MARDÝN / Güzin TÜMER
Güzin TÜMER

Güzin TÜMER

MARDÝN



Mardin'i ben ilk defa Murathan Mungan'ýn kitaplarýyla sevdim. Büyük taþ evlerde, geleneksel ve modern yaþam biçimini harmanlayarak hayatlarýný sürdüren ailelerin hikayelerini Murathan Mungan'ýn kitaplarýnda okudum. O coðrafyayý bir gün ziyaret etmenin hayalini kurdum. Benim yaþadýðým yere çok uzak olan bu coðrafyada sürdürülen yaþam biçimi oralara gitme isteðimi hep kamçýladý. Biraz gecikmiþ de olsa sonunda Mardin'e gittim.

Bir arkadaþým demiþti ki "Ýkinci kez gitme isteði uyandýran bir þehir, benim için özeldir." Mardin'den ayrýlýrken kendi kendime "bu þehre bir kez daha gelmeliyim" dedim. Ýkinci kez bu þehre gitmeli ve daha uzun kalmalýydým. Yalnýzca bir turist duygusuyla gezmemeli yaþamýn içine nüfuz etmeliydim.. Gözün algýladýklarý muhteþemdi. Kent görünenin ötesinde adeta insanýn kulaðýna hikayeler fýsýldýyordu.



Bir daðýn tepesine kurulmuþ olan Mardin, iniþli çýkýþlý sokaklarý, merdivenleri, tünelleri ve kendine özgü mimari anlayýþý ile bir düþ kenti gibi.

Üç farklý dilde selanýn okunduðu bu kent, Yukarý Mezopotamya'da yaþamýþ halklarýn mirasý. Anadolu'yu Mezopotamya'ya baðlayan tarihsel geliþim içinde onlarca uygarlýða, onlarca deðiþik din, etnik grup ve mezhebe ev sahipliði yapmýþ.

Süryani ve Ermeni mimari teknikleri kullanýlarak, kesme taþ iþçiliði ile yapýlmýþ evler, Ýslami mimari anlayýþýnýn þýk örnekleri olan cami ve medreseler Mardin'in bir açýk hava müzesine dönüþmesine neden oluyor.

Mardin'in evlerinde yarý açýk alanlar bulunmakta. "Eyvan" adý verilen bu açýk alanlar batý güneþine karþý gölgede kalacak biçimde yapýlmýþ. Bu taþ evleri birbirine baðlayan "abbara" adý verilen tüneller gerçekten kenti görülmeye deðer kýlan yapýlardan.





Ýhtiþamýndan etkilendiðim kenti gezerken üzüntü duyduðumu da itiraf etmeliyim. Mardin, Türkiye'nin Floransa'sý olabilecek nitelikteki bir þehir. Aslýnda bunu "þehirmiþ" þeklinde düzeltmek daha doðru olur. Mardin þimdi eski ve yeninin birbirine karýþtýðý oraya özgü el sanatlarýnýn kaybolmaya yüz tuttuðu bir kent... Kenti gezerken güzel ile çirkini ayýrt emek için bir fotoðrafçýnýn fotoðraf çekerken gösterdiði hassasiyeti göstermek lazým. Yani ayýklayarak bakmak...





Mardin þimdi, Kürtlere, Ermenilere ve Süryanilere ev sahipliði yapýyor.

"Süryani" kelimesini ilk defa Ferit Edgü'nün ayný isimli kitabýndan senaryolaþtýrýlmýþ "Hakkari'de Bir Mevsim" adlý filmi 80'li yýllarda izlediðimde duymuþtum.

Fýrat ve Dicle nehirlerinin arasýnda kalan verimli ova, Mezopotamya birçok halka ev sahipliði yapmýþ. Bu halklardan bazýlarý, Fenikeliler, Akkadlar, Babiller, Asurlular ve Aramiler... Süryanilerin atalarýnýn bu halklar olduðu söyleniyor. Bazý yerlerde de atalarýnýn Asurlular olduðu belirtiliyor. Bugün Mardin çevresinde kendi geleneklerini sürdüren azýmsanmayacak bir Süryani grubu var. Yeni yetiþen Süryanilere kilise ve manastýrlarda Süryani dili öðretiliyormuþ.

Bu manastýrlardan biri Deyrul Zafaran, bir diðeri Mor Gabriel... Ýki manastýr da çok bakýmlý. Özensizliðin yaþam biçimi haline geldiði bu ülkede manastýrlarý gezerken çok þaþýrdým. Manastýrlar rehber eþliðinde geziliyor. Rehberler, eðitimli olduklarý her hallerinden belli genç Süryaniler. Verilen hizmeti, mekanlarýn büyüleyici atmosferini þaþkýnla karýþýk heyecanla izlediðimi söylemeliyim.







Kültürüne, diline sahip çýkan Süryanilerin kökeni 5000 yýl öncesine kadar gidiyor.



Meryem Ana Kilisesi, Atlý Köyü, Midyat

Mardin'de Arapça, Türkçe, Kürtçe ve Süryanice konuþuluyor. Süryanice dünyanýn en eski üç dilinden biriymiþ. 22 harften oluþan alfabede tüm harflerin ünsüz olduðu söyleniyor. Ünlüler, okuyan kiþi tarafýndan tamamlanýyormuþ. Alfabenin Ýbrani, Feneke ve Arap alfabesi ile baðlantýlý olduðu belirtildi.





Mardin'e birkaç günlük ziyaretimde týpký bu fotoðrafta olduðu gibi kente kapý aralýðýndan baktým. Umarým araladýðým bu kapýdan ikinci seferde içeri girerim.

Kentte bir dükkanda Arapça konuþuluyorken bir diðerinde Süryanice diðerinde ise Türkçe konuþuluyor.

Yaþayan bu çok kültürlülük gerçekten ilginç. Aslýnda ortak dil Türkçe. Buna karþýn birçok kiþinin de Türkçe bilmediðine tanýk oldum. Aslýnda bu gruplarýn kendinden olmayanlarla ne kadar kaynaþtýklarýný merak etmedim desem yalan olur. Orada konuþtuðum insanlar birbirleri ile iyi komþuluk iliþkileri kurduklarýný ama aileler arasý kýz alýþveriþi yapmadýklarýný belirttiler.

Bir kent düþünün ki farklý geleneklerle düðünler yapýlýyor, þarkýlar, türküler söylenip dans ediliyor. Farklý günlerde bayramlar kutlanýyor. Ayný malzemelerden deðiþik tatlarda yemekler yapýlýyor. Bu bence inanýlmaz bir zenginlik... Elbette birlikte el ele kol kola yürüyebiliyorsak..

Mardin ilginç el sanatlarý ile dikkat çekmiþ. "mardinimiz.com" sitesinden bir alýntýyla devam ediyorum. "Mardin öyküler içinde öykülerin zamanlar içinde zamanlarýn birbirine karýþtýðý diyarda el sanatlarýnýn beþiði olmuþ." Buradaki cümleyi doðrulayan duygumu hemen paylaþmalýyým.

Ýbadet ve eðitimin tüm hýzýyla devam ettiði manastýrlarda dün bugün arasýnda bir gelgit yaþadým. Beni bugüne döndürenler çaðdaþ, bilgili genç rehberlerdi.

Mardin'de sokaklarý gezerken de bu gel-git'i çok kere yaþadým. Adeta bir zaman tünelindeydim. Abarra'larda yürürken gördüðüm geleneksel giysiler içindeki bir kadýn beni alýp geçmiþe götürüyordu. Tam kendimi "Alice" gibi hissederken modern giysili baþka bir kadýn ise beni bugüne çaðýrýyordu.



Tekrar el sanatlarýna dönersek... Mardin'de Bakýrcýlar çarþýsýný gezerken çektiðim bir fotoðraf... Üzüntü ile ifade etmeliyim ki dükkanlarýn büyük bir çoðunluðu kapalýydý. Bu dükkanlarda da çok kültürlülüðü hissetmek mümkün.



Mardin'de bilindiði üzere telkari adý verilen altýn ve gümüþ iþlemeciliði çok yaygýn. Çok sayýdaki gümüþ dükkanlarýnda bu yöntemle yapýlmýþ takýlar satýlmakta. Beni þaþýrtanýn altýn takýlar olduðunu söylemeliyim. Bu tasarýmlar alýþýlagelen altýn taký tasarýmlarýndan çok farklýydý.

Bir baþka el sanatý ise cam altýna yapýlan þahmeranlar... Oldukça popüler. Bana göre cam altý iþçiliði olarak tanýmlanan bu iþ kolu zanaat olmaktan çýkmalý. Ürünlerin bir sanat eseri olduðunu söylemek mümkün.

Mardin el sanatlarýnýn arasýnda taþ iþçiliði, çanak çömlekçilik, oyacýlýk gibi sanatlarý da sayabiliriz. Ayakta kalabilmek için devletin desteðini beklediklerini de söylemeliyim.

Bu arada Mardin'de üretilen üzümlerden yapýlan Süryani þaraplarýndan söz etmemek haksýzlýk olur. Birkaçýný tatma þansým oldu. Hiç fena olmadýklarýný da söylemeliyim. Birçok zeytin aðacý da gördüm Mardin'de hafiften bir Ege havasý da gördüm.

Mardin'in sýcak insanlarý da hiç unutulasý deðil..

Sokaktan bizi çaðýrýp tatlý ikram eden dükkan sahibini, kýsa süreliðine anlaþtýðýmýz taksi þoförünün hiçbir ücret talep etmeden saatlerini bizimle geçirmesini unutmak mümkün deðil. Sokakta, kafe ya da restoranlarda bizimle iliþki kuran herkesi güzel duygularla hatýrlýyorum.

Þimdi bu güzel insanlardan birkaç fotoðraf...





Eski Mardin daha önce de yazdýðým gibi bir daðýn üzerine kurulmuþ. Mezopotamya ovasýna bakýyor. Çok sayýda kafe Mezopotamya manzarasý satýyor. Bir bardak çayýn eþliðinde bu manzara insana farklý duygular yaþatýyor. Ovaya bakarken o ufuksuzluk insana nerede olduðunu unutturuyor. Aslýnda ne ormana ne denize bakýyoruz. Göz alabildiðince bir düzlük... Ovaya bakarken bende uçma duygusu yarattý. Belki de istediðim zaman tünelinde bir yolculuktu. Bu yolculukla Mezopotamya'ya zengin mirasý býrakan Babillilere, Fenekelilere, Aramilere ya da Asurlulara.... bir selam eþliðinde teþekkür etmekti.



Bu güzel kentten birkaç fotoðraf daha...





Kasýmiye Medresesi, Artuklu dönemi mimarisi ile inþa edilmiþ. Gün batýmýný buradan izlemenin doyumsuz olduðu söylendi. Benim izleme þansým olmadý. Mardin'in aydýnlýk gençleri bu medresede baðýmsýz sinemanýn örneklerini gösteren festival düzenliyorlarmýþ.



Aslýnda Mardin'le ilgili söylenecek çok þey var. Bu gezide Midyat ve Hasankeyf'i de ziyaret ettik. Hasankeyf için ne yazýk ki artýk söylenecek bir söz kalmamýþ. 12 bin yýllýk tarihin ve kültürün yok ediliþi ve sular altýnda kalmaya baþlayan bu muhteþem tarihi mirasýn yaný baþýna inþa edilen apartman gecekondular insana ancak derin bir "of" çektiriyor. Þimdi Hasankeyf'den birkaç fotoðraf..





Midyat gibi özel bir þehrin nasýl mahvedildiðini de gördüm.

Yýllar önce Midyat'a gittiðimde çok kýsa süre kalma þansým olmuþtu. Uzaktan þehre baktýðýmda iki farklý mimari, kenti þýk bir þekilde ikiye ayýrýyordu. Bu kýsa gezinin üzerinden uzun yýllar geçti. Bu sefer ikinci ziyaretimdi. Eski ile yeniyi ayýrmanýn imkansýz olduðu kentte yaþadýðým sadece hayal kýrýklýðý idi. Ýþte Midyat'ýn meþhur "Konuk Evinden" birkaç fotoðraf...



Konuk Evi’nden bakýldýðýnda objektife takýlanlardan...



Þimdi birçok dizi filim için filim platosu olarak kullanýlan Konuk Evi



Konuk Evi’nden bakýldýðýnda görülen baþka manzara.

Coþku ve hüzün karýþýk birkaç günlük Mardin seyahatini tamamladým. Mardin'e ikinci kez yolumu düþürme dileðimle bu yazýyý noktalýyorum..


Güzin TÜMER




17 Mart 2014 Pazartesi / 4061 okunma



"Güzin TÜMER" bütün yazýlarý için týklayýn...