Sebahattin Karaca
FOÇA’NIN ÇALIÞKAN ÝNSANLARI
Çocukluðumda doðduðum mahallemizde Hacý Halil adýnda yaþlý bir komþumuz yaþardý. Manifatura dükkâný vardý. Çalýþkan, temiz ve tertipli biriydi.
En önemli özelliði yolda yürürken boþ boþ oturan insanlara selam vermezdi. Ama dönüþünde biraz önce oturan insanlarý bir þeylerle uðraþýrken gördüðünde kalýn ve tok sesi ile selam verir hatýr sorardý. Hacý Halil’in bu tavrý beni etkilemiþ olmalý ki ben de yaþadýðým þehrin çalýþkan insanlarýný izler, takdir eder, hayranlýk duyarým.
Her þehirde olduðu gibi Foça’da da her kesimden insan yaþar. Kimisi 90 yýl yaþamasýna karþýn hayatýnda yalnýzca 2 gün çalýþtýðý için kendisi ile gurur duyarken(R.B.), kimisi de bir ömür boyu çalýþmaktan gurur duymuþtur. Bunlarýn arasýnda çalýþkan insanlar öncelikle dikkatimi çeker. Foça’da 40 yýldýr yakýndan tanýdýðým ve sevip saydýðým biri var. Bu kiþi; çalýþkanlýðý, örnek kiþiliði, azim ve kararlýlýðý ile dikkatimi çeker, ayný zamanda Foça’nýn çok sevilen siyasetçisi, Beþiktaþlýsý Tayfur Merul’dur. Tayfur Merul, çalýþan kesimi hakký ile temsil eder. Kendisi ve hayatý ile ilgili söyleþi yapma teklifimi hemen kabul etti. Benimle kendisi ve hayatý ile ilgili yaþadýklarýný paylaþtý. Çok mutlu oldum. Ýlginç olan hayatýný kendi aðzýndan dinlerken, Foça’nýn yakýn dönem tarihine de ayný zamanda da ýþýk tuttu.

MÜBADELE YILLARI
Türk ve Yunan Hükümetleri,1923 Lozan Barýþ Antlaþmasý’na konan ek protokol gereði; Yunanistan hudutlarýnda kalan Türklerin ‘’mübadil’’ olarak Türkiye’ye yerleþmesi gerçekleþmiþtir. Türkiye ve Yunanistan’ýn kendi ülkelerinin yurttaþlarýný din esasý üzerinden zorunlu göçe tabii tutmasýna ‘’mübadele’’ adý verilmiþtir. Göçe tabii tutulan kiþilere ise ‘’mübadil’’ denilmiþtir. Mübadelede; Drama, Girit, Kavala, Selanik, Vodina ve Yanya(Parga)’dan gelen Türk nüfus, Rum azýnlýðýn ayrýlýþý ile boþalan yerlere iskan edilmiþlerdir. Anne ve babasýnýn Yunanistan’ýn Parga kasabasýndan Türkiye’ye geldikten sonra, Foça’ya iskân edildiðini bildiðim Tayfur Merul ile soru - cevap þeklinde yapmýþ olduðum söyleþiyi sizlerle paylaþmak istiyorum.
S. KARACA: Tayfur abi. Anne ve babanýzýn Türkiye’ye geliþi nasýl oldu?
T. MERUL: 1923 yýllarýna kadar babam Ramazan, annem Þevkiye, anne - babalarý, yakýn akrabalarý ile beraber Yunanistan Yanya(Parga) kasabasýnda asýrlarca yaþamýþlar. Ýki hükümet arasýnda varýlan antlaþmaya göre annem - babam anne - babasý ve yakýn akrabalarý ile beraber Türkiye’ye gelmek için Yanya(Parga)’yý terk etmiþler. Selanik’te bir ay geçici olarak kaldýktan sonra Türkiye’ye göç etmiþler. Ailemin tamamý Eski Foça’ya iskân edilmiþler.
S.K. :Tayfur abi Foça’ya iskânýnýzla ilgili bildik ve duyduklarýnýzý anlatýr mýsýn?
T.M. : O günkü hükümet annem ile babamý, tüm akrabalarýmla beraber Eski Foça’da Rumlardan boþalan evlere iskan etmiþler, bildikleri iþleri yapabilmeleri için de dükkan vermiþler. Dükkânda babam, Süleyman Ege’nin babasý Hamdi bey ile manavcýlýk iþine baþlamýþlar. Kendilerine ait olan tekne ile Foça’dan Karaburun’a karpuz, Karaburun’dan Foça’ya üzüm ticareti yapmýþlar. Ben ve kardeþlerim Rüþtü ve Sevdiye Foça’da doðmuþuz. Anne - babamýn üç çocuðu olduktan sonra, bu defa hükümet Çanak mevkiinde, içinde 600 zeytin aðacý bulunan ve Rumlardan kalan 140 dönüm zeytinliði ailemize tahsis etmiþ, daha sonra da tapusunu vermiþtir.

S.K. : Tayfur abi kendinden ve yaþantýndan biraz bahseder misin?
T.M. : 1933 yýlýnda ailenin ilk çocuðu olarak dünyaya gelmiþim. Benden sonra kardeþim Rüþtü ve Sevdiye doðdular. Gençlik yýllarýmda Foça maliyesine odacý olarak girdim. Maliyede 3 yýl 3 ay 9 gün çalýþtýktan sonra, dönemin siyasi baskýlarýna boyun eðmemek adýna istifa ederek iþten ayrýldým. Daha sonra iki yýl kadar da Fransýz Tatil Köyü’nde de çalýþtým. Ýzmir ili esnaf ve sanatkârlar odasý baþkaný Cemal Tercan’ýn Foça’yý ziyareti sýrasýnda dönemin Foça Belediye Baþkaný Mustafa Konuk ve Foça eþrafýndan Rýfat Can, Hüseyin Limnili, Yavuz Güven’in teþvikleri ile Foça Esnaf ve Sanatkârlar Odasý’ný kurdum. Pek çok Foçalý esnafý, esnaf odasýna kaydýný yaptým.
Ýlerleyen yýllarda çoðunun Bað-Kur’dan emekli olmalarýna vesile oldum. Bu arada üç teker simit - börek arabam ile, fýrýncýsý Osman Kasman’dan aldýðým simit ve börekleri satarak, yýllarca ailemin geçimini saðladým.
S.K. :Tayfur abi, siyasete ilgi duydun mu?
T.M. : Yýlmaz’ ýn (Yýlmaz Erdik) kahvesinde erkeklerin toplanarak siyaset dahil günlük hayata dair tatlý sohbetler yapardýk. Gençlik yýllarýmda siyaset ile hep iç içe oldum. Rahmetli Adnan Menderes’i yakýndan tanýma fýrsatý buldum. Ýzmir Cumhuriyet meydanýnda Adnan Menderes’in en son meydan konuþmasýna þahitlik ettim. Ýzmir’deki konuþmasýndan hemen sonra Eskiþehir’de yakalanarak hapse atýldý. Süleyman Demirel’i yakýndan tanýma fýrsatý buldum. Kendisi ile birçok defa birlikte çalýþma fýrsatý buldum. Bu vesile ile birçok hemþerime baþta tayin olmak üzere çok faydalý olmaya çalýþtým.

S.K. : Babadan kalan zeytinliði iþlediniz mi?
T.M. : Evet yýllarca zeytin tarlamýzý iþledikten sonra, zeytinin para etmediði yýllarda, kardeþlerimizle birlikte sattýk.
S.K. : Tayfur abi spor ile aran nasýl?
T.M. : Spora hep merak duydum. Çok koyu bir Beþiktaþlýyým. Varsa yoksa Beþiktaþ dedim, simit arabamý hep siyah - beyaza boyadým.

Her fýrsatta koyu Beþiktaþlý olduðunu dillendiren, bundan dolayý mutluluðunu gizleyemeyen, Beþiktaþ’ýn þampiyon olduðu yýllarda herkesten önce kendini sokaða atan, günlerce eðlenen, sevinen Tayfur Merul herkes tarafýndan sevilen ve çalýþkan olan tam bir toplum adamýdýr.
81 yaþýna gelmiþ olmasýna raðmen genelde sabahlarý erken kalkan Tayfur Merul bir elinde gazeteler diðer elinde piyango biletleri ile çarþýyý ve tüm esnafý dolanýr. Kapýdan içeri girdiði çok esnafýn dükkânýna küçük de olsa bir bozuk para atarak, siftahýn hayýrlý olsun demeyi ihmal etmez. Foça esnafý tarafýndan tanýnan ve sevilen Tayfur Merul çalýþkanlýðý ile tüm gençlere örnek olmayý baþarmýþtýr. Ben de kendisine saðlýk ile uzun ömürler ve baþarýlarýnýn devamýný dilerim.
Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
www.sebahattinkaraca.com
Çocukluðumda doðduðum mahallemizde Hacý Halil adýnda yaþlý bir komþumuz yaþardý. Manifatura dükkâný vardý. Çalýþkan, temiz ve tertipli biriydi.
En önemli özelliði yolda yürürken boþ boþ oturan insanlara selam vermezdi. Ama dönüþünde biraz önce oturan insanlarý bir þeylerle uðraþýrken gördüðünde kalýn ve tok sesi ile selam verir hatýr sorardý. Hacý Halil’in bu tavrý beni etkilemiþ olmalý ki ben de yaþadýðým þehrin çalýþkan insanlarýný izler, takdir eder, hayranlýk duyarým.
Her þehirde olduðu gibi Foça’da da her kesimden insan yaþar. Kimisi 90 yýl yaþamasýna karþýn hayatýnda yalnýzca 2 gün çalýþtýðý için kendisi ile gurur duyarken(R.B.), kimisi de bir ömür boyu çalýþmaktan gurur duymuþtur. Bunlarýn arasýnda çalýþkan insanlar öncelikle dikkatimi çeker. Foça’da 40 yýldýr yakýndan tanýdýðým ve sevip saydýðým biri var. Bu kiþi; çalýþkanlýðý, örnek kiþiliði, azim ve kararlýlýðý ile dikkatimi çeker, ayný zamanda Foça’nýn çok sevilen siyasetçisi, Beþiktaþlýsý Tayfur Merul’dur. Tayfur Merul, çalýþan kesimi hakký ile temsil eder. Kendisi ve hayatý ile ilgili söyleþi yapma teklifimi hemen kabul etti. Benimle kendisi ve hayatý ile ilgili yaþadýklarýný paylaþtý. Çok mutlu oldum. Ýlginç olan hayatýný kendi aðzýndan dinlerken, Foça’nýn yakýn dönem tarihine de ayný zamanda da ýþýk tuttu.

MÜBADELE YILLARI
Türk ve Yunan Hükümetleri,1923 Lozan Barýþ Antlaþmasý’na konan ek protokol gereði; Yunanistan hudutlarýnda kalan Türklerin ‘’mübadil’’ olarak Türkiye’ye yerleþmesi gerçekleþmiþtir. Türkiye ve Yunanistan’ýn kendi ülkelerinin yurttaþlarýný din esasý üzerinden zorunlu göçe tabii tutmasýna ‘’mübadele’’ adý verilmiþtir. Göçe tabii tutulan kiþilere ise ‘’mübadil’’ denilmiþtir. Mübadelede; Drama, Girit, Kavala, Selanik, Vodina ve Yanya(Parga)’dan gelen Türk nüfus, Rum azýnlýðýn ayrýlýþý ile boþalan yerlere iskan edilmiþlerdir. Anne ve babasýnýn Yunanistan’ýn Parga kasabasýndan Türkiye’ye geldikten sonra, Foça’ya iskân edildiðini bildiðim Tayfur Merul ile soru - cevap þeklinde yapmýþ olduðum söyleþiyi sizlerle paylaþmak istiyorum.
S. KARACA: Tayfur abi. Anne ve babanýzýn Türkiye’ye geliþi nasýl oldu?
T. MERUL: 1923 yýllarýna kadar babam Ramazan, annem Þevkiye, anne - babalarý, yakýn akrabalarý ile beraber Yunanistan Yanya(Parga) kasabasýnda asýrlarca yaþamýþlar. Ýki hükümet arasýnda varýlan antlaþmaya göre annem - babam anne - babasý ve yakýn akrabalarý ile beraber Türkiye’ye gelmek için Yanya(Parga)’yý terk etmiþler. Selanik’te bir ay geçici olarak kaldýktan sonra Türkiye’ye göç etmiþler. Ailemin tamamý Eski Foça’ya iskân edilmiþler.
S.K. :Tayfur abi Foça’ya iskânýnýzla ilgili bildik ve duyduklarýnýzý anlatýr mýsýn?
T.M. : O günkü hükümet annem ile babamý, tüm akrabalarýmla beraber Eski Foça’da Rumlardan boþalan evlere iskan etmiþler, bildikleri iþleri yapabilmeleri için de dükkan vermiþler. Dükkânda babam, Süleyman Ege’nin babasý Hamdi bey ile manavcýlýk iþine baþlamýþlar. Kendilerine ait olan tekne ile Foça’dan Karaburun’a karpuz, Karaburun’dan Foça’ya üzüm ticareti yapmýþlar. Ben ve kardeþlerim Rüþtü ve Sevdiye Foça’da doðmuþuz. Anne - babamýn üç çocuðu olduktan sonra, bu defa hükümet Çanak mevkiinde, içinde 600 zeytin aðacý bulunan ve Rumlardan kalan 140 dönüm zeytinliði ailemize tahsis etmiþ, daha sonra da tapusunu vermiþtir.

S.K. : Tayfur abi kendinden ve yaþantýndan biraz bahseder misin?
T.M. : 1933 yýlýnda ailenin ilk çocuðu olarak dünyaya gelmiþim. Benden sonra kardeþim Rüþtü ve Sevdiye doðdular. Gençlik yýllarýmda Foça maliyesine odacý olarak girdim. Maliyede 3 yýl 3 ay 9 gün çalýþtýktan sonra, dönemin siyasi baskýlarýna boyun eðmemek adýna istifa ederek iþten ayrýldým. Daha sonra iki yýl kadar da Fransýz Tatil Köyü’nde de çalýþtým. Ýzmir ili esnaf ve sanatkârlar odasý baþkaný Cemal Tercan’ýn Foça’yý ziyareti sýrasýnda dönemin Foça Belediye Baþkaný Mustafa Konuk ve Foça eþrafýndan Rýfat Can, Hüseyin Limnili, Yavuz Güven’in teþvikleri ile Foça Esnaf ve Sanatkârlar Odasý’ný kurdum. Pek çok Foçalý esnafý, esnaf odasýna kaydýný yaptým.
Ýlerleyen yýllarda çoðunun Bað-Kur’dan emekli olmalarýna vesile oldum. Bu arada üç teker simit - börek arabam ile, fýrýncýsý Osman Kasman’dan aldýðým simit ve börekleri satarak, yýllarca ailemin geçimini saðladým.
S.K. :Tayfur abi, siyasete ilgi duydun mu?
T.M. : Yýlmaz’ ýn (Yýlmaz Erdik) kahvesinde erkeklerin toplanarak siyaset dahil günlük hayata dair tatlý sohbetler yapardýk. Gençlik yýllarýmda siyaset ile hep iç içe oldum. Rahmetli Adnan Menderes’i yakýndan tanýma fýrsatý buldum. Ýzmir Cumhuriyet meydanýnda Adnan Menderes’in en son meydan konuþmasýna þahitlik ettim. Ýzmir’deki konuþmasýndan hemen sonra Eskiþehir’de yakalanarak hapse atýldý. Süleyman Demirel’i yakýndan tanýma fýrsatý buldum. Kendisi ile birçok defa birlikte çalýþma fýrsatý buldum. Bu vesile ile birçok hemþerime baþta tayin olmak üzere çok faydalý olmaya çalýþtým.

S.K. : Babadan kalan zeytinliði iþlediniz mi?
T.M. : Evet yýllarca zeytin tarlamýzý iþledikten sonra, zeytinin para etmediði yýllarda, kardeþlerimizle birlikte sattýk.
S.K. : Tayfur abi spor ile aran nasýl?
T.M. : Spora hep merak duydum. Çok koyu bir Beþiktaþlýyým. Varsa yoksa Beþiktaþ dedim, simit arabamý hep siyah - beyaza boyadým.

Her fýrsatta koyu Beþiktaþlý olduðunu dillendiren, bundan dolayý mutluluðunu gizleyemeyen, Beþiktaþ’ýn þampiyon olduðu yýllarda herkesten önce kendini sokaða atan, günlerce eðlenen, sevinen Tayfur Merul herkes tarafýndan sevilen ve çalýþkan olan tam bir toplum adamýdýr.
81 yaþýna gelmiþ olmasýna raðmen genelde sabahlarý erken kalkan Tayfur Merul bir elinde gazeteler diðer elinde piyango biletleri ile çarþýyý ve tüm esnafý dolanýr. Kapýdan içeri girdiði çok esnafýn dükkânýna küçük de olsa bir bozuk para atarak, siftahýn hayýrlý olsun demeyi ihmal etmez. Foça esnafý tarafýndan tanýnan ve sevilen Tayfur Merul çalýþkanlýðý ile tüm gençlere örnek olmayý baþarmýþtýr. Ben de kendisine saðlýk ile uzun ömürler ve baþarýlarýnýn devamýný dilerim.
Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
"Sebahattin Karaca" bütün yazýlarý için týklayýn...
