Sebahattin Karaca
MUTLULUK VEREN BÝR DAVET
Son dönemlerde uðraþ içinde bulunduðum turizm sektörünün yaný sýra, içinde yýllardýr yaþadýðým Foça ve çevresinin tarihi ile ilgili yaptýðým araþtýrmalar ve çalýþmalar doðrultusunda sýkça panellere, oturumlara, söyleþilere davet edilir oldum. Aldýðýmda her davette heyecan duyar, zevk ile katýlýr faydalý olmaya çalýþýrým.
Ýþte bu davetlerden birisi 2015 Mart ayý içerisinde geldi. Kuruluþunda da aktif rol aldýðým Ankara Otelcilik Okulu Mezunlarý Derneði (ANOMED) yönetim kurulu baþkaný Ömer Faruk ÖZEN’in 45 yýl önce mezun olduðum, Ankara Otelcilik Okulu konferans salonunda yapýlacak söyleþiye konuþmacý olarak beni davet etmesi ile çok mutlu oldum. Öyle zannediyorum, her kim mezun olduðu okuldan, yapýlacak bir söyleþiye, konuþmacý olarak davet edilirse en az benim kadar mutlu olur.
Heyecanlandým
Söyleþinin konusu “Turizmde Baþarýnýn Sýrlarýydý”. Turizmde baþarý en sevdiðim konu baþlýklarýndan biriydi. Söyleþi günü, saat 9.00 civarýnda 45 sene önce mezun olduðum okul kapýsýndan içeriye girdim. Heyecanlandým. Duygularým altüst oldu. Daha henüz gençliðe geçiþ yýllarýmda, ailemden ilk defa ayrýldýðýmda burasý bana sadece okul deðil, ayný zamanda aile yuvasý da olmuþtu. 3 yýllýk yatýlý okul hayatýmda, beynime iþlenmiþ okulun tüm köþe bucaðýný tek tek gezip dolaþmak, her þeyi yeniden görmek, ellerimle yeniden dokunmak istiyordum. Yatýlý okulun o bilinen kokusu bile, burnumda tütmüþ olacak ki, size itiraf edeyim, birkaç defa derin, derin o kokuyu içime çektim. Ýlk defa televizyonu burada gördüm. (O yýllarda sadece Ýstanbul ve Ankara’da TRT deneme yayýnlarý yapýyordu.) Ýlk folklor çalýþmasýna burada katýldým. Paylaþma ve dayanýþmanýn hayattaki önemini ilk kez burada kavradým. Sosyal olmayý, mutfak dersinde yemek yapabilmenin temel kurallarýný burada öðrendim. Tertip, düzen, temizlik ve adabý muaþeret kurallarýný uygulamalý, ders müfredatýyla burada gördüm. Tüm hatýralarýmý dün gibi yeniden yaþadým. Hangi sýnýflarda okuduðumu, nerelerde tatbiki çalýþmalar yaptýðýmýzý, öðretmenlerimizi, hocalarýmýzý, arkadaþlarýmý, yaþanmýþ her ne varsa bunca yýldan sonra film þeridi gibi gözümün önünden geçti. Bizleri eðiten ve bugün hayatta olmayan öðretmenlerimizi hatýrladým. Biraz sonra yapýlacak olan söyleþide tanýdýðým bir öðretmenin, söyleþiye gelmesini umut ettim. 45 sene önce oturduðum sýralarda bugün oturan öðrenciler ile “Turizmde Baþarý” konusunda söyleþi yaparken, konuþmacý olmak yerine, bir an için onlarýn arasýnda öðrenci olmayý istedim, duygusallaþtým.
Benimle beraber söyleþiye katýlacak olan Artunç ATÝLLA, Aslan TÜRKER, Yavuzalp Çerçi, Lobby de buluþtuk. Okulumuzun uygulama otelinin salonunda birer bardak çayý yudumladýk. O esnada hepimiz ayný anda, yýllar önce sabah kahvaltýsýndaki koca çaydanlýktan içtiðimiz çayý, piþmiþ yumurtayý, balý ve reçeli konuþtuk. Reçeller daha yeni girmiþti küçük porsiyon ambalajlara. Ne günlerdi diyerek yad ettik. Saat 10.00 olduðunda, salon öðretmenler, öðrenciler ve davetliler ile dolmuþtu.
Konuþmacýlar okuldan mezun olduktan sonra yaþadýklarýný, olumlu - olumsuz her þeyi ile baþarýya giden yolu, kendi tecrübelerine dayanarak, öðrencilere hoþ seda bir dil ile anlattýlar.
Ýlgi yüksekti
Söyleþi çok verimli ve baþarýlý geçti. Bir saat süre için planlanan söyleþi, iki buçuk saat sürdü. Öðrenciler pür dikkat dinledi, öðrencilerden sorular alýndý. Sorular yerli yerindeydi. Buradan ilgi duyduklarý anlaþýlýyordu. Söyleþi bittiðinde birlikte resimler çekildi. Hep birlikte okulumuzun uygulama otelinin salonunda yemekler yedik, bugünkü eðitimden, uygulamadan, sektörden konuþmaya devam ettik. Kýsaca biz bize dertleþtik. Meslek sorunlarýný þöyle bir irdeledik. Baþarýlý geçen söyleþinin ardýndan okul yönetimi ile Mezunlar Derneði Yönetimi, bundan böyle bu tür söyleþilerin faydalý olduðunu konuþtular. Yýlda en az bir defa yapýlmasýna karar aldýlar. Ertesi gün okulumuzda düzenlenen geleneksel pilav gününe katýldým. Yýllardýr göremediðim hocalarýmýn bir kýsmýný okul ve sýnýf arkadaþlarýmdan bazýlarýný yeniden görmekten dolayý çok mutlu oldum.
Bu davet, benim için mutluluk dolu bir davetti. Sonrasýnda güzel bir anýya dönüþtü. Çoktan unutamayacaklarýmýn arasýna girdi.
Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
www.sebahattinkaraca.com
Son dönemlerde uðraþ içinde bulunduðum turizm sektörünün yaný sýra, içinde yýllardýr yaþadýðým Foça ve çevresinin tarihi ile ilgili yaptýðým araþtýrmalar ve çalýþmalar doðrultusunda sýkça panellere, oturumlara, söyleþilere davet edilir oldum. Aldýðýmda her davette heyecan duyar, zevk ile katýlýr faydalý olmaya çalýþýrým.
Ýþte bu davetlerden birisi 2015 Mart ayý içerisinde geldi. Kuruluþunda da aktif rol aldýðým Ankara Otelcilik Okulu Mezunlarý Derneði (ANOMED) yönetim kurulu baþkaný Ömer Faruk ÖZEN’in 45 yýl önce mezun olduðum, Ankara Otelcilik Okulu konferans salonunda yapýlacak söyleþiye konuþmacý olarak beni davet etmesi ile çok mutlu oldum. Öyle zannediyorum, her kim mezun olduðu okuldan, yapýlacak bir söyleþiye, konuþmacý olarak davet edilirse en az benim kadar mutlu olur.
Heyecanlandým
Söyleþinin konusu “Turizmde Baþarýnýn Sýrlarýydý”. Turizmde baþarý en sevdiðim konu baþlýklarýndan biriydi. Söyleþi günü, saat 9.00 civarýnda 45 sene önce mezun olduðum okul kapýsýndan içeriye girdim. Heyecanlandým. Duygularým altüst oldu. Daha henüz gençliðe geçiþ yýllarýmda, ailemden ilk defa ayrýldýðýmda burasý bana sadece okul deðil, ayný zamanda aile yuvasý da olmuþtu. 3 yýllýk yatýlý okul hayatýmda, beynime iþlenmiþ okulun tüm köþe bucaðýný tek tek gezip dolaþmak, her þeyi yeniden görmek, ellerimle yeniden dokunmak istiyordum. Yatýlý okulun o bilinen kokusu bile, burnumda tütmüþ olacak ki, size itiraf edeyim, birkaç defa derin, derin o kokuyu içime çektim. Ýlk defa televizyonu burada gördüm. (O yýllarda sadece Ýstanbul ve Ankara’da TRT deneme yayýnlarý yapýyordu.) Ýlk folklor çalýþmasýna burada katýldým. Paylaþma ve dayanýþmanýn hayattaki önemini ilk kez burada kavradým. Sosyal olmayý, mutfak dersinde yemek yapabilmenin temel kurallarýný burada öðrendim. Tertip, düzen, temizlik ve adabý muaþeret kurallarýný uygulamalý, ders müfredatýyla burada gördüm. Tüm hatýralarýmý dün gibi yeniden yaþadým. Hangi sýnýflarda okuduðumu, nerelerde tatbiki çalýþmalar yaptýðýmýzý, öðretmenlerimizi, hocalarýmýzý, arkadaþlarýmý, yaþanmýþ her ne varsa bunca yýldan sonra film þeridi gibi gözümün önünden geçti. Bizleri eðiten ve bugün hayatta olmayan öðretmenlerimizi hatýrladým. Biraz sonra yapýlacak olan söyleþide tanýdýðým bir öðretmenin, söyleþiye gelmesini umut ettim. 45 sene önce oturduðum sýralarda bugün oturan öðrenciler ile “Turizmde Baþarý” konusunda söyleþi yaparken, konuþmacý olmak yerine, bir an için onlarýn arasýnda öðrenci olmayý istedim, duygusallaþtým.
Benimle beraber söyleþiye katýlacak olan Artunç ATÝLLA, Aslan TÜRKER, Yavuzalp Çerçi, Lobby de buluþtuk. Okulumuzun uygulama otelinin salonunda birer bardak çayý yudumladýk. O esnada hepimiz ayný anda, yýllar önce sabah kahvaltýsýndaki koca çaydanlýktan içtiðimiz çayý, piþmiþ yumurtayý, balý ve reçeli konuþtuk. Reçeller daha yeni girmiþti küçük porsiyon ambalajlara. Ne günlerdi diyerek yad ettik. Saat 10.00 olduðunda, salon öðretmenler, öðrenciler ve davetliler ile dolmuþtu.
Konuþmacýlar okuldan mezun olduktan sonra yaþadýklarýný, olumlu - olumsuz her þeyi ile baþarýya giden yolu, kendi tecrübelerine dayanarak, öðrencilere hoþ seda bir dil ile anlattýlar.
Ýlgi yüksekti
Söyleþi çok verimli ve baþarýlý geçti. Bir saat süre için planlanan söyleþi, iki buçuk saat sürdü. Öðrenciler pür dikkat dinledi, öðrencilerden sorular alýndý. Sorular yerli yerindeydi. Buradan ilgi duyduklarý anlaþýlýyordu. Söyleþi bittiðinde birlikte resimler çekildi. Hep birlikte okulumuzun uygulama otelinin salonunda yemekler yedik, bugünkü eðitimden, uygulamadan, sektörden konuþmaya devam ettik. Kýsaca biz bize dertleþtik. Meslek sorunlarýný þöyle bir irdeledik. Baþarýlý geçen söyleþinin ardýndan okul yönetimi ile Mezunlar Derneði Yönetimi, bundan böyle bu tür söyleþilerin faydalý olduðunu konuþtular. Yýlda en az bir defa yapýlmasýna karar aldýlar. Ertesi gün okulumuzda düzenlenen geleneksel pilav gününe katýldým. Yýllardýr göremediðim hocalarýmýn bir kýsmýný okul ve sýnýf arkadaþlarýmdan bazýlarýný yeniden görmekten dolayý çok mutlu oldum.
Bu davet, benim için mutluluk dolu bir davetti. Sonrasýnda güzel bir anýya dönüþtü. Çoktan unutamayacaklarýmýn arasýna girdi.
Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
"Sebahattin Karaca" bütün yazýlarý için týklayýn...
