FoçaFoça - Yasam ve Kent Kültürü ISSN 1308-8483
     

  Anasayfa
  Yazarlar
  Gündem
  Spor
  Kültür Sanat
  Aşçı Fok'un Mutfağından
  Sinema
  Şiirler
  E-Kitaplar
  Yeni Yayınlar
  Gezi
  Mekan
  Söyleşiler
  Yaşam
  Foça
  Foça Görülecek Yerler
  Foça Balık Restoranları
  Rasgele Balıkçı
  Siren Kayalıkları
  Foça Hakkında
  Foça Tarihi
  Foça Harita / Ulaşım
  Fotoğraflar
  Otel Rezervasyon
  Rehber
  İlanlar
  Duyurular
  Serbest Kürsü
  Bilgi Yarışması
  E-Kart
  Mesaj Defteri
  Hakkımızda
  İletişim
FoçaFoça'da 34 kisi var.


"FocaFoca.com
eposta bülteni"
mize
üye olmak
ister misiniz?




"Foça"
Söz Müzik : Yildirim Benzer
(Müzik Kontrol)

Site içi arama

Su hayattir
Bosa harcamayin!

Izmir / Foça Foça - Yorumlar
         Son Yorumlar


4 Güle güle Balıkçı Arif, hani gözleme yemeye gidecektik!
Yorum yazan : Tülay ÇELLEK
Tarih : 10.09.2010
Merhaba, başsağlığı dileklerimi iletiyor, sabır diliyorum...
Saygılar...

4 Arkaik Dönemde Foça
Yorum yazan : necmiye kurtuluş
Tarih : 10.09.2010
Aradığım bilgileri burada buldum, çok teşekkür ederim. Birde fotoğraf olsaydı....

4 Güle güle Balıkçı Arif, hani gözleme yemeye gidecektik!
Yorum yazan : A.Nihat DİRİM
Tarih : 09.09.2010
Küçüktük hepimiz,mahallede...Çeşmenin yanında meşe (appa) ya da top oynardık.Abilerimiz geçerdi yanımızdan Saadettin (AKÇAKOCA), Turgut (EMİROĞLU),Mehmet (LİMNİLİ),Göksel (KARAKUYU),Tansel (KARAKUYU),Arif (AKÇAKOCA)...
Oyunlarımızı bozarlardı.Arif hariç!
Şimdi hayatlarımız geçiyor yanımızdan. Keşke mahallede kalsak, oyunlarımızı bozsalar......

4 Bayramda aramızda olmayan Foçalılara saygıyla...
Yorum yazan : Cevat Yıldırım Emekli Öğretmen
Tarih : 09.09.2010
Sayın Tezgin,
İlçemizde görülen bir konuya parmak basmışsınız. Yaz döneminde ahirete göçenler ile ilgili hiç bir kurumda kayıt bulunmadığını tesbit etmişsiniz. Acaba doğan, evlenen yada kaza geçirenlerle de tutulmuş bir istatistik yok mu?
Yaz sıcaklarının insan sağlığı üzerinde etkisi ile ilgili bilim adamlarının, üniversitelerinin hazırlayacağı küçük, herkesin anlayacağı broşürler ulaştırılamaz mı?
Foça''da ahrete göçen burada ismi geçen yada geçmeyen hemşehrilerimize rahmet, yakınlarına sabır dilerim.
Size kolay gelsin. Başarı dileklerimle. Foça konusuna devam... Selamlar, sevgiler, ...

4 Urla İskele Pazarı, Çeşme Altı ve Berfe
Yorum yazan : nermin uzun
Tarih : 09.09.2010
çok güzel bir anlatım olmuş,resimlere bayıldım,urlaya taşınmayı düşünüyordum,özellikle iskele tarafını çok merak ediyordum,10 gün sonra oradayım kısmetse.:)) pazarda buluşmak üzere.....

4 Güle güle Balıkçı Arif, hani gözleme yemeye gidecektik!
Yorum yazan : muharrem yeşilkaya
Tarih : 08.09.2010
40 yıllık değerli komşum.İyi günler sağlıkçı, nasılsın komşu sedaların kulaklarımda.Bize elveda demeden çok sevdiğin denizde aramızdan ayrıldın.Üzüntümü anlatamam.Allah sana gani gani rahmet etsin benim saf temiz vede günahsız komşum.Keşke hepimiz senin kadar temiz kalpli olabilsek.Keşke herkesin senin kadar seveni olsa....

4 SAĞ TOPUK DAHA YÜKSEK OLSUN MUSTAFA AMCA
Yorum yazan : emine topcuoglu
Tarih : 08.09.2010
Sevgili Tülin Dursun,
yazinizi diger grup arkadaslarimla da paylasmak isterim.
bildigimiz duygular da olsa, benzeri konularda pek cok oyku okusak da,
guzel anlatiminizla ilk kez bu duyguyu paylasiyor gibiyiz.
sevgiler e.t....

4 SAĞ TOPUK DAHA YÜKSEK OLSUN MUSTAFA AMCA
Yorum yazan : leyla Buhara
Tarih : 08.09.2010
Tülin Hanım,
Basit birşey yüzünden canımın çok sıkıldığı bir anda birden size ait resmin üstüne gitti parmaklarım.Nefes almadan okudum diyebilirim.Bana bir kez daha sağlıklı olanın en büyük zenginlik olduğunu hatırlattınız.Ayrıca size özgün anlatımınız içinde teşekkürler....

4 FOÇA KAZILARI
Yorum yazan : zuhal özügül
Tarih : 08.09.2010
Sn.Emine Hanım. Sizin de vurguladığınız gibi ödenek ve zaman süren kazılara aktarılmalı. Ayrıca Foça'' da bir müzenin olmaması büyük bir eksiklik.Örneğin, yeni kazıdan çıkan objeler nerede saklanıyor?Artık, ne yazık ki halkın nefes aldığı alanlar kısıtlanıyor!
Körlükü elinizden bırakamayacaksınız. Foça Kitap Klubüne bekleriz. Selamlar...

4 Chios’uzonuza…
Yorum yazan : ERGÜN BİNBAŞIOĞLU
Tarih : 08.09.2010
Sakız ağacı adanın güney kısmında yetişir. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki ana vatanı adanın güney bölgesinin tam karşısına düşen Çiftlik köyümüz saihilidir.
Sakız ağacı yetiştirmek bir kahramanlık hikayesidir. Eğer gerçek sakız ağacı fidanı almak isterseniz bulabileceğiniz tek yer Çiftlik köyde bulunan Sakızcı Metin in fidanlığıdır. Yerini bulmak için herhangi bir köylüye sormanız yeterlidir....

4 Güle güle Balıkçı Arif, hani gözleme yemeye gidecektik!
Yorum yazan : Leyla Buhara
Tarih : 08.09.2010
Balıkçı Arif ölmüş dediler,kim o diye sordum! Mutlaka tanırsın dediler tarif etmeye çalıştılar çıkartamadım.Burada resmini görünce içim cızz etti.Ama ben onu Cankuş diye tanıyordum,on yıl önce Foça!ya geldiğimde ilk selamlaştığım kişilerden biriydi o''da bana sultanım diye hitap ederdi.Son gördüğümde Foça simit fırını önünde oturuyordum ölümünden iki gün önce bu sefer sadece başıyla selamlaştı ve sessizce kayıp gitti,ruhu şad olsun....

4 Güle güle Balıkçı Arif, hani gözleme yemeye gidecektik!
Yorum yazan : ayhan turan
Tarih : 08.09.2010
güzel insan arif abim beni de her gördüğünde yenifoçaya niye gittin ki burası daha güzel derdi takılmadan edemezdi.Nur içinde yatsın....

4 Güle güle Balıkçı Arif, hani gözleme yemeye gidecektik!
Yorum yazan : Sabri Barut
Tarih : 08.09.2010
Ah ulan Arif, bos biraktin Foca''yi......

4 FREUD’UN GÖRÜŞLERİ ÜSTÜNE – II
Yorum yazan : Aşçı Fok
Tarih : 08.09.2010
Freud''u sopalamak geçmiştir içimden zaten hep!...

4 Güle güle Balıkçı Arif, hani gözleme yemeye gidecektik!
Yorum yazan : yılmaz üstebay
Tarih : 07.09.2010
güle güle arif abi nur icinde yat
sesine alışmıştık ...............

4 Güle güle Balıkçı Arif, hani gözleme yemeye gidecektik!
Yorum yazan : Çidem Dirim
Tarih : 07.09.2010
Annesi Türkan Teyze''yi, Encıla diye çağırırdı sokağın başında evine gelirken.Daha kapıda başlardı Karagözlüm, sürmeli gözlüm diye annesiyle sevişmeye...Ben anasına bu kadar bağlı, bu kadar yar olan bir evlat görmedim.Mahallemizde doğan bütün kız çocuklarını -Naber lidaki- diye seven ABİMİZDİ.Anası onu arife günü dünyaya getirmiş, Hak''ta Kadir Gecesi yanına aldı.Foça''nın enteresan tiplerinden biri daha Hakkın rahmetine kavuştu.Mekanı cennet olsun. ...

4 Güle güle Balıkçı Arif, hani gözleme yemeye gidecektik!
Yorum yazan : Ceren DAĞLI
Tarih : 07.09.2010
Çok iyi bir insandı rahmetli,sabahları okula giderken hep selamlaşırdık,saati sorardı, bana prenses derdi
Foça''da yokluğu hissedilecek güzel insanlardandı
Allah rahmet eylesin,Nur içinde yatsın Foça''nın, Foçalıların,tüm sevenlerinin,ailesinin başı sağolsun.....

4 FOÇA KAZILARI
Yorum yazan : emine topcuoglu
Tarih : 05.09.2010
Sn Z.Özügül,
kazılarla ilgili yazdıklarınıza tamamen katılıyorum.
aksam gunesini izledigimiz banklari, -zaten yeni yeni duzenlenmisti-yurume yolunu vb. bozulan herseyi arıyoruz.
Bilime, arkeolojiye saygımız sonsuz, ancak kazılan yerlerde gordugumuz kayaların ustune yıgma yapılmıs bir kale duvarı. buradan cok fazla birsey cıkmayacagını dusunuyorum. konustugumuz pek cok kisin de aynı dusuncede oldugunu goruyoruz. buraya harcanan odenek ve zaman Foca girisindeki kale-tiyatro kazilarina harcansa orada Efes gibi etkinlikler bile yapılabilir. Foca''ya katkısı olur sanırım.
En azından, kazılan yerin (su birikintisi, copler)temizligi, guvenligi ve halki bilgilendirme yapılmalı.
guzel yazilarinizin surmesi dileklerimle
e.t. (Jose Saramago yaziniz tek kelime cok guzel, kitabı okuyacagım)...

4 BİR FIRTINA TUTTU BİZİ
Yorum yazan : emine topcuoglu
Tarih : 05.09.2010
Sayın Cevat Yıldırım,
yazınız cok bilgilendirici. tesekkur ederim. ben de cok onceleri gocmuslerin torunlarındanım. atalar oralara nerelerden gitmisler dogrusu bilmek isterdim.
tarihci Murat Bardakcı, eger cok koklu bir aileden degilseniz bunu bulabilme olanagınız yok diyor bir sorana verdigi yanıtta.
yazılarınızın surmesi dilegiyle.
saygılarımla e.t....

4 Zaman Temmuz
Yorum yazan : emine topcuoglu
Tarih : 05.09.2010
Selam A.Z.Yesil,
ne zamandir okuma firsati bulamadigim focafoca ya ancak yeni girebildigim icin tüm siirlerinizi simdi bir kerede okudum.
hepsi icin kutlarim. pek cogu huzunlu olsa da, umutsuzluk, karamsarlik olmamasi, naifligi guzel. bana foca''da siir sergisi de acilsa diye dusundurdunuz.
Ornegin Reha Midilli K.Merk. ya da
saklibahce sanat galerisiyle gorusulebilir.
(galerinin sorumlusu arkadasa fikrimi soyleyecegim).
hepimize, umut ve sevgi dolu bol siirli gunler dilerim.
e.t. ...

4 Foçalı Biray Yersu
Yorum yazan : leyla Buhara
Tarih : 05.09.2010
Biray Hanımı bende bir yıl önce bir arkadaşım aracılığı ile tanıdım.Tanıdığım günden beri Nurdan Hanım gibi bende Nurdan Hanımdan pozitif enerji aldım.Paylaşımcı ve yardımsever kişiligi sözde değil hemen gerçekleştirmek çabası gösteren bir insan.Foça ile ilgili mektup yarışmasına katılmasını çok isterdim.Foça anılarını paylaşmak dilegiyle başka bir etkilikte buluşmak dilegiyle....

4 BOZ ADA BOZCAADA
Yorum yazan : tuğçe
Tarih : 05.09.2010
merhabalar... yazınız çok hoşuma gitti... çok içten ve sıcak yazmışınız... bende önümüzdeki günlerde gitmeyi düşünüyorum ama en çok dert ettiğim şey ; ulaşım... izmirden direk gidebileceğim imkan yokmu ? ferbiot falan ?...

4 ŞU KAHROLASI KARİDESLER
Yorum yazan : emine topcuoğlu
Tarih : 04.09.2010
yumuşacık, duygu, sevgi dolu, yaşamın ve elindekinin değerini bilip bunlara aşkınızı doğru biçimde aktarabildiğiniz yazılarınızda bir tek babanızdan hep yaşlı olarak sözetmenizi eleştireceğim. onun yaşına gelince gülümseyeceksiniz kendisine yakıştırdığınız sıfata:))yazılarınızı okuyor mu ?
e.t....

4 AYRILIK ÜZERİNE
Yorum yazan : emine topcuoglu
Tarih : 04.09.2010
kaybettiğimize isyanımızın dinmeyeceği sevdiklerimiz hepimizin var sanırım...bence daha kötüsü sevgi ve saygıyla anamayacağımız kişiler olması olurdu. kendi adıma, iyi ki hayatimiza girdiler, hiç olmamalarindan iyidir diye teselli bulurum hep, isyanlarımın doruk oldugu zamanlarda. bilin ki o kalabalık yaşama şansını şu an için yakalamiş (babaanneler-anneanneler) mutluyken bile yitip gitmiş diğerlerini düşünürler. bunun içindir şu anlarının değerini bilmeleri. Alp''inizin bebelerinin babaanne, dede ve buyuk dedelerini de görmeleri dileğiyle e.t....

4 Sevimli dostlara ‘beslenme durakları’
Yorum yazan : Sevim
Tarih : 03.09.2010
sayın hakan bey keşke foçayada biraz el atsanız ...

4 ANTAKYA ÇOK UZAK DEĞİL
Yorum yazan : serpil yalçın elban
Tarih : 31.08.2010
Sevgili Serkan merhabalar,
Yazılarının tümünü okudum baştan aşağı. Karşımda eski Serkan, aynı Serkan. Çok mutlu oldum.
Yeni bir okurun olarak şunu söylemek için yazdım. Yeni bir yazıyı hak etmiyor muyuz artık?
Sevgiler....

4 Avrupa Birliği Hibe Fonları ve Foça
Yorum yazan : Melek GÜNCE
Tarih : 31.08.2010
Foça''nın PortoFino olabilmesi için geç kalındı. Başta Foça''da bulunan evler birer birer yıkılarak apartmana çevrilmemeliydi. O berbat dipdibe apartmanlar bazılarını zengin etse de kentlerin dokusunu bir rende gibi yok ediyor. Ayrıca meydan ve civarındaki tüm yapıların elden geçmesi, eski yapılara benzetilmesi, Foça''ya birkaç kaliteli heykel dikilmesi ve müze açılması gerekir. Bunların hepsi lüks değil, geç kalınmış zorunluluklar. ...

4 Yeşim Kolyeli Balkan Güzeli Saraybosna...
Yorum yazan : çetin akbay
Tarih : 31.08.2010
daha dün 30 08 2010 boşnak böregi yedik.gerçekten tadılması gereken bir lezzet.eger tadını çok merak eden varsa gelsin yenibosna köyü kütahya ...

4 Okaliptusların yerini iğde ve ılgın ağaçları alacak
Yorum yazan : Cahit ULUKIR
Tarih : 28.08.2010
Bu mektubu, derneğiniz ile ilgili olarak basında çeşitli kaynaklarda çıkan “350 adet Okaliptüs Ağacı Kesildi” haberine istinaden size düşüncelerimi, tepkimi ve yapılan işlemin yanlış olduğuna inandığımı bildirmek için yazıyorum. Sözlerim için beni affedin. Özür diliyorum.
İzmir’de başkanı olduğunuz derneğin acaba hangi amacına sığınarak 350 adet Okaliptüs ağacının katline izin verdiniz. Doğal hayatı ve yurdumuzdaki eşsiz cennet köşeyi korumak, kollamak ve yaşatmak bu mudur? Bu yıkımı çevrenizdeki başkalarımı istedi yoksa siz mi önerdiniz? Bu ağaçların kesilmesinden sonra ne gibi hayırlı gelişmeler yaşandı söyler misiniz? Yaptığınızın yanlış olduğunu düşünüyor ve böyle bir düşünceyi taşıdığınıza inanamıyorum.

Öğrenci iken okulda fen bilgisi derslerinde öğrendiğimiz keşif ve icatlar vardı. Ampulu Edisonun, Telefonu Graham Bellin, kuduz aşısını pasteurun ve paratöneri ise Benjamin Franklin nin bulduğunu öğrendik. Soruyorum sayın başkanım Okaliptüs ağaçlarının yılda 250 ton su içtiğini hangi bilim adamı bulmuştur. Siz nereden öğrendiniz ve nasıl biliyorsunuz? Ve nerede, hangi ortamda ve ne şekilde deneylerinin yapılıp tespitinin yapıldığını ne zaman nasıl öğrendiniz? Belki diyeceksiniz ki “çevrenizdeki bazı kişilerden veya üniversiteden öğretim görevlilerinden öğrendim” diyebilirsiniz...
Doğasever bir kardeşiniz olarak size soruyorum onlar böyle bir deneyi yapmışlar mıdır? Bence hayır…. Size böyle bir bilgiyi “Okaliptüslar çok su tüketiyor.” bilgisini veren kişilerin bütün bilgileri bilimselliği tartışılabilir raporlara ve ön yargılı savlara dayanmaktadır. Daha ötesi gerçek insan varlığının ve doğa sevgisinin onuruna sığmayacak bir harekettir. Bilim adamı kaynağı doğru olan bir bilgi kullanır ve daha büyük bilim adamı ise gidip deneyi kendisi yapar ve bizzat gerçeği öğrenir sonra çıkar ortaya konuşur. Peki siz, öğrendiğiniz bilgilerin kaynağının doğru olduğundan gerçekten emin misiniz?
Şunu açıkça söylüyorum ki Okaliptüs ağaçlarının yılda 250 ton su tükettiği koca bir yalandır. Kim söylediyse ve nereden duyduysanız bu doğayı özde sevmeyen insanların süslü ve renkli mazeretlerle ortaya attığı büyük bir iftiradır. Bu ağaçların dilleri yok ki size gerçeği söylesinler, elleri yok ki kendisini kesmek isteyenlere engel olsunlar ve ayakları yok ki kaçıp bu ülkeyi terk etsinler. Biz bu toprakların gerçek sahipleri değiliz. Bu toprakların gerçek sahipleri burada yaşayan bütün ağaçlar ve hayvanlardır. Peki ya insanoğlu ne yapıyor parsel parsel toprakları bölüp para için mal ve mülk için satmıyor mu? Hemde nasıl çocuklarını ve torunlarını düşünmeden satıyor. Ne acıdır ki hiç kimse birgün üzerinde böbürlenerek yürüdüğü bu toprakların üstlerini bir yorgan gibi örteceğini hiç düşünemiyor. Bu toprak her şeyin üstünü örter ama günahların ve haksızlığın üstünü hiç zaman örtmez / örtemez.

Derneğinizin tüzüğünde ağaçları kesmek gibi bir maddeniz var mıdır? Doğrusu adında cennet kelimesi olan bir derneğin doğayı yok etmeye odaklı bir önyargı ile ağaçları kesmesini bir doğasever olarak aklım ve vicdanım hiç kabul etmiyor. Bir ağaç hiç kolay yetişmiyor. Kesilmesi ise sadece birkaç dakikada oluyor. Sonra ağaç yetişsin diye yıllarca zaman bekleyeceğiz. Bu ne yaman çelişki ki yaptığımızın doğru olduğuna büyüklerimizde inanıyor. Doğrusu bu saatten sonra adınızın cennetin birliğimi yoksa yok etmenin birliğimi ne olduğunu artık anlamakta güçlük çekiyorum. Cenneti korurken cennettin kardeşlerini ağaçlarını yok ediyorsunuz. Yaratıcının yarattığı şerefli insanın, içindeki sevginin ve vicdanının hangi odasında böyle zalim bir davranışın kararları alınır bu nasıl olur düşünemiyorum/hissedemiyorum. Siz hissedebildiniz mi? Ne acı ki bunu sizde görüyoruz.
Belki içinizden diyeceksiniz ki biz sularımızın azalmaması ve gölün kurtulması için bunu yaptık. Güzelde suyu geri getirmek için ağaçları katletmek ne kadar doğru bir davranış olur hiç düşünmediniz mi? Ülkemizde Okaliptüs ağaçlarını araştırmak üzere özel bir dernek kurulduğunu biliyor muydunuz?
Su demişken hatırlatayım sözde şehri güzelleştirmek ve imaj yaratmak için bir ağaç kadar faydalı olamayan çimlere harcadığınız tonlarca suyu hiç düşünmediniz mi? Peki bu çimlerin insanlar için ne kadar faydası var. Azıcık zamanda bile sulamasanız çimler kuruyup gidiyor ve onları yeşil tutmak için sürekli sulamak zorunda kalıyorsunuz. Onca akan su için rahatsız olmadınız da sözde suyunuzu içen Okaliptüs ağaçları mı sizi rahatsız etti? Ya araba yıkma yerlerinde harcanan suya ne dersiniz? Ya da tarım için açılan derin kuyulardan yüzeye pompalanan ve bilinçsiz harcanan sulama için ne diyeceksiniz. Daha ne diyelim… Düşününce neler çıkıyor neler. Ama insanoğlu bu, çiğ süt emmiş derler, içinde vesvese verenin fısıltısını dinleyince, doğrulara bile yanlış demeye başlıyor ve davranışını yanlış yönde değiştiriyor… Yıkım yaratıyor. Ölüm yaratıyor.
Allahın Kur anı Kerim deki bir ayetinde dediği gibi; “De ki: Söyleyin bakalım, suyunuz(yerin dibine) çekiliverse (yok olsa) size kim bir akarsu getirebilir?”(Mülk Süresi:30) Acaba neden suyumuz çekiliyor. Siz aklınızca güzel bir yanıt bulmuşa benziyorsunuz ama nedense insanoğlu sebebi kendinde hiç aramayı düşünmüyor. Sadece burada değil bütün dünya da su sıkıntısı baş gösteriyor. Fakat siz değerli başkanım öyle bir çözüm buldunuz ki ağaçları keserek suyun geri geleceğini cennetin abad olacağını zannettiniz. Bütün bu olanlar kendini unutan insanımızın ve insanların hesapsız işleridir. Dile kolay yıllarca ekilecek ağaçlar büyüsün diye ömürler bekleyeceğiz.
Daha önceden okuduğum ünlü Kızılderili şefinin anlamlı sözünü burada yeniden hatırladım. “Biz bu dünyayı atalarımızdan miras değil, torunlarımızdan ödünç aldık.” Söyler misiniz sayın başkanım, çocuklarımıza, torunlarımıza adında cennet olan ve ağaçları yok eden bir derneğin yanlışlarıyla dolu bir vatan mı bırakacağız? Ağaçsız toprak vatan değildir derler şimdi o ağaçlar büyüsün diye nice zaman bekleyeceğiz.
Sizde biliyorsunuz ki dünya gün geçtikçe daha da kötüye gidiyor. Yaşlı dünyamız insanların yaptığı kötülüklere daha ne kadar sabredebilir bilemiyorum. Yanardağlar patlıyor, dengesiz yağışlarla seller ve heyelanlar olup insanlar ölüyor. Yine dünyanın çeşitli yerlerinde depremler oluyor, kasırgalar artıyor, hiç olmadık yerlerde dengesiz hava sıcaklıkları ortaya çıkıyor ve küresel ısınmayla birlikte normalde buzlu olması gereken yerlerde buz seviyesi anormal bir şekilde düşüyor. Sular yükseliyor. Ülkeler sıcaklıktan kavruluyor ve orman yangınları ortaya çıkıyor. Daha geçen yıllarda ülkemizde, İspanya ve Yunanistan da büyük orman yangınları çıktı ve binlerce hektar arazi küle döndü. Bunları düşünüp de hiç ibret almadınız. Yine bu günlerde devam eden Rusya daki orman yangınında 130 Bin hektarlık arazinin orman yangında yok olduğu söylenmektedir. 1200 yerde ortaya çıkan yangının sadece 630 tanesinin söndürüldüğü bilgisi haberlerde yayınlanmaktadır. Bu büyük tehlike devam ederken, Rusya daki kiliseler orman yangınlarını önlemek için halkı yağmur duasına çıkma çağrısında bulunduğu da söylenmektedir.
Hal böyle olduğu halde bu yangınlar bizlere hiç acı vermezmiş gibi, sevginin yeşerdiği gönül sultanlarının dünyaya sevgilerini yaydığı Anadolu’muzun bu güzel şehri olan İzmir’imizde değerli bir başkanımızın yaptıkları bizleri çok üzmektedir. Okaliptüs ağaçlarının kesilmesine izin vermesi bizleri derinden yaralamıştır. Ecnebiler yağmur duasını ciddiye alıp halkına çağrı yaparken bizler ise suyun çekilmesini önlemek için ağaçları keserek çözüm bulacağız düşüncesini anlamakta güçlük çekiyorum.
Bir yerde Okaliptüslarla ilgili bir yazı okumuştum o metni buraya ekliyorum. “Libyayı göreniniz olmuştur. Tripoli’den doğuya giderken Qarabolly ve Meselata yolunun her iki tarafıda kesintisiz Okaliptüs ağacı vardır. Bu ağaçlar Tripoli havaalanı yolunda geniş koruluklara dönüşmüştür, NİYE LİBYALILAR BUNLARI KESMİYOR, Biz biliyoruz Libya da su yok, olan suyu da bu ağaçlara mı içiriyorlar? O zaman ne kazanıyorlar.”
Yine size bir ülkenin yabancıların etkisiyle ülkelerindeki Okaliptüs ağaçlarını yok ettiklerini ve sonra ülkenin ekonomik olarak bozulduğunu anlatan bir yazı link veriyorum.
Nikaragu''da da Okaliptüslar yalan bir sebep uğruna yok edildiler. Kim inandırdı onları? Daha sonra ülkelerinde su kıtlığı baş gösterdi. Ülke sonra ne olduysa gerçeği gördü. Var gücüyle Okaliptüs ağaçlarını çoğaltmaya başladı. Toprak yeniden canlandı. Okaliptüslar hem kereste olarak hemde ilaç sanayinde, kozmetikte, tedavide ve daha bir çok alanda ticari değeri olan bir ağaçtır. Ayrıca web adresi de buradadır. Buyurun bakın. (http://www.envio.org.ni/articulo/1812) (Thank You, Eucalyptus) Okaliptüs ağaçlarını sivrisinekler ve keneler hiç sevmez. Ağacın yaydığı koku bu hayvanları uzak tutar. Yaratıcı biz insanlara ne kadar çok hayırlı nimetler yaratmış ama bizler kendi elimizle bindiğimiz dalı kesiyoruz. Nimetlere sevgisiz davranıyoruz.
Değerli başkanım siz Mevlana’nın, Yunus’un ve gönül erenlerinin sözlerindeki sevginin çocuğu değil misiniz? “Yaratılanı severiz Yaradandan ötürü” diyen Yunus’un aşkıyla dolan bu toprakların evladı değil misiniz? Size, bize ve diğer kardeşlerimize ne oldu da suyun yokluğundan dolayı suçu kendimizde değil de Okaliptüslarda arar olduk. Ne oldu da kendimizi unutup yanlış yollara saptık. Değerli büyüğüm ne oldu da, biz; büyüklüğü sevgide değil de yok etmede arar olduk. Biz böyle miydik? Siz böyle miydiniz halkınız sizi bunun için mi seçti? Değerli büyüğüm biz mi yanlıştayız yoksa siz mi yoksa oraya o ağaçları ekende mi yanlışlık var? Düşünüp cevap arıyorum ama bulamıyorum. Şu bir gerçek ki bütün bunlar insanoğlunun kalpsiz ve vicdansız işleridir. Bu ülkenin topraklarında sevgi kokan emaneti acaba ne şekilde çocuklarımıza ve torunlarımıza ulaştıracağız anlamaya çalışıyorum. Ülkemizde sevgi yok olunca gerçek insanda yok olmaya başladı. Bu kardeşiniz ağaçları seven ve onları koruyan gerçek insanı aramak ve uyandırmak için yola çıktı.
Sizlerle düşüncelerimi paylaşmak istedim. Ben sizin kadar bilgili ve kültürlü değilim. Hoca, hacı, imam, öğretmen, bilgin, uzman ve alim hiç değilim. Sadece doğayı seven sade bir vatandaşım. Bu kardeşiniz sadece sizin içinizde mevcut olan doğa sevgisinin sizde de olduğunu hatırlatmak adına küçük bir hatırlatıcı olarak düşüncelerini sizlerle paylaşmak istedi. Olanlar hoş olmasa da zararın neresinden dönülse fayda vardır diyorum.
Yeter ki Okaliptüs ağaçlarını korumaktan ve ekmekten vazgeçmeyin. Ağaç ekin ne olursa olsun ağaç ekin… Çünkü Her ağaç atmosferden önemli ölçüde sera gazı (CO2) emer.
Peygamber efendimizin dediği gibi “Elinizde bir ağaç fidanı varsa önce onu dikiniz ve sonra kıyâmete hazırlanınız.” sözü ağaç dikmenin ne kadarda önemli olduğunu söylemiyor mu? Fidan dikiniz, Okaliptüs ağacı ekmekten vazgeçmeyiniz. Fakat ağaçları --Okaliptüs ağaçlarını—size olan saygımızın ve sevgimizin bir ricası olarak kesmeyiniz yok etmeyiniz… Dilerim bundan sonra yok eden değil, artık ağaçları korumaya ve ekmeye devam eden hizmetlerinizin hayırlı sesleri duyulur bu topraklarda…
Sevgilerimle ve Saygılarımla… İşlerinizde başarılar dilerim.
...

4 Chios’uzonuza…
Yorum yazan : Teoman Çarpan
Tarih : 27.08.2010
Çok guzel izlenimler tesekkürler........

4 Ekmek Dolması
Yorum yazan : Teoman Çarpan
Tarih : 27.08.2010
İnsallah bir gün gelip tadına bizde bakarız....

4 Ekmek Dolması
Yorum yazan : Tülay ÇELLEK
Tarih : 27.08.2010
Merhaba,
Sizi takip etmeye devam ediyorum. Çünkü yeni tatlar giriyor yaşamıma... Teşekkürler.
Hoşça kalın...

4 O köy de bizim köyümüz
Yorum yazan : HÜSEYİN DİNÇ
Tarih : 26.08.2010
Çetin Maket Köyü TASARIMCILARI; BİR KÖY ENSTİTÜSÜ MEZUNU EMEKLİ ÖĞRETMEN SAYIN Ayhan Çetin VE SAYIN EŞİ Nazmiye Çetin İ, DEĞERLİ VE ÖZGÜN EMEKLERİNDEN DOLAYI İÇTENLİKLE KUTLUYOR, BU ANLAMDAKİ ÇALIŞMA VE BAŞARILARININ DEVAMINI, SÜREKLİLİĞİNİ DİLİYORUM. SEVGİ VE SAYGILARIMLA......

4 Foça Balık Restoranları
Yorum yazan : Nejat VURAL
Tarih : 25.08.2010
GÜZEL FOÇA

Merhaba foça il ilgili yorumlara sık sık bakıyorum.
herkes ne yenir ne içilir nerede kalınır çok güzel yerler var gerçekten foçada.
Başka güzel bir şey daha var
Foça 1985 yıllarda 6-7 Bin nüfuslu bir kasaba idi
bugün çok güzel bir turizm merkezi tatil yöresi
uluslararası turizm cenneti olmuş
gökhan bey foçada çok güzel şeyler yapmış foça ve foçalılar için foça çok gelişmiş ve güzelleşmiş
Belediye Başkanımızı Sayın Gökhan Demirbağı tebrik ediyor
Foçalılara ve Foçayı sevenlere iyi tatiller diliyorum...

4 Aliağa Belediyesi Rehabilitasyon Merkezi öğrencilerine ücretsiz spor olanağı
Yorum yazan : ilknur çakır
Tarih : 22.08.2010
merhabalar ben eski foçadan ilknur çakır.otizm benim branjım.ben menemen anadolu meslaek ve meslek lisesinde okudum otizim eğitimi aldım ve menemen emiralem oçem de staj gördüm.yani bu işe kendimi adadım.bu konuda sizlere ve öğrencilere bir faydam olmasını çok isterim.sizden heber bekliyorum.eğitimin en önemli dalı otizm dir diyorum saygılarla......

4 İzmir’in yeni orkestrası coşturdu
Yorum yazan : fuat sayılan
Tarih : 22.08.2010
harikasınız. allah daim etsin. özledim sizi...

4 FOÇA'DA ARTIK MELTEM VAR!
Yorum yazan : Hüseyin KOÇ
Tarih : 20.08.2010
Sevgili Güzin Derginizi tesadüfen buldum.Bir anda eski bir dostla karşılaşmanın sevincini ve heyecanını yaşadım. Yazılarınızın hepsini bir anda okudum. hepsi birbirinden güzel, kaleminize elinize sağlık....

4 Chios’uzonuza…
Yorum yazan : Işık Teoman
Tarih : 19.08.2010
Sakız Adası kesinlikle sakızı ile ünlüdür. Bu adayı gezerken binlerce sakız ağacı ormanından oluşan bölgeler gördük.Evet doğrudur bu adadan sakız fidanı çıkarmak bile yasaktır. Gezi yazısında sakızdan biraz söz ettim. Ama çok detaya girmek insanları sıkar diye yeterli gördüm. Sakız ağacı ayrıca Sakız adasından sonra en çok Alaçatı''da yetişiyor. Onlar bu ağaçları korurken biz ne yaptık biliyorsunuz değil mi? Kesip kesip villa diktik.......

4 Chios’uzonuza…
Yorum yazan : sedat ongan
Tarih : 18.08.2010
Sıkılmadan zevkle okuduğum bir yazı.Yazının sonuna kadar ,bulmayı ümit ettiğim bir konu:
30 yıl kadar önce bir çevreci ile tanışmıştım.Bana sakız ağacının ancak Sakız Adası''nda yetiştiğini karşı sahildeki Anadolu toprağında yetişmediğini söylemişti.Şimdi TEMA''nın bir sakız ağacı projesi var ama ben yine merak ediyorum,sakız ağacı yalnız SAKIZ ADASI''na mı özeldir?Yerli yersiz,doğru yanlış
röportajda hep sakız konusunu da 979ı aradım. ...

4 ESKİFOÇA HER DEM GÜZEL
Yorum yazan : Pınar
Tarih : 15.08.2010
En son 92 de gitmiştim. 12 Ağustos 2010 yani birkaç gün önce Çanakkale den geze geze eve dönelim dedik. Eşim görmediği için Foça ya da uğradık.Aslında niyetimiz kalmaktı ama biz nasıl kaçacağımızı bilemedik. Çünkü şehir tıklım tıkış, yapış yapış ve sahilde dolaşırken heryer çok özsürdilerim sidik kokuyordu. Sizin anlayacağınız bin pişman olarak hemen İzmir e çevirdik rotamızı ve orada kaldık. Sanırım bizim için bu son Foça macerası olarak kalacak.
Ayrıca buldum delisi otelcilerinin ve pansiyoncularınında eline kimse su dökemez. Eşimde bende Turizm çalışanıyız hatta ben aynı zamanda lisans sahibiyim. Ama fiyatlara ve hizmet kalitesizliğine bakınca bizim bile ağzımız açık kaldı. Gülelim mi ağlayalım mi bilmiyorum. İnsan verdiği hizmeti fiyatlandırırken en azından kendine dürüst olur ya da kaliteyi fiyata oranlar....
her neyse... herkes farklı şeyler yaşar farklı düşünür elbette. Ama Foça ya gitmeye niyetiniz varsa en azından burnunuza bir tıkaç edinmenizi tavsiye ederim.
Saygılarımla...

4 Chios’uzonuza…
Yorum yazan : TÜLÜN
Tarih : 13.08.2010
Işık ellerine sağlık arkadaşım.TEŞEKKÜRLER......

4 Otlar
Yorum yazan : zafer doğan
Tarih : 12.08.2010
harika resimler , ramazanda denk gelmeseydi keşke ama napalım:)...

4 Sıcakta Salı Pazarı
Yorum yazan : Mehmet
Tarih : 11.08.2010
Keyfle okudum, sebze ve meyvede ilaç kalıntısı çok önemli.

Okuduğum yabancı bir araştırma ve makalede özetle; tarım ilaçları olmasa bu sağlık imkanlarıyla ortalama yaşam 150 yıl :)
...

4 Chios’uzonuza…
Yorum yazan : Kızın .
Tarih : 11.08.2010
Bayıldığımı söyleyebilirim babacım :)

Yazılar mükemmel fotoğraflarda cok hos olmuş süslemiş yazıyı :)...

4 Günlerin içinden canım, FOÇAROCK FOÇAROCK Gel bana gel...
Yorum yazan : Kerem Demirsoy
Tarih : 10.08.2010
Zeytinli bütün körfezi sallıyooor geçmiş olsun foçaya. yaşasın zeytinli rock burada herşey super...

4 Okaliptusların yerini iğde ve ılgın ağaçları alacak
Yorum yazan : Nurdan Çakır Tezgin
Tarih : 09.08.2010
Evet, Okaliptusların su çekme özelliğinden ötürü bataklık ağacı olduğu bilinmekte. Aynı zamanda kavak gibi pek dayanıklı olmadığı da aşikar...

Peki, Foça gibi rüzgarı ve fırtınası bol bir yere vaktiyle niçin bolca okaliptus ekilmiş bunu merak ediyorum?

Foça''nın kurutulacak bataklıkları mı vardı?

Üstelik Foça''nın ana yol kenarları, sokak caddeleri, yüksek semtleri de dahil hep okiliptus ekili ve bahar aylarında kelleştirilecek şekilde budanıyor.

Güzelim Foça ana yolunun gölgesi budama nedeniyle kelleşiyor. Ehh bu ağaçlar yıkılma kırılma tehlikesiyle budanıyorsa (baharda polenleri de zararlı) niçin tamamen kesilip yerlerine zararsız, fizibilitesi yapılmış uygun ağaçlar dikilmiyor?

En önemlisi vaktiyle bunca okalliptus ekilmesinin nedeni neydi?

...

4 "Orman vasfını kaybetmiş araziler" !
Yorum yazan : zuhal özügül
Tarih : 09.08.2010
Ne kadar haklısın Nurdancığım,Benim söylemek hatta
haykırmak istediklerimi yazmışsın.Herkese bir kulp taktıkları yetmiyormuş gibi doğaya da dil uzatıyorlar.
Yık,yak ,kes,kapat,yasakla.Çağımızın demokrasi (!)
anlayışı.Ancak doğaya hergün daha hayran oluyorum.Kendini yeniliyor.Yenifoça yangın bölgesinin
yeşerdiğini gördüm.O direniyor.Ya biz? Sevgiler...

4 ÇOCUKLARA FİLM
Toy Story 3 / Oyuncak Dünyası 3

Yorum yazan : zuhalozugul
Tarih : 09.08.2010
Merhaba Andy,
Ben eleştirmen olmadığım için (Eleştirmen olmak için deyim yerindeyse40 fırın ekmek yemek lazım)sadece film tanıtımı yapıyorum.Bazen eleştirmenlerce göklere çıkarılan, çok beğenilen filmlerin nasıl kof çıktığını izleyebiliyoruz.Bu yüzden, ben, konudan biraz haberdar olma taraftarıyım.Bu, filmden hiç birşey kaybettirmiyor. Selamlar...

4 Karne hediyesi müze gezisi
Yorum yazan : nilüfer şaşmaz
Tarih : 09.08.2010
sevgili başkanımızın bu tür etkinliklerden yana olduğunu biliyorduk.sayın tartan a duyarlı yaklaşımlarından dolayı teşekkür eder ,çalışmalarında kolaylıklar dilerim....

4 YAŞLILIĞIN EN KÖTÜ YANI...
Yorum yazan : Guzin
Tarih : 08.08.2010
Merhaba Esin
Yazılarını keyifle okuyorum. Kimi önerilerin benim sinema zevkimle örtüşüyor.Katmanlı insan hikayeleri anlatan filmler benim favorlerim arasında bu aralar... Neden ola ki diye kendime sorduğumda acaba insanın kendi içindeki hesaplaşma olabilir mi diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Kirpiyi izledim ve sevdim.Ama onun arkasıdan izlediğim Visitors beni durdu, hem çok keyiflendirdi ve elbetteki düşündürdü. Gene bugünlerde beni çok etkileyen başka bir film ise Single Man Dün izlediğim in Bruges ise yine beni çok keyiflendiren bir başka film oldu. İlk gençlik yıllarında bir kaç David Lynch filmi izlemiştim ve benim yönetmenim olmadığına karar vermiştim. Senin izini sürerek önerdiğin filmi izleyeceğim. Güzel filmler izlemek katlanması zor bu günlerde insanın ağzında lezzetli bir dondurma tadı bırakıyor. Teşekkürler! Eline sağlık! :)))...






  .:: Yazarlar
Hepsi Hikaye
Tarık Dursun K.   
Kör Nefis, Kör Gırtlak
  .:: Felsefe Yazilari
Büyük Ayı'nın Soluk Yıldızı   
Oğuz ÖZÜGÜL   
FREUD’UN GÖRÜŞLERİ ÜSTÜNE – II
  .:: Kitap Yazilari
Zuhal ÖZÜGÜL   
Jose Saramago ile “Memleket Meselelerine” Nasıl Gelinir?
  .:: Gezi Yazilari
yol öyküleri   
Işık Teoman   
Chios’uzonuza…
  .:: Sinema Yazilari
Güzin TÜMER   
İZLEDİKLERİM/ TEMMUZ 2010
Esin ÇAKIR   
BOŞ EV
  .:: Yazilar
NefesTen   
Azime AKBAŞ YAZICI   
O yolda…
Ahmet Zeki YEŞİL   
ORMANIN BİRİNDE
Delice   
Tülin DURSUN   
SAĞ TOPUK DAHA YÜKSEK OLSUN MUSTAFA AMCA
Siyaz'ın Yedinci Katı   
Nurdan Çakır TEZGİN   
GDO mevzuatında ipin ucu kaçmış!
Zuhal ÖZÜGÜL   
FOÇA KAZILARI
Ne Söylesem Bir Eksik   
Erol ÇINAR   
Cansız Beden
Maskeci   
Tuncay ARSLAN   
KIVIRCIK ALİ /ÇAĞRI
  .:: Mizah
Zuhal ÖZÜGÜL   
Kılcal Damarlar Programı
Çenesuyu   
Ahmet Zeki YEŞİL   
EYLÜL’DE GEL SEVGİLİ
Foça Belediye Meydaninda satilik tas ev
Bize Gelen Yayinlar
ELİMSENDE
şairin duası şairin dini
Üç Dilek
Ölüm Teğet Geçti
Platon'un Parmenides Diyalogunun Yorumu (141e - 142a)
Gönlümün Bir Parçası
Toplu Öyküler 2
Karanfilli Hikaye
Toplu Öyküler 1
Bir Gün Bir Issız Adaya Düşerseniz
Herodot'tan Malaparte'ye II. Cilt
Bir Gün Bir Issız Adaya Düşerseniz
Herodot'tan Malaparte'ye I. Cilt
Söz Sanatları
insanlarımdan dünya manzaraları
Aliağa: Cumhuriyet Dönemi
İran Gezi Rehberi
Çıplak Zebra
Hıristiyanlığın Özü
Sabun Adam
Beneksiz Mantar
Palyaço Kral
Küskün Koca Ağaç
Şarkıyla Sallanan Salıncak
Tarihi şiirlerle şiir tarihi
Tarık Dursun K.
Kutup
Sabah Olmasın
Feklavye
Dulevi
Benim Dedem Bir Tane
Bahriyeli Çocuk
Dünyanın Köftesi Değişik Ülkeler, Değişik Köfteler
Sokrates'ten Önce Felsefe
Varlık ve Öz
Sofistlerin Çürütmeleri Üzerine
Geleceğin Felsefesi
Geleceğin Aşk Dünyasından
Thomas More ve Ütopyası
Protreptikos (Felsefi Düşünmeye Çağrı) ve Evren Üstüne
Ethica: Etik Üzerine Dersler
OLMAYANA Dizeler
Isırgan Otlarım Hüzün Gülüm
Sesin Kabuğu
Aynı Düşün İçinde
Kıpırtı
www.ascifok.com www.mudanyamudanya.com Reha-Necla Midilli Vakfi focep


4 GECE
4 DÜŞKIRAN
4 ÖLÜ DEĞİL YAŞAYAN
YENİ FOÇALILAR DERNEĞİ

4 YENİ FOÇA’DA DİNLENMEK
4 GÜN GELİR
4 SEVGİ HARMANI :YENİ FOÇA

Gökyüzünden Foça'nin video görüntüsü

Levent Oktay

   Hava Durumu   
IZMIR

  .:: Nöbetçi Eczane
FOÇA

4 Sude Eczanesi
8127867
Küçükdeniz Sahil Cad. No:9


YENIFOÇA

4 Yenifoça Eczanesi
8146158
Eski Belediye Altı No:33/A

  .:: Anket
Gezilerinizde konaklama için tercih ettiginiz tesisler?
Pansiyonlar
Oteller
2-3 Yildizli Oteller
4-5 Yildizli Oteller
Butik Oteller
Apart Oteller
Tatil Köyleri

Sonuçlara bak




* Yazıların sorumluluğu yazarına aittir.
* FocaFoca'da yer alan yazı ve görsellerin, herhangi bir biçimde alınarak basılı ve/veya internet ortamında basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
* Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. focafoca.com harici linklerin sorumluluğunu almaz
* "Otel Arama" ve "Otel Rezervasyonu" hizmeti, Amsterdam / Hollanda merkezli Avrupa'nın lider online otel rezervasyonları şirketi booking.com tarafından sağlanmaktadır.

* Yasal Uyarı
    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)   


Tasarım ve Uygulama FocaFoca.com