TANIÞTIRAYIM “HAYATIN TA KENDÝSÝ” / Elif Y. ÖZEL
Elif Y. ÖZEL

Elif Y. ÖZEL

TANIÞTIRAYIM “HAYATIN TA KENDÝSÝ”



Tanýþtýrayým, “Hayat”.
Neymiþ bu hayat?
Becerebilirsem þayet anlatayým biraz…
Hayat;
“Mecburi Yön Tabelasý” hissiyatýyla yaþadýðýmýz,
Sadece ve sadece yetim býrakýlmýþ kelimelerle anlatmaya çabaladýðýmýz,
Ve de ölünceye kadar, ayný usulde tüketmeyi arzuladýðýmýz þeyler topluluðu.
Þeyler ne ise, iþte onlarýn tamamý.
Anlayýn iþte, hayat bu kadar, kimine az, kimine karar…
Az ya da karar, önemli olan, bu hayatta insan neler yapar?
Neler neler yapar..
Öncelikle þunu kabul edelim;
Pek çoðumuz hayatýmýzý bize tarif edilen usulde yaþýyoruz.
Kim bilir belki de bu þekilde yaþamayý özellikle istiyoruz.
Peki böyle yaþamayý nasýl baþarýyoruz?
Tarife týpa týp riayet edenlerin, kendilerine münhasýr özelliklerinden baþlayacak olursak…
Bunlar hayatý, var olmanýn yok olmaya dönüþen yüzüne hürmeten yaþarlar. Üstelik bu þekilde yaþýyor olmalarýnýn bünyelerinde yaratmýþ olduðu paha biçilemez hafiflik duygusu da, söylenmeden geçilemeyecek kadar önemli bir detay bana göre.
Sýrf tarife riayet etmek adýna, zamaný sevimsiz ve de lezzetsiz bir yemeði tüketir gibi tüketirler. Hal böyle olunca, mevcut tüketim þekli, zaman için standart bir tükenme modeli, birey içinse standart bir tüketme modeli olarak benimsene gelir, ta ki günümüze kadar.
Kulaða hoþ gelmese de, daima sonu hüzne varan cümleler kurmayý severler.
Merhametsize kafa tutacak cesaretleri olmasa da, ýsrarla merhamet edebilir, tabelanýn ýsrarla yanlýþý tarif eden yönüne de koþulsuzca riayet edebilirler.
Peki ya diðerleri?
Adýna “Hayat” dediðimiz bu þeyler topluluðunu onlar nasýl yaþarlar?
Ya da kendimi onlardan sayan ben bu hayatý nasýl yaþarým?
“Diðerleri” diye bir grup varsa, kendimi o gruptan sayan da ben, þayet yoksa da, grupsuz yaþamayý göze alan da ben..
Yani bu kadar ayarsýzken, bu hayatý nasýl yaþýyorum ben?
Ýzniniz olmadan sizi anlatamayacaðýma göre, kendimi anlatacaðým mecburen.
Tarif nedir bilmediðimden, hayatý göz kararý yaþayan ben, neler yapýyorum acaba kendimle baþ baþayken?
Öncelikle, becerebildiðim ölçüde, zamaný farklý lezzetler eþliðinde tüketmeyi deniyorum. Acý ya da tatlý, tadýna bakmadýðým bir tek lezzet dahi kalsýn istemiyorum çünkü.
Hayatla deðil, hayatýn ta kendisiyle muhatap olmaya çabalýyorum ve bunu baþarabilmek için de, kendime sormadýðým hiçbir soruyu kamuoyuyla paylaþmýyorum.
Günün dilediðim herhangi bir saatini, sadece vicdanýmla baþ baþa kalabilmek için ayýrýyorum. Çünkü insan kalabilmenin insan olmaktan çok daha önemli ve de zahmetli olduðunu unutmak istemiyorum.
Kendimi kendimle teselli edebilmeyi öðrenebilmek için, yalnýz kalabilmeyi göze almam gerektiðini öyle ya da böyle beynime idrak ettirmeye çalýþýyorum.
Sýnandýðým zamanlarýmý aþka sayýyorum.
Kalaný kalben aðýrladýðým gibi, gideni de sevgiyle uðurluyorum.
Eksi kalmakla artý olmak arasýndaki bütün samimiyetsizlikleri vakitlice ait olduklarý yere býrakýyor, içimde taþýdýðým aþka verdiðim notu da, noter onayý beklemeden ve de hiç çekinmeden ulu orta ilan ediyorum.
Hikâyemdeki esas oðlanýn alaþaðý edilmesi þart olmuþsa, vakitlice alaþaðý ediyorum. Durumun ihmale gelmeyeceðini tecrübelerimle sabitlediðimi de herkese buradan itiraf ediyorum.
Ne bir baþkasýnýn hikayesine ne de bir baþkasýnýn benim hikayeme zoraki dahil olmasýna asla izin vermiyorum.
“Gidenin yolunu, kalanýn ise tahtýný yapmayý” bir tek akýllý insanlara yakýþtýrdýðýmdan olsa gerek, gideni kaderden, kalaný ise þükürden saymayý unutmuyorum.
Her sabah aynada gördüðüm yüze, “sakýn gülümsemeyi unutma” demeden asla evimden dýþarý adým atmýyorum.
Hayatýmý saða çekme pahasýna da olsa;
Çehresi bozuk bütün cümlelere savaþ açýyorum.
Birileri benim adýma aðýz dolusu “emir cümleleri” biriktirmiþ olsa da
Ne iyiliðe hürmet etmekten vazgeçiyorum ne de yüreðime itaat etmekten.
Beni kim sayarsanýz sayýn, nasýl bilirseniz bilin,
Hatta nereye koyarsýnýz koyun,
Hatta ve hatta kabul edin ya da etmeyin,
Hayat buysa, ben de Hayatýn ta kendisiyim oysa.
Ýster baðrýna baðsýn beni, ister kapýnýn önüne koysun,
Bir tek þartým var kendisine, tez elden duyurulsun.
Bana adýmla seslenebilecekse þayet, buyursun gelsin yanýma otursun.
Kendisine deðil, bir tek yüreðime itaat edeceðimi de bir zahmet kabul buyursun.
Huyu kurusa da,
Aðlayýp zýrlasa da,
Söyleyin ona, bir an evvel adam olsun.
Adam olsun da,
Bir araya gelmemize sebep olsun.
Sebep olsun da,
Bir kez olsun bize hayrý dokunsun.


Elif Y. ÖZEL




23 Mart 2017 Perþembe / 2867 okunma



"Elif Y. ÖZEL" bütün yazýlarý için týklayýn...