Ahmet Zeki YEÞÝL
ÞÖLE BÖLE
Ben, bu kadar söylerim; sen þu kadar anla. Arif olan zaten anlar. Arif Bey, sözüm meclisten dýþarý. Öncelikle konuyu saðlam bir zemin üzerine oturtmalýyýz. Elbette minibüslerde kucak kucaða oturulmasýna karþýyýz. Dayatmalara prim vermeyiz. Yani kimsenin önünü kapatma manasýnda bunu söylemiyorum. Ön açýk kalsýn; 10 yýllýk periotlar haline önümüzü görelim. Ben bir toplantýda, “Dolayýsýyla neticede nitekim benim söyleyeceklerim bundan ibarettir” demiþtim. Çünkü benim bir hesabým yok. 'Hesabým yok' demek, bankada hesabým yok demek deðildir. Eðerler ve meðerler üzerinden konuþmayalým. Çünkü eðerle meðeri evlendirmiþler, nur topu gibi üçüzleri olmuþ. Sonra “Biz bunlara bakamayýz” demiþler. Olmaz iþte…
Biz alnýmýz açýk geldik bu günlere. Ýstersen gel bir þaplak vur. “Oh ne iyi oldu” diyemem, demem. Daha yolun baþýnda 30 katlý hedefler koyduk. Milletimiz müsterih olsun, demokrasinin sahibi var. Eskiden bir Blue Jean reklamý vardý. O reklam yüzünden ben Blue Jean giymiyorum. Bir gün kafam kýzdý, soðuk suya tuttum. Pantolonu deðil, kafamý soðuk suya tuttum. Barajlarda su kalmadý. Eskiden bunun adý suiistimaldi. Komþularýnla iyi geçin ama aradaki duvarlarý kaldýrma diyorlar. Neden? Çünkü kaldýrýrsan akraba olursun. Bundan ne bir küsüþme, ne de bir seviþme çýkarýlmasýn. Bu konuda yorum yapacak olursam söyleyecek çok þey var. Hatýrlarsanýz, Ýngilizce bir tabir kullanmýþ ve “Vat du yo do, yattý uyudu” demiþtim. Meselenin inceliði þudur. Aðlamak güzel þeydir ama her yerde her zaman deðil þüphesiz. Her yerde gaz çýkartabiliyor musun mesela. Onun gibi biþey yani. Evet, demokrasi yarýndan daha güçlü olacak ama o baþka, bu baþka…
Ne yazýk ki, deðerlerimize yabancýlaþtýk bugün. Aklýmýz fikrimiz Dolar’da, Yuro’da. Ben bilebildiðim kadarýyla biliyorum da konuþuyorum. “Nereden biliyorsun?” diyorsanýz, onu bilmiyorum. Bildiðim bir þey varsa o da þudur. Erkek zampara olmayacak ve asla zýmpara yapmayacak. Her akþam çocuklarýnýn baþýný kaþýyacak. Karýsýna “Ne gülüyorsun lan!” diye çýkýþacak. Çýkýþmalý yani… Öncelikle onlarý huzura kavuþturmalý, deðerli olduklarýný hissettirmeliyiz. Bütün samimiyetimle söylüyorum ki, her baþarýlý erkeðin ardýnda gülmeyen bir kadýn vardýr. Þimdi “Bu adam hangi dilden konuþuyor” diyeceksiniz. Türkiye'de eskiden böyle þeyler yoktu. Karasaban, karabasan gibiydi. Gördüðünüz gibi hiçbir tepki olmadan oluyor her þey. Bize þöle böle diyenler lütfen kendi muhasebelerini yapsýn. Olmadý, muhasebe defterlerini yaksýn. Çünkü biliyoruz ki, her þerde bir hýyarýn teki vardýr. Bu nedenle, þöle böle düþünmeyin beyniniz aþýnýr.
Ahmet Zeki YEÞÝL
"Ahmet Zeki YEÞÝL" bütün yazýlarý için týklayýn...
Ben, bu kadar söylerim; sen þu kadar anla. Arif olan zaten anlar. Arif Bey, sözüm meclisten dýþarý. Öncelikle konuyu saðlam bir zemin üzerine oturtmalýyýz. Elbette minibüslerde kucak kucaða oturulmasýna karþýyýz. Dayatmalara prim vermeyiz. Yani kimsenin önünü kapatma manasýnda bunu söylemiyorum. Ön açýk kalsýn; 10 yýllýk periotlar haline önümüzü görelim. Ben bir toplantýda, “Dolayýsýyla neticede nitekim benim söyleyeceklerim bundan ibarettir” demiþtim. Çünkü benim bir hesabým yok. 'Hesabým yok' demek, bankada hesabým yok demek deðildir. Eðerler ve meðerler üzerinden konuþmayalým. Çünkü eðerle meðeri evlendirmiþler, nur topu gibi üçüzleri olmuþ. Sonra “Biz bunlara bakamayýz” demiþler. Olmaz iþte…
Biz alnýmýz açýk geldik bu günlere. Ýstersen gel bir þaplak vur. “Oh ne iyi oldu” diyemem, demem. Daha yolun baþýnda 30 katlý hedefler koyduk. Milletimiz müsterih olsun, demokrasinin sahibi var. Eskiden bir Blue Jean reklamý vardý. O reklam yüzünden ben Blue Jean giymiyorum. Bir gün kafam kýzdý, soðuk suya tuttum. Pantolonu deðil, kafamý soðuk suya tuttum. Barajlarda su kalmadý. Eskiden bunun adý suiistimaldi. Komþularýnla iyi geçin ama aradaki duvarlarý kaldýrma diyorlar. Neden? Çünkü kaldýrýrsan akraba olursun. Bundan ne bir küsüþme, ne de bir seviþme çýkarýlmasýn. Bu konuda yorum yapacak olursam söyleyecek çok þey var. Hatýrlarsanýz, Ýngilizce bir tabir kullanmýþ ve “Vat du yo do, yattý uyudu” demiþtim. Meselenin inceliði þudur. Aðlamak güzel þeydir ama her yerde her zaman deðil þüphesiz. Her yerde gaz çýkartabiliyor musun mesela. Onun gibi biþey yani. Evet, demokrasi yarýndan daha güçlü olacak ama o baþka, bu baþka…
Ne yazýk ki, deðerlerimize yabancýlaþtýk bugün. Aklýmýz fikrimiz Dolar’da, Yuro’da. Ben bilebildiðim kadarýyla biliyorum da konuþuyorum. “Nereden biliyorsun?” diyorsanýz, onu bilmiyorum. Bildiðim bir þey varsa o da þudur. Erkek zampara olmayacak ve asla zýmpara yapmayacak. Her akþam çocuklarýnýn baþýný kaþýyacak. Karýsýna “Ne gülüyorsun lan!” diye çýkýþacak. Çýkýþmalý yani… Öncelikle onlarý huzura kavuþturmalý, deðerli olduklarýný hissettirmeliyiz. Bütün samimiyetimle söylüyorum ki, her baþarýlý erkeðin ardýnda gülmeyen bir kadýn vardýr. Þimdi “Bu adam hangi dilden konuþuyor” diyeceksiniz. Türkiye'de eskiden böyle þeyler yoktu. Karasaban, karabasan gibiydi. Gördüðünüz gibi hiçbir tepki olmadan oluyor her þey. Bize þöle böle diyenler lütfen kendi muhasebelerini yapsýn. Olmadý, muhasebe defterlerini yaksýn. Çünkü biliyoruz ki, her þerde bir hýyarýn teki vardýr. Bu nedenle, þöle böle düþünmeyin beyniniz aþýnýr.
Ahmet Zeki YEÞÝL
"Ahmet Zeki YEÞÝL" bütün yazýlarý için týklayýn...
