Sedat YALÇIN
SEÇÝM
Yaþamak solumak deðil, çalýþmaktýr. J.J.ROUSSEAU
Aslýnda çokluk, çok olma kavramý biz insanoðlunun ortaya attýðý bir olgudur. Evrende her þey tektir. Asla birebir ayný deðildir. Doða kesinlikle ayný þeyi tekrar etmez. Her þey kendine özgü bir yapýya sahiptir. Fakat bizler yani, insanoðlu kendi bakýþ açýsýna göre benzerlikler yaratýr ve tekleri ayný kabul ederek gruplar oluþturur. Sýnýflandýrma daha sonra bilimsel olarak inceleme için bu tarz bir yaklaþým gereklidir de. Bu durumda madem ki her þey tek o halde seçim de bu tekler arasýnda gerçekleþmek zorundadýr. Seçim olayý ancak birden fazla seçenek varsa gerçekleþen bir olgudur. Teklik asla seçim þansý vermez. O halde çokluk seçimin birinci ve baþlýca þartýdýr diyebiliriz.
Birden fazla seçenekle karþýlaþan beynimiz, bunlar arasýnda seçim yapabilmek için etkinleþmek zorunda kalýr. Tartar, biçer, en sonunda karar verir: Bunu seçiyorum der. Beynin geliþiminde belki de çok önemli bir role sahiptir diyebiliriz. Seçim yapma ayný zamanda karar verme demektir. Doðru, çabuk ve zamanýnda karar verebilmek yaþamýmýzda çok önemlidir. Bu nedenle çocuklarýn küçük yaþlardan itibaren seçim yapmaya alýþtýrýlmasý önerilmektedir. Anne ve babalarýn bu konuda çocuklara devamlý þans tanýmalarý, onlarýn geliþimi açýsýndan gereklidir.
Seçme yapan canlýda hem mantýk hem de duygular devrededir. Bunlarýn seçmedeki etkinliði kiþiden kiþiye ve zamana göre deðiþim gösterir. Bazen mantýðýmýz ön plânda iken, bazen duygularýmýz ön plâna çýkabilir. Her ikisinin ayný oranda etkin olabildiði durumlar da gözlenebilir. Çoðu kez seçim yapýldýktan sonra, içimizde bir acaba sorusu belirir. Keþkeler sýralanmaya baþlar. Ýçimiz sýkýlýr. Ýþte en kötü durum budur. Bizi yýpratýr bu durum. Bu nedenle seçim yaptýktan sonra keþkelerin hücumuna uðramamak için, tüm kriterleri detaylý olarak masaya yatýrmalýyýz. Duygular da asla geri plâna atýlmamalýdýr. Duygularýmýz bizi daha çok yaralar çünkü. Seçim yapmadan önce elimizden gelen her þeyi yapmýþ olmalýyýz ki, ileride keþkelerin hücumuna uðramayalým. Yaptýðýmýz seçimin sonucu ne olursa olsun, sonu ölümle sonuçlansa dahi, kendimizi asla suçlamayýz. Elimizden gelenin en iyisini yapmýþ olmak düþüncesi bizi rahatlatýr.
Seçim yapabilmek için zihnimizin bazý kriterlere ihtiyacý vardýr. Bu kriterler de yere ve zamana göre deðiþim gösterir. Özellikle zaman, seçim konusunun baþ aktörüdür diyebiliriz. Bugün seçtiðimiz bir þeyi, yarýn beðenmeyip seçmeyebiliriz. Zaman burada da hükmünü sürdürür. Her þeyin hakimi olan zaman bence insanoðlunun düþmanýdýr. Aristo’nun dediði gibi: “Zaman acýmasýz bir öðretmendir. Ne yazýk ki tüm öðrencilerini öldürür.
Eðer seçim þansý olmasaydý insanoðlunun, kupkuru bir dünya ile karþýlaþacaktýk. Birbirinin ayný olan þeyler arasýnda seçim imkansýz denecek kadar zor olacaktý. Çeþitlilik, çokluk bize seçim þansý vermektedir. Seçim demek deðerlendirme demektir. Zihnimiz kendi çapýnda yaptýðý tartým sonucu, bunlardan biri hakkýnda diðerlerine göre daha fazla deðer verir ve seçer. Seçilen her ne olursa olsun bizim için þu veya bu þekilde bir deðer taþýyor demektir.
Daha önce de belirttiðimiz gibi, bugün beðenip, deðer verdiðimiz bir þeyi yarýn seçmeyebiliriz. Diðer bir deyiþle, deðer sistemimiz sürekli deðiþim halindedir. Bir bakýma canlýdýr. Bu canlýlýðýný seçime borçludur. Seçme özgürlüðü elinden alýnan insanýn canlýlýðý da bitiyor demektir bir bakýma. Diðer canlýlar da seçim yapabilirler; ancak onlarý seçme alaný oldukça sýnýrlýdýr. Akla sahip olmakla övünen insanoðlunun, seçim, aklýný kullandýðýnýn bir göstergesidir. “Yaþamak solumak deðil, çalýþmaktýr.” der J.J.ROUSSEAU. Çalýþmak, bir deðer üretmek de ancak seçme yapabilme ile mümkündür. Yoksa sadece soluk alýp veren, bir deðer üretmeyen yaþam ne kadar yaþam olarak nitelendirilebilir?
Ýnsanoðlu bebeklik dönemlerinde bile seçim yapma özgürlüðüne sahiptir. Bebek istediði zaman meme emer. Onu zorlayamazsýnýz. Temel içgüdüsel olarak yaptýðý bu seçimler, gün geçtikçe daha bilinçli hâle gelmeye baþlar. Çocukluk çaðlarýnda da seçim olgusu artarak devam eder. Gençlik ve olgunluk dönemleri sanki tepe noktasýný oluþturur seçme olgusunda. Zaman akarken yaþlanmaya da baþlarýz doðal olarak. Yaþlýlýk arttýkça, seçenekler azalmaya baþlar. Azalýr azalýr ileri ihtiyarlýk dönemlerinde sanki tekrar bebeklik dönemlerine dönülmüþtür. Temel ihtiyaçlar, seçimde artýk baþ rolü almaya baþlamýþtýr.
Seçme, özgürlükle mümkündür ancak. Seçebildiðimiz ölçüde özgürüzdür. Bebeklik ve yaþlýlýk dönemlerimizde seçim þansýnýn azalmasý demek, özgürlüðümüzün de azalmasý anlamýný taþýr. Gerçekten de her iki dönemde de özgürlükler iyice kýsýtlanmýþ durumdadýr. Bebeklik dönemlerinde insanoðlunun önünde özgürce yaþayabileceði bir zaman diliminin mevcudiyeti, yaþlýlýk dönemlerine göre büyük bir avantajdýr. Yaþlýnýn önündeki seçenekler gittikçe azalmýþtýr ve azalmaya devam etmektedir. Yaþlýlar için tek bir seçenek kalmýþtýr artýk: veda zamaný. Hayata veda zamaný seçme veya seçmeme. Hayatý boyunca seçme özgürlüðüne sahip olmakla övünen insanoðlundan ne yazýk ki bu þans esirgenmektedir. Tüm inanýþlar bu son seçim þansýný insana tanýmak istemezler. Hayata veda zamanýnýn seçimi asla insanoðlunun eline býrakýlmamasýný savunur tüm gücüyle inanýþlar. Bir bakýma seçim þansý tüm inanýþlar tarafýndan elinden alýnmýþtýr insanoðlunun þu veya bu nedenle. Akla sahip olan tek canlý diye övünen insanoðlu için nedense aklýný kullanmasýna izin verilmez bu konuda. Hani nerede insanoðlunun aklýna düzülen övgüler? Her inanýþ kendine göre gerekçeler ileri sürerler bu son elveda konusunda. Ýnsanoðlunun aklýna güvenmesi, onu kullanarak seçimler yapmasý demek ki inanýþlar tarafýndan iþine geldiði kadarý ile kabul edilebiliyor. Bu durumda insanoðlunun, akla sahip olan en þerefli mahlûk ünvanýný elinden býrakmasý gerekmiyor mu? Siz ne dersiniz ?
Sedat YALÇIN
syalcin50@yahoo.com
Yaþamak solumak deðil, çalýþmaktýr. J.J.ROUSSEAU
Aslýnda çokluk, çok olma kavramý biz insanoðlunun ortaya attýðý bir olgudur. Evrende her þey tektir. Asla birebir ayný deðildir. Doða kesinlikle ayný þeyi tekrar etmez. Her þey kendine özgü bir yapýya sahiptir. Fakat bizler yani, insanoðlu kendi bakýþ açýsýna göre benzerlikler yaratýr ve tekleri ayný kabul ederek gruplar oluþturur. Sýnýflandýrma daha sonra bilimsel olarak inceleme için bu tarz bir yaklaþým gereklidir de. Bu durumda madem ki her þey tek o halde seçim de bu tekler arasýnda gerçekleþmek zorundadýr. Seçim olayý ancak birden fazla seçenek varsa gerçekleþen bir olgudur. Teklik asla seçim þansý vermez. O halde çokluk seçimin birinci ve baþlýca þartýdýr diyebiliriz.
Birden fazla seçenekle karþýlaþan beynimiz, bunlar arasýnda seçim yapabilmek için etkinleþmek zorunda kalýr. Tartar, biçer, en sonunda karar verir: Bunu seçiyorum der. Beynin geliþiminde belki de çok önemli bir role sahiptir diyebiliriz. Seçim yapma ayný zamanda karar verme demektir. Doðru, çabuk ve zamanýnda karar verebilmek yaþamýmýzda çok önemlidir. Bu nedenle çocuklarýn küçük yaþlardan itibaren seçim yapmaya alýþtýrýlmasý önerilmektedir. Anne ve babalarýn bu konuda çocuklara devamlý þans tanýmalarý, onlarýn geliþimi açýsýndan gereklidir.
Seçme yapan canlýda hem mantýk hem de duygular devrededir. Bunlarýn seçmedeki etkinliði kiþiden kiþiye ve zamana göre deðiþim gösterir. Bazen mantýðýmýz ön plânda iken, bazen duygularýmýz ön plâna çýkabilir. Her ikisinin ayný oranda etkin olabildiði durumlar da gözlenebilir. Çoðu kez seçim yapýldýktan sonra, içimizde bir acaba sorusu belirir. Keþkeler sýralanmaya baþlar. Ýçimiz sýkýlýr. Ýþte en kötü durum budur. Bizi yýpratýr bu durum. Bu nedenle seçim yaptýktan sonra keþkelerin hücumuna uðramamak için, tüm kriterleri detaylý olarak masaya yatýrmalýyýz. Duygular da asla geri plâna atýlmamalýdýr. Duygularýmýz bizi daha çok yaralar çünkü. Seçim yapmadan önce elimizden gelen her þeyi yapmýþ olmalýyýz ki, ileride keþkelerin hücumuna uðramayalým. Yaptýðýmýz seçimin sonucu ne olursa olsun, sonu ölümle sonuçlansa dahi, kendimizi asla suçlamayýz. Elimizden gelenin en iyisini yapmýþ olmak düþüncesi bizi rahatlatýr.
Seçim yapabilmek için zihnimizin bazý kriterlere ihtiyacý vardýr. Bu kriterler de yere ve zamana göre deðiþim gösterir. Özellikle zaman, seçim konusunun baþ aktörüdür diyebiliriz. Bugün seçtiðimiz bir þeyi, yarýn beðenmeyip seçmeyebiliriz. Zaman burada da hükmünü sürdürür. Her þeyin hakimi olan zaman bence insanoðlunun düþmanýdýr. Aristo’nun dediði gibi: “Zaman acýmasýz bir öðretmendir. Ne yazýk ki tüm öðrencilerini öldürür.
Eðer seçim þansý olmasaydý insanoðlunun, kupkuru bir dünya ile karþýlaþacaktýk. Birbirinin ayný olan þeyler arasýnda seçim imkansýz denecek kadar zor olacaktý. Çeþitlilik, çokluk bize seçim þansý vermektedir. Seçim demek deðerlendirme demektir. Zihnimiz kendi çapýnda yaptýðý tartým sonucu, bunlardan biri hakkýnda diðerlerine göre daha fazla deðer verir ve seçer. Seçilen her ne olursa olsun bizim için þu veya bu þekilde bir deðer taþýyor demektir.
Daha önce de belirttiðimiz gibi, bugün beðenip, deðer verdiðimiz bir þeyi yarýn seçmeyebiliriz. Diðer bir deyiþle, deðer sistemimiz sürekli deðiþim halindedir. Bir bakýma canlýdýr. Bu canlýlýðýný seçime borçludur. Seçme özgürlüðü elinden alýnan insanýn canlýlýðý da bitiyor demektir bir bakýma. Diðer canlýlar da seçim yapabilirler; ancak onlarý seçme alaný oldukça sýnýrlýdýr. Akla sahip olmakla övünen insanoðlunun, seçim, aklýný kullandýðýnýn bir göstergesidir. “Yaþamak solumak deðil, çalýþmaktýr.” der J.J.ROUSSEAU. Çalýþmak, bir deðer üretmek de ancak seçme yapabilme ile mümkündür. Yoksa sadece soluk alýp veren, bir deðer üretmeyen yaþam ne kadar yaþam olarak nitelendirilebilir?
Ýnsanoðlu bebeklik dönemlerinde bile seçim yapma özgürlüðüne sahiptir. Bebek istediði zaman meme emer. Onu zorlayamazsýnýz. Temel içgüdüsel olarak yaptýðý bu seçimler, gün geçtikçe daha bilinçli hâle gelmeye baþlar. Çocukluk çaðlarýnda da seçim olgusu artarak devam eder. Gençlik ve olgunluk dönemleri sanki tepe noktasýný oluþturur seçme olgusunda. Zaman akarken yaþlanmaya da baþlarýz doðal olarak. Yaþlýlýk arttýkça, seçenekler azalmaya baþlar. Azalýr azalýr ileri ihtiyarlýk dönemlerinde sanki tekrar bebeklik dönemlerine dönülmüþtür. Temel ihtiyaçlar, seçimde artýk baþ rolü almaya baþlamýþtýr.
Seçme, özgürlükle mümkündür ancak. Seçebildiðimiz ölçüde özgürüzdür. Bebeklik ve yaþlýlýk dönemlerimizde seçim þansýnýn azalmasý demek, özgürlüðümüzün de azalmasý anlamýný taþýr. Gerçekten de her iki dönemde de özgürlükler iyice kýsýtlanmýþ durumdadýr. Bebeklik dönemlerinde insanoðlunun önünde özgürce yaþayabileceði bir zaman diliminin mevcudiyeti, yaþlýlýk dönemlerine göre büyük bir avantajdýr. Yaþlýnýn önündeki seçenekler gittikçe azalmýþtýr ve azalmaya devam etmektedir. Yaþlýlar için tek bir seçenek kalmýþtýr artýk: veda zamaný. Hayata veda zamaný seçme veya seçmeme. Hayatý boyunca seçme özgürlüðüne sahip olmakla övünen insanoðlundan ne yazýk ki bu þans esirgenmektedir. Tüm inanýþlar bu son seçim þansýný insana tanýmak istemezler. Hayata veda zamanýnýn seçimi asla insanoðlunun eline býrakýlmamasýný savunur tüm gücüyle inanýþlar. Bir bakýma seçim þansý tüm inanýþlar tarafýndan elinden alýnmýþtýr insanoðlunun þu veya bu nedenle. Akla sahip olan tek canlý diye övünen insanoðlu için nedense aklýný kullanmasýna izin verilmez bu konuda. Hani nerede insanoðlunun aklýna düzülen övgüler? Her inanýþ kendine göre gerekçeler ileri sürerler bu son elveda konusunda. Ýnsanoðlunun aklýna güvenmesi, onu kullanarak seçimler yapmasý demek ki inanýþlar tarafýndan iþine geldiði kadarý ile kabul edilebiliyor. Bu durumda insanoðlunun, akla sahip olan en þerefli mahlûk ünvanýný elinden býrakmasý gerekmiyor mu? Siz ne dersiniz ?
Sedat YALÇIN
syalcin50@yahoo.com
"Sedat YALÇIN" bütün yazýlarý için týklayýn...
