýlarý korumak için farklý iki para birimi uygulamasýna geçilmiþ ama zaman içinde bu durum Kübalýlarýn aleyhine iþlemeye baþlamýþ.
Küba'daki sosyal devlet yapýlanmasýnýn örneklerinden bir diðeri, emekliler evi.. Tesadüfen keþfettiðim emekliler evinde tanýþtýðým kiþilerin hepsi 90'lý yaþlarýna yakýndý. Hayatlarýndan memnun gözüküyorlardý. Üç öðün düþük ücretle oradan yemek almak mümkünmüþ. Birçok emekli gündüzleri oraya gidiyormuþ.

Orada tanýþtýðým bir amca Che'yi çok sevdiðini ama Castro'dan hoþlanmadýðýný söyledi. Ülkede önemli þeyler yapýldýðýný ama Castro'nun zaman içinde kendi çýkarlarýný çok kolladýðýný çok zengin olduðunu söyledi. Küba'da hala çok ciddi otoriter bir rejim var. Yetkilerin bir tek kiþinin elinde olmasýnýn zaman içinde insaný bozacaðýný düþünenlerdenim. Belki de Che ülkeden ayrýlmasaydý uzun yýllar iktidarda kalsaydý o da deðiþebilirdi. Ýktidarýn da sürekli ayný ailenin üyeleri elinde kalmasý da bana çok tuhaf gelen baþka bir durum.
Bu yaþlý amca ile her gün karþýlaþtýðýmýzda öpüþtük, sohbet ettik. Küba'da kýsa sürede olsa aidiyet duygusu yaþamama neden oldu.
Küba'da en sevdiðim þeylerden biri kadýna karþý þiddetin olmamasýydý. Kadýnlar oldukça rahat giyinmelerine raðmen özgürce gezebiliyor, ne elle ne de bakýþla tacize uðruyor. Ülkemin kadýnlarýnýn erkek þiddetinden dolayý yaþadýklarý bunca maðduriyetin tanýðý iken... Bu durum benim için çok heyecan vericiydi. Küba sanki çýplaklýðýn sýradanlaþtýðý bir yer gibi geldi bana... Bunu da çok sevdim.
Havana'nýn eski þehir bölgesi çok etkileyici... Mimarlýk harikasý binalarýn ve meydanlarýn olduðu Eski Havana gerçekten görülmeye deðer. Izgara yöntemi ile yapýlmýþ sokaklar gezmeyi hayli kolaylaþtýrýyor. Turistik bölgedeki binalarýn restorasyonu tamamlanmýþ. Göz alýcý þýklýkta.
.JPG)
Meydanlarda geleneksel giysili kadýnlar var. Bu kadýnlarla fotoðraf çektirmenin bir bedeli var.

Meydanlardan birinde gece çekilmiþ bir fotoðraf...
Bu müthiþ bir mimari ile yapýlmýþ binalar ve þehir planlamasý da Ýspanyollara ait. Buna daha önce gittiðim geçmiþte Ýspanyol sömürgesi olan Latin Amerika ülkelerinde de tanýk oldum.

Meydanlarýn arkasýndaki sokaklara geçtiðimde ilk baþta hafif ürktüðümü söylemeliyim. Ama çok kýsa süre içinde ne kadar güvenli yerlerde gezdiðimi anladým. Gene müthiþ bir mimari... Ama dokunsanýz yýkýlacak cinsten..

Evlerin balkonlarýnda neredeyse aðaçlar büyümüþ. Ama bu eskiliðin içinde günlük yaþam tüm hararetiyle devam ediyor. Çamaþýrlar yýkanýyor, kýrýk dökük balkonlara asýlýyor. Evler ve önleri temizleniyor. Ama iki adým ötede çöpler yýðýn halinde duruyor.

Seyyar çiçekçiler, sebzeciler sokak aralarýnda geziyor. Ýnsanlar öbekler halinde kapý önlerinde sohbet ediyor. Küba'da da hayat biraz sokaklarda yaþanýyor. Gözlemlediðim kadarýyla insanlar arasý iliþkiler daha sýcak ve yakýn. Sanki hepsi büyük bir ailenin üyeleri gibi..


Havana'da gördüðüm her þey çok eskiydi. Bazý restoranlarda özellikle Kübalýlarýn gittiði yerlerde yemekler plastik tabakla veriliyordu. Ben de küçük bir kafe keþfetmiþtim. Oraya yemeðe gidiyordum. Bir gün makarna servisi yapmayacaklarýný söylediler. Çünkü sabahtan bir kadýn gelmiþ ve onlarýn tabaklarýný çalmýþ. Aslýnda bu olay benim yüzümde bir þaþkýnlýkla karýþýk gülümsemeye neden oldu.
Ben her durumu kapitalist ülkeden gelen biri olarak deðerlendiriyorum. Bir ülkeyi anlamanýn en iyi yolu oraya içeriden bakabilmek. Bunu ne ölçüde baþardýðýmý bilemiyorum.
Çünkü ilk günler gözüme iliþen þey sadece fakirlikti.
Kirli sokaklar, penceresi olmayan evler ve bu durumdan çok da þikayetçi gözükmeyen insanlar. Üstü çýplak erkekler, son derece düzgün ama seksi giyimli kadýnlar...
.JPG)
Küba'da erkeklerin büyük çoðunluðu evde üstü çýplak geziyor. Sýcak iklimin bunda etkisi olmalý. Bunun yaný sýra birçok kiþinin evinde birden fazla köpek var. Hayvan sevgilerinin olduðu çok aþikar. Devlet sokak hayvanlarýna bakmakla yükümlüymüþ. Bazý köpeklerin boynunda kimlik kartlarý asýlýydý. Bu da devletin köpekleri bile birey olarak gördüðü þeklinde açýklandý. Ama genellikle turistik yerlere yakýn sokak köpeklerinde bu kimlik kartýný gördüðümü söylemeliyim.

Küba'da dikkatimi çeken baþka bir þey ise çok sayýda manikür ve pedikürcü olmasýydý. Hemen hemen her yaþtan kadýnýn týrnaklarýna çok özen gösterdiði açýk. Uzun týrnaklar, renkli ojeler, süslü týrnaklar adeta Küba modasýydý.

Dünya modasý da oraya ulaþmýþtý. Kaþlarý epeyce ince alýnmýþ genç erkekler, yýrtýk pantolonlar, dünya markasý spor ayakkabýlar gençlerin çoðunun ayaðýndaydý.
Bodega dýþýndaki marketlere gittiðinizde raflarýn boþ olduðunu görüyorsunuz. Ama ayaklarda Adidas, Nike, Converse gibi ayakkabýlarý görmek Küba'daki birçok çeliþkiden sadece biri idi.
Küba'da turistlerin ilgi alanlarýndan biri de ellili yýllarýn Amerikan arabalarýnýn halen kullanýmda olmasý. Küba'da her þey çok eski. Onun için tamirat konusunda çok iyi olduklarý söylendi.

O renkli þeker gibi görünen Amerikan arabalarýn aslýnda sadece görünen yerlerinin eski olduðu belirtildi. Amerika'dan illegal yollarla gelen motor ve diðer aksesuarlarýn eski olanlarla belli aralýklarla yenilendiði söylendi. Ben onlarýn yalancýsýyým.

Ýþte, üstü açýk bir Amerikan arabasý ile þehir turu yapýlýyor. En çok talep gören turistik numaralardan biri...
Elbette þeker pembesi üstü açýk bir arabaya binmek insana kendini kýsa süre de olsa Amerikan yýldýzlarý gibi hissettiriyor. Ama çok kýsa sürede gerçekle yüzleþiyor ve çýkan egzoz gazýnýn ne kadar rahatsýz edici olduðunu fark ediyorsunuz.
Evet ne çok yazacak þey var.
Fidel Castro'nun eþcinsellere karþý yýllar süren tutumu son derece dýþlayýcý olmuþ. Daha sonra hata yaptýðýný kabul etmiþ. Eþcinsel ve trans bireylere karþý ayrýþtýrýcý tutumundan vazgeçmiþ.
Bir Küba filmi olan "Fresa y Chocolate" filminden kýsaca bahsetmek isterim. David, sosyoloji öðrencisi, devrimci bir gençtir. Ýyi kalpli, entelektüel ve eþ cinsel Diego ile yollarý kesiþir. Bu gelgitli bir dostluk hikayesidir. Belki de yýllarca dýþlanan eþcinsellere Küba'nýn bir özrüdür.
Film, Ýspanya, Küba ve Meksika yapýmý çok severek izlediðim bir filmdi. Yaþam ve insanlar çok katmanlý aslýnda bunu görebilmek hayatý daha anlamlý hale getiriyor. Ben bu filmde dondurma yenen yerde çilek ve çikolatalý bir dondurma yemeyi istedim ve yedim. Yaþamý farklýlýklarýyla zenginleþtiren insanlara bu vesileyle bir kez daha selam göndermek için...
Dinin insanlar üzerinde uyuþturucu etkisi olduðu bilinen bir gerçek. Fidel de böyle düþündüðü için devrimin ilk dönemlerinde dini kurumlarýn geliþmesine izin vermemiþ. Küba laik bir ülke ve inanç özgürlüðü var.
Sokakta gördüðüm birçok insanýn boynunda haç vardý. Bunun dini bir gösterge mi, yoksa biçimi nedeniyle seçilmiþ bir aksesuar olup olmadýðýný merak ettim. Hýristiyan, ateist, Müslüman, Yahudi ve Nijerya kökenli kölelerin getirdiði Santeria inancý Küba'da bilinen inanç sistemleri... Santeria inancýna mensup insanlar, yaþamlarýnýn bir döneminde altý ay süresince beyaz giysi giyerek ve kendilerine özgü takýlarý takarak dindar oluyormuþ. Sokaklarda bu þekilde giyinmiþ her yaþtan insana rastlamak mümkün!
Hem devrimci hem dindar olmak mümkün mü acaba!
Özgür düþünceye sahip olmak dinin aidiyetine baðlý olarak deðiþiklik gösterir mi?
Ateistlerin oraný konusunda konuþtuðum kiþiler ve kaynaklar farklý bilgi veriyor. Ekonomik týkanýklýk insanlarýn daha inançlý olmalarýna hizmet edecek bir durum gibi gözükür bana... Sýðýnýlacak yer arayýþý olabilir bunun adý...
Küba devrimi yapmýþ. 60 yýldýr tüm zorluklara göðüs gererek ayakta kalmýþ. Bugün Küba'nýn neredeyse tek tutunduðu dal turizm... Turistlerin de vazgeçilmezi lezzetli kokteyller...
Rom bilindiði üzere þeker kamýþýndan yapýlýyor. Oldukça ucuz ve lezzetli bir içki. Küba'da rom sek içilebildiði gibi çok lezzetli kokteyllerin de temel maddesi... Daiquri, Mojito, Cuba Libre, Pina Colado...
Daiquiri, Heminway'in favori kokteyli... Onun zamanýnda gittiði mekanlar, þimdi bu kokteyli içmek isteyen turistlerin en favori mekaný... Elbette bu mekanlarda sözü edilen kokteyli içmenin bedeli ayný zamanda Hemingway'in ayak izlerini takip etmek anlamýna geldiði için de diðer mekanlara göre oldukça yüksek...
Turistlerin yoðun olarak vakit geçirdiði Eski Havana bölgesinde çok sayýda lokanta, cafe ve hediyelik eþya dükkanlarý var. Bu dükkanlarda en çok satýlanlar ise Che baskýlý tiþörtler, þapkalar...
Bu da kendi içinde bir çeliþki gibi geldi bana. Che'de bir popüler kültür ikonu olmayý istemezdi herhalde. Fidel'in resim ve heykeline hiç rastlamadým. Çünkü bunu Fidel yasaklamýþ. Kendisinin putlaþtýrýlmasýný istememiþ.
Ýçi doldurulmamýþ Che hayranlýðý neye yarar ki...
Che kýsacýk ömründe çok önemli iþler baþarmýþ. Kendisi Arjantinli ama Güney Amerika da hatta Afrika'da halklarýn özgürlük mücadelesine büyük katký vermiþ. Çok trajik bir þekilde öldürülmüþ. Kendisinin kahraman olduðu tartýþýlmaz, Küba halký hatta baþka halklar için de... Ama onlarýn yol arkadaþý Jose Martin'in çok sayýda heykeli olmasýna raðmen popüler kültür ikonu haline gelmemiþ.
Che'nin çok yakýþýklý olmasýnýn onun popüler kültür ikonu olmasýnda katkýsý var mýdýr diye düþünürüm. Bu arada Che isminin bir lakap olduðunu öðrendim. Rusçada "Bolþevik " anlamýna gelen kelimenin kýsaltmasýymýþ.
Küba'da Che ya da devrimi veya Hemingway'i takip ederek bir yolculuk yapmak mümkün... Ama Küba'da bir gastronomi turu yapmanýn imkansýz olduðunu söyleyebilirim.
Küba, sosyalizmi ancak kitaplarda okuyan biri için oldukça enteresan. Muhteþem insanlarý ve doðasý ile büyüleyici... Gitmek isteyen yolcu adaylarý için keþfedilmeyi bekleyen büyük bir hazine... Ot seven biri olarak yemeklerini anýlarýmda yer alan tüm güzelliklerin dýþýnda tutmak isterim.
Hemingway Küba'ya ilk defa 1928 yýlýnda seyahat amaçlý gelmiþ. 1932’de Küba'ya tekrar dönerek yaþamaya karar vermiþ. Bir süre sonra Coijmar adlý balýkçý köyüne yerleþmiþ. Burasý için “Küba, kuru esen rüzgar, güneþli bir gökyüzü, balýkçýlarla dostluk, yemyeþil aðaçlar, yeniden keþfedilen çocukluk, Golf Stream’ýn sýcak ve bereketli sularý, yani yeryüzünde son kalan vahþi topraklardan biri" demiþ.
Bu balýkçý köyünde Hemingway köylü ve aydýnlarla dost olur. Ada'da yazdýðý “Ýhtiyar Balýkçý”yla kazandýðý ödülü balýkçýlarla kutlar. Ve adadan ayrýldýðýnda hayatýna son verir.

Havana'ya yaklaþýk on kilometre uzaklýkta olan Cojimar Köyü ve onun küçük kalesi
Artýk bu yazýyý bitirme zamaný geldi. Gördüðüm bir resimden söz ederek yazýmý tamamlayacaðým.
Küba'dan Miami'ye kaçmaya çalýþan insanlarýn trajik hikayelerini simgeleyen enstalasyon ve resimler gördüm. Havana'da deniz kýyýsýnda boydan boya uzanan bir duvar var. Dalga kýran gibi düþünülebilir. Havanýn sýcak olduðu günlerde insanlar deniz kenarýnda bu uzun duvarýn üzerinde oturarak vakit geçiriyor.

Bu resimde duvar kayýk haline getirilmiþ, duvarýn üzerinde oturan insanlar kayýðýn içine atlarken çizilmiþ. Yorum Kübalý bir entelektüele ait.
Umut kayýðýnýn yönü hemen Havana’nýn karþýsýndaki Miami'ye doðru... Umarým zaman bu kayýðýn yönünün yeniden Havana'ya doðru olmasýna hizmet eder.
25.ÞUBAT.2018 FOÇA
Güzin TÜMER
"Güzin TÜMER" bütün yazýlarý için týklayýn...
Amerikalý yazar Ernest Hemingway, Küba’ya ilk kez 1928’de ayak basmýþ. Eþine yazdýðý mektupta; “Hayatýmýn geri kalanýnda Küba’yý anlamaya çalýþacaðým” demiþ.
Ben de yýllarca Küba'yý uzaktan hayranlýkla izledim ve bir gün oraya gitmeyi düþledim. O bir gün ellili yaþlarýmýn sonuna denk geldi.
Orada kaldýðým sürece ve döndükten sonra Küba'yý anlamaya çalýþtým. Okumak için çaba sarfettim, Kübalýlarla ve orada yaþayan Türklerle konuþtum. Ýnternette araþtýrma yaptým. Aldýðým bilgilerin hepsi çeliþkiliydi.
Kristof Colomb, Ýspanya'nýn desteði ile gittiði yerin neresi olduðunu bilmeden Küba'yý keþfetmiþ. Onun ve el verdiklerinin katkýsýyla Ada'nýn gerçek sahipleri yok edilmiþ. Ýspanyollarýn eline geçen Ada'daki limanlar, Latin Amerika ve Küba'nýn kaynaklarýnýn Ýspanya'ya taþýnmasýna o dönem büyük hizmet etmiþ.
Küba'nýn temel kaynaklarý, þeker kamýþý, nikel ve tütün imiþ. Günümüzde ise ekonominin neredeyse tek tutunduðu dal turizm...
Turizm bir kurtarýcý mý?
Yoksa Küba'nýn kendine özgü yapýsýný deðiþtirmesinde bir dinamit mi?
Bunu zaman içinde anlayacaðýz. Ancak turizmin açýk ara gelir adaletsizliði yarattýðý da tartýþýlmaz bir gerçek!!!
Eski Havana'da þýk meydanlar var. Bu meydanlarýn vazgeçilmezi müzisyenler. Sabahtan akþama kadar müzik yapýp CD'lerini satmaya çalýþýyorlar. Meydanlarýn diðer renkli simalarý otantik giysiler içindeki kadýnlar. Onlarla fotoðraf çektirmek ücrete tabi.
Salsa dansý Kübalýlarýn milli dansý. Meydanlarda gruplar müzik yaparken farkýnda olmadan müziðin ritmine kapýlýp yavaþ yavaþ salýnmaya baþlýyorsunuz. Gördüðüm Kübalý kadýnlar gerçekten çok iyi dans ediyor. Dans ederken büyük popolarýný bir enstrüman gibi kullandýklarýnýn tanýðýyým.
Küba deyince akla gelenler arasýnda dans ve müziðin yaný sýra meþhur purolarý var. Aslýnda tütünü ilk yetiþtiren ve içenler Küba'nýn yerlileri olmasýna raðmen Küba tütününü dünyaya tanýtan Ýspanyol denizciler olmuþ.
Kübalý kadýnlar turistik meydanlarda yanmayan purolarý ile turistleri bekliyor. Bir fotoðraf çektirmenin bedeli 1 CUC, yaklaþýk dört lira...
Havana'nýn kuzeyinde doða harikasý Vinalles'de tütün ve kahve çiftlikleri var. Ziyaret ettiðimiz tütün çiftliðinde bir puronun yapýlýþý... Aslýnda geniþ tütün yapraklarýnýn içine kýyýlmýþ tütün sarýlýyor. Dolma yapmak gibi.. Kutularýn içinde satýn alýnan purolar iþlem görmüþ bu nedenle uzun süre içinde tüketmek mümkün. Bu purolar iþlem görmemiþ purolar. Nem almasýn diye mýsýr yapraklarýnýn içinde saklanýyor. Buzdolabýnda naylon torba içinde saklanarak birkaç ay içinde tüketilmesi gerekirmiþ.
Ýspanyollar asýrlar boyu yerlileri yok ettikten sonra ucuz iþ gücüne ihtiyaç duymuþlar. Afrika'dan çok sayýda köle getirtmiþler. Ada'da asýrlar boyu kölelik sistemi sürmüþ.
Bugünkü nüfusun yaklaþýk yüzde altmýþýný köleler oluþturuyormuþ. Irkçýlýðýn yasak olduðu bu ülkede siyah ve beyaz tenliler arasýnda evlilik çok yaygýn. Genellikle siyah tenlilerin Afrika kökenli, beyaz tenlilerin Ýspanyol kökenli olduðu söylendi. Bir de melezler var.
1920'yýllarda Amerikalýlarýn eline geçen ada, Amerikan mafyasýnýn oyun bahçesine dönüþmüþ. Havana, her türlü yolsuz iþin döndüðü batakhane haline gelmiþ.
O dönem, ülkede muhaliflerin sesi çýkmaya baþlamýþ. Genç hukuk öðrencisi Fidel Castro önderlerden biriymiþ ve Meksika'ya sürgüne gönderilmiþ. Orada tanýþtýðý Arjantinli doktor Che Guevera ve bir grup dava arkadaþýyla "granma" adlý gemi ile Küba'ya gelerek Amerikan kuklasý Batista'nýn iktidarýna son vermiþler. 1959 yýlýnda "Devrim"i yapmýþlar. Kendilerine özgü sosyalist sistemi kurmuþlar.
Küba o günlerden bugünlere kadar sosyalizme ve komünizme inananlarýn gitmeyi, görmeyi istedikleri en önemli yer olmuþ. Solcular için bir çeþit hac...
Yavaþ yavaþ komünizmin tüm kaleleri düþerken Küba halen özel bir örnek olmayý sürdürüyor. Ada'nýn burnunun dibindeki Amerika'nýn çok kereler saldýrýsýna maruz kalmasýna ve uzun yýllardýr Amerikan ambargosuna raðmen ayakta kalmayý baþarmýþ.
Devrim sonrasýnda belki de dünyada eþi benzeri olmayan bir sosyal devlet yapýsý kurulmuþ.
Yaþlýlara, çocuklara sahip çýkýlmýþ. Eðitime çok önem verilmiþ. 16 yaþýna kadar mecburi eðitim getirilmiþ. Okuma yazma oraný yüzde yüze çok yakýn.
Ziyaret ettiðim birkaç okulun yaptýðý çalýþmalarý gördüm. Bu kýsa ziyaretlerde eðitimle ilgili karar vermek zor ama istekli öðretmen ve öðrencileri görmek beni heyecanlandýrdý. Öðrenciler eve kitap ve defter getirmiyor.
Köy okulunda bir öðrenci.. Sýnýflar çok küçük ve eski ama haritadan insan vücuduna kadar deðiþik eðitim araçlarý vardý. Götürdüðümüz çikolatalarý öðretmenlerine verdik. O da öðrencilerine daðýttý. Sokakta çocuklara hiçbir þey verilmesini istemiyorlar. Çünkü çocuklarýn buna alýþmasýndan korkuluyor. Ne çikolata, ne kitap, ne defter... Bir þeyler armaðan edilecekse bunun büyükler aracýlýðý ile yapýlmasýný istiyorlar.
Okul saatinde bir tek çocuk sokakta görmedim. Okul saatinden sonra sokaklarda kýyasýya oynuyorlar. Yaklaþýk bir ay boyunca aðlayan, birbiriyle kavga eden çocuk görmedim. Belki de dünyanýn en neþeli, en uyumlu çocuklarý Küba'da...
Okul çýkýþý öðrenciler öðretmenleriyle birlikte.
Küba'da eðitim ve sanata epeyce yatýrým yapýlmýþ. Sanata yeteneði olan çocuklar erken yaþta fark edilerek yetenekli olduklarý dallarda eðitime yönlendirilmiþ. Çok sayýda resim atölyesi, seramik ve metal heykel atölyesi gördüm. Resim satýþý da çok yaygýn.
Çoðunluðun düþündüðünün tersine Küba'daki yetiþkinlerin çok mutlu olduðunu söylemek zor. Aile içindeki herkes birkaç iþte birden çalýþmak zorunda. Bu oradaki ekonomik týkanýklýðýn dayatmasý... Kübalý bir arkadaþým fotoðraflarýma bakarken insanlarýn yüzünde derin bir hüzün olduðunu söyledi.
Aslýnda kültürel tüm aktivitelerin herkesin ulaþabileceði þekilde ücretlendirildiði söylendi. Sinema, tiyatro, konser, bale ve operaya gitmek batý ülkelerinde olduðu gibi ulaþýlmaz deðil ama... Ciddi bir yaþam mücadelesi veren Kübalýlarýn yaþamlarýnda buna ne kadar yer verdikleri tartýþma konusu...
Devlet herkese ev vermiþ. Evlerin standartlarý çok farklý. Bir yatak sýðacak kadar küçük evler olduðu gibi büyük evler de var.
Komþumuz Daniel ve onun evi... Koca yürekli, ülkesini seven ve onunla gurur duyan bir adam... Dans ederken "Güzin müziði hisset yere bakma" deyiþi hala kulaklarýmda.. Selam olsun!!!
Bana göre herkesin eþit olduðunu söylemek zor. Elektrik, doðal gaz, su gibi ödeme kalemlerinin çok düþük olduðu ifade edildi. Bunlarý söyledikten sonra Kübalýlara yoksul demek imkansýz. Küba, fakir bir fotoðraf verse de mutlak yoksulluk tanýmýnýn dýþýnda.
Sosyalizmden memnun olup olmadýklarýný sorduðumda bu sistemin içinde doðduklarýný dolayýsýyla karþýlaþtýrma þansýna sahip olmadýklarýný belirttiler. Deðiþen dünyadan haberdarlar buna baðlý olarak talepleri artýyor. Küba'da geçiþ süreci yaþanýyor. Geçmiþte iþçi sýnýfýnýn gerçekleþtirmediði bir sosyalist model oluþturmuþlar. Bugün kendilerine özgü bir kapitalist modeli gerçekleþtireceklerdir diye umut etmek istiyorum. Sosyalizmin kazanýmlarýný kaybetmeden bunu yapmak en önemlisi...
Yalnýzlaþtýrýlmýþ bir ülke olan Küba, en iyi dönemini Sovyet Sosyalistler Cumhuriyeti döneminde yaþamýþ. Oradan çok destek almýþ. Sovyetler Birliði daðýldýktan sonra Küba oranýn desteðini kaybetmiþ. Çok zor günler yaþanmýþ. Ýnsanlar ev hayvanlarýný yemek zorunda kalmýþ. Her Kübalý o dönem vücut aðýrlýðýnýn yüzde otuzunu kaybetmiþ.
Küba'da karne ile alýþveriþ yapýlan "Bodega" adý verilen bakkallar var. Devlet yüzde kýrklýk besin ihtiyacýný sübvanse ederek halka çok ucuz fiyata satýyormuþ. Karne üzerindeki ihtiyaç listesi aile içindeki kiþi sayýsý, yaþ ve saðlýk durumlarýna göre planlanýyormuþ. Geçmiþte oyuncak bile veriliyormuþ.
Bodegalar, devlete ait diyerek bir ayýrým yapmak zor. Neredeyse her yer, her þey devlete ait. Çalýþanlar da devlet memuru. Son senelerde yavaþ yavaþ özel mülkiyet haklarý da verilmeye baþlanmýþ. Küba'da her þeyin çok yavaþ olduðunu itiraf etmeliyim. Acaba bu durum klasik "devlet memuru" tavrýndan kaynaklanýyor mu diye düþünmekten kendimi alamadým.
Küba'da geri dönüþüm çok önemli. Teneke kutuda satýlan içeceklerin kutularýndan çocuklar için yapýlmýþ fotoðraf makineleri tezgahlarda yerini almýþ. Ayrýca el yapýmý çok oyuncak gördüm. Artýk kaðýt ve tutkal kullanýlarak hazýrlanmýþ hamurdan yapýlmýþ süs eþyalarý benim favorilerim arasýndaydý. Çocuklarýn okulda kendileri için yaptýklarý kalem kutularý da görülmeye deðerdi.
Ancak kapitalist dünyanýn yarattýðý çizgi film kahramanlarý öðrencilerin sýrt çantalarýnýn üzerinden bana adeta göz kýrpýyordu. Ýnternet kullanýmý çok zor ve kýsýtlý olsa bile Kübalý bir biçimde bilgiye ulaþmanýn yolunu bulmuþ. Gördüðüm birçok insanýn akýllý telefonu vardý. Hatta gençlerin sýklýkla model deðiþtirdiði söylendi.
Eðitimle ilgili konumuza devam edelim. Yüksek öðretim oranýnýn çok yüksek olduðu söylendi. Günümüz gençliði üniversiteye gitme konusunda çok istekli deðilmiþ. Hemen her kurum devletin elinde olduðu için devlet memuru olarak çalýþmak zorunda kalýyorlarmýþ. Ödenen maaþlar çok düþük olduðu için öðretmen, doktor ya da mühendis olmak çok cazip deðilmiþ. Turizmle ilgili iþlerde çalýþmayý tercih ediyorlarmýþ. Gündüz doktorluk yapan birini gece taksi þoförü olarak görmek sýradan ve yaygýnmýþ. Gece þoförlük yapan bir doktorun da gündüz iyi bir doktor olmasý beklenemez. Çünkü doktorun bir ayda kazandýðý parayý þoförün bir günde kazandýðýna tanýðým.
Eðitim sokaktaki insan davranýþlarýnda kolaylýkla hissediliyor. Her yerde kuyruk var. Ben de o kuyruklara girdim. Sakinliklerini kaybetmeden uzun zaman o kuyruklarda beklediklerinin tanýðýyým. Birbirlerinin hayatýný kolaylaþtýrýcý bir tavýr içinde olduklarý kesin. Siz insanlara yaklaþmadýðýnýz takdirde kesinlikle ilgilenmiyorlar. Güler yüz gösterdiðiniz takdirde size dönüþü muhteþem oluyor. Yardým ediyorlar, sorularýnýzý yanýtlýyor ve evlerine davet ediyorlar.
Kübalýlar devletten aldýklarý izinle evlerinin odalarýný kiraya veriyorlar. Bu evler "casa particular " olarak adlandýrýlýyor. Ben de böyle bir evde kaldým.
Komþum Daniel ile meydanlardan birine müzik dinlemeye gittik. Elinde bir sürü dolu su þiþesi vardý. Sonra anladým ki su dolu þiþeleri sokak müzisyenleri için taþýyordu.
Daha sonra o tanýmadýðý müzisyenler için yemek getirdi. "Neden" diye sorduðumda "onlarýn sabahtan beri yemek yemediklerini ben biliyorum" dedi. Bazen çalýþtýklarý kafeler bile onlara yemek vermez dedi. Dayanýþmanýn böylesi...
Küba'da turizm çok önemli. Bunun yaný sýra gittikçe büyüyen kayýtsýz bir ekonomi var. Bu "black market" olarak tanýmlanýyor. Devletin de bu durumu görmezden geldiði ve ekonomiyi bu kayýtsýz ekonominin ayakta tuttuðu söyleniyor.
Küba'da bilindiði üzere iki çeþit para var. Biri "convertible" olmayan Küba Pesosu. Devlet memurlarýnýn maaþlarý Küba Pesosu ile ödeniyor. Diðeri ise "convertible" olan CUC. CUC yaklaþýk bir Euro’ya eþit. Turizm sektöründe çalýþanlar CUC'a ulaþan grup oluyor. Aslýnda benim gördüðüm kadarýyla CUC kullanmak Kübalýlar arasýnda çok yaygýn. Yiyecek - içecek, kitap, dolmuþ ücretlerinin dýþýnda neredeyse her þey CUC üzerinden fiyatlandýrýlmýþ. Bu da gelirini Küba Pesosu üzerinden kazanan herkes için her þey çok pahalý. Çünkü bir CUC yaklaþýk 24 Küba Pesosu... Kübalýlarý korumak için farklý iki para birimi uygulamasýna geçilmiþ ama zaman içinde bu durum Kübalýlarýn aleyhine iþlemeye baþlamýþ.
Küba'daki sosyal devlet yapýlanmasýnýn örneklerinden bir diðeri, emekliler evi.. Tesadüfen keþfettiðim emekliler evinde tanýþtýðým kiþilerin hepsi 90'lý yaþlarýna yakýndý. Hayatlarýndan memnun gözüküyorlardý. Üç öðün düþük ücretle oradan yemek almak mümkünmüþ. Birçok emekli gündüzleri oraya gidiyormuþ.
Orada tanýþtýðým bir amca Che'yi çok sevdiðini ama Castro'dan hoþlanmadýðýný söyledi. Ülkede önemli þeyler yapýldýðýný ama Castro'nun zaman içinde kendi çýkarlarýný çok kolladýðýný çok zengin olduðunu söyledi. Küba'da hala çok ciddi otoriter bir rejim var. Yetkilerin bir tek kiþinin elinde olmasýnýn zaman içinde insaný bozacaðýný düþünenlerdenim. Belki de Che ülkeden ayrýlmasaydý uzun yýllar iktidarda kalsaydý o da deðiþebilirdi. Ýktidarýn da sürekli ayný ailenin üyeleri elinde kalmasý da bana çok tuhaf gelen baþka bir durum.
Bu yaþlý amca ile her gün karþýlaþtýðýmýzda öpüþtük, sohbet ettik. Küba'da kýsa sürede olsa aidiyet duygusu yaþamama neden oldu.
Küba'da en sevdiðim þeylerden biri kadýna karþý þiddetin olmamasýydý. Kadýnlar oldukça rahat giyinmelerine raðmen özgürce gezebiliyor, ne elle ne de bakýþla tacize uðruyor. Ülkemin kadýnlarýnýn erkek þiddetinden dolayý yaþadýklarý bunca maðduriyetin tanýðý iken... Bu durum benim için çok heyecan vericiydi. Küba sanki çýplaklýðýn sýradanlaþtýðý bir yer gibi geldi bana... Bunu da çok sevdim.
Havana'nýn eski þehir bölgesi çok etkileyici... Mimarlýk harikasý binalarýn ve meydanlarýn olduðu Eski Havana gerçekten görülmeye deðer. Izgara yöntemi ile yapýlmýþ sokaklar gezmeyi hayli kolaylaþtýrýyor. Turistik bölgedeki binalarýn restorasyonu tamamlanmýþ. Göz alýcý þýklýkta.
Meydanlarda geleneksel giysili kadýnlar var. Bu kadýnlarla fotoðraf çektirmenin bir bedeli var.
Meydanlardan birinde gece çekilmiþ bir fotoðraf...
Bu müthiþ bir mimari ile yapýlmýþ binalar ve þehir planlamasý da Ýspanyollara ait. Buna daha önce gittiðim geçmiþte Ýspanyol sömürgesi olan Latin Amerika ülkelerinde de tanýk oldum.
Meydanlarýn arkasýndaki sokaklara geçtiðimde ilk baþta hafif ürktüðümü söylemeliyim. Ama çok kýsa süre içinde ne kadar güvenli yerlerde gezdiðimi anladým. Gene müthiþ bir mimari... Ama dokunsanýz yýkýlacak cinsten..
Evlerin balkonlarýnda neredeyse aðaçlar büyümüþ. Ama bu eskiliðin içinde günlük yaþam tüm hararetiyle devam ediyor. Çamaþýrlar yýkanýyor, kýrýk dökük balkonlara asýlýyor. Evler ve önleri temizleniyor. Ama iki adým ötede çöpler yýðýn halinde duruyor.
Seyyar çiçekçiler, sebzeciler sokak aralarýnda geziyor. Ýnsanlar öbekler halinde kapý önlerinde sohbet ediyor. Küba'da da hayat biraz sokaklarda yaþanýyor. Gözlemlediðim kadarýyla insanlar arasý iliþkiler daha sýcak ve yakýn. Sanki hepsi büyük bir ailenin üyeleri gibi..
Havana'da gördüðüm her þey çok eskiydi. Bazý restoranlarda özellikle Kübalýlarýn gittiði yerlerde yemekler plastik tabakla veriliyordu. Ben de küçük bir kafe keþfetmiþtim. Oraya yemeðe gidiyordum. Bir gün makarna servisi yapmayacaklarýný söylediler. Çünkü sabahtan bir kadýn gelmiþ ve onlarýn tabaklarýný çalmýþ. Aslýnda bu olay benim yüzümde bir þaþkýnlýkla karýþýk gülümsemeye neden oldu.
Ben her durumu kapitalist ülkeden gelen biri olarak deðerlendiriyorum. Bir ülkeyi anlamanýn en iyi yolu oraya içeriden bakabilmek. Bunu ne ölçüde baþardýðýmý bilemiyorum.
Çünkü ilk günler gözüme iliþen þey sadece fakirlikti.
Kirli sokaklar, penceresi olmayan evler ve bu durumdan çok da þikayetçi gözükmeyen insanlar. Üstü çýplak erkekler, son derece düzgün ama seksi giyimli kadýnlar...
Küba'da erkeklerin büyük çoðunluðu evde üstü çýplak geziyor. Sýcak iklimin bunda etkisi olmalý. Bunun yaný sýra birçok kiþinin evinde birden fazla köpek var. Hayvan sevgilerinin olduðu çok aþikar. Devlet sokak hayvanlarýna bakmakla yükümlüymüþ. Bazý köpeklerin boynunda kimlik kartlarý asýlýydý. Bu da devletin köpekleri bile birey olarak gördüðü þeklinde açýklandý. Ama genellikle turistik yerlere yakýn sokak köpeklerinde bu kimlik kartýný gördüðümü söylemeliyim.
Küba'da dikkatimi çeken baþka bir þey ise çok sayýda manikür ve pedikürcü olmasýydý. Hemen hemen her yaþtan kadýnýn týrnaklarýna çok özen gösterdiði açýk. Uzun týrnaklar, renkli ojeler, süslü týrnaklar adeta Küba modasýydý.
Dünya modasý da oraya ulaþmýþtý. Kaþlarý epeyce ince alýnmýþ genç erkekler, yýrtýk pantolonlar, dünya markasý spor ayakkabýlar gençlerin çoðunun ayaðýndaydý.
Bodega dýþýndaki marketlere gittiðinizde raflarýn boþ olduðunu görüyorsunuz. Ama ayaklarda Adidas, Nike, Converse gibi ayakkabýlarý görmek Küba'daki birçok çeliþkiden sadece biri idi.
Küba'da turistlerin ilgi alanlarýndan biri de ellili yýllarýn Amerikan arabalarýnýn halen kullanýmda olmasý. Küba'da her þey çok eski. Onun için tamirat konusunda çok iyi olduklarý söylendi.
O renkli þeker gibi görünen Amerikan arabalarýn aslýnda sadece görünen yerlerinin eski olduðu belirtildi. Amerika'dan illegal yollarla gelen motor ve diðer aksesuarlarýn eski olanlarla belli aralýklarla yenilendiði söylendi. Ben onlarýn yalancýsýyým.
Ýþte, üstü açýk bir Amerikan arabasý ile þehir turu yapýlýyor. En çok talep gören turistik numaralardan biri...
Elbette þeker pembesi üstü açýk bir arabaya binmek insana kendini kýsa süre de olsa Amerikan yýldýzlarý gibi hissettiriyor. Ama çok kýsa sürede gerçekle yüzleþiyor ve çýkan egzoz gazýnýn ne kadar rahatsýz edici olduðunu fark ediyorsunuz.
Evet ne çok yazacak þey var.
Fidel Castro'nun eþcinsellere karþý yýllar süren tutumu son derece dýþlayýcý olmuþ. Daha sonra hata yaptýðýný kabul etmiþ. Eþcinsel ve trans bireylere karþý ayrýþtýrýcý tutumundan vazgeçmiþ.
Bir Küba filmi olan "Fresa y Chocolate" filminden kýsaca bahsetmek isterim. David, sosyoloji öðrencisi, devrimci bir gençtir. Ýyi kalpli, entelektüel ve eþ cinsel Diego ile yollarý kesiþir. Bu gelgitli bir dostluk hikayesidir. Belki de yýllarca dýþlanan eþcinsellere Küba'nýn bir özrüdür.
Film, Ýspanya, Küba ve Meksika yapýmý çok severek izlediðim bir filmdi. Yaþam ve insanlar çok katmanlý aslýnda bunu görebilmek hayatý daha anlamlý hale getiriyor. Ben bu filmde dondurma yenen yerde çilek ve çikolatalý bir dondurma yemeyi istedim ve yedim. Yaþamý farklýlýklarýyla zenginleþtiren insanlara bu vesileyle bir kez daha selam göndermek için...
Dinin insanlar üzerinde uyuþturucu etkisi olduðu bilinen bir gerçek. Fidel de böyle düþündüðü için devrimin ilk dönemlerinde dini kurumlarýn geliþmesine izin vermemiþ. Küba laik bir ülke ve inanç özgürlüðü var.
Sokakta gördüðüm birçok insanýn boynunda haç vardý. Bunun dini bir gösterge mi, yoksa biçimi nedeniyle seçilmiþ bir aksesuar olup olmadýðýný merak ettim. Hýristiyan, ateist, Müslüman, Yahudi ve Nijerya kökenli kölelerin getirdiði Santeria inancý Küba'da bilinen inanç sistemleri... Santeria inancýna mensup insanlar, yaþamlarýnýn bir döneminde altý ay süresince beyaz giysi giyerek ve kendilerine özgü takýlarý takarak dindar oluyormuþ. Sokaklarda bu þekilde giyinmiþ her yaþtan insana rastlamak mümkün!
Hem devrimci hem dindar olmak mümkün mü acaba!
Özgür düþünceye sahip olmak dinin aidiyetine baðlý olarak deðiþiklik gösterir mi?
Ateistlerin oraný konusunda konuþtuðum kiþiler ve kaynaklar farklý bilgi veriyor. Ekonomik týkanýklýk insanlarýn daha inançlý olmalarýna hizmet edecek bir durum gibi gözükür bana... Sýðýnýlacak yer arayýþý olabilir bunun adý...
Küba devrimi yapmýþ. 60 yýldýr tüm zorluklara göðüs gererek ayakta kalmýþ. Bugün Küba'nýn neredeyse tek tutunduðu dal turizm... Turistlerin de vazgeçilmezi lezzetli kokteyller...
Rom bilindiði üzere þeker kamýþýndan yapýlýyor. Oldukça ucuz ve lezzetli bir içki. Küba'da rom sek içilebildiði gibi çok lezzetli kokteyllerin de temel maddesi... Daiquri, Mojito, Cuba Libre, Pina Colado...
Daiquiri, Heminway'in favori kokteyli... Onun zamanýnda gittiði mekanlar, þimdi bu kokteyli içmek isteyen turistlerin en favori mekaný... Elbette bu mekanlarda sözü edilen kokteyli içmenin bedeli ayný zamanda Hemingway'in ayak izlerini takip etmek anlamýna geldiði için de diðer mekanlara göre oldukça yüksek...
Turistlerin yoðun olarak vakit geçirdiði Eski Havana bölgesinde çok sayýda lokanta, cafe ve hediyelik eþya dükkanlarý var. Bu dükkanlarda en çok satýlanlar ise Che baskýlý tiþörtler, þapkalar...
Bu da kendi içinde bir çeliþki gibi geldi bana. Che'de bir popüler kültür ikonu olmayý istemezdi herhalde. Fidel'in resim ve heykeline hiç rastlamadým. Çünkü bunu Fidel yasaklamýþ. Kendisinin putlaþtýrýlmasýný istememiþ.
Ýçi doldurulmamýþ Che hayranlýðý neye yarar ki...
Che kýsacýk ömründe çok önemli iþler baþarmýþ. Kendisi Arjantinli ama Güney Amerika da hatta Afrika'da halklarýn özgürlük mücadelesine büyük katký vermiþ. Çok trajik bir þekilde öldürülmüþ. Kendisinin kahraman olduðu tartýþýlmaz, Küba halký hatta baþka halklar için de... Ama onlarýn yol arkadaþý Jose Martin'in çok sayýda heykeli olmasýna raðmen popüler kültür ikonu haline gelmemiþ.
Che'nin çok yakýþýklý olmasýnýn onun popüler kültür ikonu olmasýnda katkýsý var mýdýr diye düþünürüm. Bu arada Che isminin bir lakap olduðunu öðrendim. Rusçada "Bolþevik " anlamýna gelen kelimenin kýsaltmasýymýþ.
Küba'da Che ya da devrimi veya Hemingway'i takip ederek bir yolculuk yapmak mümkün... Ama Küba'da bir gastronomi turu yapmanýn imkansýz olduðunu söyleyebilirim.
Küba, sosyalizmi ancak kitaplarda okuyan biri için oldukça enteresan. Muhteþem insanlarý ve doðasý ile büyüleyici... Gitmek isteyen yolcu adaylarý için keþfedilmeyi bekleyen büyük bir hazine... Ot seven biri olarak yemeklerini anýlarýmda yer alan tüm güzelliklerin dýþýnda tutmak isterim.
Hemingway Küba'ya ilk defa 1928 yýlýnda seyahat amaçlý gelmiþ. 1932’de Küba'ya tekrar dönerek yaþamaya karar vermiþ. Bir süre sonra Coijmar adlý balýkçý köyüne yerleþmiþ. Burasý için “Küba, kuru esen rüzgar, güneþli bir gökyüzü, balýkçýlarla dostluk, yemyeþil aðaçlar, yeniden keþfedilen çocukluk, Golf Stream’ýn sýcak ve bereketli sularý, yani yeryüzünde son kalan vahþi topraklardan biri" demiþ.
Bu balýkçý köyünde Hemingway köylü ve aydýnlarla dost olur. Ada'da yazdýðý “Ýhtiyar Balýkçý”yla kazandýðý ödülü balýkçýlarla kutlar. Ve adadan ayrýldýðýnda hayatýna son verir.
Havana'ya yaklaþýk on kilometre uzaklýkta olan Cojimar Köyü ve onun küçük kalesi
Artýk bu yazýyý bitirme zamaný geldi. Gördüðüm bir resimden söz ederek yazýmý tamamlayacaðým.
Küba'dan Miami'ye kaçmaya çalýþan insanlarýn trajik hikayelerini simgeleyen enstalasyon ve resimler gördüm. Havana'da deniz kýyýsýnda boydan boya uzanan bir duvar var. Dalga kýran gibi düþünülebilir. Havanýn sýcak olduðu günlerde insanlar deniz kenarýnda bu uzun duvarýn üzerinde oturarak vakit geçiriyor.
Bu resimde duvar kayýk haline getirilmiþ, duvarýn üzerinde oturan insanlar kayýðýn içine atlarken çizilmiþ. Yorum Kübalý bir entelektüele ait.
Umut kayýðýnýn yönü hemen Havana’nýn karþýsýndaki Miami'ye doðru... Umarým zaman bu kayýðýn yönünün yeniden Havana'ya doðru olmasýna hizmet eder.
25.ÞUBAT.2018 FOÇA
Güzin TÜMER
"Güzin TÜMER" bütün yazýlarý için týklayýn...
