VEKALATEN YAÞAMAK / Bedriye KORKANKORKMAZ
Bedriye KORKANKORKMAZ

Bedriye KORKANKORKMAZ

VEKALATEN YAÞAMAK



Yüzümü doðaya dönmüþ insanlarý seyrediyorum baba. Bu konu ile ilgili seninle sohbet etme olaðanýný bulamadýk hastalýðýnla mücadele etmekten ve doktorlarýn peþinden koþmaktan. Doðumla baþlayan, ölümle nihayete eren bir süreç midir ömür? Söz konusu ölümse ya yaþamak isteyip de yaþayamadýklarýmýz… Ya yarým kalan iþlerimiz… Ya sevdiklerimizin arkamýzdan akýttýklarý gözyaþlarý… Ölenlerin yokluklarýyla býraktýklarý sonsuz boþluk duygusu… Tüm bu saydýðým/ sayamadýklarýmdan sorumlu mudur ölen? Öleni bu konuda sorumlu tutmak insanlýktan öte insafsýzlýk mýdýr? Bilmiyorum baba. Bildiðim, umarsýzlýðýn duruma göre deðiþken tanýmlarýyla yüzleþiyorum yokluðunun akabinde. Durup durup kendime bu türden sorular soruyorum. Sorulara yanýt veremediðimden olacak seni suçluyorum öldüðün için… Beni sensizlikle baþ baþa býraktýðýn için suçluyorum seni. Affedemiyorum seni. Senin bana sýk sýk söylediðin þu sözü anýmsýyorum: “Ýnsanlarý affederek sevmeyi öðrenir affederek kazanabilirsin ancak. SEN bu konuda oldukça yoksul/ yoksunsun. Hatanýn hesabý yapan kiþiden sorulur. Sense hatanýn hesabýný hiç yoktan kendi hesabýna dâhil ediyorsun.”

Evet, seninle bu affetme konusunda hemfikir deðildik. Sen insanlarýn yaptýðý her yanlýþý hata olarak algýlamazdýn. Sadece affedilmeyecek bir hata yapýlmýþsa onun üzerinde düþünürdün. Seni kýran insaný incitmezdin ama içinde bu türden kýrgýnlýklarýnýn açtýðý derin oyuklara özel bir yer daha açardýn. Ýçin sürekli geniþlerdi açtýðýn yerlerle… Kendi kendine içindeki oyuklarý ustaca kapatarak hiç incinmemiþ, hiç güvenine ihanet edilmemiþ… gibi sevmeye devam ederdin insanlarý… Bense senin aksine güvenime ihanet eden insana/ insanlara sýrtýmý dönüp yaþadýðým sürece o insanla sadece insanlýk adýna yapmam gerekenler olduðunda iletiþim kuruyordum. Ölümünün akabinde seni yeniden kazanmanýn / yeniden sevmenin biçimlerini öðreniyorum. Bilmeni isterim ki beni cep telefonumdan arayarak baþ saðlýðý dileyen dargýn olduklarýma onlarý affettiðimi söyledim. Seni, affedemediklerimi affederek kazanacaðýmý/ senin de ancak kendini aþan bir Bedriye’nin yüreðinde sonsuz yaþamak isteyeceðini biliyorum baba.

Kendine ille de deðerlerine yabancýlaþmadan yaþamaktý senin nazarýnda yaþamanýn tanýmý. Ölümünle daha bir soylulaþtý daha bir büyüdü yalnýzlýðým. Ýnsan yaþadýklarýyla bir günde ya on yýl gençleþir ya da yaþlanýr. Yalnýzlýðým büyümeyi acýlarýný onuruyla taþýmayý ve yokluðunu yoksunluk haline getirmeden SENÝ sevmeyi öðreniyor. Geçen gün insan üzerine düþünüyordum kendi kendime. Düþünmekle yetinmedim salt insanlarýn yüzünü seyretmek için sahile gittim. Yüzüm denize dönük oturdum bir bankta. Gelen geçen insanlarýn yüzünü seyrettim uzun uzun. Sadece yüzlerini seyrettiðim insanlarý saymadým. Üç saatte kaç insan yüzü seyredilirse o kalabalýk sahilde o kadar insan yüzü seyrettim. Bana kalýrsa baba, sadece bir insan yüzünü seyredebildim. Tüm insanlarýn yüzü birbirine benziyordu. Yaþlý - genç kadýn- erkek ayrýmý gözetmeksizin insan yüzlerine yansýyan ve hiç deðiþmeyen o hüznün, o tanýdýk hüznün peþinden gittim koþar adým.

Ýlkesiz bir hüzün deðildi onu baþtan söylemeliyim sana. Bedel ödenerek kazanýlmýþ bir hüzündü… Belki layýðýyla o nitelikli hüznü kazanan insanlarýn tek ortak yanlarý kendi gerçeðinden kaçmaktý…

Bu aðýr, bu her insan için taþýmasý oldukça zor olan yükü insanlar neden böylesine ölümüne sahiplenmiþti? Bu sahiplenmenin altýnda yatan en geçerli neden, zincirlerinden kurtulmak istemeyiþleriydi bence. Zincirlerinden baþka hayatýnda kaybedecek bir þeyi olmayan insanýn önüne kim ya da kimler geçebilir? Birey olma ayrýcalýðýndan bihaber, okumayan ille de sorgulamayan bir toplum olmamýz kimi ya da kimleri mutlu ediyor mesela? Neden cahil cesareti insanlarýn iþine geliyor da bilinçlenmemizden bu kadar korkuyor birileri baba? Ýþte bu ve buna benzer sorular usumda cirit atmaya baþlýyor yine. Benim geceleri uyumak yerine saatlerce ne düþündüðümü merak ederdin ya… Geceleri insan üzerine düþünce ürettiðimi öðrendin iþte… Yýllar sonra hastanede ayný odayý paylaþýrken seninle ilgili bir gerçeðe daha yakýn oldum: Geceleri sorgulayan, gündüzleri sorguladýklarýný eyleme geçiren bir bilgeydi Hüsnü Korkankorkmaz. Benim seninle bu konuda yarýþma gibi bir niyetim yoktu/ olamazdý da. Sadece gecenin yarýsý seni düþünerek yazýyorum bu satýrlarý. Bilmeni isterim ki, ölümünün akabinde yazdýðým ilk yazý bu. Baþarabilirsem mektuplarýný, þiirlerini, denemelerini, köþe yazýlarýný, yarým býraktýðýn araþtýrmalarýný kayýt altýna alýp bir kitapta toplamak istiyorum. Ama bu seninle yazý diliyle ilk sohbetimiz…

Anlatmak istediklerimi anlayabilmen için toparlamak istiyorum baba. O sahilde insanlara dair bir gerçeðe ulaþtým kendimce. Ulaþtýðým gerçek þuydu: insanlar vekâleten yaþýyor. Ve her vekâleten yaþayan insan eksilerek yaþadýðý gerçeðinden kaçýyor. Kendi gerçeðiyle yüzleþmemek için birçok hobi ediniyor. Günümüzde büyüklerin oyuncaklarýyla yarýþamýyor çocuk oyuncaklarý. Büyüklerin oyuncaklarý çocuklarýnki kadar masum da deðil üstelik. Kimi aþaðýlýk kompleksini emrinde çalýþandan, kimi elindekilerin onu mutlu etmediði gerçeðini unutmak için dünya turuna çýkýyor, kimi yerleþik düzenini korumak için her gün yeni bir davranýþ, yeni bir katlanýþ, yeni bir hissettirmeyiþ biçimi öðreniyor, kimi de sýk sýk araba ev vs. deðiþtirerek kendisini daha iyi hissettirme yarýþý içinde vekâleten yaþadýðý gerçeðiyle yüzleþmeden bu dünyadaki serüvenini noktalýyor...

Senin bana yaptýðýn en büyük kötülüklerin baþýnda farkýnda olarak, hislerini kanata kanata yaþayarak, hayatta var olma mücadelesi vermeyi öðretmen oldu. Sen de kendini kandýrmayý öðrenseydin, insanlar/ insanlýk adýna bu denli derin endiþe ve hüzünler çoðaltmasaydýn kendi kendine hastalanmayacaktýn. Dolayýsýyla þu an yanýmda olacaktýn ve seninle bu konuyu karþýlýklý konuþacaktýk… En azýnda yanýldýðým konularda beni her zamanki gibi gözlerini fal taþý gibi açarak uyaracaktýn...

Ölümü konuþtuk seninle hastalýðýn sürecince… Bu konuda nasýl da kendini hazýrlamýþtýn. Yaþama direngenliðin ne denli güçlü ise ölüme kendini hazýrlaman da o kadar cesurdu. Bir kere olsun korku görmedim gözlerinde. Sen gerçekte yaþarken ölülerin içinde ölümün hakkýný vererek çektiðin acýlarla onurun, gururun, namusun, ülken/ evrensel insanlýk sevgin ille de ölüm anýna dek vazgeçmediðin o soylu ideolojinle doðduðun gibi Ýnsan olarak öldün. Anýmsýyor musun bu þiiri bana okumuþ ve beðenmediðin için çöpe atmýþtýn. Ýþte benim tek kelimesine dokunmadýðým o gün çöpten çýkardýðým o þiirin:

Benim Aradýðým

Bana öyle hor bakma
Irkýn rengin dilin
Soyun mezhebin dinin
Fikrin tapýnç þeklin
Senin kendi deðerlerin
Mesele insan olmaktýr

O insanlýk ki
Anla kimlik ve temel ortak deðerdir
Deðerlerin en yücesi
Kiþinin mayasý ve can damarýdýr

Sözüm bilene sözüm insani kâmil’edir
Hak’ka saygý duymayan Hak’ký bilemez
Hak’ký bilmeyen Hak’ký bulamaz

Ýnsan olmayanýn sýfatý ve yeri belli
Her þeysin insan olur da bilirsen sen seni
Çünkü Hak Adem’i Halifesi ve temsilcisi, olarak seçti seni

Ýnan ki Hak’ka varýþ gönül iþi aþk iþi
Ýnsan ve doða
Hikmetlerle dolu ayetler topluluðudur
Okumasýný bilirsen eðer
Ýnsan-i kâmil en yetkin yapýttýr
Gören gözse gözlerin
Zýtlarýn birliði olan bu kâinat
Hem en kutsal mescit
Hem Hak’kýn varlýk deryasýdýr
Ve gerçek insan
Hak’kýn ayrýlmaz parçasýdýr

Söyler misiniz
Kimin kimden sorulur hesabý
Ayrý ayrý kazýlmaz mý mezarý
Hesabýn muhatabý tutuldu mu hayvan?
Tanrý bilir anýlýr mýydý olmasa insan

Yaratan baðýþlama getirmemiþ insan hakkýna
Çirkinleþir her güzellik insanlýktan yoksunsa
Kiþi þekil’den kurtulup öze varmazsa
Ýnanarak gönülden aþk od’u yakmazsa
Ne olursa olsun kimliði ýraktýr Hak’ka
Ýnsanlýk sonsuzluktur
Kim çizebilir resmini?
Kim dökebilir kalýbýný

Sen hele bir
Üstüne çýk içine sýkýþtýðýn deðerlerin
Sen hele bir
Yolunu insan
Beynini insan
Yüreðini insan eyle
Bak o zaman
Nasýl deðiþir
Nasýl büyür mini dünyan

Hüsnü Korkankorkmaz 06/06/1995-Mersin.




Hüsnü Korkankorkmaz / Ölü de duyarým sizi / Önsöz

Babamýn insan, vatandaþ, yazar, eylemci ve gazeteci… sýfatlarýný tüm çýplaklýðýyla gözler önüne sermesini yürekten temenni ediyorum bu yapýtýn. Babamýn ölümünün akabinde ilk kez yüzleþiyorum yazdýðý beþ bine yakýn þiirleriyle. Onun çocuklarýna miras olarak býraktýðý bu defteri ne zaman elime alsam tansiyonum düþüyor, kendime aylarca gelemiyordum. Öyle ki ölüm yýldönümlerinde bile onun karakterini tamamýyla yansýtan þiiri bulmak için defterdeki tüm þiirleri tek tek okumayý bugüne deðin baþaramamýþtým. Þu an babamýn yazdýðý beþ bine yakýn þiirin neden beni alt üst ettiðini daha iyi anlýyorum. Þiirsel dille yaþadýklarýnýn günlüðünü tuttuðu bu defterdeki her bir sözcük; onun hayattan ve dostlarýndan aldýðý yaralarýnýn canlý tanýklarýydý. Bu yaralara tanýklýk etmiþ birisi olarak insanýn insaný öldürdüðü günümüzde sözcüklerin emanetini sahipleniþinden çok etkileniyordum. Sözcüklerin her birinin ayrý ayrý onun yasýný tuttuðunu iliklerimde hissediyordum defterin sayfalarýnda gezinirken gözlerim. Ýçinde yaþadýðýmýz ve bir parçasý olduðumuz insanlýðýn kan aðlayan aðýtlarý olarak algýlýyorum yazdýðý her bir þiirini babamýn. Bir duygu cerrahý gibi hissediyorum kendimi babamýn yaþayan ruhuna neþter atarken. Ruhunu ellerime güvenle teslim eden babam ömrünü yapýt incelemeye adamýþ beni duygusallýðýmýn, duyarlýlýðýmýn zirvelerine çýkarýyordu. Aðýr aðýr merdivenlerini çýktýðým ruh babamýn ruhuydu. Acýlarýmýz/ hasretlerimizin ortak olduðu babama dair duyumsadýðým sorumluluk ruhlarýný irdelediðim diðer dostlarýmkinden de farklý deðildi. Kendime karþý verdiðim ve kazanmaktan sonsuz gurur duyduðum bir sýnavdý bu benim için. Babamý ne yükseklere ne de onun asla tanýþmadýðý alçaklara götürdüm. Onun gerçeðini tüm çýplaklýðýyla ortaya serdiðimi düþünüyorum. Þiirlerinin tek bir dizesinin yerini bile deðiþtirmedim. Kendi el yazýsýyla yazdýðý þiirlerle bu yapýtta yayýmlanan þiirleri arzu edenler karþýlaþtýrabilir bire bir. Beni onurlandýran en büyük ödülse gönül rahatlýðýyla kendi ruhuma yakýn olduðum kadar onun ruhuna da yakýn olduðumu ifade etmemdir. Bu yüzden onunla paylaþtýðým her an her saniye her salise gerçekti çünkü yaþayan ruhlarýmýzda her ikimiz de kendimizdik ve kendi ruhlarýmýzýn kaptanlarýydýk.

Kendisini ilkeleriyle gerçekleþtirmek için baþta annem olmak üzere tüm çocuklarý onun ilkeleri uðruna ödediði bedellerle sevdi onu. Mutluluðu insanlýðýn ortak kazanýmý olarak algýlayan babam için çocuklarýnýn bireysel mutluluðu sokak çocuklarýnkinden daha deðerli deðildi. En önemlisi kendisine ihanet eden (bazý) dostlarýndan daha çok sevmiyordu uðruna hayatlarýný feda eden çocuklarýný. Ýnsan olmanýn sorun/ sorumluluklarýna ödediði bedelleriydi çocuklarýnýn her birinin onun gözleri önünde heder olan hayatlarý. Baþta annem olmak üzere biz çocuklarý olarak insan olmak adýna insanlýktan aldýðý yaralarý da sarmak, her darýnda sýrtýný yaslayacaðý daðý olmak zorundaydýk babamýn.

Onun arkasýnda parasýyla kendisine övgüler dizen editörler ile daha kitabý çýkmadan reklam veren büyük sermaye babalarý yoktur. Okuduðunuz her þiir insanlýðý ideolojisi olarak algýlayan ve hiçbir paye/ paranýn satýn alamadýðý bir insanýn yaþadýklarýyla kendisini gerçekleþtirmenin ne türden bedeller gerektirdiðinin kanýtlarýdýr. Babam da týpký Andrey Platonov gibi sürgüne gönderildi siyasi olarak destekleyip belli makam/ statülere getirdiði sözde dostlarý tarafýndan. Acýmasýzlýðýn dünyasýnda kula kul olmadan yaþama ayrýcalýðýna sahip olma uðruna ödediði bedellerin babama yük olduðunu düþünmüyorum. O; kendisini inandýklarýný söyleme cesareti ile düþündüklerini hayata geçirme cesareti/ ayrýcalýðýna sahip olduðu için yaþama serüvenini kendine ve deðerlerine yabancýlaþmadan noktaladý. Ýnsanlýðýn eþitliðini bozmayan yegâne gerçeði, herkesin sahip olduðu hayatýn tekliðidir. Konumlarý ve koþullarý ne olursa olsun hiç kimsenin yaþayacaðý yedek bir hayatý yoktur. Babam mezarýnda sahip olduðu ve yaþadýðý biricik hayatýnýn arkasýndan bakarken terk edilmiþ duygular/ boþa harcanmýþ zamanlar, amacýna ihanet ettiði için birer hayalete dönüþmüþ hayallerin yaratýcýsý ve yaþatýcýsý olmadýðýný bilerek huzur içinde uyuyabilir. Ne hayallerine ne de hedeflerine ihanet etmemenin ayrýcalýðý belki de mezarda olduðu gerçeðini kendisine unutturuyordur doðduðu köye kuþbakýþý bakan mezarýnda. Düþünüyorum da insan olmanýn dýþýnda her tür gereksinimini eksiksiz karþýlayanlarýn çoðunlukta olduðu günümüzde, insan olduðunun bilincine varmýþ olarak yaþadý ve arkasýnda yaþadýklarýna tanýklýk eden sözcükler ile hayalini kurduðu güzellikleri armaðan ederek ayrýldý aramýzdan. Hayalini kurduðu dünyanýn sadece ve sadece sözcüklerin dünyasýnda gerçekleþeceðini bildiði için sözcüklerin gücü ile adaletine güveniyordu. Biliyordu ki, hak, adalet, eþitlik, kardeþlik, barýþ… gibi kavramlar onun sözcüklerinde kendi dünyasýnýn güzellikleri içinde yaþayacak ve güzellikleri yaþatacaktý. Dante’nin büyük aþký Beatrice için yazdýðý þiirler gibi babam da insanlýk tutkusuna yazmýþtý beþ bine yakýn þiiri. Aslýnda beþ bin þiiri tek bir þiirle de ifade edebilirdi; ne ki barýþ, kardeþlik, adalet, eþitlik… gibi insanlýðý yücelten kavramlara duyumsadýðý hasret ona beþ bin þiir yazdýðýný bile farkýna vardýrmamýþtý. Bu yüzden her þiiri ilk kez yazýyormuþçasýna ayný duygusallýkla, ayný duyarlýlýkla yüreðini aklýný kanata kanata yazmýþtý, yazmýþtý…

Hayatým boyunca sayýsýz yapýt inceledim ve incelediðim yapýtlar hakkýnda yazýlar yazdým. Ýncelediðim hiçbir yapýtta babam gibi bir insanýn yüreðini ve beynini kanata kanata kendisini tepeden týrnaða insan yaratma cüretine/ isteðine /samimiyetine/ inancýna ve cesaretine tanýk olmadým.

Kendime babamdan bana/ çocuklarýna ne kaldý diye sordum. Çocuklarý olarak onun inaklarýna ihanet etmeyen birer dostlarý olduðumuz için gururluyuz. Her bir çocuðunun dünyasýnda salt bir geçmiþi deðil dostluðun/ güzelliklerin yaþayan bir gelecek olduðu inancýný miras býrakan babanýn çocuklarý olma ayrýcalýðý kaldý bize. Babamýn yokluðuyla yüreðimde býraktýðý boþluðu aldýðým her nefesin içimde büyüteceðini biliyorum. Ondan bana kalan bu ayrýcalýk sayesinde içimde babamýn hasretini yaþadýðým sürece kendimi hiçbir zaman yalnýz ve kimsesiz hissetmeyeceðimi bilmenin verdiði sarsýlmaz güvenle inandýðým yolda yürüme cesaretini yitirmeyeceðim. Çocuklarýnýn her biri yalansýz ve riyasýz bir içtenlikle onun gerçeðine köklerini saldýlar. Sadece benim deðil tüm kardeþlerim için en önemli ayrýcalýðýn babamla konuþarak halledemeyeceðimiz hiçbir sorunumuzun olamayacaðýný bilmekti.

Babamýn yokluðunda þu gerçeði kavradým: Ýnsan bir insaný babasý olduðu için deðil de dostu olduðu için özlermiþ. Ben babamýn dostluðunu beni yarý yolda býrakmayan güvenini özlüyorum. Bilgi ve sözcük daðarcýðý bu denli engin olan ve yaþam kesitinin sonuna geldiði güne deðin en az üç bine yakýn kitap okuyan birinin beþ bine yakýn yazdýðý þiirde özellikle Dostluk, Barýþ, Ýnsanlýk, Kardeþlik, Güzellik, Yoksunluk, Kula Kulluk ve Adalet… gibi kavramlarýn etrafýnda pervane olup dönmesi boþuna deðil. Onun hayatý boyuca uðradýðý haksýzlýk, adaletsizlik, saygýsýzlýk, vefasýzlýk… karþýsýnda bir kez bile insanlara dair kin kustuðunu anýmsamýyorum. Özellikle de ölümün akabinde ona dair anýlarýmý didik didik ettiðim yýllar içinde bile bir aný olsun belleðime iliþmedi. Abartmadan söylüyorum babam týpký Nasýralý Ýsa gibi tüm insanlýðýn kefaretini çekmek istercesine, kendisini acýlarýn çarmýhýna kendi elleriyle gerdi, aldýðý her nefeste. Bu okuyacaðýnýz satýrlarýn tek kelimesinde kurgu þiirselliði ön plana çýkarmak adýna yok sayýlmamýþ gerçeklerle tanýþacaksýnýz.

O da þiirlerini sanat dergilerine göndermek/þair unvaný almak için yazmamýþtý; þiirlerinin her birini soyaðacým dediði insanlýða birer vasiyeti olarak yazmýþtý. Hayatýmda aldýðým en büyük ödülse babama adadýðým Yaþamak Çocuðum adlý þiir kitabýma kendi el yazýsýyla yazdýðý þu satýrlar oldu: “Yaþamýmýn en güzel armaðaný.” Çocukluðumda babama dair bir baþka anýyý da anýmsýyorum þu an. Her fýrsatta kýzlarýyla sohbet eden babam çocuklarýna çocuk gibi deðil de eþiti gibi davranmaya özen gösteriyordu. Her çocuðu onunla kimseyle paylaþamadýðý sýrlarýný paylaþabilirdi, yalan söylemediði sürece af edilmeyecek hiçbir suçunun olmadýðýný bilmenin ayrýcalýðýyla. Birlikte ayný ilkokula gittiðim kýz kardeþim Mine babama þu soruyu yöneltti: “Baba çocuklarýnýn içinde hangimiz hangi konuda daha baþarýlý olursak onu diðer çocuklarýndan daha çok seversin?” Babam beklemediði bu soruyu hiç düþünmeden þöyle yanýtladý: “Hanginiz duygularý ile düþüncelerini yazarak ifade etmeyi baþarýrsa onu diðer kardeþlerinizden daha çok severim.” Ben, babama “Ben büyüyünce þair ve yazar olacaðým için en çok beni seveceksin” dediðimde ilkokul üçüncü sýnýftaydým. Babama dair bir baþka aným da onun gazetecilik anlayýþýna dairdir. Babam Bingöl’ün Kiðý ilçesinde Kiðý’nýn Sesi gazetesini çýkarýyordu. Ýlçeye Kemal Katýtaþ adýnda genç bir kaymakam atanmýþ. Kaymakamýn ne halkla ne de basýnla arasý iyi. Kaymakam kapýsýný halka kapatmýþtý. Babam gazetesinde bu olayý manþetten veriyordu. Ne genç kaymakamýn tavrý, ne de babamýn olayý manþetten haber olarak vermesi deðiþmiyormuþ. Bir gün babamla genç kaymakam karþýlaþmýþlar. Önce tartýþmýþlar; sonra durum deðerlendirmesi yapmýþlar. O günden sonra kaymakam kapýsýný halka açmýþ. Kaymakamla görüþmek isteyen her vatandaþ evinin kapýsýný açar gibi Kiðý kaymakamýnýn kapýsýný açmýþ ve sorunlarýný kaymakamlarýyla paylaþmýþlar. Kiðý’nýn genç kaymakamý Kemal Katýtaþ’ýn bu davranýþý babamýn haber anlayýþýna þöyle yansýyor:

“Ýmparatorumuz kapýsýný da gönlünü de halka açtý! Babamýn Ýmparatorumuz baþlýðýyla yaptýðý haberler, Kýðý Kaymakamý Kemal Katýtaþ’a dönemin Ýçiþleri Bakaný tarafýndan “imparator” unvaný verilmesine neden oluyor. 1987 yýlýnda Konya Valisi iken ablamla ziyaretine gittiðimiz Kemal Katýtaþ bana duvarda asýlý duran “Ýmparator Belgesi”nin öyküsünü böyle anlatmýþtý. Babam için de þunlarý söylemiþti: “Baban yürekliliðiyle bana hayatýmý geri verdi. O günden sonra krallarýn masasýnda halký hiç unutmadým” dedi.

Ýnsanlýðýn birer üyesi olan sizlerle ona en büyük ödülü verecek olan zaman kararýný verecek… bir de bu dünyadan geçen Hüsnü Korkankorkmaz’ýn unutulup unutulmayacaðýný.

20/ 09/ 2014 Mersin


Bedriye KORKANKORKMAZ




10 Kasým 2016 Perþembe / 2227 okunma



"Bedriye KORKANKORKMAZ" bütün yazýlarý için týklayýn...