Pagos Daðý ve Kale’nin bakla / Iþýk Teoman
Iþýk Teoman

Iþýk Teoman

Pagos Daðý ve Kale’nin bakla



Bakla yetiþen tarlalarýn yerinde, kalenin sýrtlarý bir anda kaçak yapýlarla sarýldý.

Her sabah katýrlarýn sýrtýnda sebze ve meyve getiren manavlarýn; “Kale’nin bakla” sesleniþleri hala kulaklarýmdadýr. O yýllarda kale ve bakla kelimeleri benim için bir anlam ifade etmiyordu. Çocuk aklýmla yorumlar yapardým, “Kalede bakla nasýl yetiþir!” diye. Gidip görmek hiç aklýma gelmemiþ nedense. Daha sonraki yýllarda, “Kale’nin bakla” sesleniþleri kesildi.

Kadifekale’den günümüze yalnýzca kalenin batýsýndaki 5 kulesi ile güneyindeki duvarlarýnýn bir bölümü kaldý. Bunlara dayanarak kalenin uzunluðunun 6 km olduðu ve sur duvarlarýný destekleyen kulelerin 20-25 metre yüksekliðinde olduðu anlaþýlýyor. Kalenin bunun dýþýnda kalan doðu ve kuzey kýsýmlarý tamamen yýkýlmýþ durumda. Kale içerisinde ise bir dehliz ve su sarnýcý kalýntýsý var.



Çocukluðum Tepecik semtinde geçti, orada doðdum büyüdüm. Annem de Tepecik’te doðmuþ. Anneannem ve dedem de Ýþtip’ten göç edip doðru ayný semte gelip yerleþmiþler. Eþrefpaþa Hastanesi’nin karþýsýndaki 1145 Sokak’ta yaþadým üniversiteyi bitirene kadar. Apartman nedir bilmezdik, semt tek katlý evler ile doluydu; hala da öyle, ancak çok bakýmsýz kaldý. O yýllarda sokaðýn ucundan baþýmýzý kaldýrýp baktýðýmýzda Kadifekale’yi tüm muhteþemliði ile görmek mümkündü. Her sabah katýrlarýn sýrtýnda sebze ve meyve getiren manavlarýn; “Kale’nin bakla” sesleniþleri hala kulaklarýmdadýr. O yýllarda kale ve bakla kelimeleri benim için bir anlam ifade etmiyordu. Çocuk aklýmla yorumlar yapardým, kalede bakla nasýl yetiþir diye, gidip görmek hiç aklýma gelmemiþ nedense. Daha sonraki yýllarda, “Kale’nin bakla” sesleniþleri kesildi.



Kalenin taþlarýndan temel

O yýllarda yoðun bir göç alan Ýzmir, gecekondudan da nasibini aldý, bakla yetiþen tarlalarýn yerine kalenin sýrtlarý bir anda yapýlar ile donatýldý, hatta kalenin içine bile onlarca kaçak bina inþa edildi. Kaleyi ziyarete gelen turistler bu evlere þaþkýnlýkla bakardý. Ben de o dönemde nasýl izin verdiler diye düþünürdüm. Ýþin içinde siyaset olunca, ne kültür, ne sanat ne de tarih kalýyor. Hele eski denilince; “Yýk gitsin” mantýðý iþliyor. Kalenin taþlarýný temel yaptýlar, çocukluðumda sokaðýn ucundan seyrettiðim kale küçüldükçe küçüldü ve gecekondulardan görünmez oldu. 2000’li yýllara gelindiðinde Ýzmir Büyükþehir Belediyesi’nin yaþama geçirdiði proje ile büyük heyelanlarýn yaþandýðý bölge gecekondulardan ve diðer yapýlardan arýndýrýldý. Kale yine muhteþem görüntüsüyle ortaya çýktý. Restorasyonun ardýndan tekrar eski görüntüsüne kavuþacak gibi görünüyor Kadifekale.



Yýkýmlarý Piriþtina baþlattý

Ahmet Piriþtina’nin Ýzmir Büyükþehir Belediye Baþkanlýðý yaptýðý yýllarda Kadifekale’nin içindeki yapýlarýn yýkýldýðý gün oradaydým. Ýçinde yaþayanlarý ikna etmek ve oradan çýkarmak için yýllarca mücadele verildi. Yýkým sýrasýnda evlerin temellerinden çýkan binlerce yýllýk kale taþlarýný görünce oldukça hüzünlenmiþtim. Kadifekale’nin çevresinin bir gün tamamen yapýlardan temizleneceðini ve Pagos Daðý’nýn tüm haþmetiyle ortaya çýkacaðý günlerin en kýsa sürede gelmesini diliyorum. Tüm bunlar olacak ama “Kale’nin bakla” seslerini hiçbir zaman duyamayacaðýz.



Amazon kadýnlarýn hakimiyeti

MÖ 4. yüzyýlda kurulan kentte bugüne kadar varlýklarýný sürdüren Helen, Roma, Bizans ve Osmanlý dönemlerine ait kalýntýlar bulunuyor. Ýzmir'in ve körfezin kuþbakýþý seyir noktasý olan Kadifekale, þehrin güneyinde 186 metre yükseklikteki bir tepe üzerindedir. Eski adý Pagos olan Kadifekale'de yaþayan Amazon kadýnlarýnýn, daðýn eteklerinden Meles Çayý kýyýlarýna indikleri, hakimiyetlerini uzun yýllar sürdürdükleri rivayet edilmektedir. Büyük Ýskender'in generallerinden Lysmachos tarafýndan yaptýrýlan kalede halen bu döneme ait kalýntýlara rastlanmakta, Bizans dönemine ait sarnýçlar bulunmaktadýr. Þu an ise bu kale yýkýk bir durumdadýr ve restorasyonu devam etmektedir. Ýzmir Büyükþehir Belediyesi'nin yürüttüðü bir proje ile turizme daha çok katký saðlanmasýna yönelik çalýþýlýyor. Helenistik ve Roma Dönemi Kentinin Akropolü. M.Ö. 334’te Pagos Daðý eteklerinde bir tepe üzerinde bulunan kale Anadolu’yu Pers egemenliðinden kurtaran Makedonya Kralý Büyük Ýskender’in isteði ile yapýlmýþtýr. Bugün Kadifekale olarak adlandýrýlan Pogos Daðý’nýn adý antik kaynaklarca Grekçe ’de ‘Tepe’ anlamýna geliyor.



Ýskender yeni þehri kuruyor

Ýskender’in Anadolu’ya çýkýþý ve Pers egemenliðine son vermesi üzerine bölgede M.Ö. 334-133 arasýnda Helenistik dönem baþlar. Helenler beraberlerinde kendi þehircilik anlayýþlarýna uygun þehirleþme projeleriyle gelirler. Helenlerin istedikleri Bayraklý Tepekule’de sýkýþmýþ olan Smyrna Kenti’nin yeniden inþa edilerek Efes, Bergama, Rodos, Ýskenderiye gibi zamanýn ticarette ve liman iþletmesinde ileri gitmiþ þehirleri ile boy ölçüþebilecek bir þehir düzeyine eriþmesidir. Böyle bir þehrin eski Ýzmir’de kurulmasý hem konum ile hem de alanýn küçüklüðü nedeniyle imkânsýz olduðundan, Ýskender, bugün Kadifekale olarak bilinen Pagos Tepesi ve eteklerine yeni þehri kurmayý düþünür.

Efsaneye göre; Ýzmir’e gelen Büyük Ýskender, o zaman ormanla kaplý “Pagos Tepesi“ denilen Kadifekale’de Nemesis Kutsal alanýnda (Ýzmirliler çifte Nemesisi yani ikili su perisini kutsal sayarlardý) avlanýrken bir ara ulu bir çýnarýn altýnda uykuya dalar, rüyasýnda gördüðü iki Nemesis, Ýskender’den yeni Ýzmir kentini uyuduðu tepenin eteklerinde kurmasýný ister, uykusundan uyanan Ýskender, Klaros’un Apollon kâhinine gördüðü rüyayý anlatarak fikrini sorar, kâhin rüyayý tek bir cümlede yorumlar: “Kutsal Meles Çayý kenarýndaki Pagos Tepesi eteklerinde yerleþecek Ýzmirliler, eskisinden dört kez daha mutlu olacaklardýr. “



Ýskender’in rüyasý

Bu yeni Ýzmir’in kuruluþunda Ýskender’in Pagos Tepesi’nde gördüðü rüyanýn yorumuna dayanmak yerine, dönemin deniz ve karada geliþen ticari potansiyelinin geliþmesinin dayattýðý zorunluluk nedeniyle burada kurulmuþ olduðuna inanmak, günümüz için çok daha bilimsel bir yaklaþýmdýr. Nihayet, rakibi General Antiganos’u M.Ö.302’de öldüren Lysimachos Yeni Ýzmir’in kuruluþunu gerçekleþtirir. Þehri Pagos tepesi ile Ýç Limana bakan yamaçlarda kurmaya baþlar. Böylece 400 yýl önce Lidyalýlarýn istilasý ile yurtlarýndan edilen Meles Çayý etrafýnda küçük köysel yerleþimlerde yaþayan Homeros’un hemþerisi Ýzmirliler, Ýzmir’e gelip yerleþtiler. Smyrna, Kadifekale’de ikinci kez kurulduktan sonra güçlü bir liman kenti olarak öne çýkmýþ. Helenistik, Roma ve Bizans Dönemleri ile Ortaçað’da Smyrna; diðer çaðdaþý kentlerdeki gibi, Akropol, Tiyatro, Stadion, Bouleuterion, Prytaneion, Tapýnaklar, Su Kemerleri, Sur Duvarlarý, geniþ revaklý caddeleri ve tepeden denize doðru uzanan yapý adalarý ile canlý bir ticaret ve liman kentiydi. Özellikle Roma Döneminde Küçük Asya’nýn en önemli kentlerinden birisiydi. O dönem Strabon Smyrna’yý ‘Ýonya’nýn en güzel kenti’ olarak anmýþtýr. Ancak kale Roma Döneminden sonra Ortaçað’da Timur ordularý tarafýndan tahrip edilmiþ, bunu Ýzmir’deki 1668 depremi izlemiþ.



Þehre þebeke suyu

Kadifekale’den günümüze yalnýzca kalenin batýsýndaki 5 kulesi ile güneyindeki duvarlarýnýn bir bölümü kalmýþtýr. Bunlara dayanarak kalenin uzunluðunun 6 km olduðu ve sur duvarlarýný destekleyen kulelerin 20-25 m. Yüksekliðinde olduðu anlaþýlmaktadýr. Kalenin bunun dýþýnda kalan doðu ve kuzey kýsýmlarý tamamen yýkýlmýþ durumdadýr. Kale içerisinde ise bir dehliz ve su sarnýcý kalýntýsý vardýr. Zemin seviyesinin altýndaki tonozlu yapýlar ve sarnýçlar kalenin zenginliklerindendir. Aralýk 1667 ve Mayýs 1668 de Ýzmir’i ziyaret ettiði bilinen Fransýz Robert De Dreux, ‘Burada (Pagos) çok güzel bir sarnýç gördüm. Sarnýç týpký kiliseler gibi tonozlar üzerine inþa edilmiþtir’ demiþtir. Roma Döneminde yapýlýp Bizans Çaðý’nda yenilenerek kullanýldýðý sanýlan bu yapýlarýn önemi Smyrna’nýn su þebekesinin merkezini oluþturmasýndan antik kentin can damarý olmasýndan ileri gelmektedir. Buradaki sarnýçlara, Þirinyer’deki, su kemerleri yoluyla gelip biriken sular, künk ve kanalizasyon sistemleri ile kentin her yerine daðýtýlýyormuþ. Zira bu daðýtým aðýnýn örneklerine Agora kazýlarýnda da rastlanmýþtýr.

Restorasyon baþladý

Kadifekale’nin surlarýnýn bir kýsmýnýn Çelebi Mehmet tarafýndan yýkýldýðý bilinmektedir. Yalnýzca doðu yönündeki surlardaki rektangonal (çok iri taþlar) parçalardan bir, iki adedi Basmane Gar’ýndan Tilkilik’e uzanan ve Altýnpark’a giden yolun baþýnda bulunuyor. Tarihi Kadifekale bölgesinde yürütülen kazý çalýþmalarý sýrasýnda, M.S. 2. yüzyýla ait olduðu tahmin edilen kadýn baþý figürü ile Ýzmir'deki Türk-Ýslam dönemine ait ilk camilerden biri olduðu tahmin edilen yapý ortaya çýkarýlmýþtýr. Kadifekale sur duvarlarý restorasyon çalýþmalarýna destek kazýlarýnda, Dokuz Eylül Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafýndan Güney sur duvarlarý bölümünde sürdürülen kazýlara ek olarak yapýlan çalýþmalarda, 3 noktada kazý çalýþmasý yapýlmýþ ve cami yapýsý ortaya çýkarýlmýþtýr. Yrd.Doç. Dr. Akýn Ersoy, "Caminin kapýsýndaki bir kitabe de Evliya Çelebi tarafýndan okunmuþ. 1308- 1309 tarihlerine ait olduðunu Evliya Çelebi bize ifade ediyor. Gerçekten elde ettiðimiz buluntularýmýz da bize bunu gösteriyor" demiþtir. Çalýþmalarda, Bizans Sarnýcý içindeki dolgu temizlenmiþtir. Kale'deki kazýlarda Osmanlý dönemine ait seramik atölyesi buluntularý da elde edilmiþ.

16 bin kiþilik tiyatro

Yapýlan kazýlarda, Ýzmir'in antik çaðdan bugüne bir liman ve ticaret kenti olma özelliklerinin net bir þekilde ortaya çýkarýlmasýnýn yaný sýra son zamanlarda yapýlan çalýþmalarla genç Bizans döneminde ve beylikler döneminde Ýzmir Limaný'nýn ne kadar iþlek olduðunu gösterir bulgular elde edilmiþtir. Ayrýca kazýlarda Saruhanoðlu Beyliði'ne ait iki sikke bulunmuþ ve bu sikkeler, beylikler arasýndaki ticaret iliþkilerini göstermesi açýsýndan çok önemlidir. Çünkü Ýzmir, Aydýnoðullarý Beyliðine ait bir toprak parçasý. Ayrýca, burada yine 13. yüzyýldan Fransýz sikkeleri elde edilmiþtir ki bu da Bizans döneminde, henüz Türklerin bu bölgeye hâkim olmadýðý süreçteki ticaret iliþkilerini açýklamasý adýna güzel bir veridir. Pagos’ta yer alan 16.000 kiþilik tiyatronun, kuzeye bakan seyirci tribünü denize karþý romantik ve muhteþem bir manzara sunduðu ve 1638’e kadar tiyatronun duvarlarýnýn ayakta olduðu bilinmektedir.

Tiyatro tamamlandýðýnda, Altýnpark projesi yaþama geçirildiðinde Agora ile bir bütünlük saðlandýðýnda; tarihi Kemeraltý Çarþýsý, Saat Kulesi ve Birinci Kordon’a kadar uzanan bir aks içinde yerli ve yabancý turistlerin vazgeçemeyecekleri bir tarihi ve turistik zincir oluþturulacak.

Fotoðraflar (APÝKAM)
Ahmet Piriþtina Kent Arþivi ve Müzesi



Iþýk Teoman

isikteoman@gmail.com



17 Aralýk 2014 Çarþamba / 2565 okunma



"Iþýk Teoman" bütün yazýlarý için týklayýn...