Ayvalýk’ýn sokaklarýndaki evlere þöyle göz gezdiriyorum; evler de insanlar gibi aslýnda. Kimi dimdik ayakta, kimi yorgun, kimi zamana direniyor, kimi de acil yardým bekliyor. / Iþýk Teoman
Iþýk Teoman

Iþýk Teoman

Ayvalýk’ýn sokaklarýndaki evlere þöyle göz gezdiriyorum; evler de insanlar gibi aslýnda. Kimi dimdik ayakta, kimi yorgun, kimi zamana direniyor, kimi de acil yardým bekliyor.



Ayvalýk’ýn Evleri…

Bazý þehirler vardýr; sokaklarýnda yürürken yalnýzca adýmlarýnýzýn sesini deðil, geçmiþin fýsýltýlarýný da duyarsýnýz. Ayvalýk iþte tam da böyle bir yer. Ýki bini tescilli, binlerce eski yapýnýn bulunduðu bir kent Ayvalýk. Ayvalýk’ta yürümek, yalnýzca yürümek deðildir; zamana dokunmaktýr. Daracýk sokaklar… Arnavut kaldýrýmlarý… Yokuþlar, çýkmazlar, sessizliðe gömülmüþ köþeler… Duvar diplerinden gökyüzüne uzanan akþamsefalarý, zakkumlar, hatmiler… Taþlarýn arasýndan inatla filizlenen yabani otlar… Mama bekleyen kediler, mahallenin aðýrbaþlý köpekleri… Hepsi, birbirinin içine geçmiþ bir hayatýn sessiz tanýklarý gibi.

Bu sokaklarda evler de insanlar gibi aslýnda. Kimi dimdik ayakta, kimi yorgun, kimi zamana direniyor, kimi yardým bekliyor. Sarýmsak taþýndan yapýlmýþ o sarýmtýrak duvarlar, rengârenk kapýlar, çatýsý çökmüþ ama hâlâ ayakta duran yüzlerce yýllýk yapýlar…

Her biri ayrý bir hikâye, ayrý bir hatýra

Kapýlarýn önünde durup tarihlere gözüm takýlýyor bazen. 1800’lü yýllar… 200 yýla merdiven dayamýþ binalar… Düþünmeden edemiyor insan. Bu duvarlar neler gördü? Kimler geçti o eþiklerden? Mübadele öncesinin Rum aileleri, sonrasýnda adalardan gelen Türkler… Diller deðiþti, gelenekler deðiþti ama taþlar kaldý. Ayvalýk, tam da bu yüzden bir kentten çok bir hafýza gibi.

Ve sarýmsak taþý… Bu kentin kimliðine sinmiþ o eþsiz doku. Binlerce yýl önceki lav akýntýlarýnýn bugüne uzanan izi. Dayanýklý, güçlü, vakur… Belki de bu yüzden Ayvalýk evleri hâlâ dimdik ayakta. Bakýmlý olanlara bakarken gözlerinizi alamayýþýnýz boþuna deðil; taþýn asaleti var üzerinde.



Ama her kapý ayný hikâyeyi anlatmýyor.

Bazý kapýlar var ki kalýn zincirlerle kilitlenmiþ. Sessiz, kimsesiz, bekleyiþ içinde. Ýþte o an, insanýn içine hafif bir sýzý yerleþiyor. Çünkü o kapýlarýn ardýnda bir zamanlar yaþanmýþ hayatlarý düþünüyorsunuz.

Sabah erkenden yanan bir þömineyi… Demlenen çayýn buharýný… Kor üzerinde kýzaran ekmek kokusunu… Okula yetiþmeye çalýþan çocuklarý… Pencere önünde dalgýn dalgýn sigarasýný içen bir babayý… Bugün sessiz olan o evler, bir zamanlar hayatla doluydu.

Ayvalýk’ta fotoðraf çekmek bazen bir belge çalýþmasý, bazen bir estetik arayýþý ama çoðu zaman baþka bir þey aslýnda: Kaybolup giden zamanýn peþine düþmek. Ve her deklanþör sesi, geçmiþe düþülen küçük bir not gibi. Ayvalýk’ýn 19. yüzyýl kent dokusunu oluþturan Ayvalýk Evleri’nin büyük bölümü günümüze ulaþmýþ ve hâlâ kullanýlýyor. Mübadele sonrasýnda Rum nüfusun ayrýlmasýyla boþalan bu evlere, Girit ve Midilli’den gelen mübadiller yerleþtirilmiþ. Bu nedenle Ayvalýk Evleri, hem kentin tarihi kimliðini koruyan yapýlar hem de yerleþim yaþamýnýn sürekliliðini saðlayan önemli unsurlar.

Ayvalýk Evleri, Osmanlý Devleti’nin 19. yüzyýldaki ekonomik ve sosyal yapýsý içinde þekillenmiþ ve kentin tarihsel kimliðinde önemli bir yer edinmiþ. Bu evler genellikle bitiþik nizamda, zemin kat üzerine bir ya da iki katlý olarak inþa edilmiþ. Giriþ cepheleri çoðunlukla sokaða bakar ve arka tarafta avlu bulunuyor. Köþe parsellerde yer alan evler birden fazla cepheye sahip. Cephelerde simetrik ya da asimetrik düzenlemeler ile cumba gibi çýkmalar görülebilir. Zemin katlar mutfak, kiler, depo ya da bazý yapýlarda dükkân olarak kullanýlmýþ. Üst katlar yaþam alaný, en üst katlar ise genellikle yatak odasý olarak kullanýlýyor. Ýç mekânlarda duvara gömülü dolaplar, ocaklar ve niþler yer alýyor.

Ayvalýk, Osmanlý döneminde aðýrlýklý olarak Rum nüfusun yaþadýðý bir yerleþim olmasýna raðmen, burada tamamen farklý ve özgün bir konut tipolojisi geliþmediði kabul edilir. Bu nedenle yaygýn kullanýlan “Rum Evi” tanýmý, mimari bir sýnýflandýrmadan çok, bu evlerde yaþayan topluma yapýlan bir göndermedir. Bununla birlikte, 19. yüzyýl konutlarýnýn cephe düzeni ve süslemelerinde, kullanýcýlarýn sosyal ve kültürel yapýsýnýn etkisi olduðu açýk. Evlerin mimarisini belirleyen temel unsurlar ise ekonomik koþullar, sosyal yapý, iklim ve coðrafi özellikler.



Kitabelere göre Ayvalýk’taki en eski ev 1843 yýlýna tarihleniyor

Bu dönemden itibaren Sarýmsak Taþý gibi dayanýklý malzemeler kullanýlmýþ, Neoklasik üslupta yapýlar inþa edilmiþ. Evler genellikle dar cepheli ve arka bahçeli. Üst gelir grubunun yaþadýðý bölgelerde ise geniþ bahçeli ve ayrýk nizamda daha büyük yapýlar görülüyor. Ayvalýk bir endüstri kenti olduðundan, emekçi sýnýfýn konutlarý daha küçük ve mütevazý. Buna karþýn, varlýklý kesimin evleri daha büyük ve gösteriþli. Ancak tüm evlerin ortak özellikleri; Sarýmsak Taþý kullanýmý, su ihtiyacýnýn sarnýçlarla karþýlanmasý ve dönemin mimari anlayýþýný yansýtýyor. Cadde üzerindeki çok katlý evlerde ise genellikle iki ayrý kapý bulunuyor ve ticari iþlevler nedeniyle zemin kat giriþleri daha yüksek.Tüm bu özellikleriyle Ayvalýk Evleri, geçmiþte burada yaþayan toplumlarýn sosyal, ekonomik ve kültürel yapýsýna dair önemli ipuçlarý sunuyor.

Evlerin günümüze kadar korunmasýnda en büyük etken, Ayvalýk’ýn sit alaný ilan edilmesi. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anýtlar Yüksek Kurulu’nun 19.06.1976 tarihli kararýyla Ayvalýk, korunmasý gereken doðal ve tarihi alan olarak kabul edilmiþ. Ýlk imar planý kapsamýnda yaklaþýk 1700 ev tescillenmiþ, böylece yapýlarýn büyük bölümü kent dokusu içindeki yerini korumuþ.



























KAYNAKÇA:
Ayvalýk Evleri’nin Cephe Karakterinin Oluþumuna Etki Eden Faktörlerin Deðerlendirilmesi, Sanat Tarihçisi Berrin AKIN, Sanat Tarihi Dergisi, Sayý:2, 2015.



Iþýk Teoman

isikteoman@gmail.com



23 Þubat 2026 Pazartesi / 50 okunma



"Iþýk Teoman" bütün yazýlarý için týklayýn...