Bir Sokaðýn Sessiz Vedasý: / Iþýk Teoman
Iþýk Teoman

Iþýk Teoman

Bir Sokaðýn Sessiz Vedasý:



Ayvalýk’ýn Son Tenekeci Ustasý Adnan Ok:

Yýllar önce Ayvalýk’ta “Tenekeciler Sokaðý”nda 25 tenekeci dükkâný yan yana sýralanýrdý. Kapý önlerinde kazanlar, kovalar, soba borularý, mangallar, maþalar… Her biri gündelik hayatýn vazgeçilmez parçalarýydý. O yýllarda hemen her evde odun sobasý yanar; küçük bir çýra ile tutuþturulan ateþ, ardý ardýna atýlan odunlarla harlanýr, evi sýmsýcak yapardý. Teneke sobalar çabuk ýsýnýp çabuk soðuduðu için gece boyunca sürekli odun takviyesi yapýlýrdý.

Sonbahar geldiðinde ise bir telaþ baþlardý. Yýpranan sobalar yenilenir, saðlam kalan borular isinden kirinden arýndýrýlýr, beyaz yaldýz boyayla pýrýl pýrýl boyanýrdý. Eksikler için tenekecilerin yolu tutulur, ölçüler verilir, yeni parçalar takýlýrdý. Ancak zamanla kömür sobalarý, ýsý pompalarý, kalorifer sistemleri, klimalar ve doðalgaz derken teneke sobalar hayatýmýzdan sessizce çekildi.

Bugün o sokaktan geriye, 64 yaþýndaki Adnan Ok kaldý. Ayvalýk’ýn son tenekeci ustasý… Bir zamanlar cývýl cývýl olan dükkânlarýn yerini artýk meyhaneler, çorbacýlar, tostçular ve kahvehaneler almýþ durumda. Babasýndan devraldýðý mesleði hâlâ büyük bir keyifle sürdüren Adnan Usta, geçmiþte kazanlarýn, kovalarýn, soba borularýnýn “peynir ekmek gibi” satýldýðýný anlatýyor.



Saðlýðý elverdiði sürece mesleðini býrakmayý düþünmeyen Adnan Ok, kaybolmaya yüz tutmuþ zanaatlarýn en azýndan teknik liselerde hobi olarak öðretilmesini istiyor. “Hiç olmazsa unutulmasýn” diyen usta, bugün tenekeden yapýlan hemen her ürünün plastik karþýlýðýnýn piyasada olduðunu hatýrlatýyor ve ekliyor: “Teneke malzeme satýþý nereye kadar sürecek?”

Bir dönemin yoðunluðunu ise þu sözlerle anlatýyor: Gece yarýlarýna kadar çalýþýp sipariþ yetiþtirdikleri günler… Gazyaðý yokluðunda kullanýlan karpit lambalarý için tüm ustalarýn gece gündüz üretim yaptýðý, iyi kazançlarýn elde edildiði yýllar… “Ama gün geldi, dükkânlar birer birer kapandý. Ya yaþlandýlar ya da vefat ettiler” diyerek o günleri hüzünle anýyor.

“Son usta” ifadesini kurmak bile zor aslýnda. Bir zamanlar ihtiyaç duyduðunda kapýsýný çaldýðýn, selam verip hâl hatýr sorduðun, bir tabureye oturup demli çayýný içtiðin ustalar artýk yok. Yaþamdan deðil, mesleklerinden çekildiler. “Benden buraya kadar” diyerek…



Çýrak yok, kalfa yok, usta yok. Nedenini sorduklarýnda aldýklarý yanýt ise deðiþmiyor: “Bu iþler gençlere zor geliyor. Telefon, sosyal medya daha cazip.” Oysa bu mesleklerde çalýþýrken telefona bakacak vakit bile yok. Bu yüzden ne çýrak yetiþmiþ ne de mesleði devralacak biri kalmýþ. “Bizden sonra bu iþi yapacak kimse yok. ‘Son usta’ olarak anýlarýmýzla yaþayacaðýz” diyor, bir yanýyla da dertlenerek.

Adnan Ok da ayný duyguyu taþýyor. Yýllardýr teknolojiye ve plastik ürünlere direnerek zanaatýný sürdürmeye çalýþan usta, mesleðinin son temsilcisi olmanýn burukluðunu yaþýyor. Beþ metrekarelik dükkânýnda kova, huni, soba, soba borusu, tatlý kalýplarý, gaz ve yað tenekeleri, konserve kutularý, kumbaralar, çiçeklikler ve daha pek çok ürünü kendi elleriyle üretmeye devam ediyor.

“Hazýr hiçbir þey yok, hepsi el emeði” diyen Adnan Usta, çocukluðundan beri bu iþi yaptýðýný anlatýyor: “Müþterilerim beni arayýp buluyor ama meslek maalesef ölüyor. Çok seviyorum ama benden sonra sürdürecek kimse yok.”

Midilli mübadili bir ailenin çocuðu olan Adnan Ok, babasýnýn 1943’te açtýðý dükkâný yýllarca kardeþiyle birlikte iþletmiþ. “17 ustayý hatýrlýyorum bu sokakta” diyor ve ekliyor: “Þimdi tek kaldým. Artýk her þeyi yapýyoruz ama iþ yok.”



Yað tenekelerinden, peynir tenekelerinden, saksýlar, daha önce zeytinyaðý kaplarý, zeytinyaðý depolarý, kaydýrmalar, maþrapalar, hep tenekeden imal edildiðini hatýrlatan usta, bugün ise çoðu ürünün tarihe karýþtýðýný söylüyor.

Elinde tuttuðu eski bir kahve cezvesini gösterirken sesi daha da hüzünleniyor:

“Bunu artýk yapamam. Takýmlarýný bile kaybettim. Bu meslekler bitti. Eskiden 25 dükkânýn 25’i de iþ yapardý. Þimdi ben tekim ama gelen giden yok. Bazen sadece caným sýkýldýðý için dükkâna geliyorum…”



“Tenekeciler Sokaðý” levha olarak kalacak

Bu mesleðin ölmemesi için bir þeye ihtiyaçlarý olduklarýnda ben iþte buradayým dükkaným açýk, elimden gelen her þeyi yaparým. Eskiden iþlerin yoðunluðundan seçiciydik, þu an seçici olma þansýmýz kalmadý þu an en ufacýk iþi bile yaparýz ama o da gelmiyor ne yazýk ki. Maalesef mesleðimiz bitti, artýk benimle son, kaybolmaya yüz tutmuþ mesleklerden tenekecilik. Ayvalýk’ta tenekeciler sokaðý denildiðinden dört bir yandan giriþi olan bir sokaktý þimdi sadece tek tenekeciyim. Kapým herkese açýk ama zorla da kimseye bir þey satamazsýn. Evde oturamam, kedi köpek gezdiremem bu iþi yürütmeye çalýþýyorum. Burada baba mesleðini yürütüyorum. Her þeyi babadan öðrendik. Babamýz bu mekaný 1943 yýlýnda açmýþ biz de 60’lý küsur yaþlardayýz bu yaþa geldik mesleðimiz yürütmeye çalýþýyoruz. Ama artýk talep olmadýðýndan arz olmadýðýndan mesleðimiz bitiyor 25 tenekeciden kalan son tenekeciyim yani tenekeci ustasýyým. Tenekeden istenen her þeyi üretebilirim ama talep olmayýnca bir þey yapamýyoruz. Ben de bu gelecek yýllarda bu dükkaný kapattýðýmda “Tenekeciler Sokaðý” levha olarak kalacak, tenekeciler sokaðý vasfýný kaybedecek üç giriþte levhalar hatýra olarak kalacak. Mesleðimi sevdiðim için direniyorum.






Iþýk Teoman

isikteoman@gmail.com



14 Nisan 2026 Salý / 141 okunma



"Iþýk Teoman" bütün yazýlarý için týklayýn...