Ahmet Zeki YEÞÝL
KIÞ GELDÝ GRÝP GERDÝ
Kýþ geldi… Muhalefet, soðuk hava dalgasýný protesto etti. Ýyi de etti. Çünkü grip salgýný bizi gerdi. Duvarlara “Ellerimizi yýkayalým” ve “Ýstirahat edelim” yazýlý afiþler asýldý. Bu nasýl demokrasi? Benim elimi tek baþýma yýkama ve tek baþýma istirahat etme özgürlüðüm yok mu? Bir baþkasýyla birlikte istirahat etmek zorunda mýyým? Þimdi Sayýn Bakanýmýza buradan sesleniyorum… Ben þahsen, toplu sözleþmeye de toplu seviþmeye de karþýyým. Durum böyleyken, benden neden ilaç, reçete ve muayene katýlým payý kesiliyor?
Kafama takýlan bir þey daha var. Meteoroloji don uyarýsýnda bulunmak zorunda mý? Lütfen yapmasýn, tahrik oluyoruz. Ne olacak bizim halimiz? Aldýðýmýz ilaçlar çok uyku veriyor. Bu yüzden, geçen gün doktorla takýþtým. Yemin etti, “Ben sana uyku ilacý deðil, dizi film yazdým” dedi. Olmaz böyle þey! Hangi diziyi izleyeceðimizi de yazmasý lazým. Dizi dizi dizilip, her akþam 4 dizi izleyince sabah kalkamýyoruz.
Gribe karþý “Dengeli beslenin” diyorlar. Kendimi, tek ayak üzerinde yemeðe ve su içmeye alýþtýrdým. Yine de gribe yakalandým. Aile hekimimiz, “Grip, samimiyetten bulaþýr” diyerek, randevu vermiyor. Verdiði zaman, endoskopi, kolonoskopi, labroskopi istiyor. Filim mi çeviriyoruz, anlamadým. Kendisinden þikayetçiyim.
Grip olanlarýn neden maske takmadýðýný biliyorum. Çünkü maskeler karaborsada. Merdiven altý maske üreticileri türedi. Evlerde de bir kargaþa yaþanýyor. Kimse kimseyi tanýmýyor. Adýnýn açýklanmasýný istemeyen bir dostum; “Ahmet Bey, ev halkýný sayýyorum sayýyorum bir kiþi fazla çýkýyor” diyor. Yoksa bütün bunlar kýyamet alametleri mi? Ayrýca maskeler çok kalitesiz. Bir standart getirilmesini istiyoruz. Çünkü nefes alamýyoruz. Konuþamýyoruz, konuþtuðumuzu anlamýyoruz. Kankamýzý bile tanýyamýyoruz. Turistler bizden öcü görmüþ gibi kaçýyor. Yemek yerken, maskesini yutup, boðulanlar var. Maskeyle sigara içemiyoruz. Biri içmeye kalktý, mahalleyi yaktý. Maske yüzünden öpüþemiyoruz. Ne var ki seviþebiliyoruz, çok þükür…
Ahmet Zeki YEÞÝL
"Ahmet Zeki YEÞÝL" bütün yazýlarý için týklayýn...
Kýþ geldi… Muhalefet, soðuk hava dalgasýný protesto etti. Ýyi de etti. Çünkü grip salgýný bizi gerdi. Duvarlara “Ellerimizi yýkayalým” ve “Ýstirahat edelim” yazýlý afiþler asýldý. Bu nasýl demokrasi? Benim elimi tek baþýma yýkama ve tek baþýma istirahat etme özgürlüðüm yok mu? Bir baþkasýyla birlikte istirahat etmek zorunda mýyým? Þimdi Sayýn Bakanýmýza buradan sesleniyorum… Ben þahsen, toplu sözleþmeye de toplu seviþmeye de karþýyým. Durum böyleyken, benden neden ilaç, reçete ve muayene katýlým payý kesiliyor?
Kafama takýlan bir þey daha var. Meteoroloji don uyarýsýnda bulunmak zorunda mý? Lütfen yapmasýn, tahrik oluyoruz. Ne olacak bizim halimiz? Aldýðýmýz ilaçlar çok uyku veriyor. Bu yüzden, geçen gün doktorla takýþtým. Yemin etti, “Ben sana uyku ilacý deðil, dizi film yazdým” dedi. Olmaz böyle þey! Hangi diziyi izleyeceðimizi de yazmasý lazým. Dizi dizi dizilip, her akþam 4 dizi izleyince sabah kalkamýyoruz.
Gribe karþý “Dengeli beslenin” diyorlar. Kendimi, tek ayak üzerinde yemeðe ve su içmeye alýþtýrdým. Yine de gribe yakalandým. Aile hekimimiz, “Grip, samimiyetten bulaþýr” diyerek, randevu vermiyor. Verdiði zaman, endoskopi, kolonoskopi, labroskopi istiyor. Filim mi çeviriyoruz, anlamadým. Kendisinden þikayetçiyim.
Grip olanlarýn neden maske takmadýðýný biliyorum. Çünkü maskeler karaborsada. Merdiven altý maske üreticileri türedi. Evlerde de bir kargaþa yaþanýyor. Kimse kimseyi tanýmýyor. Adýnýn açýklanmasýný istemeyen bir dostum; “Ahmet Bey, ev halkýný sayýyorum sayýyorum bir kiþi fazla çýkýyor” diyor. Yoksa bütün bunlar kýyamet alametleri mi? Ayrýca maskeler çok kalitesiz. Bir standart getirilmesini istiyoruz. Çünkü nefes alamýyoruz. Konuþamýyoruz, konuþtuðumuzu anlamýyoruz. Kankamýzý bile tanýyamýyoruz. Turistler bizden öcü görmüþ gibi kaçýyor. Yemek yerken, maskesini yutup, boðulanlar var. Maskeyle sigara içemiyoruz. Biri içmeye kalktý, mahalleyi yaktý. Maske yüzünden öpüþemiyoruz. Ne var ki seviþebiliyoruz, çok þükür…
Ahmet Zeki YEÞÝL
"Ahmet Zeki YEÞÝL" bütün yazýlarý için týklayýn...
