ÇEVRÝM TEORÝSÝ / Elif Y. ÖZEL
Elif Y. ÖZEL

Elif Y. ÖZEL

ÇEVRÝM TEORÝSÝ



Evrim mevrim yok artýk.
Tersiniz de dönse nevriniz de dönse yok.
Deðiþmekle dönüþmek arasý ihtiyacý “Evrim Teorisiyle” karþýlayamaz olduk maalesef.
Evirsek de çevirsek de karþýlayamadýk.
Genetiðiyle oynadýk yine karþýlayamadýk.
“Evrim Teorisi” oldu “Çevrim Teorisi”
Normalde aradýkça bulursun ya, biz bu teori sayesinde, buldukça aradýk.
Ne mi bulduk… Tabii ki belamýzý.
Nemi aradýk… Tabii ki sýrasýyla.
Önce insaný aradýk.
Ýlk insaný bulmamýz uzun sürmedi.
Uzaktan seyredersek anlamayýz diye yakýndan seyretmeye baþladýðýmýz bu insan, geçmiþ hipotezin birine yayýlmýþ oturuyor.
Sanýrsýn kendi mekaný, öyle rahat, öyle misafirperver.
Hipotez’e gelince;
Ev sahibiyken misafir muamelesi gören gerizakalý,
“Çürük Raporu” almaya ikna edilebilitesi yüksek yegane ezik…
Þekil ikna edici görünse de, durumun ýsrar edici olduðu ortadaydý.
Hem geri zekalý hem de ezik olunca, Evrim Teorisi’nin 1. Hipotezine “Çürük Raporu” vermek hiç de zor olmadý. Hayýrlý uðurlu olsun.
Sonra, “Ýnsanýn Teoride Ne Aradýðýný” aradýk.
Baktýk, Teori’nin Yerlileri” týpa týp birbiriyle ayný, evrenmiþ, örneklemmiþ hiç uðraþmadýk.
Önümüze çýkan ilk insana sorduk;
“Ne arýyorsun?”
“Büfe arýyorum, sigaram bitti de”
Adam ne ara sorumuzu cevaplandýrdý, ne ara sigara almaya gitti, nasýl bir duygu durumu salýverdiyse bünyemize hiçbir þey hatýrlamýyoruz.
Baktýk olacak gibi deðil, yerlisini yerine býraktýk, yabancýsýný aramaya baþladýk.
Sonradan Ýrlandalý olduðunu öðrendiðimiz, iri kýyým bir yabancýya denk geldik.
Ona da sorduk ayný soruyu;
“Ne arýyorsun?”
“Aslýnda su alacak bir büfe arýyordum. Buldum da. Ama ne olduysa ondan sonra oldu iþte.
Esnafýn birinin elinde sopa vardý. O sopayla birbirlerinin boyunu ölçmeye çalýþýyorlardý.
Yardýmcý olmak istedim. Sonuçta adamlarýn memleketindeydim. Ýyilik yapmak istedim. Yanlarýna gittim ve “boyunuzun ölçüsünü ben alýrým” dedim.
Ne oldu anlamadým, hepsi bir anda daðýlýverdi. Þimdi onlarý arýyorum.
O an yaþadýðýmýz hissiyat havada asýlý kalýrken, art arda gelen iki soru da hissiyatýmýza eþlik etti.
Biz ne arýyorduk?
Soru neydi?
Kurulmamýþ hipotezin, sorgulanamayan deðiþenleriyle baþ baþa kaldýðýmýzý, geçici hava boþluðunu atlatýnca fark ettik.
Bir tek kurulmamýþ hipotez halinden memnundu.
Ya kurulsaydý. Ya kurulduktan sonra reddedilseydi.
O saatten sonra ne esnaf kurtarabilirdi onu, ne de o yiðit Ýrlandalý.
Hal böyleyken, evrim de istemezdi bizi zaten.
Nitekim de öyle oldu. Aldý teorisini yanýna, gitti kendi yoluna.
Evrilemesek de çevriliriz diyen insanoðlu, vakitlice baþladý yeni teorisini yazmaya.
Eskiden ayrý ayrý yerlerde bulduðumuz belalar bu teori sayesinde bir araya toplanmýþtý adeta.
Devrim niteliðindeki “Çevrim Teorisi” hazýrdý.
Þaheser niteliðindeki bu eserin her cümlesi okuyaný ayrý bir belaya götürebilecek kabiliyetteydi.
Umarým;
Kýymeti bilinesi, takdir edilesi, baðra basýlasý olur da yeni bir teori aramak zorunda kalmaz insanoðlu.


Elif Y. ÖZEL




31 Aðustos 2015 Pazartesi / 2794 okunma



"Elif Y. ÖZEL" bütün yazýlarý için týklayýn...